Artan
Azalan
Ýþlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
119,90 10% 1,16 Mr 110,30 / 119,90
3,63 10% 501,00 Mn 3,31 / 3,63
8,14 10% 2,47 Mr 7,54 / 8,14
53,90 10% 982,81 Mn 47,32 / 53,90
34,80 9.99% 91,16 Mn 34,80 / 34,80
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
2,90 -9.94% 955,51 Mn 2,90 / 3,13
1.353,00 -9.68% 284,03 Mn 1.349,00 / 1.508,00
7,81 -8.12% 11,40 Mn 7,80 / 8,01
21,92 -7.74% 421,11 Mn 21,42 / 24,44
269,25 -7.16% 258,51 Mn 268,25 / 290,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
329,00 3.7% 35,57 Mr 317,75 / 335,00
3,14 2.61% 34,03 Mr 3,03 / 3,32
39,30 4.86% 15,25 Mr 37,14 / 39,36
15,11 4.64% 14,63 Mr 14,36 / 15,11
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,42 4.52% 1,50 Mr 18,28 / 19,42
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
414,00 0.73% 8,67 Mr 407,00 / 417,50
196,70 2.45% 9,71 Mr 189,40 / 197,60
765,00 2.55% 4,53 Mr 742,50 / 770,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,42 4.52% 1,50 Mr 18,28 / 19,42
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
95,55 2.52% 697,12 Mn 92,75 / 95,95
118,70 2.33% 332,28 Mn 114,90 / 119,30
414,00 0.73% 8,67 Mr 407,00 / 417,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,42 4.52% 1,50 Mr 18,28 / 19,42
32,04 3.96% 257,43 Mn 30,62 / 32,14
83,55 6.98% 13,83 Mr 77,40 / 83,85
10,95 2.34% 240,15 Mn 10,71 / 10,95
80,10 -1.6% 845,03 Mn 78,55 / 82,95

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 151/178 ÝlkÝlk ... 51101141149150151152153161 ... SonSon
Arama sonucu : 1419 madde; 1,201 - 1,208 arasý.

Konu: Tarihte Bugün

  1. Nargin Adasý-16

    Rus hükümeti savaþ esirleri, özellikle Türk savaþ esirleri konusundaki uluslararasý baskýya ve basýnda çýkan olumsuz haberlere karþý bir propaganda filmi hazýrlatmýþtýr.


    Bu film Nargin adasýnda çekilmiþ olup adadaki þartlarýn ve beslenmenin iyi durumda olduðunu gösterme amaçlýdýr.

  2. Nargin Adasý-17

    Dikkat çekicidir.
    Ruslar bu filmi hazýrlarken o dönemlerde çokça adý duyulmayan ama günümüzde tarih denince ilk akla gelen film ve fotoðraf arþivi þirketi, "British Pathé" firmasýnýn çekmiþ olduðu görüntülerden de faydalanmýþlardýr.


    Bu video Türkiye'dede çok bilinmemektedir çünkü Pathé firmasý video baþlýðý olarak Türk, Osmanlý, Nargin adasý kelimelerini kullanmamýþ, sade bir baþlýk ile arþivlemiþtir..
    Dolayýsýyla google aramalarýnda bulunmasý oldukça zordur.
    Ben Pathé arþivinden sadece ""Prisoner" (esir) kelimesi ile yapmýþ olduðum video aramalarýnda bulmuþtum...

  3. Nargin Adasý-18

    1917 yýlýna gelindiðinde, Þubat Ýhtilalý’ný müteakip Türk esirlerin durumunda pek bir deðiþiklik olmamakla beraber, özellikle Sibirya’nýn iç taraflarýnda yerli Müslüman Türk cemaatlerinin esirlere yardým imkânlarý artmýþ ve kamplardan ayrýlmalarý gittikçe kolaylaþmýþtýr.


    Diðer yandan Rusya’da baþlayan karýþýklýklar ve devlet düzeninin sarsýlmasýyla, esir kamplarý büsbütün bakýmsýz kalmýþtý. Artýk Rus askeri mekanizmasý bozulmuþ ve esir kamplarýna zaten muntazam olmayan yiyecek ve giyecek gönderme iþi neredeyse tamamen dururken, ihtilâlla oluþan yeni idarelerin esirlere karþý olan muameleleri de her bölgede farklýlýk göstermiþtir.


