ATATÜRK'ÜN KÜRT POLÝTÝKASI
Cumhuriyetin ilk nüfus sayýmý 28 Ekim 1927'de yapýlmýþtýr. Bu sayýma göre toplam nüfus 13.648.270 iken Kürtlerin nüfusu ise yaklaþýk 300 bindir. Buna göre nüfusa oran yaklaþýk %2,5 dolaylarýndadýr.
2015 yýlýna gelindiðinde ise toplam nüfus yaklaþýk 77 milyon iken Kürt nüfusu da yaklaþýk 10-12 milyon olmuþtur. Buna göre nüfusa oran yaklaþýk %15'lere fýrlamýþtýr.
Türkiye'deki bu yaklaþýk 12 milyon Kürt'ün 3,5 milyon kadarý Turgut Özal zamanýnda Irak'tan ve Tayyip Erdoðan'ýn Baþbakanlýðý döneminde Suriye'den getirilip vatandaþlýk verilen ithal Kürtlerdir. Üçte biri Türk'le evlidir. Geri kalan üçte biri ise ana-baba Kürt yerlilerdir. PKK'yý terörist olarak görmeyen HDP'nin aldýðý oy sayýsý da ortadadýr.
Türkiye'de PKK'lý Kürtlerle bir arada yaþamak istememek en doðal hakkýmýzdýr. "PKK'lý ayrýlýkçý ve bölücü hain Kürtler, Kuzey Irak'ta federe devletiniz var. Bu topraklarda istenmiyorsunuz. Ülkemizden defolun!" diyoruz.
"Sizin boþaltacaðýnýz yerleþim yerlerine ve Türk yurdunun ayrýlmaz birer parçalarý olup binlerce yýllýk tarihi Türk topraðý olan Güneydoðu ve Doðu Anadolu bölgelerimize Irak ve Suriye Kürtlerinin yerinden, topraðýndan ettiði 5 milyona yakýn Suriye ve Irak Türk'ü, Türk vatandaþlýðýna geçerek seve seve yerleþir." diye de ekliyoruz
"Ne Mutlu Türk'üm Diyene!" anlayýþýný benimsemiþ Kürt kökenli birlikçi yurttaþlar, kendi içlerindeki ayrýlýkçý, bölücü hainlere karþý seslerini çok ciddi biçimde yükseltmelidirler. Vatan bütünlüðü ve Türk milletinin birliði zemininde kesin tavýr almalýdýrlar.
Ýskan Kanunu
Aðrý Ýsyaný'ndan hemen sonra Cumhuriyet Ýdaresi'nin Kürt meselesinde yeni bir tedbiri olan Ýskan Kanunu hazýrlanýr. 1932 yýlýnda kanun teklifi haline getirilen ve 27 Mayýs 1934 tarihinde onaylanan, gerekirse vatandaþlýktan çýkarmayý da içeren Ýskan Kanunu, hem gerekçesi hem de uygulanmasý açýsýndan son derece önemli bir belgedir.
Ýskan Kanunu'nun gerekçesinde öncelikle yaþanýlan sorunun kökeninin Osmanlý yönetiminde olduðu belirtilir. Gerekçenin ikinci sayfasýnda bu durum þöyle ifade edilir:
Dini ve emperyalist saltanatýn memlekette idame ettiði idarei mutlakanýn bünyesi esasen milli temsil siyaseti tatbikine gayrýmüsaittir. Mutlakiyet kendi varlýðýný birbiri ile anlaþamayan unsurlarýn yan yana bulundurulmalarýna ve birbirlerile baðdaþmamalarýna ve kaynaþmamalarýna istinat ettiriyordu. Onun için muhtelif kýtalardan gelen muhacir unsurlar hane hane Türk kasaba ve köyleri içine daðýtýlarak eritilip temsil edilmeleri maksadý hiçbir zaman istihdaf edilemezdi. Muhtelif vilayetlere gelen bu halk blok halinde müstakil köy ve mahalle teþkil etmek üzere yerli Türklerin arasýna bir ihtilaf unsuru olarak katýlýrdý. Bunlar yýllarca kendi dillerile mütekellim kaldýlar. Bütün Osmanlý devrinde Türkçeyi ana dili olarak benimseyemediler. Türk ýrkýna ve harsýna mensup muhacirler bile blok halinde ayrý yerleþtirilmek yüzünden ýrkdaþlarýna bütün bir Osmanlý devrinde ýsýnamadýlar.
