Affirm Holdings için önce bir iş modelini inceledim. Hissesini aldığınıza göre nasıl para kazandığını biliyorsunuzdur ama buraya yazacağım için bilmeyenlere de bir özet olsun.
Şirket geleneksel kredi kartlarına dijital bir alternatif sunan, "Şimdi Al, Sonra Öde" (Buy Now, Pay Later - BNPL) odaklı bir finansal teknoloji (fintech) devi. E-ticaret/online alışveriş sitelerinde satıcı ile alıcı arasında bir köprü oluşturarak para kazanmaya çalışan bir model. Hem satıcıdan komisyon geliri elde ediyor, hem de müşteriye taksitli satış imkanı sunduğu için müşteriden faiz geliri elde ediyor. Satıcı tarafı müşteriye taksitle satış imkanı sunup satışı garantilemesi ve meblağın kendisine peşin ödenmesi durumu söz konusu olduğu için AFRM'ye komisyon ödemeye razı, müşteri ise peşin fiyatla alamayacağı ya da taksitle almak daha çok işine geldiği için işin içinde tüketici kredisini andıran bir taksitlendirme mantığı güttüğü için bu taksitlendirmeden doğacak faizi ödemeye razı.
Gelir tablosundaki Revenues kısmında 2 gelir tipi var:
Net Interest Income: Müşteriye taksitli satış imkanı sunarak müşteriden kazanılan faizlerden oluşan gelirler. (Müşterinin borcunu ödeyip ödememe riski satıcıya değil AFRM'ye ait. Satıcı tarafında risk kalmıyor)
Non-Interest Income : Satıcıdan satış kapsamında alınan gelirler. Satış işeminde satış meblağını satıcıya doğrudan ödeyip bundan satış komisyonu alıyor.
Bu 2 gelirin de TTM olarak seyrine baktım, sürekli yukarı yönlü ivmelenen bir durum sözkonusu, yani 2 gelir kalemi de TTM bazlı sürekli artmış, işin bu kısmı pozitif. Ancak gelirlerdeki büyüme oranları sürekli düşmüş. İşin bu kısmı da pazar payında doygunluğa ulaşmış olabileceğini gösteriyor.
Vergi Öncesi Kâr ve Net Kâr kalemlerinde ise son 5 yılda geçen yılın 2. çeyrek sonuna kadar net zarar pozisyonunda kalıp sonrasında Net Kâr tarafına geçiş yapılmış. 2023 yılı 2.çeyrek sonuna kadar artan zararlar orada dip yapıp sonrasında azalarak net kar bölgesine doğru geçiş yapmış ve sonrasında da artmaya devam etmiş.
Şirket iş modeli gereği tüketiciye taksitli satış imkanı sunup satıcıya parayı peşin ödediği için bunu finanse edebilmek için krediler kullanıyor. Yani bir nevi almış olduğu kredilerle satıcılara peşin paralarını öderken taksitli satışlardan elde ettiği faiz geliri ile de bankalara olan borçlarını ve faizlerini ödüyor. Burada bankalardan ya da varsa başka finans kurumlarından borçlanma maliyeti ile aldığı krediler ile müşteriye taksitlendirerek yapılan satışlardan elde ettiği faiz gelirleri arasındaki marjdan/makastan net kar elde ediyor, kendi öz sermayesini kullanması haricinde. Mesela % 3 faizle mevduat toplayıp aynı parayla % 5 kredi satan bankaların yaptığı işe de benzetebilirsiniz bu durumu.
Burada kritik nokta piyasadaki faiz oranları ve şirket için borçlanma maliyetleri etkisi. 2023 2. çeyrekten sonra dip yapıp sonrası zararı azatlması ve 2025 yılı 2. çeyreği sonrası net kar bölgesine geçiş yapması bence piyasadaki fazi oranları ile doğrudan ilintili. Şirket yükselen faiz ortamını sevmiyor ve bu durum iş modeline zarar veriyor. Öte yandan bol paranın ve ucuz kredilerin olduğu dönemde borçlanma maliyeti de düştüğü için net kar pozisyonuna geçip karlılığını artırmış.
Şahsen benim yatırım yapacağım bir alan ve şirket değil, sektörel olarak. Ancak ben dışardan gözlemle durumu okumaya çalışıyorum.