    1919 sonlarýna kadar Krasnoyarsk esir kampýnda tutulan Halil Ataman’ýn bu kamptan ayrýlýþ süreci, 1917 Ýhtilal sonrasý oluþan durum ve Ruslarýn esirlerle ilgili tutumunu çok açýk bir þekilde ortaya koymaktadýr :

    “ Þarka bin kiþilik bir kafile yola çýkarýlacak. Kamp safra boþaltýyor, bu gidecek olanlar doðruca memleketlerine diyorlar…28 Teþrin-i sânî 1919 her þey belli oldu ve her þey hazýr, yarýn hareket var. Ama dýþarýda dondurucu bir soðuk ferman okuyor…

    Bütün kafile bin kiþi istasyona geldik. Bu binlik transportta biz Türkler, ancak kýrk kiþiyiz. Hepimiz de zabitiz, aramýzda tek bir kiþi dahi ihtiyar, hasta ve invalid yok, hepimiz genç ve dinçlerden seçilmiþiz… Bu sevkiyata hazýrlýk için tertiplenmiþ bir Rus þeytanlýðý ve Rus hýnzýrlýðý. Tahliye hasta, zaif ve invalidler diye baþlamýþtý. Bu doðrudan ve açýkça yok etme, temizleme ve harcama planý.


    “ Þimdi en önce bu kervana bir isim, bir ad verelim, bu çok gerekli. Bana kalýrsa en uygun olaný “ölüm kervaný”. Bu amansýz kýþýn tam ortasýnda, insanlarý hayvan vagonlarý içinde uzun bir yolculuða mecbur tutmak ve bu þartlar içinde hiçbir sebep yokken, yola hem de çok uzun sürecek bir yola çýkarmak, baþka nasýl adlandýrýlabilir? Bu insafsýz davranýþa bilmem devletler hukuku ne der ve nasýl karþýlar?”


    Üstelik bu karýþýk durum uzun bir süre devam edecek ve Moskova’daki Türk Elçiliði Rusya’daki Türk esirlerin ihtilal sonucu oluþan bu emniyetsiz ortamdan dolayý, bulunduklarý bölgelerden ayrýlmamalarý konusunda bir tamim yayýmlayacaktýr.

  4. Nargin Adasý-19


    Meryem Atmaca haným efendinin 10.000 altýn karþýlýðýnda 1.800 esir Türk'ü kurtardýðýna dair bir gazete haberi vardýr. Bu haber ihtimalen kendi anlatýmýna dayanmaktadýr.




    Çünkü nerden, ne zaman kimle görüþüp, kimleri kurtardýðýna dair her hangi bir belge olmadýðý gibi kurtulanlarýn da bu yönde her hangi bir ifadesi yoktur..

    Gerçek olan Ruslarýn rüþvete oldukça yatkýn olmalarýdýr. Keza Bakü'deki Türk ve müslüman cemiyetlerin bu konuda ciddi çalýþmalarý ve belgeleri mevcuttur.

    Hatta size bir belgesel tavsiye edeceðim.. "Odessa Operasyonu"
    Bu belgeselde Ruslarýn rüþvet ile denizaltý bile satmaya hazýr olduklarýný þaþkýnlýkla izleyeceksiniz.

  5. Nargin Adasý-20



    I. Dünya Savaþý esnasýnda Türk askeri ve sivil esirler için bir cehennemi andýran Nargin I. Dünya Savaþý’nýn sona erip Osmanlý Devleti’nin Mondros Mütarekesini imzalamasý, Türk Birliklerinin Bakû’den çekilmesinden ve Azerbaycan’ýn Bolþevikleþtirilmesinden sonra ise, özellikle 1920-1924 yýllarý arasýnda, bu sefer de Azerbaycan’ýn baðýmsýzlýðý için mücadele etmiþ aydýnlarýn, Azerbaycan’da kalmýþ ve Bolþevikler tarafýndan tutuklanmýþ Türk subaylarýnýn hapsedildiði ve öldürüldüðü bir yer olmuþtur.


