Artan
Azalan
Ýþlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
119,90 10% 1,16 Mr 110,30 / 119,90
3,63 10% 501,00 Mn 3,31 / 3,63
8,14 10% 2,47 Mr 7,54 / 8,14
53,90 10% 982,81 Mn 47,32 / 53,90
34,80 9.99% 91,16 Mn 34,80 / 34,80
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
2,90 -9.94% 955,51 Mn 2,90 / 3,13
1.353,00 -9.68% 284,03 Mn 1.349,00 / 1.508,00
7,81 -8.12% 11,40 Mn 7,80 / 8,01
21,92 -7.74% 421,11 Mn 21,42 / 24,44
269,25 -7.16% 258,51 Mn 268,25 / 290,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
329,00 3.7% 35,57 Mr 317,75 / 335,00
3,14 2.61% 34,03 Mr 3,03 / 3,32
39,30 4.86% 15,25 Mr 37,14 / 39,36
15,11 4.64% 14,63 Mr 14,36 / 15,11
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,42 4.52% 1,50 Mr 18,28 / 19,42
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
414,00 0.73% 8,67 Mr 407,00 / 417,50
196,70 2.45% 9,71 Mr 189,40 / 197,60
765,00 2.55% 4,53 Mr 742,50 / 770,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,42 4.52% 1,50 Mr 18,28 / 19,42
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
95,55 2.52% 697,12 Mn 92,75 / 95,95
118,70 2.33% 332,28 Mn 114,90 / 119,30
414,00 0.73% 8,67 Mr 407,00 / 417,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,42 4.52% 1,50 Mr 18,28 / 19,42
32,04 3.96% 257,43 Mn 30,62 / 32,14
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
10,95 2.34% 240,15 Mn 10,71 / 10,95
80,10 -1.6% 845,03 Mn 78,55 / 82,95

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 150/178 ÝlkÝlk ... 50100140148149150151152160 ... SonSon
Arama sonucu : 1419 madde; 1,193 - 1,200 arasý.

Konu: Tarihte Bugün

  1.  Alýntý Originally Posted by D R A G O N Yazýyý Oku
    Azeri kardeþlerimizin kadirþinaslýklarý gerçekten takdire þayan.Bu arada, Ruslarýn da bu yardýmlara göz yummalarý baya ilginç geldi bana. Sizin yorumunuz nedir Metin Bey?
    Esir kampýna atanan komutanlarýn karakterine göre, esirlere yaklaþým zaman zaman farklýlýk göstermiþtir.
    Ayrýca Ruslarda rüþvet oldukça yaygýn ve aleni durumdadýr..
    Bu komutanlar arasýnda;
    Boþ ahþap binadan ýsýnmak için 2 tahta parçasý kopardýlar diye tüm Tük esirleri 2 gün aç býrakan da olmuþtur.
    Meryem Atmaca Hanýmefendinin giriþimleri ile 10.000 altýna 1.800 esiri serbest býrakan da olmuþtur.
    Kalben takdir etmek gerekir ki Azerbaycan'daki Cemiyet-i Hayriye insan üstü gayretlerle çalýþmýþtýr.
    Çünkü Rus milliyetçiliðinin temellerinden biri Türk düþmanlýðýdýr.
    Bu düþüncelere sahip Ruslarý, para ile bile olsa ikna edip binlerce Türk'e yardým edebilmek kolay iþ deðildir.
    Bunlarla ilgili örnek paylaþýmlarým da olacak.

  2. Nargin Adasý-9

    Yine ayný dönemlerde Nargin Adasý’ndan Türk esirlerinin kaçýrýlmasý amacýyla birçok giriþimler olmuþtur.

    Kafkasyalý Türk gençleri tarafýndan kurulan “Kafkasya Müslüman Talebeleri Komitesi” bizzat Türk esirlerin kaçýrýlmasý faaliyetlerine iþtirak etmiþ , birçok esir kaçýrma olayýnda, Cemiyet-i Hayriye ile birlikte çalýþmýþtý.


    Azerbaycanlý Türk hanýmlardan bazýlarý da, özellikle adadan kaçýrýlan Türk esirlerinin çeþitli ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasý konusunda büyük hizmetler görmüþlerdir.


