Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
21,00 25.15% 10,99 Mn 15,58 / 24,46
55,00 10% 324,76 Mn 48,06 / 55,00
15,40 10% 1,04 Mr 13,76 / 15,40
51,65 9.99% 13,79 Mn 51,65 / 51,65
146,40 9.99% 61,55 Mn 139,20 / 146,40
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
67,95 -10% 92,20 Mn 67,95 / 73,80
2.433.000,00 -9.99% 2,43 Mn 2.433.000,00 / 2.433.000,00
8,21 -9.98% 2,05 Mr 8,21 / 9,12
285,25 -9.94% 66,10 Mn 285,25 / 348,25
4,14 -8% 9,46 Mn 4,05 / 4,46
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
295,75 -0.5% 7,54 Mr 295,00 / 299,25
259,00 0.97% 6,53 Mr 256,25 / 264,50
202,60 5.19% 5,04 Mr 193,20 / 206,30
13,20 -0.9% 4,04 Mr 13,18 / 13,41
69,55 -1.07% 3,69 Mr 69,40 / 70,70
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
16,89 -2.03% 395,63 Mn 16,86 / 17,40
69,55 -1.07% 3,69 Mr 69,40 / 70,70
339,75 0.82% 3,21 Mr 337,00 / 343,75
206,70 -1.67% 2,06 Mr 206,60 / 211,40
688,50 -0.36% 1,91 Mr 687,00 / 697,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
16,89 -2.03% 395,63 Mn 16,86 / 17,40
69,55 -1.07% 3,69 Mr 69,40 / 70,70
89,25 -2.14% 260,82 Mn 89,00 / 91,10
108,80 -1.45% 75,82 Mn 108,70 / 110,90
339,75 0.82% 3,21 Mr 337,00 / 343,75
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
16,89 -2.03% 395,63 Mn 16,86 / 17,40
27,80 -1.35% 78,00 Mn 27,74 / 28,40
69,55 -1.07% 3,69 Mr 69,40 / 70,70
10,40 0.19% 119,19 Mn 10,38 / 10,50
79,95 -0.62% 194,16 Mn 79,75 / 81,15

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 23/25 İlkİlk ... 132122232425 SonSon
Arama sonucu : 200 madde; 177 - 184 arası.

Konu: Yurtdışı Hisse Senedi Borsaları

  1.  Alıntı Originally Posted by yelpaze Yazıyı Oku
    Gerçekten çok detaylı ve içi dolu bir analiz olmuş, teşekkür ve tebrik ederiz.
    Bu şirket bir yana, yaklaşım tarzını benimsemek bakımından not alınması gereken bir iş çıkarmışsınız.
    Benim önüme gelse Paypal ile ilişkilendirip yüzeysel bir değerlendirme yapardım, piyasa değerini iş hacmindeki büyüme hızına bağlar sektörün yeniliklere aşırı derecede açık ve takip etmekte zorlanacağım dijital-rekabetçi yapısından ürküp noktayı koyardım.
     Alıntı Originally Posted by yelpaze Yazıyı Oku
    Haddim olmayarak bazı genel yaklaşım tavsiyeleri vermek isterim.
    -Dijital iş modelleri zaten riskli bir yatırım alanıyken bunu son derece yüksek riske sahip başka bir alan olan finansla birleştiren bir girişim ancak kurucuların alması gereken bir risk çeşididir. Üstelik Visa, Master gibi geleneksel ödeme araçlarının yanı sıra köklü dev bankaların da her an dengeleri değiştirebilecek hamleler yapabileceği unutulmamalı.
    -Fintech veya biotech gibi belli bir çerçeveyle sınırlı, döngüsel niteliklere sahip alanlar yerine yeni enerji kaynakları veya uzay çalışmaları gibi doğrusal genişleyen, dikey ilerleme potansiyeli sonsuz olan işlere odaklanmak daha doğru geliyor. Yüksek getiriye kapı açan yüksek risk bunlarda da mevcut öte yandan bu tip mühendislik temelli işletmeleri yazılımsal tabanlı olanlara veya simyacılara tercih ederim.
    Size de yorumlarınız için çok teşekkür ediyorum Yelpaze Hocam. Bunları artırarak başlığa daha çok katkıda bulunmanızı ümit ediyorum. Burayı bir öğrenme/inceleme hub'ına çevirmek başta kendimize olmak üzere çokça kişiye faydası dokunacaktır. Tabi zamanımız elverdikçe.