    1920 yýlýnda Sivas Kongresi zamanýnda, Mustafa Kemal Paþa’nýn izni ve onayý ile Kafkasya’ya giden bir kurulda bulunan Mustafa Butbay’ýn, Azerbaycan’nýn Bolþevikler tarafýndan iþgali sýrasýnda yaþadýklarýný anlattýðý hatýralarýnda, þunlar kaydedilmektedir:


    “Gence Ýslâmlarý 350 askerin kuvvetine dayanarak isyan edip iki üç saat içinde, kentin Ýslâm mahallelerinde bulunan tüm Rus askerinin silahlarýný almaya muvaffak oldular. Galip gelen Ýslâm halký bir hafta içinde kenti kenardan görmeye gelmiþ, Ruslardan kurtarmaya çalýþmakta idi.


    “ Son günlerde mahalli Ermeniler Rus Bolþeviklerle birleþip, kenti kuþatýp bombardýmana baþladýlar. Ardýndan da kente girip Ýslâm ahalisini katliam ettiler. 5000 den fazla sivili öldürdüler. Bunlarýn çoðu çocuk, kadýn, elsiz ve ayaksýz ihtiyar adamlardýr. Evleri tamamen yýktýlar, ören yerine çevirdiler. Eþyalarý yaðma ettiler. 4000’den fazla asker öldürdüler. Âbad Gence kenti mezaristana döndü.


    Kýsaca, Bolþevik meselesi Ermeni ve Müslüman rengini almýþ olup Ruslarýn eliyle ve yardýmý ile Ermeniler Gence Müslümanlarýný katliâm edip öçlerini ve kinlerini kusmaktadýrlar. 1918 yýlý Mart acý olayý bu kez Bakû’de deðil Gence’ de tekrarlanmaktadýr.

    “Hal-i hazýrda Gence ili tamamen isyan halindedir. Ýki üç gündür Gagatlý ilçesi isyan ederek Bolþevikleri kovmaya muvaffak oldu. Ama Azerbaycan’ ýn baðýmsýzlýðýndan yalnýz kuru bir isim kalmýþ, Ýslâm Türk halkýnýn bu isyanýndan dolayý Bakû’deki tüm Ýslâm paþalarý, albaylarý ve diðer subaylar hapse atýlýp Nargen(Nargin) Adasý’ na sürgüne gönderilmiþlerdir.


    Nargin Adasý, Hazer Denizi’nde vahþi bir adadýr. Arkamýz tamamen kesilmiþ, mahvolmuþ, bazýlarý kurþuna dizilmiþ, bazýlarý kürek cezasýna çarptýrýlýp Sibirya’ya sürülmüþ, bazýlarý ise kaçmaya mecbur kalmýþtýr. Ýdare tamamen Rus elindedir.”


    ( Mustafa Butbay, Kafkasya Hatýralarý, Günümüz Türkçesine çeviren ve yayýna haz. Ahmet Cevdet Canbulat, Ankara, 1990.)

  6. Nargin Adasý-21

    Birinci Dünya Savaþý'nda, Ruslarýn esir kampý olarak kullandýklarý, binlerce Türk askerine mezar olan Nargin adasýna (Büyük Zire Adasý) 2017 yýlýnda Türkiye'nin Bakü Büyükelçiliði organizasyonu ile gidilmiþ. Adanýn güncel durumu fotoðraflanmýþtýr..













  7. Ýsmailiyye binasý

    Bakü'deki en görkemli tarihi binadýr. Ýnþaatýna Musa Naðýyev’in maddi desteði ile 1908 yýlýnda baþlanmýþ 1913 yýlýnda bitirilmiþtir.


    Bu bina Türk vatandaþlarý içinde çok önemlidir. Birinci dünya savaþý zamanýnda Ruslara esir düþen askerlerimizin kaçýþ yolu üzerinde olan Bakü’de en büyük istirahat ve saðlýk merkezi bu bina olmuþtur.
    Yine bu bina Doðu Anadolu’da Ermeni saldýrýlarý karþýsýnda Bakü’ye getirilen yetim çocuklar ve dul kadýnlarýn sýðýnaðý, barýnaðý olmuþtur.




