Ordu ile Giresun arasýnda 18. yüzyýldan beri yaþanan müstakil sancak olma mücadelesinde kullanýlan idari haritalardan biri
Ýlave bilgi: Bu rekabet sonucunda 1920 yýlýnda nihayet Ordu ayrý bir sancak haline getirilir.
Ve halen geçmiþe dayanan bu rekabet her alanda gizliden gizliye devam etmektedir.
Hele Ordu-Giresun maçý bir olursa,
Helede biri küme düþme hattýnda olursa... tirübünler seyretmeye deðerdir...![]()
Alman ordusunun belkemiði olan SdKfz 251 zýrhlý personel taþýyýcýlarý tarafýndan desteklenen ''Schnelltruppen'' birlikleri, Rusya'da bilinmeyen bir köyde yanmakta olan bir eve doðru harekete geçerken, Haziran/Temmuz 1941.
Rus ordusu, neredeyse 2900 km boyunca gerçekleþen Bliztkrieg savaþýna tamamen hazýrlýksýz yakalanmýþlar ve saldýrýnýn ilk dönemlerinde (1941 yazý) korkunç kayýplar vermiþlerdir.
Bunda, fotoðrafta görüldüðü gibi Alman birliklerinin düþmana oranla daha iyi mobilize olmalarý önem taþýmaktaydý. Çok hýzlý ilerleyen Alman ordusu, Ruslarý hava ve kara kuvvetlerinin koordineli saldýrýlarý ile Moskova önlerine kadar kýsa sürede itmiþtir.
Bir haftada Alman ordusu, 321 km ilerlemiþ, 4000 uçaðý yok etmiþ ve 600.000 düþman askerini öldürmüþ, yaralamýþ veya esir almýþtýr.
Aralýk 1941'de ise, Alman ordusu Moskova önlerine gelmiþti
Vietnam Savaþý'nýn insani boyutunun ABD'ye bedeli:
1975 yýlýndaki geri çekilmeye kadar Vietnam'da toplam 2.594.000 Amerikan askeri personeli görev yaptý.
Savaþ sýrasýnda 58.220 Amerikan askeri hayatýný kaybetti, 153.303 asker yaralandý, 1643 asker ise kayboldu.
Yaralanan askerlerden 23.214'ü tamamen engelli hale geldi. Ülkeye dönen askerlerden 700.000'i savaþ travmasý yaþadý.
Doðrudan ya da dolaylý olarak bu travmadan etkilenerek intihar eden asker sayýsýnýn ise 70.000-300.000 arasýnda olduðu tahmin ediliyor.
Polonya’da Çekilmiþ bir fotoðrafýn hüzünlü Hikayesi
Aþaðýdaki fotoðrafta, Amerikan belgesel yapýmcýsý ve fotoðrafçý Julien Bryan, ablasýný Varþova yakýnlarýndaki bir arazide çalýþýrken Alman hava kuvvetlerinin saldýrýsý sonucu kaybeden 10 yaþýndaki Kazimiera Mika’yý teselli etmeye çalýþýyor.
Julien Bryan 13 Eylül 1939 tarihli fotoðrafýnýn hikayesini þöyle anlatýyor: “Kasabanýn kenarýndaki küçük bir alanda dolaþýrken trajik bir olaya tanýk olmak için yalnýzca birkaç dakika geç kalmýþtýk fakat bu hepsinden daha inanýlmazdý.
7 kadýn tarlada patates topluyordu. Ýlçelerinde un kalmamýþtý, bir þeyler yiyebilmek için bunu yapmak zorundaydýlar. Aniden iki Alman uçaðý gökyüzünde belirdi ve 200 metre uzaðýmýzdaki bir eve 2 bomba býraktýlar. Evde bulunan iki kadýn hayatýný kaybetti. Patates toplayan kadýnlar uçaklar tarafýndan farkedilmemeyi umarak yere uzandýlar. Uçaklar uzaklaþtýktan sonra patates toplamaya devam ettiler. Yiyecek bulmak zorundaydýlar.