    Saygılar, selamlar.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  2.  Alıntı Originally Posted by deva-i dert Yazıyı Oku
    Affirm Holdings için önce bir iş modelini inceledim. Hissesini aldığınıza göre nasıl para kazandığını biliyorsunuzdur ama buraya yazacağım için bilmeyenlere de bir özet olsun.

    Şirket geleneksel kredi kartlarına dijital bir alternatif sunan, "Şimdi Al, Sonra Öde" (Buy Now, Pay Later - BNPL) odaklı bir finansal teknoloji (fintech) devi. E-ticaret/online alışveriş sitelerinde satıcı ile alıcı arasında bir köprü oluşturarak para kazanmaya çalışan bir model. Hem satıcıdan komisyon geliri elde ediyor, hem de müşteriye taksitli satış imkanı sunduğu için müşteriden faiz geliri elde ediyor. Satıcı tarafı müşteriye taksitle satış imkanı sunup satışı garantilemesi ve meblağın kendisine peşin ödenmesi durumu söz konusu olduğu için AFRM'ye komisyon ödemeye razı, müşteri ise peşin fiyatla alamayacağı ya da taksitle almak daha çok işine geldiği için işin içinde tüketici kredisini andıran bir taksitlendirme mantığı güttüğü için bu taksitlendirmeden doğacak faizi ödemeye razı.

    Gelir tablosundaki Revenues kısmında 2 gelir tipi var:

    Net Interest Income: Müşteriye taksitli satış imkanı sunarak müşteriden kazanılan faizlerden oluşan gelirler. (Müşterinin borcunu ödeyip ödememe riski satıcıya değil AFRM'ye ait. Satıcı tarafında risk kalmıyor)
    Non-Interest Income : Satıcıdan satış kapsamında alınan gelirler. Satış işeminde satış meblağını satıcıya doğrudan ödeyip bundan satış komisyonu alıyor.

    Bu 2 gelirin de TTM olarak seyrine baktım, sürekli yukarı yönlü ivmelenen bir durum sözkonusu, yani 2 gelir kalemi de TTM bazlı sürekli artmış, işin bu kısmı pozitif. Ancak gelirlerdeki büyüme oranları sürekli düşmüş. İşin bu kısmı da pazar payında doygunluğa ulaşmış olabileceğini gösteriyor.

    Vergi Öncesi Kâr ve Net Kâr kalemlerinde ise son 5 yılda geçen yılın 2. çeyrek sonuna kadar net zarar pozisyonunda kalıp sonrasında Net Kâr tarafına geçiş yapılmış. 2023 yılı 2.çeyrek sonuna kadar artan zararlar orada dip yapıp sonrasında azalarak net kar bölgesine doğru geçiş yapmış ve sonrasında da artmaya devam etmiş.

    Şirket iş modeli gereği tüketiciye taksitli satış imkanı sunup satıcıya parayı peşin ödediği için bunu finanse edebilmek için krediler kullanıyor. Yani bir nevi almış olduğu kredilerle satıcılara peşin paralarını öderken taksitli satışlardan elde ettiği faiz geliri ile de bankalara olan borçlarını ve faizlerini ödüyor. Burada bankalardan ya da varsa başka finans kurumlarından borçlanma maliyeti ile aldığı krediler ile müşteriye taksitlendirerek yapılan satışlardan elde ettiği faiz gelirleri arasındaki marjdan/makastan net kar elde ediyor, kendi öz sermayesini kullanması haricinde. Mesela % 3 faizle mevduat toplayıp aynı parayla % 5 kredi satan bankaların yaptığı işe de benzetebilirsiniz bu durumu.