    Azerbaycan milli burjuvazisinin önde gelenlerinden birisi olan Murtaza Muhtarov’un adadan Türk esirlerinin kaçýrýlmasýnda önemli rol oynadýðýna dair bilgiler de mevcuttur.
    Kafkasya Müslüman Talebeleri Komitesi’nin üyelerinden biri olan Seyitli Mir Aziz, Türk esirlerinin Nargin’den kaçýrýlmasýyla ilgili bir olayý þöyle anlatmaktadýr :


    “Gece yarýsý, ada açýklarýnda pusuda duran teþkilatýmýzýn kayýklarý, lamba iþaretleri üzerine adaya yanaþarak sessizce birkaç esiri kaçýrdý. Baþka bir gün 16 zabit kaçýrýldý.
    Ruslar Zig Burnu’nda baðlanan kayýðý çevrilmiþ buluyorlar.
    Bunun üzerine ayný gün Rus gazeteleri sevinçli bir haber veriyorlardý:


    “ Bu gece Nargin Adasý’ndan 16 Türkiye zabiti kaçmak teþebbüsünde bulunmuþ ise de fýrtýnanýn þiddetinden kayýklarý çevrilmiþ ve kendileri de boðulmuþlardýr. Kayýk Nargin açýklarýnda bulunmuþtur.”

    Halbuki firari zabitler, Cemiyet-i Hayriye’nin “Ýsmailiye” binasýnda istirahat etmekte idiler. Demek ki kaçýrýlanlarýn izini Hazar Denizi yutmuþtu.


    ” Nargin’den kaçýrýlan Türk esirler, genellikle Bakû’den Ýran’a geçiriliyor, Tebriz yolu ile Anadolu’ya gönderiliyorlardý. Bunun için þehirli, köylü her Azerbaycan Türk’ü üzerine düþen hiçbir fedakârlýktan kaçýnmýyorlardý.
    Mesela kaçýrýlarak Karabað’a getirilen Türk esirlere, burada en güzel ve güçlü atlar hediye edilmiþ, böylece daha rahat kaçmalarý saðlanmýþtýr.

    Fakat, Azerbaycan Türklerince yapýlan, gerek bu yardým faaliyetleri gerekse adadan Türk esirlerinin kaçýrýlma olaylarý, Rus makamlarý rahatsýz etmiþtir. Cemiyetlerin çalýþmalarý kýsýtlanýrken, zaten mahkeme kararýyla adaya girip çýkabilen ve þahsi olarak yardým faaliyetlerinde bulunan kiþiler de engellenmiþ, hatta bunlardan bazýlarý öldürülmüþtür.

    Türk subaylarýnýn bir kýsmý, bu kaçýrýlma olaylarýndan sonra Nargin Adasý’ndan alýnarak daha uzak bölgelerdeki kamplara nakledildiler.

  3. Nargin Adasý-10

    Kafkas Müslümanlarý ve Azerbaycan Türklerinin organizasyonlarý ile Nargin adasýndan kaçýrýlan Türk subaylarýndan biride Vecihi Hürkkuþ‘ tur.


    Vecihi Hürkuþ, 1917 sonbaharýnda Kafkas cephesine, 7. Tayyare Bölüðü’ne atandý. Orada bir uçak düþürerek Kafkas Cephesinde uçak düþüren ilk Türk tayyarecisi oldu.


    Hava savaþýnda yaralanarak düþünce uçaðýný yakarak Rus’lara esir oldu.
    Esir olarak Hazar Denizi’ndeki Nargin adasýna gönderildi.
    Bir süre sonra Azeri Türklerinin yardýmý ile adadan kaçtý.
    Birlikte kaçtýðý bir arkadaþýyla Erzurum’a kadar Azerbaycan Türklerinin yardýmlarý ile geldiler..

  4. Nargin Adasý-11

    1917 yýlý Kasým ayýnda; Rusya’daki Türk esirleri hakkýnda bilgi toplamak ve onlarýn yurda döndürülmesini saðlamak amacýyla Hilal-i Ahmer tarafýndan görevlendirilen Yusuf Akçura da Rusya’daki Türk esirlerinin ihtilaldan sonraki durumlarý hakkýnda bilgi verirken Nargin Adasý’ndan, “Yýlan Adasý” olarak bahsedip, Çarlýk döneminde buradaki Türk esirlere karþý çok kötü muamele edildiðini, Bolþevikler döneminde ise kurulan yeni idarelerin inisiyatifine göre her yerde farklý muameleler uygulandýðýný bildirmiþtir.


