Hindistan'da 4 yýl süren büyük kuraklýða raðmen Ýngiliz sömürge yönetimi gýda ihracatýna devam edince açlýktan 8 milyon insan öldü 1876-1879
Hindistan'da halen devam eden tarým politikasýna göre tarým þirketlerince, fakir köylülere iþleyecekleri topraðýn geniþliðine göre belli miktarda tohumluk verilmekte, buna karþýlýk belli miktarda ürün istenmektedir. Köylüler taahhüt edilen ücreti ancak taahhüt ettikleri ürünü verdikleri takdirde almaktadýrlar.
Sýk sýk meydana gelen doðal afetler yada rekolte düþüklüðü durumunda aileler büyük sýkýntýya girmektedir.
Çünkü eksik ürün teslim edilmesi durumunda kesilen ceza ürün fiyatýnýn 3 misline kadar çýkabilmektedir.
Günümüzde dahi sýrf bu nedenle, ailesini geçindiremeyen yüzlerce çiftçi intihar etmektedir.
O dönemde de Ýngiliz sömürge yönetimi, açlýðýn hafifletilmesinin uygunsuz olacaðý ve tembelliði teþvik edeceðini, ayný zamanda her yýl benzeri beklentiler oluþacaðýný öne sürdü..
Bazý yöneticiler ise, Thomas R Malthus'un, açlýklarýn doðanýn nüfus kontrolü için bir yolu olduðuna ve Ýngiliz hükümetinin müdahale etmemesi gerektiði þeklindeki teorisini savundu.
Ýngiliz hükümeti, Hindistan'da büyük kýtlýk sürerken, gýda ürünlerinin ihraç edilmesi politikasýný sürdürdü. Çünkü onlara göre bu ürünler verdikleri tohumlarýn karþýlýðý olan kendi ürünleriydi.
Fakirlik, açlýk, sefalet ve hastalýklar köyler ve aileleri yok etti. Bazý çiftçiler ve aileleri, bu 4 yýllýk dönemde travma ve açlýktan intihar ettiler.
Ebeveynler, çocuklarýnýn yiyeceklerin geri kalan kýsýmlarýný yiyebilmesi için kendilerini öldürdüler.
Ýngiliz sömürge yönetimi, yerel yöneticilerin baskýsýyla, terk edilmiþ veya ailesi intihar etmiþ çocuklar için büyük bakým evleri açmak zorunda kaldý..
ÝLAVE NOT: Son yýllarda ekonomik bir süper güç olma yolunda ilerleyen, 1,2 milyardan fazla nüfusa sahip Hindistan’da þehirleþme ve biliþim teknolojileri için verilen teþviklere tarým sektöründeki gerileme eþlik ediyor.
Hint tarýmý, Dünya Bankasý ve IMF reçeteleriyle Dünya Ticaret Örgütünün çarkýna sokuldu ve Hindistan’ýn tohum sektörü Dünya Bankasý’nýn yapýsal reformlarýyla dev þirketlere açýldý. Artýk çiftçilerin hangi ürünleri yetiþtireceðine onlar karar veriyorlar. Artýk bu ülkede 6 saatte bir, çiftçilerden biri intihar ediyor
1997 – 2007 arasýnda intihar eden çiftçilerin sayýsý Ýçiþleri Bakanlýðý’na baðlý Ulusal Suç Kayýtlarý Bürosu (NCRB) verilerine göre 182 bin 936.
Günümüzde bu sayý 250.000 i geçmiþtir sanýrým.
Stanisław Chlebowski'nin "Varna'da kral II.Wladyslaw'ýn öldürülmesi", adlý tuval üzerine yaðlýboya tablosu.
Orjinal tablo Krakow'daki Ulusal Müzededir
10 Kasým 1444 tarihinde, Papalýk önderliðinde Macar, Leh, Eflak ve çeþitli Balkan milletlerinden oluþan, Kral I. Ulászló komutasýndaki Haçlý ordusu ile II. Murat önderliðindeki Osmanlý ordusu arasýnda bugünkü Bulgaristan'ýn Varna þehri yakýnýnda yapýlmýþ bir savaþtýr.
Haçlý ordusuyla Osmanlý ordusu, Varna'da karþý karþýya geldi. Haçlý ordusu, savaþýn baþlangýcýnda üstün duruma geçti. Ancak, Macar Kralý II.Wladyslaw'ýn Osmanlý okçularý tarafýndan öldürülmesinden sonra, Haçlý ordusu daðýldý ve aðýr bir yenilgi aldýlar
Birinci Balkan Savaþý sýrasýnda Edirne yakýnlarýndaki savaþ alanýnda þehit olmuþ bir Türk redif askeri 24 Ekim 1912
Fotoðrafta yer alan askerler Bulgar askeri. Sedyeyi önden tutan ise Osmanlý askeri.
Sanýrým Esir düþen askerlerden biri.
Fotoðraf savaþ sonrasý yenilerek geri çekilen Osmanlý ordusundan sonra bölgedeki cenazeler toplanýrken çekilmiþ.
Yer Ýmleri