Üçüncü sayfada ise Cumhuriyet döneminin uygulamalarýna geçilmekte ve þu ifadeye yer verilmektedir:
Bu dokuz yýl zarfýnda Cumhuriyet Hükümetince hal ve tavsiyesine muvaffakiyet elveren dahili, harici birçok meselelerden sonra normal bir sistem tahtýnda milli bünyemizi korumaða, saðlamlaþtýrmaða, mütecanisleþtirmeðe ve milli harsýmýza ve muasýr medeniyete daha ziyade intibaklarý matluk olan nüfus kütleleri üzerinde müsmir bir suratte Devlet eli ile iþlemeðe Türk nüfusunu kemiyet ve keyfiyetçe inkiþaflandýrmaða müteveccih bir nüfus siyaseti takip ve tatbikine sýra gelmiþtir
Takip ve tatbik edilecek nüfus siyasetinin ne þekilde olacaðý ise þu þekilde belirtilmektedir:
Yine dahili iskan safahatý cümlesinden olarak ana dili Türkçe olmýyan nüfus terakümlerinin menine ve mevcutlarýnýn daðýtýlmasý þekillerine ve bu suretle hars vahdetinin korunmasýna ait tedbirlerin ittihaz ve tatbiki için Hükümete kanuni selahiyet alýnmasý düþünülmüþtür.
Ýskan Kanunu'nun gerekçesinde de görülebileceði gibi Cumhuriyet idaresi, Türkiye'de Türk nüfusunu -ki bu nüfusun ana dili Türkçe olacaktýr- arttýrmak için bir nüfus siyaseti izleyecektir. Bu siyasetin gerekçesi ise Osmanlý'nýn farklý kavimleri kütleler halinde koruyarak tek bir milli kimlik yaratmaya engel olmasýdýr. Osmanlý'nýn bu kozmopolit siyasetine karþýlýk Cumhuriyet idaresi, tek bir Türk kimliði yaratmak için, farklý kavimleri Türklük içine daðýtarak eritecektir!
Türk Kültüründe Eritmek
Kabul edilen Ýskan Kanunu'nda ise bu gerekçeye uygun olarak çok önemli noktalara temas edilmiþtir. Yedinci sayfada þöyle ifade edilmektedir:
Yapmacýk Osmanlý topluluðunun bir gün için Türk'e veremediði geniþ soluk almayý, Türkiye Cumhuriyeti kendisi için en yüksek, en deðerli en büyük amaç yapmýþtýr... Osmanlý Ýmparatorluðu Türk'ü baþka soylar kazancýna çalýþtýrarak onu yükseltmeyi kendisine ve yaþatmak istediði gemsiz buyrukçuluðuna nasýl bir çürük temel edinmiþ ise Türkiye Cumhuriyeti de bütün olgunluðunu Türk varlýðýndan alarak onun dýþýnda hiçbir þey görmemek üzere öz benliðini milletine dayamakla yükselmektedir. Bunun içindir ki Osmanlý Ýmparatorluðu, deðiþik ve çetrefil dil söyleyenlerin içinde çalýþkan içi dýþý ayrý kalmýþ kümeler kýlýðýndaki insan kalabalýklarýnýn birbirini anlamamalarý ve anlaþamamalarýnda nasýl kendi eðri yaþayýþýný korumak istiyor idiyse, Türkiye Cumhuriyeti de ancak gönül ve kafa birliði ile dil birliðini göz önüne alarak bir soyun tek çocuðu saydýðý Türklüðün iç ve dýþ güçlerini biletip yükselterek her þeyi ancak bu büyük Türk'e baðlamayý kendisine ülkü ve amaç yapmýþtýr..."
Yalnýz muhacir getirerek yerleþtirmek düþüncesi bu kanunda yer tutmuþ deðildir. Burada en canlý ve en köklü düþünce yapýlacak iþ, yerleþtirmenin bilgi yolunda yapýlmýþ olmasý ile beraber binlerce yýldan beri dönüp dolaþan daðýnýk Türkleri toplayarak artýk bu göçebe yaþayýþýna bir son vermek ve kültür iþini kökünden kesmek için buraya açýk ve kestirme kurallar konmuþtur. Öteden beri Türk kültürüne uzak kalmýþ olanlarýn ülkede yerleþerek onlara Türk kültürünü benimsetmek için Devletin yapacaðý iþler bu kanunda açýkça gösterilmiþtir. Türk bayraðýna gönül baðlamamýþ iken Türk yurttaþlýðýný, kanunun ona verdiði her türlü haklarý kullanmakta olanlarý, Türkiye Cumhuriyeti uygun göremezdi. Bunun içindir ki bu gibileri Türk kültüründe eritmek ve onlarý Türk olduklarý için daha saðlam yurda baðlamak yollarýný bu kanun göstermiþtir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde Türk'üm diyen herkesin bu Türklüðü devlet için belli ve açýk olmalýdýr.