    Yusuf Akçura, Rusya'daki Türk esirlerinin ihtilâldan sonraki durumlarý hakkýnda þu bilgileri vermiþtir:

    "Çarlýk zamanýnda bazý mahallerde hayat ve sýhhatleri þöyle temin olunmuþ ise de bazý mahallerde teshin edilmemiþ, vagonlarda günlerce kilitli býrakýlarak dondurulup öldürüldükleri de vaki olmuþtur.


    Ýnkýlâptan sonra birbirini vali eden, birbirinin yanýnda teþkil eden muhtelif hükümetlerin muameleleri muhtelif olduðu gibi, ayný hükümet de bile ayný muamele devam edip gitmemiþtir.
    Osmanlý üserasýna edilen muamele-i þiddetkâranenin azamisi, muhtelif membalardan alýnan haberlere, ezcümle Danimarka Salib-i Ahmeri tarafýndan gönderilmiþ Kastenskiyold Larsay Heyeti'nin meþhudatýna nazaran Cenubî Kafkasya'da Kars, Ardahan, Erivan nahiyesiyle Yýlan Adasý'nda reva görülmüþ efrattan olan üseraya en mühsif muamele ise Sovyetler Cumhuriyeti tarafýndan yapýlmýþtýr.


    Bolþevikler hemen her tarafta nefer esirleri serbest býrakmýþlardýr. Üsera karargâhlarýnda nefer ve zabit farkýný kaldýrarak, efradýn zabitana hidmetkârlýðýný men etmiþlerdir."

  5. Nargin Adasý-12

    Yusuf Akçura'nýn bahsettiði olayý Ýsveç kýzýlhaç yetkilisi gözünden okuyalým..
    Sarýkamýþ’ta esir edilen Türk askerlerini Ýsveç Salib-i Ahmer Murahhasý Graf Londrof þöyle tarif etmiþti.


    “Ýzdihamdan, kokudan yanlarýna varýlmayan, kapýlarý kilitli ve içerisi týka basa Osmanlý esirleri ile dolu büyük bir tren 1915 Ocak ayýnýn sonunda Sirzan istasyonuna geldi. Ýçindeki esirler, insan kýlýðýndan çýkmýþ, açlýktan renkleri sararmýþ, yanaklarý çökük, elmacýk kemikleri dýþarý fýrlamýþ, kýmýldayamayacak þekilde yorgun ve kuvvetten düþmüþ, elbisesiz, ayaklarý çýplak, kâinatta mevcut bütün bulaþýcý hastalýklarla müptela bir haldeydi. Bu feci manzara insanlarýn yüzlerini kýzartacak ve kalplerini sýzlatacak derecedeydi.”

  6. Nargin Adasý-13

    Nargin Adasý’nda sadece Türk esirler deðil diðer esirlerin durumu da çok kötüydü.


    Ýsveç Konsolosluðu’nun 28 Kasým 1917 tarihinde, Ýsveç Büyükelçiliði’ne göndermiþ olduðu raporda, bu konunun üzerinde durulmuþ ve adadaki esirlerin durumunun bir an önce düzeltilmesi için giriþimlerde bulunulmasý gerektiði bildirilerek, þu bilgiler verilmiþti:

    “Bakû’de Nargin Adasý’nda esirlerin durumu çok kötüdür. Burada çalýþan memura yaþam þartlarýný iyileþtirmesi için emir verilmiþ, fakat bir þey yapýlmamýþtýr. Hatta Ýsveç Konsolosu bu durumu görmüþ ve düzeltmeye çalýþmýþsa da elinden fazla bir þey gelmemiþtir.”




    Ýþte adadaki esirlerin durumu hakkýnda gerek gazetelerde çýkan çeþitli haberler, gerekse adaya çeþitli vesilelerle gidenlerin görmüþ olduklarý bu manzaralar karþýsýnda Bakû Þehir Dumasý çeþitli fýrka ve millet temsilcilerinden bir “Tahkik Komisyonu “ oluþturarak Nargin Adasý’na göndermiþtir.