    Burada kritik nokta piyasadaki faiz oranları ve şirket için borçlanma maliyetleri etkisi. 2023 2. çeyrekten sonra dip yapıp sonrası zararı azatlması ve 2025 yılı 2. çeyreği sonrası net kar bölgesine geçiş yapması bence piyasadaki fazi oranları ile doğrudan ilintili. Şirket yükselen faiz ortamını sevmiyor ve bu durum iş modeline zarar veriyor. Öte yandan bol paranın ve ucuz kredilerin olduğu dönemde borçlanma maliyeti de düştüğü için net kar pozisyonuna geçip karlılığını artırmış.

    Şahsen benim yatırım yapacağım bir alan ve şirket değil, sektörel olarak. Ancak ben dışardan gözlemle durumu okumaya çalışıyorum.

    Şirketin gelirleri 2 kalemde de artmaya devam etmiş, ancak büyüme temposunda azalma var. Büyümedeki bu durağanlaşma sektörel rekabetin artmasıyla ya da pazar payında doygunluğa ulaşmakla ilintili olabilir. Net Kar kısmında ise FED faiz oranlarına ve buna paralel bankaların uyguladığı ticari kredilerdeki faiz oranlarına duyarlılığı olan bir şirket. Bu durumda olası faiz indirimleri ya da en azından stabil kalınması şirketin lehine olabilecek bir durumken, tam tersi senaryo yani faiz artırımları ise finansal olarak şirketin pek işine gelmeyecek bir senaryo.

    Değerleme kısmına gelecek olursak sektör ve iş modeli itibariyle DCF tarzı bir değerlemenin AFRM için nakit akışı oynaklığı ve tahmin edilebilirliğin zorluğu nedeniyle uygun olmadığını düşünüyorum. DCF bazlı değerleme yapan screener'larda da genelde overvalued bulursanız pek şaşırmayın. Burada klasik earnings multiples olayı ile gitmek durumundayız.

    Kendi tarihsel earnings multiple ortalamalarına bakarsak görece ucuz gibi görünüyor ama bu aldatıcı olur biraz, çünkü bu tip şirketlerde pazar oluşturup kâr edebilir hale gelene kadar çoğu yıllar zararla ya da düşük kârlarla geçeceği için tarihsel değerleme rasyoları ortalaması yüksektir ve şu anki ortalamaları onlara nispeten düşük olduğu için görece ucuz görünebilir kendi ortalamalarına göre. Buna bakarak bir karar vermek objektif olmaz.

    Kendi sektörel ortalamalarına bakarsak onda da aşırı pahalı buluruz. genelde kategorizasyonda Credit Services sektöründe kendine yer buluyor. Mesela sektörün medyan P/E rasyosu 12,08. AFRM'ninki ise 57,17. P/B rasyosunda da durum pek farklı değil, Sektörün medyan P/B değeri 1 civarında iken AFRM'ninki 4,34 civarında. EBIT ya da EBITDA bazlı değerlemeler sektörel bazlı pek kullanılmaz ve anlamlı değildir.

    Şimdi bulunduğu sektöre bakarak karşılaştırmak adil ve objektif midir? Şirket tam anlamıyla Credit Services bünyesinde bulunan klasik bir finans şirketlerinden birisi değil, bir fintech örneği. O nedenle komple sektörle karşılaştımak da çok adil ve objektif olmayacaktır. Aynı işi yapan benzerleri ile karşılaştırmak daha anlamlı olacaktır, mesela PayPal, Block Inc ya da Klarna ile. Bunlarla mukayese ettiğimizde içlerinde en pahalısı gibi duruyor, hem mevcut hem forward değerlemeleri ortalarsak. Ama enteresan bir şekilde analistlerin target price'larında diğerlerine göre upside potansiyeli daha fazla ve daha pozitif bir beklenti var. Klarna'yı pek tanımıyorum. PayPal'ın eskiyen yüzüne de bir şey diyemem, ama Block Inc yanlış hatırlamıyorsam bu işte oldukça iddialı idi. Hatta Kuzey Amerika'da bulunduğumuz dönemlerde Block Inc şirketi Square'i hem B2B hem de B2C bazlı deneyimlemiştik ve klasik finans sistemine nispeten oldukça devrimsel bir şey olarak bulmuştuk o zamanlar. Tabi aradan yıllar geçti ve köprünün altından çokça sular aktı. Fintech de çok hızlı dönüşümlere uğradı. AFRM'nin pazar payı ve satıcılar ve müşteriler nezdindeki algısı da çok önemli. Bu tip şirketler klasik finans şirketleri gibi düşünülemez, biraz da bu nedenlerle sektörüne göre yüksek çarpanlarla işlem görmeleri çok anormal bulunmuyor.

