Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
24,20 10% 1,62 Mn 24,20 / 24,20
31,72 9.99% 162,87 Mn 28,40 / 31,72
33,70 9.99% 281,24 Mn 30,56 / 33,70
41,18 9.99% 48,33 Mn 36,46 / 41,18
468,25 9.98% 252,88 Mn 401,00 / 468,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
0,59 -33.56% 64,93 Mn 0,57 / 0,88
0,47 -20.34% 42,20 Mn 0,46 / 0,58
344,25 -10% 44,95 Mn 344,25 / 344,25
24,86 -9.99% 177,98 Mn 24,86 / 27,38
15,32 -9.99% 1,03 Mr 15,32 / 17,11
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
311,50 1.47% 21,25 Mr 302,50 / 316,25
17,20 1.47% 10,72 Mr 16,77 / 17,32
311,00 1.55% 10,52 Mr 304,00 / 312,75
16,22 -9.99% 9,90 Mr 16,22 / 19,21
2,43 2.53% 7,66 Mr 2,38 / 2,51
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,40 -1.02% 717,63 Mn 19,27 / 19,71
91,70 0.77% 7,18 Mr 89,75 / 93,10
311,00 1.55% 10,52 Mr 304,00 / 312,75
185,00 -3.14% 6,60 Mr 179,90 / 190,90
677,50 -0.88% 3,60 Mr 662,00 / 685,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,40 -1.02% 717,63 Mn 19,27 / 19,71
91,70 0.77% 7,18 Mr 89,75 / 93,10
104,80 -0.38% 627,02 Mn 104,30 / 106,50
118,60 -0.17% 316,99 Mn 117,70 / 119,80
311,00 1.55% 10,52 Mr 304,00 / 312,75
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
19,40 -1.02% 717,63 Mn 19,27 / 19,71
33,70 -0.47% 103,74 Mn 33,14 / 33,90
91,70 0.77% 7,18 Mr 89,75 / 93,10
10,35 -0.77% 191,56 Mn 10,29 / 10,49
69,75 0.94% 286,35 Mn 68,70 / 70,65
Sayfa 2627/2630 İlkİlk ... 1627212725272577261726252626262726282629 ... SonSon
Arama sonucu : 21034 madde; 21,009 - 21,016 arası.

Konu: ...:::vobelıt:::...

  1. https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonom...itecek-2480243
    Çin parası rezerv para olur mu hocam?

  2. #21010
    https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/58165

    -2005 yılında evlenme sayısı 641241 iken,2025 yılında 552237'ye inmiş.

    -2025 yılında boşanma sayısı 95895 iken,2025 yılında 193793'ye yükselmiş.

    Not:Türkiyenin nüfusu 2005 yılında 69 milyon,2025 yılında 86 milyon.

  3. #21011
    Reel sektör şirketlerinin döviz açık pozisyonları artmaya devam ediyor.Merkez Bankasının bugün yayınladığı veriye göre,finansal kesim dışındaki şirketlerin ,Aralık2025 sonu itibariyle döviz açık pozisyonları 188.551 milyar usd'a yükseldi.

    Şirketler yurt içinden 181.080 milyar usd,yurt dışından 124.844,toplam 305.924 milyar usd kredi borcu almışlar.Finansal kesim dışındaki şirketlerin ithalat dahil,döviz cinsinden tüm yükümlülük toplamı ise 372.629 milyar usd'ya yükseldi.

    Merkez bankasının verisi 2 ay geriden geldiği için ,aslında durum daha da vahim.BDDK'nın 13.2.2026 tarihi itibariyle raporuna göre yurt içinden verilen döviz kredileri 203.988 milyar usd'a kadar yükselmiş durumda

    Döviz uzunca bir süredir baskılanırken,TL değerlenirken,fay hattında enerji birikirken siyasi ya da başka tetikleyici bir nedenle döviz kurunda ani bir patlama olursa çoksayıda şirket ayakta kalamama riski ile karşı karşıya gelecek.Ülke ekonomisi için de sistematik risk yaratacak