    Bina 1918 yýlýnda Ermeniler tarafýndan Bakü'de Türk katliamý yapýlýrken boþ olduðu halde önce yaðmalanmýþ ardýndan yakýlmýþtýr.


    Azerbaycan Sovyetler Birliði hakimiyetine girdikten sonra, yangýnda çok aðýr hasar aldýðý için binanýn yýkýlmasýna karar verildi. Ancak halk binanýn önünde toplandý ve yýkýlmasýna izin vermedi.


    Bunun üzerine restore edildi. Restorasyon çalýþmalarý mimar Vartan Sarkisov tarafýndan yapýlmýþtýr . Restorasyon sýrasýnda, cephede bazý deðiþiklikler yapýlmýþ, Ýslami motifler yer yer yok edilmiþtir..


    Binanýn yapýmý hikayesi ise öykü tadýndadýr..


    Musa Naðýyev’in oðlu Aða Ýsmail verem hastalýðýna tutulmuþtu. Þehirde Vartapetov adýnda meþhur bir һekim Bakü milyonerlerinin ailelerini muayene ederdi. Aða Ýsmail’i muayene ettikten sonra Aða Musa Naðýyev’e der ki; “oðlanýn durumu çok aðýr, hemen tedbir alýnmazsa, iyileþmesi çok zor olur. Elli bin manat civarýnda bir masraf gereklidir. Aða Ýsmail’i yanýmda Ýsviçre’ye götürüp bir yýl süresince orada tedavi ederek getirebilirim.”


    Musa Naðýyev, on bin manat veririm, deyince konuþma burada sona erer. Aða Ýsmail’in saðlýðý günden güne aðýrlaþmaktadýr. Sonunda Aða Musa oðlunun tedavisi için elli bin manat vermeye razý olur. Hekim hastayý tekrar muayene ettikten sonra “artýk iþ iþten geçmiþ artýk onu yüz bin manatla da kurtarmak mümkün deðildir” diye haber verir.


    Bu duruma þahit olan Hacý Zeynelabidin Taðýyev’in ricasý üzerine Doktor Muhammed Rýza Vekilov hasta oðlaný Ýsviçre’ye götürür, tedaviden sonra Aða Ýsmail biraz iyileþir. Lakin çok fazla yaþamaz.

    Aða Ýsmail öldükten sonra Nevruz bayramýnda Hacý þehrin önde gelen din adamlarýndan Mir Muhammed Kerim ve Ahund Mir Abuturab’la istiþare ederek þu karara varýrlar:

    Aða Musa geldiði zaman Cemiyeti Hayriye için bir bina yaptýrmayý ona kabul ettireceklerdir. Hacý Zeynelabidin Taðýyev, Mir Muhammed Kerim’e der ki, ben Aða Musa’yý razý ettiðim zaman san iþaret ederim sende bunun üzerine hemen dua okumaya baþlarsýn, bizde hep beraber Aða Musa’yý tebrik ederiz ki sonradan bu kararýndan vazgeçmesin.


    Aða Musa salona gelir ve Hacý’yla oradan buradan konuþmaya baþlarlar. Sohbetin koyulaþtýðý bir anda Hacý Zeynalabidin birden sorar:

    —Aða Musa, Allaһ rahmet eylesin, oðlun Aða Ýsmail’in ister misin halk arasýnda ismi ebedileþsin, unutulmasýn?

    Aða Musa cevap verir.

    —Elbette isterim.

    Hacý Zeynalabidin:

    —Aða Musa biliyorsun ki, Cemiyeti Hayriye’nin mülkü, binasý yoktur. Benim açtýðým Kýz Mektebi’nin alt tarafýnda “Kapandibi” boþ duruyor, orada bir bina yaparsan oraya oðlunun adýný “Ýsmailiye” koyarýz. Millî iþlerimizi oðlunun ruhunu þad etmek için orada görüþürüz. Hiç olmazsa zavallýnýn adý unutulmaz. Onun adýnýn tarihe geçmesini istemez misin, Aða Musa?

    Aða Musa der:

    —Elbette, isterim.