    Bu komisyonda Sovyet ve Danimarka heyetleri, bir Alman Doktoru, bir hemþire, Hümmet Fýrkasý adýna Neriman Nerimanov, Abdülbaki Mehmedov, Muhtaçlara Kömek Cemiyeti adýna Aða Mehmed Ýbrahimov ve Türk esirlerinin koruyuculuðunu üzerine alan Bakû Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi temsilcisi olarak da Mürselov bulunmaktaydý.
    Komisyonun, adadaki incelemeleri ve gözlemleri hakkýnda Açýk Söz gazetesi þu bilgiler vermiþti:


    “Cezirede yaþayan insanlarýn dehþetli durumunun izlerini gören komite azalarý hüngür hüngür aðlamaktan kendilerini alamamýþlardý. 400 kiþi yerleþtirilecek hastanede 1200 kiþi hasta esirler balýk gibi birbirlerinin üstüne dökülmüþ, kimisi can veriyor, kimisi “efendim su” kimisi “efendim yemek” diye baðýrýyorlar. Bir taraftan ise o gün ölmüþ 40 esir ayný yek diðerinin üzerine yýðýlýp durmuþtur. Günde 40 kadar esir açlýktan, susuzluktan, soðuktan ölüyor. Üstlerinde giyecekleri, yakmaya yakacaklarý yok. Birçoklarý baþlarýnýn altýna ker*** koymuþlar. Kuru tahta üstünde yatmaktan bir çoklarýnda büyük yaralar meydana gelmiþtir.”

    Bu komitede bulunan ve ayný zamanda Hümmet Partisi’nin baþkaný olan Neriman Nerimanov da yapýlan incelemelerin sonucunu bir rapor halinde Þehir Dumasý’na sunmuþtur.

    Daha sonra Nerimanov adada 700 kadar seksen yaþýnda, bitmiþ bir halde yaþlý kiþilerin, 2 yaþýndan 15 yaþýna kadar körpe çocuklarýn bulunduðunu ve bunlarýn hepsinin Kafkasya cephesinden geldiklerini bildirerek, sözlerini þu cümlelerle tamamlamýþtýr:

    “ Burasý bir cezire deðil, makberdir. Öyle bir makberdir ki bin kadar adem kenarýnda oturup, növbesini bekliyor. O yerlerde böyle bir növbeye hazýrlanýyorlar.”


  7. Nargin Adasý-14

    Bu olaylar üzerine adaya gelen Kýzýlhaç yetkilileri esirlerin durumunu görmüþ ve Rus makamlarýna þikâyette bulunarak, gerekli önlemlerin alýnmasýný istemiþlerdi.


    Yine Azerbaycan gazetelerinde Türk esirlerin nakledilmeleri esnasýnda yüzlerce Türk esirinin havasýzlýktan, açlýktan ve hastalýktan öldüðü ve adadaki esirlerin çok kötü þartlar içerisinde bulunduðuna dair haberler etkisini göstermiþtir. Bunun üzerine Çar II. Nikola’nýn dayýsý ve Rus Kýzýlhaç Teþkilatý Baþkaný Prens Oldenburg, konuyla ilgilenmek ve bazý tedbirler almak durumunda kalmýþ ve tepkileri yatýþtýrmak için kamuoyuna bazý açýklamalar yapmak gereðini hissetmiþtir.

    12 Ocak 1915 tarihli Ýkdam gazetesinin yazdýðýna göre; Prens Oldenburg, Türk esirlerinin çok kötü þartlarda bulunmalarýndan rencide olduklarýný, bunun için lazým gelen yerlere emir vererek, Türk esirlerine eziyet edilmemesi, vagonlarla nakilleri sýrasýnda geçirilen istasyonlarda esirlerin indirilerek hava aldýrýlmasý ve isterlerse kendileri için yiyecek almalarýna engel olunmamasý hususunda gerekli hassasiyetin gösterilmesini istemiþtir


    Bu haberler ve þikayetler sonucunda, Prens Oldenburg , Nargin Adasý’ndaki esirlerin de durumunu teftiþ için Bakû’ye gelmiþtir. Bakû’daki Rus Kýzýlhaçý temsilcisi tarafýndan adadaki esirlerin içler acýsý durumu ile ilgili olarak Oldenburg’a brifing verilmiþ ve bizzat kendisi de esirlerin bu feci durumunu gözlemlemiþtir

    Not: O dönem hastane olarak kullanýlan Ýsmailiyye binasý.