    Benzeri bir durum 2018 yılında yaşanmış,doğuş holding'ten yıldız holding'e çok sayıda büyük ölçekli şirket döviz cinsinden yükümlülüklerini yerine getiremez hale gelmiş,borçlar bankalarca yeniden yapılandırılıp, uzun vadeli olarak TL kredilere çevrilerek,yüksek enflasyon ortamında para politikası değişikliği ile, derin negatif reel faizlerle, bu borç yüksek enflasyon ortamında eritilmiş,faturayı -bankada TL mevduat tutan halkın birikimleri negatif reel faizlerle eritilerek-,halk ödeyerek bu şirketler kurtarılmıştı.

    https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-45321072

    Reel sektörün döviz açık pozisyonu tarihi rekor olarak en yüksek 2017 yıl sonunda 199.613 milyar doları görmüş,arkasından 2018 yılında TL daha fazla basınca dayanamayarak devalüasyon olmuştu.Şu anda 188.551 milyar dolar dövizde açık pozisyonla o seviyeye çok yaklaşmış tekrar kırmızı bölgeye girmiş durumdayız.Reel sektörün döviz yükümlülükleri ise 2017 yılı sonundaki 325.939 milyar doları aşarak 372.629 milyar dolara yükselmiş durumda.

    Şirketlerin 2018 yılı başı itibariyle döviz açık pozisyonları 199.613 milyar usd'a kadar yükselmişti.Ancak daha sonra dövizin yükseliş trendine girmesi nedeniyle birçok şirket döviz cinsinden borcunu ödeyemedi ve bankalar borçlarını yeniden yapılandırdı.Negatif reel faiz dönemine geçilmesiyle ise şirketlerin döviz cinsinden kredi borçları enflasyonun çok altında faiz oranlarıyla TL kredilere dönüştürüldü ve yüksek enflasyon ortamında TL krediler hızla eritildi.2024 yılı başına gelindiğinde şirketlerin döviz açık pozisyonu 69.739 milyar usd'a kadar inmişti.Bu nasıl oldu;Bankalarda çocuklarının eğitimi,sağlık harcamaları,evlilik,zor günlerde ihtiyaç gibi amaçlarla tasarruflarını bankada tutanların birikimlerinin negatif reel faizlerle yüksek enflasyonda eritilerek şirketlere "servet transferi" yapılarak şirketlerin halk tarafından kurtarılması yoluyla oldu.

    Şimdi bu hikayenin yeniden tekrarını gözlüyoruz.Şirketler döviz kuru baskılandığından ve döviz faizi de çok düşük olduğundan borçlanmalarını yeniden döviz cinsinden yapmaya başladılar ve 2024 yılı başında 69.739 milyar usd'a kadar inen şirketlerin döviz açık pozisyomnları hızla artarak yeniden 188.551 milyar usd'a kadar yükselmiş durumda.
    Umarız bu sefer hikayenin sonu farklı olur,şirketlerin aldıkları risklerin bedelini yine halka ödetmezler.

  4. #21012
     Alıntı Originally Posted by cevdet _060 Yazıyı Oku
    https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonom...itecek-2480243
    Çin parası rezerv para olur mu hocam?
    Kısa vadede dünyanın rezerv parası olamasa da küresel kullanım payının artması beklenebilir.Çin metal borsasının fiziki teslimat temelli olmasının sebebi de bununla bağlantılı.Diyelim Çin yuan ödeyerek suudi arabistandan petrol aldı,anında bu yuan ile Şanghay metal borsasından yuan ödeyerek fiziki altın ya da gümüş satın alabilir.Parasını altına bağlı statüye doğru yol alıyor,bu nedenle altın stoklarını da sürekli artırıyor.

  5. #21013
    https://www.ekonomim.com/kose-yazisi...a-geldi/877871

    Türkiye'de ne oldu da maliyetler Japonya ile eşit noktaya geldi?

    -4 yılda ülkemizde kişi başına gelir 10 bin dolardan 17 bin doların üzerine çıktı. Ancak, bu üretimle değil TL'nin değerlenmesiyle oldu. 4 yıl önce 1000 dolar maaş alan personelimiz şimdi 3 bin dolar alıyor ama alım gücü düşük.Bugün ayda 3 bin dolar maaş alan bir personel, bu gelirle 4 yıl öncenin 1000 doları düzeyinde bir geçim standardını yakalayamıyor.Yani, işçi de durumundan memnun değil, işveren de.

