Yukarıdaki listeden de görüleceği üzere; II. Abdülhamidâ€â•in serveti içinde, han, hamam, köşk, saray, arsa, arazi, çiftlik ve orman gibi hanedana uygun ve miras yoluyla gelmesi muhtemel büyük ölçekli emlakin yanı sıra, birkaç dönümlük küçük arsa ve araziler, fırın, dükkân, kahvehane gibi sıradan insanların sahip olacağı sabit varlıklar da mevcut. Öte yandan, sahip olduğu malvarlığı içinde, Mihalıç, Ağlasun, İzmir, Tire, Akhisar, Nazilli, Keşan, Babaeski, Havza gibi, taşra diyebileceğimiz yerlerde ve İstanbulâ€â•un bazı köylerinde de çiftlik, arazi ve arsaları mevcuttur. Peki, koskoca Osmanlı Padişahı, Payitahtı İstanbulâ€â•u bırakıp da İstanbulâ€â•a bir hayli uzak yurt köşelerinde ne arıyor? Haydi, oralarda mülk edindi diyelim, acaba oralara hiç gidip de arazi ve arsalarını görmüş müdür? Bu arsa ve arazileri eski sahipleriyle pazarlık yaparak mı satın almıştır? Buna elbette ihtimal vermiyoruz. O zaman geriye kalıyor bir tek sebep; o da İrade-i Seniyye ve Emr-i Şahâne! Yani İradem odur ki; buraları benim ve ailemindir anlamına gelen bir ferman!





Yer İmleri