Şirketin gelirleri 2 kalemde de artmaya devam etmiş, ancak büyüme temposunda azalma var. Büyümedeki bu durağanlaşma sektörel rekabetin artmasıyla ya da pazar payında doygunluğa ulaşmakla ilintili olabilir. Net Kar kısmında ise FED faiz oranlarına ve buna paralel bankaların uyguladığı ticari kredilerdeki faiz oranlarına duyarlılığı olan bir şirket. Bu durumda olası faiz indirimleri ya da en azından stabil kalınması şirketin lehine olabilecek bir durumken, tam tersi senaryo yani faiz artırımları ise finansal olarak şirketin pek işine gelmeyecek bir senaryo.
Değerleme kısmına gelecek olursak sektör ve iş modeli itibariyle DCF tarzı bir değerlemenin AFRM için nakit akışı oynaklığı ve tahmin edilebilirliğin zorluğu nedeniyle uygun olmadığını düşünüyorum. DCF bazlı değerleme yapan screener'larda da genelde overvalued bulursanız pek şaşırmayın. Burada klasik earnings multiples olayı ile gitmek durumundayız.
Kendi tarihsel earnings multiple ortalamalarına bakarsak görece ucuz gibi görünüyor ama bu aldatıcı olur biraz, çünkü bu tip şirketlerde pazar oluşturup kâr edebilir hale gelene kadar çoğu yıllar zararla ya da düşük kârlarla geçeceği için tarihsel değerleme rasyoları ortalaması yüksektir ve şu anki ortalamaları onlara nispeten düşük olduğu için görece ucuz görünebilir kendi ortalamalarına göre. Buna bakarak bir karar vermek objektif olmaz.
Kendi sektörel ortalamalarına bakarsak onda da aşırı pahalı buluruz. genelde kategorizasyonda Credit Services sektöründe kendine yer buluyor. Mesela sektörün medyan P/E rasyosu 12,08. AFRM'ninki ise 57,17. P/B rasyosunda da durum pek farklı değil, Sektörün medyan P/B değeri 1 civarında iken AFRM'ninki 4,34 civarında. EBIT ya da EBITDA bazlı değerlemeler sektörel bazlı pek kullanılmaz ve anlamlı değildir.
Şimdi bulunduğu sektöre bakarak karşılaştırmak adil ve objektif midir? Şirket tam anlamıyla Credit Services bünyesinde bulunan klasik bir finans şirketlerinden birisi değil, bir fintech örneği. O nedenle komple sektörle karşılaştımak da çok adil ve objektif olmayacaktır. Aynı işi yapan benzerleri ile karşılaştırmak daha anlamlı olacaktır, mesela PayPal, Block Inc ya da Klarna ile. Bunlarla mukayese ettiğimizde içlerinde en pahalısı gibi duruyor, hem mevcut hem forward değerlemeleri ortalarsak. Ama enteresan bir şekilde analistlerin target price'larında diğerlerine göre upside potansiyeli daha fazla ve daha pozitif bir beklenti var. Klarna'yı pek tanımıyorum. PayPal'ın eskiyen yüzüne de bir şey diyemem, ama Block Inc yanlış hatırlamıyorsam bu işte oldukça iddialı idi. Hatta Kuzey Amerika'da bulunduğumuz dönemlerde Block Inc şirketi Square'i hem B2B hem de B2C bazlı deneyimlemiştik ve klasik finans sistemine nispeten oldukça devrimsel bir şey olarak bulmuştuk o zamanlar. Tabi aradan yıllar geçti ve köprünün altından çokça sular aktı. Fintech de çok hızlı dönüşümlere uğradı. AFRM'nin pazar payı ve satıcılar ve müşteriler nezdindeki algısı da çok önemli. Bu tip şirketler klasik finans şirketleri gibi düşünülemez, biraz da bu nedenlerle sektörüne göre yüksek çarpanlarla işlem görmeleri çok anormal bulunmuyor.
