Sayfa 2491/7020 İlkİlk ... 149119912391244124812489249024912492249325012541259129913491 ... SonSon
Arama sonucu : 56156 madde; 19,921 - 19,928 arası.

Konu: Sanat Mozaik

  1. Irlandali-Amerikali yazar ve oyun yazari Jean Kerr’in dogum yildonumu (10 Temmuz 1922)



    “Bir erkekle evlenmek; uzun suredir vitrinde gozunuze takilmis bir seyi satin almaya benzer. Cok hosunuza gider, ama eve gelir gelmez evdeki hicbir seye uymadigini fark edersiniz.”

  2. 2013 yilinda Nobel Edebiyat Odulunu kazanan, Kanadali kisa oyku yazari Alice Munro’nun dogum gunu (10 Temmuz 1931)

    “Eger bir cocuksan her yil farkli bir insan olursun. Genellikle sonbaharlari, okulda egitim yeniden basladiginda, yaz tatili kesmekesini ve uyusuklugunu uzerinden atip bir ust sinifta yerini aldiginda boyle hissedersin. Degisikligi en kesin haliyle kaydettigin zamandir bu. Sonrasinda hangi yilda ya da ayda oldugunu bilmezsin; ama degisim eskisi gibi devam eder. Uzun bir sure boyunca gecmis senden kolayca ve sanki otomatige baglamis gibi duzenli bir sekilde akip gider. Gecmişin sahneleri yok olmazlar da, gundem disi kalirlar. Sonra keskin bir donemece cika gelirsin ve ardinda biraktigin olan bitenler taptaze yeni surgunler verip ilgini, hatta bir seyler yapmani ister, elden bir sey gelmedigi asikar olmasina ragmen.”



    “Every year, when you're a child, you become a different person. Generally it's in the fall, when you reenter school, take your place in a higher grade, leave behind the muddle and lethargy of the summer vacation. That's when you register the change most sharply. Afterwards you are not sure of the month or year but the changes go on, just the same. For a long while the past drops away from you easily and it would seem automatically, properly. Its scenes don't vanish so much as become irrelevant. And then there's a switchback, what's been all over and done with sprouting up fresh, wanting attention, even wanting you to do something about it, though it's plain there is not on this earth a thing to be done.”


  3. Venezuelali asker, yazar ve dort Osmanli Ordusunda gorev yapmis Rafael de Nogales Méndez'in olum yildonumu (10 Temmuz 1936)

    "Iki yildan beri duzenli Osmanli Ordusu'nda aktif gorev yapiyordum. Sirasiyla suvari, piyade, topcu ve makinali tufek birliklerinde gorev yapmis ve onemli askeri idare makamlarinda bulunmustum. Ornegin Van 'da sayilari bir tumene yakin karma birliklere kumanda etmistim. Bu sekilde yine en sevdigim sinif olan suvari sinifina ve insanin kendini surekli olarak mükemmellestirdigi, kurmaylik adi verilen, basi ve sonu olmayan bu ihtirasli ortama donmus oluyordum." Hilal Altinda Dort Yil



    "Después de dos años de servicio activo en el ejército regular otomano, y durante las cuales había ejercitado sucesivamente las armas de caballería, infantería, artillería, ametralladoras, etc., ocupado puestos de administración militar importantes y mandado, como en Van, por ejemplo, tropas mixtas hasta el pie de fuerza de una división, iba yo a recomenzar con mi arma favorita, la caballería, ese círculo vicioso llamado Estado Mayor, que no tiene principio ni tiene fin, y en el cual uno no acaba nunca de perfeccionarse."


  4. Fransiz oyun ve roman yazari, sair Jacques Audiberti’nin olum yildonumu (10 Temmuz 1965)



    “Yuruyen bir dangalak, oturan on entellektuelden daha iyidir. / Uno stupido che cammina va più lontano di dieci intellettuali seduti. / A cunt who walks is better than ten seated intellectuals.”



    "Kadinin aglamasi, erkegin yureginin kuflenmesine neden olur."

  5. Modern Family dizisinin Gloria Pritchett'i Kolombiyali aktris, model, komedyen, TV sunucusu ve yapımcisi Sofía Vergara'nin dogum gunu (10 Temmuz 1972)




  6. John Carpenterin yonettigi, Kurt Russell, Lee Van Cleef ve Ernest Borgnine’in rol aldigi New York'tan Kacis (Escape from New York - 1997: fuga da New York) 10 Temmuz 1981’de vizyona girdi.


  7. Turk yazar ve edebiyat tarihcisi Cevdet Kudret Solok'un olum yildonumu (10 Temmuz 1992)

    “Gulnaz Kadin, yattigi yerden cocuklarinin nefeslerini dinliyor, bagirmamak icin alt dudagini isiriyor, kapali kirpiklerinin arasindan sizan gozyaslari sakaklarina dogru sessizce suzuluyordu. Disarida hayat gene eskisi gibi surup gitmekteydi. Ogle uzerleri ustu beyaz bir bezle ortulu tepsinin gelem saati gecince pencereden baktilar: insanlar her gunku hayatlarini yasiyor, bos ellerini iki yanlarinda sallaya sallaya gecip gidiyorlardi. O zaman gene eskisi gibi evde pisirmek gerekti.

    Birkaç gundur baska turlu yiyecege alisan agizlari Gulnaz Kadin’ıin sade suya denecek kadar az yagli patatesini yadirgadi ise de, buna alismaktan baska yapacak yoktu. Evdeki hazir zahire bitene kadar, yani uc dort gun, pek ac kalmadilar; fakat yag, un, patates gibi seyler bitince zorluk basladi; bir iki gun de kosede bucakta ne buldularsa, iki bas sogan, birkac dis sarimsak, dolabin kosesine dokulmus bes on bakla ici, kuru fasulye vb. ile nefislerini korelttiler. Sonunda, evdeki butun kaplarin sepetlerin, siselerin, kutularin bosaldigi bir gun geldi cattı. O gun ilk defa hicbir sey yemeden yasadilar.”



    "Gulnaz lay in her bed, listening to the murmurs of her children, biting her lips in order not to cry out, tears flowing down her temples from under her close lids. Life outside went on as before. They kept their hopes up till noontime, running to the door with the sound of each footstep in the street outside, hoping to see a big tray with a white cloth cover it but instead they saw people simply going about their daily lives, merely passing by, their empty hands hanging at the ends of their arms.

    They were not really hungry for about three or four days, until their staples were all used up. They ran out of butter, flour and potatoes. For the next few days they ate whatever they found here and there in the house: two onions, one clove of garlic, a handful of dry lima beans found in the corner or the cupboard. Finally, there came a day when all the pots, baskets, bottles, and boxes in the house were empty. That day, for the first time, they went to bed on empty stomachs." Feast of the Dead

  8. Alman super metal opera grubu Avantasia, ilk uzun albumu The Metal Opera'yi 10 Temmuz 2001'de Century Media Records etiketiyle Amerika'da piyasaya surdu.


Sayfa 2491/7020 İlkİlk ... 149119912391244124812489249024912492249325012541259129913491 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •