Babasý Düyun-u Umumiye ikinci müdürü Ekrem Bey (Mehmet Ekrem Mualla Saygý) annesi Emine Nevber Haným idi. Kýz çocuk bekledikleri için önceden Mualla adýný belirlemiþlerdi, bebek erkek olunca Fikret adý eklendi. Tam adý Fikret Muallâ Saygý'dýr...
1903’te Ýstanbul’da doðan Fikret Mualla, Saint Joseph ve Galatasaray liselerinde okuduktan sonra, mühendislik öðrenimi için gittiði Almanya’da resme yöneldi, yapýtlarý çeþitli Alman dergilerinde yayýmlandý. 1930’da Türkiye’ye dönen Fikret Mualla, Galatasaray Lisesi ve Ayvalýk Ortaokulu’nda resim öðretmenliði yaptý; Ýstanbul Þehir Tiyatrosu’nda sahnelenen Lüküs Hayat, Deli Dolu, Saz Caz gibi operetlerin kostümlerini çizdi. Yeni Adam dergisi için desenler hazýrlayan sanatçý, Nazým Hikmet’in Varan 3 adlý þiir kitabýný da resimledi. 1936’da bir süre Bakýrköy Akýl Hastanesi’nde tedavi gören sanatçý, daha sonra aðabeydin Dino’nun önerisiyle New York Dünya Sergisi’ndeki Türk Pavyonu’nda sergilenmek üzere 30 kadar Ýstanbul manzarasý yaptý. 1939’da Ses dergisi için çizdiði desenlerden bazýlarý müstehcen bulununca hakkýnda dava açýldý, davadan beraat ettikten sonra Paris’e yerleþti. Savaþ yýllarýnýn bunalýmý, yurt özlemi, alkol tutkusu ve büyük bir sorun halinde yaþadýðý polis fobisi nedeniyle birkaç kez daha tedavi altýna alýnan sanatçý, 1954’te Paris’te ilk kiþisel sergisini açtý, bunu bir yýl sonra ikinci sergi izledi. Çeþitli sanatseverlerin korumasýyla yaþamýný sürdüren Fikret Mualla’nýn 1950’lerin sonunda tanýþtýðý Madam Angles, 1962’de felç olan sanatçýnýn bakýmýný sonuna dek üstlendi. Yapýtlarýnda renkçi ve dýþavurumcu tutumla fovizmin sentezine ulaþan ressam, Paris’in sokaklarýný, kahvelerini ve eðlence yerlerini guvaþ, yaðlýboya, suluboya ile resme aktardý. Resmin temel sorunlarýyla ve akýmlarla bilinçli olarak ilgilenmeyen sanatçý, iç dünyasýnýn etkisiyle, lirik bir anlatým geliþtirmiþti.
Resimleriyle olduðu kadar trajik yaþamýyla da izler býrakan ressam Fikret Mualla 20 Temmuz 1967’de Fransa’da öldü ve Paris Kimsesizler Mezarlýðý’na gömüldü.
Fikret Mualla’nýn kemikleri 1974’te yurda getirilerek Karacaahmet Mezarlýðý’na gömüldü. Paris’te açýk artýrmaya çýkarýlan resimleri devletçe satýn alýnarak Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde bir Fikret Mualla Salonu oluþturuldu.
Fransa da bir otel odasýnda ölmüþtür son sözü, resepsiyonu arayýp resepsiyoniste ; " Acaba kim olduðumu bana söyleyebilir misiniz? " olmuþtur…
Resepsiyonist cevabý ; " Efendim bu saat için uygun bir soru deðil bu " olmuþtur ...
Yer Ýmleri