    -Çin'deki ve Almanya'daki KOBİ'er bizimkilerin 20-30 katı büyüklükte. Aynı alanda Almanya'da 5 firma varken Türkiye'de 55 firmayı buluyor. Bu yapı teşvikle de sürdürülemez.

    -Ar-Ge bir kültürdür. O kültürü besleyen eğitim ve zihinsel altyapı gerekir. Kültürel doku bu insan kaynağını üretmeye uygun değilse, gökten para yağdırsanız sonuç alamazsınız.

    -Mesele yalnızca kaynak yaratmak değil, mevcut kaynağı en verimli şekilde kullanmak. Sanayici nasıl verimli olmak zorundaysa kamunun da kaynakları aynı verimlilik anlayışıyla kullanması gerekiyor

  6. #21014
    Güne başlarken:

    Altın:5221 usd/ons

    Gümüş:90.8 usd/ons

    Brent:71.14 usd/varil.



    https://www.cnbc.com/futures-and-commodities/

  7.  Alıntı Originally Posted by deniz43 Yazıyı Oku
    Kısa vadede dünyanın rezerv parası olamasa da küresel kullanım payının artması beklenebilir.Çin metal borsasının fiziki teslimat temelli olmasının sebebi de bununla bağlantılı.Diyelim Çin yuan ödeyerek suudi arabistandan petrol aldı,anında bu yuan ile Şanghay metal borsasından yuan ödeyerek fiziki altın ya da gümüş satın alabilir.Parasını altına bağlı statüye doğru yol alıyor,bu nedenle altın stoklarını da sürekli artırıyor.
    Sn deniz
    Rezerv para olmanın ülkenin ekonomisini zehirlediği, bu nedenle kimsenin istekli olmadığı söylenebilir mi ?
    Günümüzde merkez bankalarının fiyat istikrarından çok. Ülkenin stratejik hedefleri doğrultusunda bir kaldıraç olarak kullanılması fikri öne çıkıyor.
    Böyle bir durumda altın gibi metaller bu işlevin yerini alacak büyüklüğe sahip mi ?

  8. ...:::vobelıt:::...

     Alıntı Originally Posted by deniz43 Yazıyı Oku
    https://www.ekonomim.com/kose-yazisi...a-geldi/877871

    Türkiye'de ne oldu da maliyetler Japonya ile eşit noktaya geldi?

    -4 yılda ülkemizde kişi başına gelir 10 bin dolardan 17 bin doların üzerine çıktı. Ancak, bu üretimle değil TL'nin değerlenmesiyle oldu. 4 yıl önce 1000 dolar maaş alan personelimiz şimdi 3 bin dolar alıyor ama alım gücü düşük.Bugün ayda 3 bin dolar maaş alan bir personel, bu gelirle 4 yıl öncenin 1000 doları düzeyinde bir geçim standardını yakalayamıyor.Yani, işçi de durumundan memnun değil, işveren de.

    -Çin'deki ve Almanya'daki KOBİ'er bizimkilerin 20-30 katı büyüklükte. Aynı alanda Almanya'da 5 firma varken Türkiye'de 55 firmayı buluyor. Bu yapı teşvikle de sürdürülemez.

    -Ar-Ge bir kültürdür. O kültürü besleyen eğitim ve zihinsel altyapı gerekir. Kültürel doku bu insan kaynağını üretmeye uygun değilse, gökten para yağdırsanız sonuç alamazsınız.

    -Mesele yalnızca kaynak yaratmak değil, mevcut kaynağı en verimli şekilde kullanmak. Sanayici nasıl verimli olmak zorundaysa kamunun da kaynakları aynı verimlilik anlayışıyla kullanması gerekiyor
    Sn deniz pandemi sonrası tedarik zincirleri kısalacak hikayesinden sonra , avrupa birliğinin ticaret anlaşmaları ile güney amerikadan, asyaya ticari rakiplerimiz ortaya çıktı. Sizce avrupa birliği neden farklı bir rota izliyor.

Sayfa 2627/2630 İlkİlk ... 1627212725272577261726252626262726282629 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •