Aziziye tabyasýna rus askerinin girdiði haberi gelince, çocuklarýný evde býrakýp ölümü pahasýna tabyaya koþan Erzurum halkýnýn örnek kadýný NENE HATUN
Tabyayý koruyan Türk askerlerini öldürdüler. Arkadan gelen Rus askerleri, hiçbir mukavemetle karþýlaþmaksýzýn tabyayý ele geçirdiler. Baskýndan yaralý olarak kurtulmayý baþaran bir er, þehir merkezine ulaþýp kara haberi Erzurum'lulara ulaþtýrdý. Sabah ezanýndan hemen sonra minarelerden þehir halkýna duyuru yapýldý. "Moskof askeri Aziziye Tabyasý'ný ele geçirdi."
Bu haber, Erzurum halký tarafýndan, vatan savunmasý için emir telakki edildi. Silahý olan silahýný, olmayanlar; balta, týrpan, kazma, kürek, sopa ve taþlarý ellerine alarak Tabya'ya doðru koþmaya baþladý. Kadýn - erkek tüm Erzurum halký yollara dökülmüþtü. Koþanlar arasýnda, erkeði cephede çarpýþan bir taze gelin de vardý. Aðabeyi bir gün önce cepheden yaralý olarak gelmiþ ve kollarýnda can vermiþti . Üç aylýk bebeðini emzirmiþ, "Seni bana Allah verdi. Ben de O'na emanet ediyorum." Diyerek vedalaþtýktan sonra birkaç saat önce ölen aðabeyinin kasaturasýný alarak sokaða fýrlamýþtý.
nene hatun
Erzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyasý'na doðru koþuyordu. Tabyaya yerleþmiþ olan Rus askerleri, gelenlere yaylým ateþi açtý. Ön sýradakiler o anda þehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir kararlý ve hýzlý olarak ileri atýldýlar. Demir kapýlar kýrýlýp içeri girildi. Boðaz boðaza bir savaþ baþladý. Mükemmel silahlarla donanmýþ Moskof ordusu, baltalý - týrpanlý, taþlý - sopalý eðitimsiz halk karþýsýnda ancak yarým saat tutunabildi. 2300 Moskof öldürülüp, Tabya geri alýndý. Türkler, 1000 kadar þehit vermiþlerdi.Hemen yaralýlarýn tedavisine baþlandý.
Nene Hatun da yaralýlar arasýndaydý. Fakat o yarasýna aldýrmýyor, evindeki bebeðini unutmuþ, diðer yaralýlarýn kanýný durdurabilmek, yaralarýný sarmak için çýrpýnýyordu. Nene Hatun böyle bir ortamda tanýndý ve saygý ile sevildi. O'nun, vatan için gece baþlayan mücadelesi, tüm düþman Erzurum'dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum'un her karýþ topraðýnda cephane taþýyarak, yaralýlara hemþirelik yaparak, yemek piþirerek, su daðýtarak, hizmetten hizmete koþarak destanlaþtý. Gazi Ahmet Muhtar Paþa'nýn zaferinde Nene Hatun'un ve O'nun vatan aþkýný paylaþan sivil insanlarýn da payý vardý.
Savaþtan sonra da Nene Hatun, destan kahramanlarýna yaraþýr bir asaletle yaþadý. Kendisini ziyaret eden NATO'da görevli Amerika'lý subayýn bir sorusuna: "O zaman vazifemi yapmýþtým. Bu gün de ilerlemiþ yaþýma raðmen ayný hizmeti, daha mükemmeliyle yapacak güç ve heyecana sahibim." cevabýný vermiþti. Savaþ sýrasýnda yirmi yaþýnda olan Nene Hatunun Çanakkale Savaþýnda oðlu þehit olmuþtur. 1955 yýlýndaki Anneler Gününde "anneler annesi" seçilen Nene Hatun, ayný sene doksan sekiz yaþýnda vefat etti. Bir kahramanlýk sembolü olarak tanýndý. Ömrünün son demlerini, "Üçüncü Ordu'nun Annesi" olarak geçirdi.






Alýntý yaparak yanýtla







Yer Ýmleri