Görüldüðü üzere Ýskan Kanunu, tek bir Türklük yaratmak için çýkarýlan bir kanundur. Bunun için tek bir Türk kültürü oluþturulmasý gerekmektedir. En önemlisi de Türkiye Cumhuriyeti kanunlarýndan yararlananlarýn kendilerini Türklükten baðýmsýz görmelerini Cumhuriyet idaresinin kabul etmeyeceðidir. Bugünkü tartýþmalarla paralel bir biçimde, o günlerde de, bu ülkenin bayraðýna, diline tabi olmayýp bu ülke kanunlarýnýn saðladýðý haklardan yararlananlar vardý. Ýþte bu kanundan sonra artýk bunlara müsamaha edilmeyecektir!
Dahasý Ýskan Kanunu açýkça þunu söylemektedir:
Yalnýz 1876 yýlýndan sonrakileri ele alýrsak yok olan Osmanlý Ýmparatorluðu'nda gelip yerleþen deðiþik dilli ve deðiþik kültürlü olanlar inanda yerli Türkle birleþik iken bile bunlarý ayýrt edilmeyecek gibi Türk kültüründe yoðrulduklarýný söyleyemeyiz. Bunu Türk kültürünün yetiþtirici, yükseltici ve yerleþtirici gücünün düþüklüðüne veremeyiz. Bu gelenleri Türk kendi topluluðu içine almýþ iken ve hemen pek çoðu da Türk dilini konuþurken bile Türk kültürünü, Türk duygusunu bilimli olarak taþýmaktan sekmiþlerdir. Ýþte bunun içindir ki geçmiþte denenmiþ olaný bir daha denemek gibi zararlý bir iþe giriþmekten ise bunu kökünden kesip atmayý isteyen bu madde ile Devlet bu gibi yurda gelenleri ta Türk kültürü içinde eyice eriyip büyük Türklük içinde hamur oluncaya kadar gözü önünde tutmak istemiþtir.
Aþiretlerin Daðýtýlmasý ve Toprak Devrimi
Ýskan Kanunu, Atatürk'ün Altý Ok programýnýn çok önemli halkasýdýr. Ýskan Kanununun aþiretleri kaldýran kararý aþiret düzenine karþý milliyetçilik tedbiri, aþiretlerin daðýtýlmasý ile birlikte çýkarýlan Köylüyü Topraklandýrma Kanunu ise halkçýlýðýn önemli bir uygulamasýdýr.
Atatürk baþta olmak üzere Cumhuriyet yöneticileri Kürtçülüðün, aþiret düzeninde yaþayan bir toplumsal sistemden güç aldýðýný görüyorlardý. Bu sistemdeki topraksýz köylü, þeyhin, aðanýn esiri idi. Devlet iktidarýna karþý bu kýrsal alanda aðanýn, þeyhin egemenliði söz konusuydu. Devlet kendisine rakip olan bu iktidara göz yumarsa devlet içinde devlet kurulmuþ olacaktý. Kürtçülük zaten tam da bu nedenle geliþmiþti. Güçsüz Osmanlý padiþahlarý, gerek Ýran'la gerekse Ermenilerle mücadelede Kürt aþiretlerine destek olmuþ, onlara otorite vermiþti. Böylelikle Kürt aþiretleri Osmanlý karþýsýnda bir güç olmuþlardý. Cumhuriyet'in kurulmasýyla birlikte varlýðý tehlikeye düþen aþiretler, bu konumlarýný korumak için gerek Hilafetçiliðe gerekse Kürtçülüðe baþvurarak halký Cumhuriyet devletine karþý ayaklandýrýyordu.
O halde Kürtçülükle mücadelenin en önemli tedbiri aþiret yapýsýnýn daðýtýlmasý olabilirdi. Ancak bunun için de aþiret egemenliðinden kurtarýlacak köylüye toprak daðýtmak gerekirdi. Bu ise bir toprak reformunu gerekli kýlýyordu. Ýþte Ýskan Kanunu bu iki noktada da gereken yasal yolu açtý.
Kanunun 10. maddesi þöyleydi:
Kanun aþirete hükmi þahsiyet tanýmaz. Bu hususta herhangi bir hüküm, vesika ve ilama müstenit olsa da tanýnmýþ haklar kaldýrýlmýþtýr. Aþiret reisliði, beyliði, aðalýðý, þeyhliði ve bunlarýn herhangi bir vesikaya veya görgü ve göreneðe müstenit her türlü teþkilat ve taazzuvlarý kaldýrýlmýþtýr.
Bu kanunun neþrinden önce herhangi bir hüküm veya vesika ile veya örf ve adetle aþiretlerin þahsiyetlerine veya onlara izafetle reis, bey, aða ve þeyhlerine ait olarak tanýnmýþ, kayýtsýz þartsýz bütün gayrýmenkuller devlete geçer.
Üç Bölgeye Ayrýlan Türkiye
Ýskan Kanunu'nun en önemli özelliði Türkiye'de tek bir Türk nüfusu yaratmak için Türkiye'nin üç mýntýkaya bölünmesidir.
