"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Kapitalizm'in bir ürünü olan finansal piyasalar aracılığıyla yatırım/trading yapıp sonra kapitalizme kahretmek de modern dünya insanlarının en büyük çelişkisi olsa gerek.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Bugün bir strateji olarak kullandığım mean reversion ve bunu nasıl uyguladığım üzerinde bir yazı yazacağım. Ama öncelikle mean reversion'ın ne demek olduğunu bir terif edelim:
Mean reversion (ortalamaya dönüş), finansal piyasalarda fiyatların zaman içinde kendi ortalama ya da denge değerlerine geri dönme eğiliminde olduğunu ifade eden bir yaklaşım. Bu yaklaşıma göre fiyatlar her zaman bu denge etrafında dalgalanır; ancak bazı dönemlerde çeşitli etkiler nedeniyle bu dengeden geçici olarak uzaklaşabilir. Stratejinin özü, bu sapmaların kalıcı olmadığını ve bir süre sonra fiyatın tekrar daha makul seviyelere döneceğini varsaymaktır.
Piyasalarda bu tür sapmalar genellikle panik satışlar, aşırı alım davranışı (FOMO), ani haber akışları ya da zorunlu işlemler gibi nedenlerle ortaya çıkabiliyor. Bu durumlarda fiyat, olması gereken seviyenin altına ya da üstüne hızlı bir şekilde hareket edebilmekte. Mean reversion yaklaşımı, tam olarak bu aşırı hareketlerin ardından gelen "normalleşme" sürecini hedef alıyor. Yani strateji, fiyatın aşırıya kaçtığı noktayı değil, o aşırılıktan geri dönüşünü işlemeye odaklanıyor.
Mean reversion yaklaşımı, trend takip stratejilerinden belirgin şekilde ayrılıyor. Trend stratejileri mevcut hareketin devam edeceğini varsayarak yükseleni alıp düşeni satar. Buna karşılık mean reversion, hareketin aşırıya kaçtığını ve sürdürülebilir olmadığını düşünerek ters yönde pozisyon alan bir yaklaşım. Bu nedenle özellikle hızlı, duygusal ve aşırı fiyat hareketlerinin yaşandığı dönemlerde daha etkili sonuç veriyor.
Bu stratejide her şey tamamen poztifmiş gibi gözükse de, her stratejide olduğu gibi bunun da negatif yönleri ve defoları mevcut. Yani bu stratejinin her koşulda çalışmadığını bilmek önemli. Eğer fiyat hareketi güçlü bir temel değişime dayanıyorsa, yani piyasa gerçekten yeni bir denge seviyesine geçiyorsa, fiyatın eski ortalamasına dönmesi beklenmeyebilir. Bu gibi durumlarda mean reversion işlemleri riskli hale gelebilir. Dolayısıyla başarı, yalnızca aşırılığı tespit etmekte değil, aynı zamanda bu hareketin geçici mi yoksa kalıcı mı olduğunu doğru değerlendirebilmekte yatıyor.
Şimdi ciddi anlamda uygulanabilecek ve başarılı olabilecek bu stratejiyi detaylandıralım:
Öncelikle mean reversion (ortalamaya dönüş) stratejisini uygulanabilir bir sistem haline getirmek için önce net bir kontrol listesi oluşturmak gerekiyor. Bir işlem açmadan önce fiyatın gerçekten "aşırı" bir hareket yapıp yapmadığını sorgulamak kritik önemde. Fiyat kısa sürede ciddi bir mesafe kat etmiş mi, hareket normalden daha hızlı mı gerçekleşmiş ve mumlar alışılmış boyutların üzerine çıkmış mı gibi soruların cevabı çoğunlukla evet olmalı. Bunun yanında hacimde belirgin bir artış olup olmadığı, hareketin duygusal bir panik ya da coşku ile mi gerçekleştiği ve fiyatın denge noktalarından (örneğin hareketli ortalamalar, VWAP ya da linear regresion line) ne kadar uzaklaştığı da değerlendirilmeli. Aynı yönde uzun süredir devam eden bir seri varsa ve momentum zayıflama sinyalleri veriyorsa, bu da dönüş ihtimalini artıracaktır. Ancak tüm bunlara rağmen, bir tetikleyici sinyal olmadan işlem açılmamalı; örneğin bir önceki mumun tepesinin kırılması ya da daha önceden işlem yapılacak enstrümana özel hazırlanmış parametrelerle OTT gibi bir göstergeye göre dönüş sinyali almak gibi bir yapı değişimi mutlaka görülmeli.
Bu stratejinin uygulanışı belirli adımlar üzerinden ilerlemeli. İlk aşamada piyasada anormal hareket eden varlıklar taranmalı; short pozisyonlarla kişisel olarak ilgilenmediğim için long pozşsyonlar üzerinde duracağım. Burada en çok düşenler ve bu yüksek momentumlu düşme hareketiyle birlikte hacmi artanlar incelenmeli. Amaç, "bu hareket normal mi?" sorusuna net bir şekilde "hayır" cevabı verebileceğimiz durumları bulmak olmalı. Ardından bu hareketin gerçekten olağandışı olup olmadığı kontrol edilmeli. En güçlü senaryolar genellikle normalde sakin olan bir varlığın aniden aşırı volatil hale geldiği durumlarda gerçekleşiyor. Hareketin olağandışı olup olmadığına nasıl karar vereceğiz kısmı da burada önem arz ediyor. İşlem yapmayı düşündüğümüz hissenin şirket bilançolarında ya da guidance'larında beklenti ötesi negatif bir gelişme olmadıysa, faaliyetlerini doğrudan negatif etkileme ihtimali olan bir durum gerçekleşmediyse (devlet tarafından konan ekstra vergiler, çok başarılı bir CEO'nun görevden ayrılması ya da şirket için önemli olan bir üründe negatif gelişmeler, vb.) aşağı yönlü aşırı fiyat hareketleri mean reversion için ciddi bir potansiyel oluşturacaktır.