    Hacý Zeynalabidin bu fýrsatý kaçýrmaz, Mir Muhammed Kerim’e þimdi zamaný duaya baþla diye gözüyle iþaret eder ve:

    —Evet, mademki istiyorsun Allaһ razý olsun. Allaһ mübarek eylesin.

    Mir Muhammed Kerim ellerini kaldýrýp dua okumaya baþlar. Aða Musa’nýn anne babasýna, geçmiþ büyüklerine rahmet diler. Orada bulunan herkes sýrayla Aða Musa’yý tebrik ederler.

    Ertesi gün sabah erkenden Aða Musa telaþ içinde heyecanlý bir Taðýyev’in evine gelir ve þikâyet etmeye baþlar:

    —Ay Zeynalabidin, bu ne iþtir? Sen benim baþýma ne oyun açtýn? Beni iflas ettirip, boynuma torba takarak, dilenmek için sokaklara mý salmak istiyorsun? Benim iflas edip mahvolmamý mý istiyorsun?

    Hacý hayret içinde sorar:

    —Ne oldu? Hele biraz sakinleþ, anlat bakalým.

    —Atam-atam, daһa ne olacak, o bina bir kaç yüz bin manattan aþaðýya mal olmaz... Bende o kadara para nerde?
    Hacý Zeynalabidin:

    —Aða Musa, bütün mal-mülküne iki milyon manat veririm, bana sat!

    Aða Musa coþarak:

    —Atam-atam, benim elli milyon manatlýk servetimi iki milyona mý almak istiyorsun?

    —Hayýr, almak istemiyorum. Ama sen, oðlunun adýný yüceltmek için bu kadar masrafýn altýndan kalkamýyorum diyorsun da!

    Ertesi gün Taðýyev, Kaspi gazetesinde aþaðýdaki þekilde bir ilan verir:

    “Eðer Aða Musa Naðýyev’in gelecekte bankada parasý kalmazsa, Ýsmailiye binasýnýn masraflarýný ödemeyi taahhüt ediyorum.”

    Bunun üzerine binanýn inþasý için çalýþmalar baþlar. Mimarlar Hacý Zeynelabidin’in uyarýsýyla binaya harcanacak masrafýn miktarýný Aða Musa bu iþten vazgeçmesin diye projedekinden daha az gösterirler.

    Binanýn birinci katý hazýr olduðu zaman ayrýlmýþ olan para bitmiþti. Bunun için yine Aða Musa’ya müracaat ederler. Oda buna karþýlýk olarak þöyle der:

    —Atam-atam, bana söylenilen miktarý ödedim. Bir kapik daha fazla veremem.

    Bu geliþme üzerine binanýn inþaatý bir müddet durur. Sonunda Hacý Zeynelabidin Taðýyev, Aða Musa’nýn mali iþler müdürü Fethullah Bey Rüstembeyov’la görüþerek, ona ne yap yap bir þekilde masrafýn kalan kýsmýný da Aða Musa’dan almalýyýz, der. Aða Musa mali iþler müdürüne çok güvenirmiþ.

    Günlerin birinde Fethullah Bey uygun bir ortamda der ki:

    —Aða Musa, Aða Ýsmail’in adýna inþa ettirdiðiniz o güzel bina yaðýþýn, karýn altýnda harabeye dönüyor, һer һalde onu tamamlamak gerekiyor. Çünkü dost var, düþman var... Hakkýmýzda kim bilir ne konuþuyorlar.

    Aða Musa ellerini havaya kaldýrýp der:

    —Atam-atam, git nasýl biliyorsan öyle yap. Ama bana o konuda hiçbir söz bile söyleme…

    Fethullah Bey evvelden hazýrladýðý banka ödemelerini imzalamak için Aða Musa Naðýyev’in önüne uzatýr. Aða Musa paranýn miktarýný görmemek için gözlerini yumarak bir kaþ çizikten ibaret olan imzasýný evraklarýn üzerine atar. Böylece bir müddet durmuþ olan inþaat yeniden baþlar. Ve bu görkemli bina 1913 yýlýnda bitirilerek hizmete açýlýr”
    Son düzenleme : metin; 27-02-2019 saat: 03:46.