    Şimdi tüm bunları yazıp çizdikten sonra bir şey daha ilave etmekte fayda var: Bazı özel değerleme ustalarının kullandığı Total Addressable Market (TAM) bazlı bir değerleme yöntemi daha var. Önce olası toplam pazar büyüklüğü hesaplanıyor ve sonra bu pazarda erişilebilecek pazar payı tahmini yapılıyor ve ona göre bir piyasa değeri çıkarılıyor. Ama bu tip değerlemeler biz borsa yatırımcılarının kullanabileceği değerlemeler değil. Uçuk kaçık, ütopik, biraz da faraziyeye dayalı ve sektörde son derece uzman olup toplam piyasanın erişebileceği seviyeyi ölçebilecek ya da modelleme yapabilecek konumda ve uzmanlıkta olmak lazım. Ben ne sektöre hakimim ne de böyle bir modelleme yapabilecek nitelikte veriye sahibim. O nedenle TAM tarzı değerlemeler beni aşar.

    Şirketin finansal sağlığını klasik ölçüm yöntemlerine göre ölçmek ve değerlendirmek zaten anlamsız, zira yüksek kaldıraç kullanan bir iş modeli oldukları için finans şirketlerinin debt to equity, debt to assets gibi rasyoları diğer sektörler gibi değerlendirilemez, ya da Altman Z-Score gibi puanlamalar bu şirketlerde kullanılamaz. Ancak sürekli artan debt to equity rasyosunun bir yerden sonra stabilize olmuş olmasını pozitif olarak değerlendirebiliriz, bunda istikrarlı bir şekilde büyüyen equity'nin de rolü büyük.

    Fiyat hareketini incelediğimizde ise 2023 Mayıs dibinden sonra tepe yapıp % 55-65 aralığında geri çekilme şeklinde tekrarlayan dalgalı bir yükseliş trendi var ve şu anda da benzer bir oluşumda. 52 haftalık zirvesinden benzer şekilde bir geri çekilme yaşamış ve şu anda tepesine göre % 55'e yakın iskonto içeren bir şirketin olağan akışında yukarı yönlü bir tepki hareketinde bulunmasını beklerim ben. Ancak bu şartım piyasaların normalleşmesine bağlı.

    Faiz indirimi olur, faiz artırımı olur şeklinde fal açmaya gerek yok, ancak piyasadaki beklenti ağırlıklarını takip etmekte fayda var. Hangisinden nasıl etkileneceğini zaten yukarda anlatmaya çalışmıştım.

    Sadede gelecek olursak, gelirleri büyüyen, ancak büyüme ivmesi azalan, faizlerin düşmeye başladığı evrede zarardan dip yapıp kâra dönen, debt to equity rasyosu sürekli artarken bir yerde stabilleşip bu artışı sona eren bir şirkette genel görünümün negatif olduğunu söyleyemem. İşin büyüme tarafı genel olarak pozitif. Ancak EPS'teki büyümenin olağan dışı yüksek olması da pembe rüyalar görülmesine neden olmamalı, zira zarardan kâra geçen şirketlerde baz değerler çok düşük olduğu için büyüme rakamlarının çok aşırı yüksek çıkması şaşırtıcı değildir.