İşleme giriş kısmı ise bu stratejinin en kritik noktası. Amaç hareketi en dibinden yakalamak değil, dönüşün başladığını teyit ettikten sonra pozisyona girmek. Eğer fiyat düşüş trendindeyse ve ardından önceki mumun tepesini kırıyorsa ya da OTT benzeri bir göstergede dönüş sinyali alınmışsa, bu momentum değişiminin bir işareti olarak long pozisyon için fırsat üretir. Kullandığımız bu yaklaşım, "tahmin etmek" yerine "tepki vermek" üzerine kuruludur.
Bu yöntemde risk yönetimi basit, ama katıdır. Stop loss, mantıken işlem fikrinin geçersiz olduğu noktaya konmalı. Bu bağlamda "başlangıç stop loss"u genellikle ATR ortalamaları da dikkate alınarak en son dip seviyesinin altında bir yere konmalı. Eğer net bir stop seviyesi belirlenemiyorsa, o işlem baştan elenmeli. Bu disiplin, stratejinin sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmez bir prensip olarak kabul edilebilir..
Kâr alma tarafında ise gerçekçi olmak gerekiyor. Fiyatın tamamen eski seviyelerine dönmesini beklemek yerine, ilk geri çekilmeyi hedeflemek daha sağlıklı sonuç verecektir. İşlemden çıkış için yine OTT benzeri bir göstergenin 'sat' dinyalinden yararlanılabilir. (Elbette parametreler enstrümana göre iyi optimize edilmeli) Bu noktada kullanılan hareketli ortalama ya da VWAP gibi denge göstergeleri de referans alınabilir. Çoğu zaman fiyat, aşırı hareket sonrası bu seviyelere doğru bir düzeltme yapacaktır ve strateji bu ilk hareketi yakalamayı amaçlamakta.
İşlem açıldıktan sonra önemli bir süreç olan yönetim süreci başlıyor. Pozisyon, fiyat hareketinin yapısına göre takip edilmeli. Stop loss seviyesi kademeli olarak daha yüksek diplerin altına çekilebileceği gibi bir iz süren stop loss olarak OTT benzeri bir gösterge de takip edilebilir. Bu sayede hem kazanç korunur hem de güçlü bir hareket devam ediyorsa pozisyonda kalınır. Temel mantık, kazanan işlemleri büyütmek ve kaybedenleri hızlıca kesmektir.
Gerçek piyasa akışında bu strateji sabır gerektiriyor. Önce aşağı yönlü hızlı hareket eden varlıklar tespit edilmeli, ancak hemen işleme girilmemeli. Önce hareketin aşırıya kaçması, yani bir tür kapitülasyon oluşması beklenmeli. Bu genellikle büyük mumlar, ani hacim artışı ve panik havasıyla kendini gösterecektir. Ancak asıl kritik nokta, bu aşırılıktan sonra gelen dönüş sinyalidir. Bu sinyal gelmeden yapılan girişler çoğu zaman zararla sonuçlanacaktır.
Son olarak, bu stratejinin özünü anlamak önemli. Mean reversion yaklaşımı, insanların duygusal tepkilerle fiyatı aşırı noktalara taşıdığı anları hedef alıyor. Genel fiyat hareketi davranınında panik ya da aşırı coşku sona erdiğinde fiyatın daha makul seviyelere dönme eğilimi vardır. Bu strateji de tam olarak bu geçiş anını yakalamaya çalışıyor. Başarı ise doğru sinyali bekleme sabrı ve disiplinli risk yönetimi ile geliyor.
Bu yazıda mean reversion stratejisinin teorik olarak tanımını ve uygulamasını anlatttım. Müsait olduğum bir zamanda bu yaklaşımı pratik örnekleri ile desteklemeye çalışacağım. Umarım faydalı bir yazı olmuştur.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
MSFT'yi de satarak portföyden çıkarmış oldum. Portföyde negatif bölgede kalan tek hisse olan NOMD kaldı. Onun da ağırlığı % 5,2 civarında. Nakit oranım hayli yükseldi. Şimdi durumlara göre yeni pozisyon açıp açmama kararı vereceğim.
Portföydeki sattığım hisselerin hepsini k+ar ile satmiş olsam da bu satışların hiç birini uyguladığım normal stratejiye dayalı bir kâr alma yöntemiyle yapmadım. Sonuncusu hariç diğerleri negatif haberlerin etkisiyle oldu. Maalesef ertesi günü piyasa pozitif haberlere boğuldu. Ve doğal olarak sattıklarım ben sattıktan sonra da yol almaya devam ettiler, tüm borsa genelinde olduğu gibi. Bazen böyle tongaya düşebiliyoruz. Önemli olan bu tip durumları hasarsız ya da minimum hasarla atlatmak. O açıdan rahatsız edici bir durum söz konusu değil. Bir sonraki denememizin bundan daha başarılı olmasını ummaktan başka yapılacak bir şey yok şu anda. Nasip kısmet diyelim.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Yer İmleri