  8. Çanakkale Savaþýnda karada ölen ilk müttefik askeri

    19 Þubatta yapýlan saldýrýnýn üstünden bir hafta geçmiþtir.


    26 Þubat günü Müttefik Donanma kurmaylarý, Boðaz içindeki tabyalarýn susturulmasý üzerine çalýþmaktadýr.. Bunun için Çanakkale-Kilitbahir hattýndaki Dardanos Batarya Grubu üzerine bir harekât planlanmýþtý.


    Önde muhriplerin korumasýnda mayýn tarayýcý gemiler olmak üzere, Çanakkale Boðazý’nýn iki kýyýsýndan birer muharebe gemisi ilerleyerek, Kepez Burnu’na kadar kýyý savunma sisteminin tümüyle tahrip edilmesi düþünülmektedir.


    Bu plan dahilinde, sabah 09:00’da, 3 muharebe gemisi ve 4 torpido eþliðinde 5 mayýn gemisinin harekâtý ile baþladý. Mayýn tarama gemileri Boðaz’dan torpido gemilerinin refakatinde ilerleyerek daha sonra 8 Mart sabahý Nusret Mayýn gemisinin mayýn dökeceði Erenköy Koyu'nu taramaya baþladý.


    Bu muharebede, 19 Þubat’ýn hemen sonrasýnda hazýrlanan Halileli sýrtlarýndaki sahte bataryalar, gemilerin ateþini üzerine çekmiþ, böylece gerçek bataryalar ateþin tesirinden kýsmen kurtulmuþtur.


    Bu sýrada Majestic zýrhlýsýnýn, aldýðý isabetlerle su almaya baþlamasýyla Amiral Carden geri çekilme emri vermiþtir. Sahte bataryalarýn yerlerinin kesin olarak tespit edilememesi, edilse de her an baþka bir yere nakledilebilmeleri gemilerin iþlerini hayli zorlaþtýrmýþtýr.




    Akþam 18:00’de gemiler Boðaz’dan uzaklaþýrken Erenköy ve Kumkale köyleri tamamen harap edilmiþ, giriþ bataryalarý da harap edilmiþti.


    Bununla beraber ilk defa küçük çaplý da olsa karaya çýkarma yapýlmýþtýr. Donanmanýn, ateþ desteðinde Vangeance ve Irresistible muharebe gemilerinden Kumkale ve Seddülbahir’e çýkarýlan müfrezelerden biri hariç diðer müfrezeler, kuvvetli bir mukavemet ile karþýlaþmýþ, hedeflenen neticeye ulaþýlamamýþtýr.


    Toplarýn tahribatýný tamamlamak için baþlarýnda Teðmen Eric Robinson’un bulunduðu bir tahrip birliði de karaya çýkmýþtý. Yoðun ateþ altýnda sakince iki topu tahrip etmeye devam eden Robinson, burada ve bundan sonra gösterdiði cesaretten dolayý, Victoria Cross niþanýna layýk görüldü.


    Ýþte bu çatýþmalar sýrasýnda vurulan dniz piyadesi çavuþ Ernest Turnbull, Çanakkale Boðazý için Denizde verilen mücadelede karada ölen ilk Müttefik askeri olmuþtur.

    Bu yýkýcý bombardýmana ve karaya yapýlan ufak çýkarmaya raðmen Türk tarafýnýn zayiâtý 4 þehidi geçmemiþtir.
    Müttefiklerin 26 Þubat 1915'te devam eden harekatta tek kaybý ise yukarýda bahsi geçen Çavuþ Ernest Turnbull'dur.

    Tarihçi, araþtýrmacý sayýn Mustafa Onur YURDAL'ýn çalýþmalarýndan alýnmýþtýr

Sayfa 151/178 ÝlkÝlk ... 51101141149150151152153161 ... SonSon

Yer Ýmleri

Yer Ýmleri

Gönderi Kurallarý

  • Yeni konu açamazsýnýz
  • Konulara cevap yazamazsýnýz
  • Yazýlara ek gönderemezsiniz
  • Yazýlarýnýzý deðiþtiremezsiniz
  •