-
Ingiltere'de ikonik kirmizi telefon kulubelerini tasarlayan Ingiliz mimar Sir Giles Gilbert Scott’in dogum yildonumu (9 Kasim 1880)
-
Rus sair ve oyun yazari Velimir Khlebnikov’un dogum yildonumu (9 Kasim 1885)

Yildizlara bakmak uzun uzun.
Bir olum hukmu imzalamaktan.
Cok daha hos gelir.
Ciceklerin sesini dinlemek
“Iste Hlebnikov!” diye mirildanan sesini
Bahcede dolasirken
Cok daha hos gelir evet
Beni oldurmek isteyenleri olduren
Tufekleri gormekten
Nicin hicbir zaman
Yonetici olamayacagini
Anladiniz mi simdi.

Per me è molto più piacevole
guardare le stelle
che firmare una condanna a morte.
Per me è molto più piacevole
ascoltare la voce dei fiori,
che sussurrano "È lui"
chinando la testolina,
quando attraverso il giardino,
che vedere gli scuri fucili della guardia
uccidere quelli
che vogliono uccidere me.
Ecco perché io non sarò mai,
e poi mai, un Governante.
-
Italyan ressam Eugenio Da Venezia'nin dogum yildonumu (9 Kasim 1900)
Canale a Malamocco, 1930

Case a Burano 1953
-
Amerikali illustrator ve cocuk kiyaplari yazari Howard Pyle'in olum yildonumu (9 Kasim 1911)
"Sagir adam Robin'in yaklastigini ilk duyan oldu. 'Dinleyin kardeslerim biri geliyor sanki.' Kor adam Robin'i goren ilk kisi oldu, 'Tipki bizim gibi birisi o da kardeslerim, bizim meslekten belli ki.' Dilsiz adam yuksek sesle bagirdi, 'Hos geldin kardesim, yiyecekleri hala kaldirmadik ve sisede hala biraz sarap var, gel bize katil.' "

"The deaf man was the first to hear Robin, for he said, 'Hark, brothers, I hear someone coming.' And the blind man was the first to see him, for he said, 'He is an honest man, brothers, and one of like craft to ourselves.' Then the dumb man called to him in a great voice and said, 'Welcome, brother; come and sit while there is still some of the feast left and a little Malmsey in the pottle.' ”
" 'Sen kim oluyorsun da yuce kralimizin yolunda giden bir gezginin yolunu kesebiliyorsun?' diye sordu sovalye. 'Bu soruyu cevaplamasi zor,' dedi Robin. 'Biri bana kibar der digeri zalim. Biri bana durust der oteki hirsiz. Bir adam baska insanlarin gozunde sekilden sekle giriyor, bin cesit hal aliyor. Bana senin ne gozle baktigin da tamamen sana kalmis. Benim ismim Robin Hood.' "

" 'What are you, friend, to stop a traveler on his most gracious Majesty's highway?' the knight asked. 'That is a hard question,' Robin answered. 'One man calls me kind, another calls me cruel; this one calls me honest, that one calls me a vile thief. How you see me is entirely up to you, for my name is Robin Hood.' ”
-
Bugunku bluetooth ve Wi-Fi'de kullanilan teknolojinin mucidi, Cek-Avusturya kokenli Amerikali aktris Hedy Lamarr'in dogum yildonumu (9 Kasim 1914)


-
Italyan asilli Fransiz sair, yazar ve sanat elestirmeni Guillaume Apollinaire'nin olum yildonumu (9 Kasim 1918)

Cigliktan ipler
Avrupa'yi bastan basa saran can sesleri
Daragacinda asirlar
Uluslari baglayan raylar
Bunun surasinda iki uc kisiyiz
Butun baglardan siyrilmisiz
El ele verelim
Dumanlari tarayan hircin yagmur
Ipler
Orulmus ipler
Denizalti kablolari
Kopruye donen Babil kuleleri
Orumce-Din adamlari
Tek bir bagla birlesen butun sevgililer
Sonra daha SIK orulmus baska baska baglar
Beyaz gun isinlari
Baglar, baglanmalar
Yalniz sizleri uyandirmak icin yaziyorum
Ey duyular, sevgili duyular
Hatıra dusmani
Arzu dusmani
Pismanlik dusmani
Gozyasi dusmani
Hala sevdgim her seye dusman
Ey duyular, sevgili duyular.

