NUS harici aldığım tüm hisselerin normal şartlar altında, yeterli zaman tanındığında, düzgün getiri sunabileceğine inanıyorum. NUS biraz Buffet'ın "cigar butt" investing konseptine uygun bir şey.
Ama şartlar normal değil ve aldığım bu kararlar da bedel ödetmeye müsait.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Ben en güzel işlemlerimi kafam güzelken yapıyorum
Tersi de oluyor tabii.
Farkında bile olmadığımız duygu durumları bile etkiliyor.
En sağlıklısı algoritmik işlem galiba ama...
Ben bir türlü kafamdaki şablonu tam olarak yazamıyorum.
Veya tek bir şablona indirgeyemiyorum da denebilir.
Son bir kaç gündür 'sat' yerine 'al', 'al' yerine de 'sat' tuşuna bastım defalarca. 2 tanesi hasbel kader lehime gelişti, diğerlerinde ise durduk yere spread ve komisyon maliyeti ile karşılaştım.
Bir hissede olmaması gerektiği kadar yoğunlaşıp sonrasında riski dağıtmak zorunda kaldım ve onun da bir maliyeti oldu.
Endeksi götüren temalar yerine kendi güzellerimizi seçmeye çalışmak da cabası.
Aklımızı kiraya verdik sanırım.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
SpaceX halka arzı konusunda biraz kafa karışıklığı oluşturacak değerlendirmeler yapmış olabilir miyim emin olamadım. Öncelikle ilk yorumlarım SpaceX için biçilen piyasa değeri ile ilgili idi ancak ne kadarlık bir IPO yapılacağına dair kafa karıştıran bilgiler vardı. Bugün Reuters kaynaklı bir haberde 555,6 milyon hissenin $135 dolar gibi bir fiyatla halka arzın gerçekleşmesi beklendiği bilgisi geçildi. Bu da kabaca 75 milyar dolarlık bir paraya tekabül ediyor.
ABD borsalarının toplam piyasa değeri ise Haziran başı itibariyle 76 trilyon dolar civarında. Bu da SpaceX'in IPO bedelinin toplam piyasa büyüklüğünün 1/1000'i gibi bir değer oluşturduğunu gösteriyor bize. Öncelikle SpaceX'e gidecek paranın ne kadarlık kısmı borsaya dışardan enjekte edilecek, ne kadarı borsadaki fonların ve bireysel yatırımcıların ellerinde bulundurdukları başka hisselerin satışı ile finanse edilecek kısmı muamma.
NAAIM Exposure Index'e göre aktif fon yöneticilerinin kaynaklarının % 98,4 civarının zaten hisse senedine gömülü olduğunu düşündüğümüzde, manevra alanı olarak ekstradan SpaceX'e harcanacak bir nakit miktarı olmadığını görüyoruz, ancak olan miktarla bile SpaceX halka arzı pekala karşılanabilir mi? Önemli bir kısmı hiç başka hisse satmadan da karşılanabilir. Bir kısmını da eldeki hisselerden overvalued olduğunu düşündüklerini satarak karşılayabilir fonlar. Ayrıca kaldıraç kullanarak da SpaceX halka arzı için gerekli kaynağı oluşturabilir fonlar.
Burada en büyük sıkıntı SpaceX'in IPO'su için gereken kaynağı bulmak değil aslında. Sadece borsadan değil başka alternatif finansal piyasalardan da nakit akışı söz konusu olabilir. Bence en büyük sorun borsaları daha yukarı taşıyacak bir manevra alanının kalıp kalmadığı ile ilgili. Fonlar "coşku"yu kullanarak bireysel yatırımcılardan daha fazla kaynak çekerek bunu piyasaya enjekte edebilir mi? Böyle bir alternatif de var elbette. Ama eninde sonunda kaldıraç kullanımı, dışardan bir miktar daha para enjeksiyonu söz konusu olsa da manevra alanının azaldığı gerçeği ile karşı karşıyayız. Artık sektörler arası bir rotasyona mı gidilir, yoksa bir yerden sonra bir pullback mi yaşanır onu zamanla göreceğiz.
Makro gelişmeler faiz indirim ihtimalinin 2026 yılı için tamamen senaryo dışı kaldığını gösteriyor. FED'in başına Trump'ın istediği Kevin Warsh'ın geçmiş olması tek başına faiz indirimlerini sağlayabilecek bir ihtimal değil. (FED kararlarının oylama yolu ile yapıldığını ve Warsh'ın oylama ağırlığını faiz indirimi yönünde değiştirebilecek gücünün henüz olmadığını düşünürsek) Peki faiz indirimleri olmadan parasal genişleme yapılabilir mi? Elbette, ancak bunun enflasyonu artırıcı bir etken olduğunu umutmamak gerekiyor. Hâl-i hazırda zaten petrol fiyatlarındaki yükselme kaynaklı bir enflasyon baskısı mevcutken bir de parasal genişleme yoluna gidilirse enflasyon tamamen kontrolden çıkabilir. Bu da FED'in isteyeceği bir durum değil. Yani makro gelişmeler de borsalarda daha yukarı hareketi zorlaştırıcı nitelikte. ABD dışardan borsalara para çekmeyi beceremezse, bu tekerlek bir yerde patlayacak, ama bugün ama yarın.
Hayırlısı bakalım.