    Prens Oldenburg Bakû’de iken, Bakû Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi ‘nin hastanesinde de incelemelerde bulunmuþtur. Prens, hastalara hiçbir ýrk ve din farký gözetmeksizin bakan doktorundan hastabakýcýsýna kadar hepsi Türk olan bu hastane yöneticilerinin ve çalýþanlarýnýn azminden ve hizmetinden etkilenmiþtir. Hatta kaderin garip bir tecellisi olsa gerek, hastanede Ermeni hastalarýn da yattýðýný ve bunlarýn bile Türk doktorlarýndan ve hastanesinden memnun olduklarýný görünce Prens Oldenburg, hastane idaresi ve çalýþanlarýný bu azimleri ve hizmetlerinden dolayý kutlamýþtýr.

    Prens Oldenburg’un, bu inceleme ve gözlemlerinden sonra, esirlerin durumunun düzeltilmesi yolunda bir takým giriþimlerde bulunduðu anlaþýlmaktadýr. Ancak bu çabalar Nargin’deki esirlerin durumunu iyileþtirmediði gibi, verilen direktif ve talimatlarýn bölgedeki Rus idareciler tarafýndan göz ardý edildiði de bir gerçektir.

    Çünkü Rusya, özellikle 1905 den itibaren Türk-Ermeni çatýþmalarýnda husumeti artýrýcý bir politika izlemiþ ve Kafkasya’daki büyük Rus memurlarý, Ermenileri Türklere karþý kýþkýrtmýþ ve gizlice silahlandýrmýþlardý.


    Kafkasya Genel Valiliði’ne Türk düþmaný ve Ermeni yanlýsý politikalar takip eden Vorontsov Daþkov’un 1905’te atanmasý ile bölgede Türklere yönelik sert ve düþmanca politika takip eden Rus idarecilerin sayýsý artmýþtýr.

    Bu yapýnýn Azerbaycan’a getirilen Türk esirlerine de iyi davranmasý ve verilen talimatlarý düzgün uygulamasý çok mümkün deðildi. Nitekim bölgede görevli Rus idarecilerin esirlere yönelik suiistimallerinin önü alýnamamýþtýr. Nargin’deki Türk esirlerinin durumu her geçen gün daha kötüye gitmiþtir.

  8. Nargin Adasý-15

    Bu dönemde Cemiyet-i Hayriye’nin Türk esirlerinin durumunu yakýndan görmek ve ihtiyaçlarýný daha iyi tetkik etmek üzere adaya gönderebildiði Mustafa Bey Alibekov da, burada yapmýþ olduðu incelemeler sonucunda, Nargin esir kampýnda 9 binden fazla esir bulunduðu, bunlarýn 3990’ýný Türk esirlerin oluþturduðunu bildirmiþ ve adadaki esirlerin yaþam þartlarý hakkýnda þu bilgileri vermiþtir:


    “Bu cezirede þiddetli soðuk külek (rüzgar) estiðine göre herkesin, hususen çýplak esirlerin, ýsýnmaya ihtiyaçlarý vardýr. Ona binaen Dekabýr (Aralýk)’ýn 18’inde iki Türk Müslüman esir kendini ýsýtmak için oradaki boþ hastaneden bir parça tahta koparýp yakýyorlar. Çünkü hastanelerde ve sair binalarda herkes soba yakmýyor. Cezire kumandaný bu iki esirin hareketinden dolayý ceza vermek maksadýyla yalnýz o iki esiri deðil, bütün Türk-Müslüman esirlerini cezalandýrarak tam bir gün hepsini aç býrakmýþtýr.


    Oradaki esirlere yemek o kadar az veriyorlar ki, esirlerin birçoðu paylarýný yedikten sonra, etrafý gezip, atýlmýþ kemikleri yiyip kemiriyorlar...”

Sayfa 150/178 ÝlkÝlk ... 50100140148149150151152160 ... SonSon

Yer Ýmleri

Yer Ýmleri

Gönderi Kurallarý

  • Yeni konu açamazsýnýz
  • Konulara cevap yazamazsýnýz
  • Yazýlara ek gönderemezsiniz
  • Yazýlarýnýzý deðiþtiremezsiniz
  •