Bardagimda sarap, bir alev gibi titriyor.
Bakin kayikci agirdan bir sarki tutturmus.
Ay isiginda yedi kiz gormus, oyle diyor;
Yesil saclari ta topuklarini bulurmus.
Kalkin, turkuler soyleyin, oynayin yan yana;
Kayikcinin sarkisini duymayayim gayri;
Butun sarisin kizlari getirin yanima;
Saclari orulmus durgun bakisli kizlari.
Ren sarhostur, sularina asmalar vuran Ren;
Uzerinde gecelerin altini serili.
Yazi buyuleyen yesil sacli perilerden
Bahseder olu bir ses, son nefesinde gibi.
Bir kahkaha gibi kirilir kadehim birden.
-
Pulitzer Odullu Amerikali sair ve yazar Anne Sexton'in dogum yildonumu (9 Kasim 1928)


Sozcuklere dikkat edin,
olaganustu olanlarina bile.
Cunku olaganustu icin yapabilecegimizin en iyisini yapariz,
kimi zaman sozcukler ari gibi sokarlar
ve bir opucuk birakirlar igne yerine.
Parmaklar gibi degerli olabilir sozcukler
Ve kaya gibi guvenilirdir sozcukler
kiciniza sokarsiniz onlari.
Ama hem papatyalar hem de bereler gibi olabilirler.
Yine de severim sozcukleri.
Tavandan dusen guvercinlerdir sozcukler .
Dizlerimde oturan alti kutsal portakaldir onlar.
Sozcukler agaclardir,
yaz'in bacaklari,
Ve gunes,
ve onun tutkulu yuzu
Ne var ki sozcukler siklikla yaniltir beni.
Soylemek istedigim o kadar cok sey var ki,
Bir suru oykuler,
betimlemeler,
atasozleri, vb.
Ama sozcukler yetersiz kalir,
yanlis olanlari gelip oper beni.
Kimi zaman ucarim bir kartal gibi
ama bir calikusunun kanatlariyla
Yine de sozcuklere dikkat etmeye ve kibar olmaya calisiyorum.
Sozcuklere ve yumurtalara ozenle dokunmali.
Bir kez kirildilar mi olanaksizdir
Onarilmalari.

“Bu beni dehsetli bir ihtiyactan alikoymuyor – hadi soyleyeyim – dinden. Sonra gece disari cikip yildizlari resmediyorum” (Van Gogh’un kardesine yazdigi bir mektuptan)
Sehir yerinde degil,
sicak gokyuzunde bogulan bir kadin gibi
yukselip kayan karasin bir agac disinda,
Sehir sessiz, kayniyor gece onbir yildizla
Ah! yildizli yildizli gece!
Ben boyle olmek istiyorum
Hareket halinde. Her biri canli
Ay bile esniyor turuncu rengiyle
surmek icin cocuklari, bir tanri gibi, gozunden
Yasli ve esrarli bir yilan yildizlari yutuyor
Ah! yildizli yildizli gece!
Ben boyle olmek istiyorum:
Atilip kollarina gecenin canavarinin
o buyuk ejderha tarafindan yutularak
hayatimdan kopmak istiyorum, izsiz isaretsiz
ne bir dans
ne bir aglama.
-
2002 yilinda Kadersizlik romaniyla Nobel Edebiyat Odulunu kazanan Macar yazar Imre Kertesz'in dogum yildonumu (9 Kasim 1929)
"Onlar da istasyondan banyoya gitmislerdi.Bizim gibi onlara da elbise askilari,numaralar ve banyo da nasi davranilacagia iliskin bilgi verilmisti.Iddialara gore berberler de oradaydive onlara da sabun verilmisti.Sonra onlar da borularin ve vanalarin bulundug banyo bolumune girmisleri. Yalniz onlara yukaridan su degil gaz vermislerdi."

"They too had proceeded from the station to the baths. They too had been informed about the hooks, the numbers, and the washing procedure, just the same as us. The barbers were also there, so it was alleged, and the bars of soap were handed out in just the same way. Then they too had entered the bathroom itself, with the same pipes and showerheads, so I heard, only out of these came, not water, but gas."
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri