Yapay Zekadan....
bu açıklama aslında az önceki "repo ihalelerini durdurma" kararıyla aynı yapbozun ikinci parçasıdır. Merkez Bankası (TCMB) şu an iki koldan savunma hattı kuruyor: Bir yandan piyasadaki TL'yi kısıp faizi yukarı itiyor, diğer yandan da "ABD-İran gerginliği/müdahale" ihtimaline karşı döviz talebini kontrol altına almaya çalışıyor.
"Türk lirası uzlaşmalı vadeli döviz satımı (NDF)" işlemini sizin finansal dilinizle şöyle özetleyebilirim:
1. Fiziksel Döviz Çıkışı Yok (Kasayı Korumak)
Bu işlemde Merkez Bankası piyasaya fiziki olarak "al sana 1 milyon dolar" demiyor. Sadece kağıt üzerinde bir "kur sabitleme" sözleşmesi yapıyor.
Örneğin: Vade sonunda kur, anlaşılan fiyattan yukarı çıkarsa, TCMB aradaki TL farkını bankaya ödüyor.
Amaç: Bankaların veya şirketlerin "eyvah savaş çıkacak, hemen piyasadan dolar toplayalım" demesini engellemek. Onlara "Siz piyasadan fiziki dolar alıp kuru yükseltmeyin, ben size kur farkı garantisi veriyorum" diyor.
2. Döviz Talebini Geleceğe Ertelemek
Sizin müdahale beklentiniz gerçekleşirse dolar fırlayacaktır. TCMB bu hamleyle, o gün oluşacak paniği bugünden "vadeli" olarak yönetmeye çalışıyor. Piyasaya şunu fısıldıyor: "Döviz likiditesini dengeliyorum, panik yapıp spot piyasadan (anlık) dolar alarak kuru oynatmayın."
Bu açıklama, faizlerin düşmesini engelleyen değil, faiz artışı baskısını döviz üzerinden yöneten bir hamledir:
Faiz Yükselişini Destekler: TL uzlaşmalı bu işlemler, aslında piyasadaki TL'nin "değerli" kalmasını hedefler. TL ne kadar kıt ve pahalı (yüksek faizli) olursa, dövize kaçış o kadar az olur.
ÖZETLE: Martta MB dan faiz düşüsü zaten beklemeyin....
Yine yeni şafak-MB faiz savaşı yaşanabilir.


Alıntı yaparak yanıtla


Yer İmleri