Not: NAAIM Exposure Index sonuçta bir anket formuna göre hesaplanıyor ve sadece ankete katılan aktif fon yöneticilerinin görüşlerine ve verdikleri bilgiye göre şekilleniyor. Bu açıdan endeksi "akıllı paranın kutsal göstergesi" imiş gibi tabulaştırmamak lazım. Aktif yatırım yapan fonların paralarını nereye park ettiğini görmek açısından genel bir sentiment analizi için kullanılabilir.
Son düzenleme : deva-i dert; 03-06-2026 saat: 17:10.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
X kadar GTM alımı yaptım. Sonrasında da X kadar ZTS satışı. Üç aşağı beş yukarı eşite yakın dağılımlı 10 hisseden oluşan portföyün son hali aşağıdaki gibi.
BSX X
GTM X
ITRI X
LDOS X
LOW X
MZTI X
NUS X
TSCO X
UHS X
ZTS X
LULU 0
3 haftanın getirisini bir kaç günde erittiğimiz gibi 3 hafta öncesi seviyenin de % 1,40 altına indik. Mevcut portföyde bilanço tarihi yakın olanlardan en yakınları 27 ve 28 Haziran tarihleri gibi görünüyor. O zamana kadar makro planda neler değişir bilemiyorum. ABD-İran ateşkesi bırakıp yeniden savaşa mı girişir, SpaceX arzı piyasayı alt üst mü eder, gelecek makro verilerden piyasayı rahatsız edecek sonuçlar mı çıkar belirsiz. Çok büyük değişiklikler olmaz ise, işlem sayılarımı minimumda tutup portföye fazla müdahil olmayacağım.
LULU'nun bilanço tarihi yarın. Yarın bilanço durumuna, şirketin finansalları nasıl yorumladığına, guidance'da bir değişiklik olıp olmayacağına ve piyasanın vereceği tepki durumuna bağlı olarak sonrasında portföyde yer açıp açmamaya karar vereceğim.
Yatırım Tavsiyesi içermez.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Yatırım dünyası (doğru bir tanım mı, pek emin değilim) sloganları çok seviyor. Çünkü sloganlar düşünmenin yerini almış durumda. Birkaç kelimeye sıkıştırılmış kesin hükümler, belirsizlikle uğraşmaktan çok daha konforlu geliyor insanlara.
Mesela ülkemizde bir grup, muhtemelen merhum Yaşar Erdinç'ten referansla, yıllardır aynı ezberi tekrarlıyor: "Fiyat şeytandır." Onlara göre fiyat hareketlerine bakmak neredeyse ahlakî bir zayıflık. Hisse yüzde 300 mü yükselmiş hiçbir önemi yok. Şirket yıllardır yerinde mi saymış, onun da pek önemi yok. Çünkü onlar sözde fiyatın arkasındaki "gerçek değer"i görüyor. Piyasa yanılıyor, ama kendileri hep haklı. Piyasa bir yıl yanılıyor, iki yıl yanılıyor, beş yıl yanılıyor ama onlara göre bir gün mutlaka onları doğrulayacak. O gün gelene kadar ise kaybedilen zamanın, kaçırılan fırsatların ve eriyen sermayenin hesabı maalesef sorulmuyor.
Karşı cephede ise başka bir batıl inanç hüküm sürüyor: "Ödemeyi sadece fiyat yapar." Bu grubun kutsal kitabında bilanço ve gelir tablosu detaylarına, değer, kalite, sağlık ve verimlilik ölçen rasyolara yer verilmiyor. Nakit akışı pek sıkıcı bulunuyor. Rekabet avantajı gereksiz bir detay olarak görülüyor. Şirketin ne yaptığı bile çoğu zaman önem taşımıyor. Grafik yukarı gidiyorsa her şey yolunda kabul ediliyor. Hikâye çalıştığı sürece sorun görülmüyor. Ta ki fiyat düşmeye başlayana kadar. O noktada dün "geleceğin devi" ilan edilen şirket bir anda "çöp" olarak etiketleniyor.
Aslında iki tarafın da ortak bir özelliği var: İkisi de düşünmeyi bırakmış durumda. Biri fiyatı tamamen reddediyor, diğeri fiyat dışında her şeyi reddediyor. Biri piyasanın sürekli yanlış olduğunu varsayıyor, diğeri piyasanın sürekli haklı olduğunu. Oysa piyasa ikisinin de canını sıkacak kadar karmaşık. Bazen fiyat yıllarca gerçeğin önünde gidiyor. Bazen yıllarca gerisinde kalıyor. Bazen kötü şirketler yükseliyor, iyi şirketler sürünüyor. Bazen de tam tersi yaşanıyor. Gerçek dünya, maalesef yatırım kitaplarında yazılıp çizildiği gibi temiz ve düzenli işlemiyor. Fakat yatırımcıların büyük kısmı bu karmaşıklığı kabul etmek istemiyor. Çünkü belirsizlik rahatsız edici ve insan zihni kesin cevaplar arıyor. Bu yüzden bir taraf "fiyat önemsizdir" sloganına, diğer taraf ise "fiyat her şeydir" sloganına sarılıyor. Sonuçta ortaya tuhaf bir manzara çıkıyor ve zamanla her iki taraf da kendi dogmalarının esiri haline geliyor. Oysa yatırımcının görevi bir ideolojiye bağlı kalmak değil, sermayesini büyütmek olmalı. Fiyatı küçümseyenler piyasayı anlamıyor, fiyattan başka hiçbir şeye bakmayanlar ise neye sahip olduklarını. Ama sosyal medyada slogan satmak, bu gerçeği kabul etmekten çok daha kolay geliyor insanlara.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Yer İmleri