Ancak uçaklar görevlerini bitirmediklerini düþünüyorlardý. Birkaç dakika sonra uçaklar geri döndü ve yere 200 metre yükseklikten uçarak tarlada çalýþan kadýnlarý makineli tüfek ateþiyle biçtiler.
Tarladan çalýþan 7 kadýndan 2’si öldü, geriye kalanlar kaçtýlar.
Ben cesetlerin fotoðraflarýný çekerken küçük bir kýz koþturmaya baþladý ve ölülerden birinin baþýna gelip durdu.
Öldürülen kadýn küçük kýzýn ablasýydý. Küçük kýz daha önce ölümle yüzleþmemiþti ve ablasýnýn neden kendisiyle konuþmadýðýný anlamýyordu.
Çocuk þaþkýnlýk içinde bize baktý. Kolumu ona uzattým ve sýkýca sarýlarak onu rahatlatmaya çalýþtým. Aðladý.
Benimle birlikte olan iki Polonyalý memur ve ben birbirimize öylece baktýk.
Yapabileceðimiz hiç bir þey yoktu.
Olay sýrasýnda küçük bir kýz olan Kazimiera Mika 2010 yýlýnda “Varþova’da bir Amerikalý” isimli sergide.
Son düzenleme : metin; 24-11-2017 saat: 04:09.
Bergen Belsen ölüm kampý yolunda yürüyen çocuk 16 nisan 1945
Alman askerî yetkilileri 1940’ta Almanya’da Celle’nin 18 kilometre kadar kuzeyinde bulunan Bergen ve Belsen adýndaki küçük kasabalarýn güneyinde Bergen-Belsen kampýný kurdu. Bergen-Belsen tesisi, faaliyette bulunduðu süre içinde farklý zamanlarda kurulan birkaç kamptan oluþuyordu. Üç ana kamp bulunmaktaydý: Savaþ esiri kampý, “ikamet kampý” ve “esir kampý”. Bergen-Belsen, 1943’e kadar sadece savaþ esiri kampýydý. Bergen-Belsen kampý, faaliyette bulunduðu sürece Yahudileri, savaþ esirlerini, siyasi mahkûmlarý, Romanlarý (Çingeneler), adi suçlularý, Yehova Þahitleri’ni ve eþcinselleri barýndýrdý.
1944 sonlarý ve 1945 baþlarýnda Müttefik Kuvvetler ilerlerken, Bergen-Belsen cepheye yakýn kamplardan tahliye edilen binlerce Yahudi esir için bir toplama kampý hâline geldi. Çoðunluðunu yayan olarak tahliye edilmeye zorlananlarýn oluþturduðu binlerce yeni esirin gelmesiyle, kampýn kýsýtlý kaynaklarý tükendi.
1945’in baþlarýnda aþýrý kalabalýk, yetersiz saðlýk koþullarý, gýda, su ve barýnak eksikliði yüzünden tifüs, verem, dizanteri gibi salgýn hastalýklar baþ gösterdi. Yýlýn ilk birkaç ayýnda binlerce esir öldü.
Artýk ölenlerin gömülmesi için bile insan gücü bulunamaz hale geldi. Ölenler kamp yolunun etrafýna geliþi güzel býrakýlmaya baþlandý.
15 Nisan 1945’te Ýngiliz Kuvvetleri, Bergen-Belsen kampýna girdiðinde, çoðu aðýr hasta yaklaþýk 60 bin esir buldu. Tedavi edilemeyecek kadar hasta 13.000 eski esir, kampýn kurtarýlmasýndan sonra öldü. Ýngiliz Kuvvetleri Bergen-Belsen’in tahliyesinden sonra tifüs salgýnýný önlemek için kampý yaktý.
Faaliyette bulunduðu süre içinde Bergen-Belsen kampýnda yaklaþýk 50.000 kiþi öldü. Ölenlerin çoðu Yahudiydi. Ýngiliz iþgal yetkilileri, kurtarýlmanýn ardýndan yerlerinden edilmiþ insanlar için, yakýndaki bir bölgede 12.000’den fazla kiþiye ev sahipliði yapan bir kamp kurdu.
Yer Ýmleri