    Burada, faiz artırımı gibi bir durum sözkonusu olmadığı müddetçe ben dipten dönüş hikayesinin hem şirket finansallarında hem fiyat hareketinde daha baskın olduğunu düşünüyorum. Mevcut değerleme rasyoları hem mutlak olarak hem de sektörüne ve birinci dereceden rakiplerine nispeten pahalı görünse de forward rasyoları kendi mevcutlarına göre ucuz görünüyor. (Forward P/E 12,54) Bu da şirketin önümüzdeki 12 aylık periyot için guidance'ının ve/veya şirket hakkındaki beklentilerin son 12 aylık değerlere göre daha pozitif olduğu anlamına geliyor. Bazı analistlerin son zamanlarda ratingleri artırması ve hedef fiyatlarını yükseltmesi de pozitif olarak değerlendirilmesi gereken hususlardan.


    Şirket doğrudan ilgi alanıma girmiyor, ancak şirkette alıcı olacak olsam şu an için en ciddi endişem Jim Cramer'in şirket hakkında son zamanlarda yorumlar yapmış olması olurdu. Zira adamın pozitif ya da negatif yorum yaptığı şirketlerde pek hoş olmayan hareketler olabiliyor. Kendisi piyasadaki en çirkin manipülatörlerden birisi.


    Not: Kısa bir zamanda, çok da net olmayan bir kafayla yapılmış, kırık dökük, organize olmayan bir değerlendirmedir, son derece kişisel ve subjektiftir ve yatırım tavsiyesi niteliğinde kesinlikle değildir.
    Bırakın beklentiyi... Hayallerimin bile çok ötesinde bir analiz yapmışsınız.
    Hisse.net hep sürprizlerle dolu bir yerdi. Geçmişte çeşitlilik, zenginlik açısından daha güçlü olsa da,
    bugün bile "tesadüfen" öğreniyoruz bazı yazarların nasıl birikimli, donanımlı olduğunu.

    Şapka çıkardım.
    Ne kadar teşekkür etsem az. Ben kendi hissemle bu kadar uğraşmam, uğraşsam da donanımım yetmez zaten.

    Herkesin hisse sormasına neden olabilecek bir yolu açmak değilse de amacım,
    şu analiz sonrası bu türden taleplerin artmasına da şaşırmam.

    Yeniden çok teşekkürler.

    Not: "Kedi(Yaşar) ne yaşar, ne yaşamaz"

  3.  Alıntı Originally Posted by yelpaze Yazıyı Oku
    Haddim olmayarak bazı genel yaklaşım tavsiyeleri vermek isterim.
    -Dijital iş modelleri zaten riskli bir yatırım alanıyken bunu son derece yüksek riske sahip başka bir alan olan finansla birleştiren bir girişim ancak kurucuların alması gereken bir risk çeşididir. Üstelik Visa, Master gibi geleneksel ödeme araçlarının yanı sıra köklü dev bankaların da her an dengeleri değiştirebilecek hamleler yapabileceği unutulmamalı.
    -Fintech veya biotech gibi belli bir çerçeveyle sınırlı, döngüsel niteliklere sahip alanlar yerine yeni enerji kaynakları veya uzay çalışmaları gibi doğrusal genişleyen, dikey ilerleme potansiyeli sonsuz olan işlere odaklanmak daha doğru geliyor. Yüksek getiriye kapı açan yüksek risk bunlarda da mevcut öte yandan bu tip mühendislik temelli işletmeleri yazılımsal tabanlı olanlara veya simyacılara tercih ederim.
    Visa, Mastercard gibi ödeme işlemlerini yönlendiren bir network oluşturma ve buradan komisyon gelirleri elde etme yönüyle bu tip şirketlerle kesişen yönü var. Bankalarla kesişen yönü ise bir nevi tüketici kredisi üretebilme mantığı ile çalışıyor olmaları. Ancak Visa, MasterCard gibi şirketlerin AFRM gibi doğrudan müşteriye kredilendirme yapma gibi bir iş modelleri en azından şimdilik yok. Şimdiye kadar bu alana girmemiş olmaları ilerde de girmeyecekleri anlamına gelmiyor elbette. Ama böyle düşünceleri ya da niyetleri olduğuna dair şimdiye kadar hiç bir bilgiye denk gelmedim. Öte yandan taksitle kredlendirme mantığı geleneksel bankalarla benzer bir işlev görüyor gibi görünse de aslında doğrudan satıcıyla ve ürünle bağlantılı bir kredilendirme olduğu için bankalardan net bir biçimde ayrılıyor. Banka tüketici kredisi verirken ne alacağınızla çok da ilgilenmez, ipotek gerekliliği olan büyük bir kredi hacmi gerekliliği yoksa. Daha çok credit score'unuza ve geçmiş ödemelerinizdeki titizliğinize bakar ve çoğunlukla müşteri ile birebir temas durumu sözkonusudur. Burada ise mesela bir bisikleti, bir mikro dalga fırını, bir hamur yoğurma makinasını ya da ne bileyim bir laptop'ı alırken doğrudan müşteriye taksit imkanı sunması gibi bir süreç ve bankalardaki o kredi verme sürecinin prosedürel karmaşıklığından uzak bir durum sözkonusu. Geleneksel bankaların bu alanda özelleşmiş bir partneri olmadıkça bu alana gireceklerini pek sanmıyorum. Hele ki değişimlere kolay ayak uyduruamayan ve kendilerini teknolojik upgrade bağlamında çok yavaş değiştiren Amerikan bankaları söz konusu ise, bu çok daha zor bir durum.