Madde 1- Türkiye'de Türk kültürüne baðlýlýk dolayýsýyla nüfus oturuþ ve yayýlýþýnýn, bu kanuna uygun olarak Ýcra Vekillerince yapýlacak programa göre düzeltilmesi Dahiliye Vekilliðine verilmiþtir.
Madde 2- Dahiliye Vekilliðince yapýlýp Ýcra heyetince tasdik olunacak haritaya göre Türkiye iskan bakýmýndan üç nevi mýntýkaya ayrýlýr.
1 numaralý mýntýkalar: Türk kültürlü nüfusun tekasüfü istenilen yerlerdir.
2 numaralý mýntýkalar: Türk kültürüne temsili istenilen nüfusun nakil ve iskanýna ayrýlan yerlerdir.
3 numaralý mýntýkalar: Yer, sýhhat, iktisat, kültür, siyaset, askerlik, inzibat sebepleriyle boþaltýlmasý istenilen ve iskan ve ikamet yasak edilen yerlerdir.
Yukarýda yazýlan iskan mýntýkalarýnýn tasdikli haritasýnda, zamanla ortaya çýkacak ihtiyaca göre deðiþiklikler yapýlmasý Dahiliye Vekilliði'nin teklifi üzerine Ýcra Vekilleri Heyeti kararýna baðlýdýr.
Görüldüðü üzere devlet Kürtçülükle mücadele için bir nüfus planlamasý yapacaktýr. Burada iki tür önlem vardýr:
Birincisi aþiretlerin daðýtýlmasý ile birlikte Kürtlerin, Türk bölgeler içine serpiþtirilerek Türk kültürü içinde eritilmesi, ikincisi ise Türk kültürlülerin ve Türk muhacirlerin, Kürtlerin yoðun olduðu bölgelere iskaný ile buralarda da Türk kültürünün geliþtirilmesi.
Kürtler Mahalle Kuramaz, Gerekirse Vatandaþlýktan Atýlýr
Burada, Kürt istilasý olarak tanýmlanan, Kürtlerin yerleþtikleri çeþitli yerlere de kendi aþiret ve köy kültürlerini taþýyarak Türkleri asimile etmeleri olgusu üzerinde de durmak gerekir. Ýskan Kanunu'nun 11. maddesi böylesi bir tehlikeyi görmüþ ve buna karþý þu tedbiri getirmiþtir:
Madde 11- A- Ana dili Türkçe olmýyanlardan toplu olmak üzere yeniden köy ve mahalle, iþçi ve sanatçý kümesi kurulmasý veya bu gibi kimselerin bir köyü, bir mahalleyi, bir iþi veya bir sanatý kendi soydaþlarýna inhisar ettirmeleri yasaktýr.
B- Türk kültürüne baðlý olmýyanlar veya Türk kültürüne baðlý olup da Türkçeden baþka dil konuþanlar hakkýnda harsi, askeri, siyasi, içtimai ve inzibati sebeplerle, Ýcra Vekilleri Heyeti Kararýle, Dahiliye Vekili lüzumlu görülen tedbirleri almaða mecburdur. Toptan olmamak þartýle baþka yerlere nakil ve vatandaþlýktan iskat etmek de bu tedbirler içindedir.
C- Kasabalarda ve þehirlerde yerleþen ecnebilerin tutarý belediye sýnýrlarý içindeki bütün nüfus tutarýnýn yüzde onunu geçemez ve ayrý mahalle kuramazlar.
Görüldüðü gibi Atatürk döneminde çýkarýlan Ýskan Kanunu ile Kürtlerin mahalle ve köy kurmalarý yasaklanmýþtýr!
Soyadý Kanunu Nizamnamesi
Soyadý Kanunu'nun çýkarýlma gerekçelerinden biri de isyanlarý önlemek için isyan bölgesinde ikamet edenlerin nüfusa kayýt yaptýrmalarýný saðlamak ve onlarý aþiret yapýsýndan kurtarmaktýr.
Soyadý Kanunu ile birlikte bir de Bakanlar Kurulu tarafýndan Soyadý Nizamnamesi yayýnlanacaktýr. Bu nizamnameye göre, Arnavutluk, Çerkeslik, Kürtlük gibi baþka milletlere delalet eden soyadlarý alýnamayacaktýr. Soyadlarýnda ek olarak yan, of, ef, viç, iç, is, dil, pulos, aki, zade, mahdumu, veled ve bin gibi takýlar da kullanýlamayacaktýr. Soyadlarý mutlaka Türkçe olacaktýr.
***
ATASEN
Ata Eðitim ve Bilim Çalýþanlarý Sendikasý
___________________________________________
Ne mutlu TÜRKÜM diyene .
''yalnýz olmak, yanlýþ yerde olmaktan iyidir.''
Yer Ýmleri