Şimdi tüm bunları yazıp çizdikten sonra bir şey daha ilave etmekte fayda var: Bazı özel değerleme ustalarının kullandığı Total Addressable Market (TAM) bazlı bir değerleme yöntemi daha var. Önce olası toplam pazar büyüklüğü hesaplanıyor ve sonra bu pazarda erişilebilecek pazar payı tahmini yapılıyor ve ona göre bir piyasa değeri çıkarılıyor. Ama bu tip değerlemeler biz borsa yatırımcılarının kullanabileceği değerlemeler değil. Uçuk kaçık, ütopik, biraz da faraziyeye dayalı ve sektörde son derece uzman olup toplam piyasanın erişebileceği seviyeyi ölçebilecek ya da modelleme yapabilecek konumda ve uzmanlıkta olmak lazım. Ben ne sektöre hakimim ne de böyle bir modelleme yapabilecek nitelikte veriye sahibim. O nedenle TAM tarzı değerlemeler beni aşar.
Şirketin finansal sağlığını klasik ölçüm yöntemlerine göre ölçmek ve değerlendirmek zaten anlamsız, zira yüksek kaldıraç kullanan bir iş modeli oldukları için finans şirketlerinin debt to equity, debt to assets gibi rasyoları diğer sektörler gibi değerlendirilemez, ya da Altman Z-Score gibi puanlamalar bu şirketlerde kullanılamaz. Ancak sürekli artan debt to equity rasyosunun bir yerden sonra stabilize olmuş olmasını pozitif olarak değerlendirebiliriz, bunda istikrarlı bir şekilde büyüyen equity'nin de rolü büyük.
Fiyat hareketini incelediğimizde ise 2023 Mayıs dibinden sonra tepe yapıp % 55-65 aralığında geri çekilme şeklinde tekrarlayan dalgalı bir yükseliş trendi var ve şu anda da benzer bir oluşumda. 52 haftalık zirvesinden benzer şekilde bir geri çekilme yaşamış ve şu anda tepesine göre % 55'e yakın iskonto içeren bir şirketin olağan akışında yukarı yönlü bir tepki hareketinde bulunmasını beklerim ben. Ancak bu şartım piyasaların normalleşmesine bağlı.
Faiz indirimi olur, faiz artırımı olur şeklinde fal açmaya gerek yok, ancak piyasadaki beklenti ağırlıklarını takip etmekte fayda var. Hangisinden nasıl etkileneceğini zaten yukarda anlatmaya çalışmıştım.
Sadede gelecek olursak, gelirleri büyüyen, ancak büyüme ivmesi azalan, faizlerin düşmeye başladığı evrede zarardan dip yapıp kâra dönen, debt to equity rasyosu sürekli artarken bir yerde stabilleşip bu artışı sona eren bir şirkette genel görünümün negatif olduğunu söyleyemem. İşin büyüme tarafı genel olarak pozitif. Ancak EPS'teki büyümenin olağan dışı yüksek olması da pembe rüyalar görülmesine neden olmamalı, zira zarardan kâra geçen şirketlerde baz değerler çok düşük olduğu için büyüme rakamlarının çok aşırı yüksek çıkması şaşırtıcı değildir.
Burada, faiz artırımı gibi bir durum sözkonusu olmadığı müddetçe ben dipten dönüş hikayesinin hem şirket finansallarında hem fiyat hareketinde daha baskın olduğunu düşünüyorum. Mevcut değerleme rasyoları hem mutlak olarak hem de sektörüne ve birinci dereceden rakiplerine nispeten pahalı görünse de forward rasyoları kendi mevcutlarına göre ucuz görünüyor. (Forward P/E 12,54) Bu da şirketin önümüzdeki 12 aylık periyot için guidance'ının ve/veya şirket hakkındaki beklentilerin son 12 aylık değerlere göre daha pozitif olduğu anlamına geliyor. Bazı analistlerin son zamanlarda ratingleri artırması ve hedef fiyatlarını yükseltmesi de pozitif olarak değerlendirilmesi gereken hususlardan.
Şirket doğrudan ilgi alanıma girmiyor, ancak şirkette alıcı olacak olsam şu an için en ciddi endişem Jim Cramer'in şirket hakkında son zamanlarda yorumlar yapmış olması olurdu. Zira adamın pozitif ya da negatif yorum yaptığı şirketlerde pek hoş olmayan hareketler olabiliyor. Kendisi piyasadaki en çirkin manipülatörlerden birisi.
Not: Kısa bir zamanda, çok da net olmayan bir kafayla yapılmış, kırık dökük, organize olmayan bir değerlendirmedir, son derece kişisel ve subjektiftir ve yatırım tavsiyesi niteliğinde kesinlikle değildir.
Son düzenleme : deva-i dert; Dün saat: 02:51.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Yer İmleri