    ABD'de ve Kanada'daki bazı uygulamalara şahit olsanız gerçekten çok tuhaf bulabilirsiniz. Mesela bir çok sektörde maaşlarını çekle alma olayı, bireysel vergileri çekle ödeme ya da vergi iadelerini çekle alma olayı son zamanlara kadar hâlâ birincil ödeme opsiyonu idi ve bireysel çek kullanımı oldukça yaygın. İnsanlar hala kiralarını çekle ödeyebiliyor, hatta COSTCO gibi büyük retail store'larda çek ile alışveriş yapabiliyor. Son bir kaç yılda bu değişti ise Kuzey Amerikan davranışlarında devrimsel bir değişim olmuş demektir. Daha çok yeni nesil gördüğümüz yeniliklere çok çabuk adapte oluyor.

    EBay, Amazon, Shopify gibi online alışveriş pazarları oluşturulması, sonrasında PayPal gibi bankalar dışı ödeme sistemlerinin geliştirilmesi, sonrasında AFRM'yi de kapsayan yeni nesil fintech'lerin artması toplumun hızla değiştiği duygusu oluşturabiliyor. Belli noktalarda bu doğru. Ama hâlâ dünyadan tamamen farklı, çok geleneksel yapılar ve finansal davranışlar da varlığını devam ettiriyor. Ciddi anlamda melez bir yapı söz konusu.
    Son düzenleme : deva-i dert; Dün saat: 12:08.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  4. -Yurtdışı borsalara yatırım yapmak her geçen gün bir seçenek olmaktan çıkıp zaruret haline geliyor. Bizim şirketler yıllardır aynı şekilde yerinde sayan, içerde sırtını devlete dayayıp, dışarda satın almalarla globalleşmeye çalışan monoton yapılar ama maaş, ulaşım, enerji, vergi vs. her türlü gider kalemi bir süredir çok yüksek. Beni en çok rahatsız eden husus; Türk patronları ile yöneticileri için sahiplik ve hükmetme duyguları karlılıktan önce gelir.

    -Hisse fiyatları yukarı aşağı salınsa da mutlaka bilanço performansını yansıtacak seviyeleri test eder. Algoritmik ve yapay zeka tabanlı, otonom fiyatlandırma sistemlerinden söz ediyorsak mutlaka hisse performansı ve makro ekonomik durumu yansıtan bir denge fiyatı olmak zorundadır.

    -Yurtdışı borsalarında fırsat çeşitliliği gerçekten yüksek ama ne beklediğimizi bilmemiz önemli. ABD borsalarında işlem gören General Mills, IFF, Walt Disney gibi bilindik şirketler iskontolu fiyattan işlem gördüğü halde bunları temettü odaklı, uzun soluklu bir yatırım anlayışıyla değerlendirmek daha sağlıklı olacaktır.

    -Fiyatlarda aşağı ve yukarı yönlü günlük %10 ile sınırlı değil de serbest hareket marjı olması bence yatırımcıyı çok korkutmamalı zira aynı durum TL'nin değerinde de var. Bir anda %30 değer kaybettiği çok örnek var ve o anda hisse fiyatları da serbest düşmüş oluyor.

  5. Ülke şirketlerinin, haliyle borsasının da en önemli handikaplarından biri,
    ülkenin plansız ve günübirlik yönetiliyor olması kanaatimce.

    Zaten uygunsuz halka arzlar, kötü niyetli patronların önünü açan mevzuat ve uygulama gibi sorunlar cepte dururken,
    Ülke ekonomisi ve yönetimi de, tek tek her şirketin bağlı olduğu holding gibi düşünülürse...
    Şirketlerin de pozitif yönde hareket alanı bu holdingin genel geçer atmosferi ile sınırlı olacaktır haliyle.

    Mevcut olan sınırlı sermaye birikimimiz ve yatırımcı da bu ortamda haliyle,
    her gün artan oranda yurtdışı seçenekleri değerlendiriyor, değerlendirmeli.

    Sözgelimi Artemis göreviyle yeniden başlayan Ay misyonu görevleri,
    ABD borsalarına kote uzay sanayii şirketlerini şimdiden uzaya taşıdı.
    Bu sektörde çeşitli alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin orta-uzun vadede çıkışı da devam edebilir gibi görünüyor.

    https://tr.tradingview.com/markets/s...space-defense/

  6.  Alıntı Originally Posted by Oblo Yazıyı Oku
    Bırakın beklentiyi... Hayallerimin bile çok ötesinde bir analiz yapmışsınız...
    Deva hocanın analizi AFRM ye yaradı, hisseyi mercek altına alır almaz hisse ilk iş günü %5 prim yaptı. Ne uğurlu eli varmış deva'nın. 😊
    14.19 ortalama maliyetle İSCTR aldım (6 Mart 2026). Tüm borsa portföyüm, tek kağıt.

  7.  Alıntı Originally Posted by TRENDHOUND Yazıyı Oku
    Deva hocanın analizi AFRM ye yaradı, hisseyi mercek altına alır almaz hisse ilk iş günü %5 prim yaptı. Ne uğurlu eli varmış deva'nın. ��
    Kesinlikle... Sağ olsun.

    Ben de;
    -"Sayın @deva-i dert ' in analizi sonrası okuyanlardan mı talep geldi acaba?"
    diye düşünmedim değil.

    Son 3 çeyrekte beklentilerin üzerinde gelir ve HBK üretti. 1 ay sonra yeni bilanço gelecek.




    Benim beklentim; minik bir yatırım ile, ekstradan vergiye neden olmayacak bir kazancı alıp vedalaşmak.
    @deva-i dert hoca burada da çok haklıydı:
    Kimin ne beklenti içerisinde olduğu, planı, stratejisi, psikolojisi bilinmeden kişiye/hisseye özel yorum yapmak riskli.
    Zaten bu işe ayrılacak zaman, efor, emek! Hele de bu seviyedeki bir analiz için...
    Son düzenleme : Oblo; Bugün saat: 13:11.

  8.  Alıntı Originally Posted by TRENDHOUND Yazıyı Oku
    Deva hocanın analizi AFRM ye yaradı, hisseyi mercek altına alır almaz hisse ilk iş günü %5 prim yaptı. Ne uğurlu eli varmış deva'nın. ��
    Tersi olsaydı, dokunduğu yeri kurutuyor derdiniz.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

Sayfa 23/25 İlkİlk ... 132122232425 SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •