Türkiye'de gelir daðýlýmý son derece bozuk,dünyada en adaletsiz olan ülkelerden biri.Çalýþanlarýn %40.3'ü asgari ücret %42.7'si ise asgari ücretle asgari ücretin 2 katý arasýnda maaþ alýyor.Maaþý asgari ücretin 2 katýndan fazla olanlarýn oraný sadece %17.
https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/...retli-40680624
Böyle bir durumda temel ihtiyaçlarýný karþýlamakta zorluk çeken çalýþanlarýn maaþýndan 3 ayrý kesinti yapmanýn makul bir tarafý yok.Esasen bu emeklilik fonlarýnýn getirileri de son derece kötü,devlet katkýsý olmasa reel olarak çoðunluðu negatif olacak.Devlet de çýkýþ aþamasýnda vergilendirme ile verdiði katkýyý önemli ölçüde geri alýyor zaten.Ýþsizlik fonundan da gördüðümüz gibi ,bu tür sistemler çalýþana faydadan ziyade fonlarý yöneten kamu ve özel sigorta þirketlerine arpalýk oluyor.
Yurt dýþýnda da bu tür emeklilik dönemine yönelik zorunlu tasarrufa yönlendiren düzenlemeler var ama oralarda kiþi baþý gelirler hem tasarruf etmeye imkan verecek kadar yüksek,hem de vatandaþlar tasarruflarýný diledikleri gibi deðerlendirmekte serbest.
Bence bireysel emekliliðe yönelik sadece 1 kesinti olmalý,o da tamamen çalýþanýn kendi insiyatifinde olmalý.Yani her çalýþanýn dilediði yerde açacaðý 1 yatýrým hesabý olmalý,ve maaþýnýn belli bir oraný bu hesaba blokeli olarak gönderilmeli.Çalýþan emekli olana kadar bu parayý çekememeli ama TL mevduatta mý,dolarda mý,altýnda mý,borsa da mý tutacaðýna kendi karar vermeli,ben deðil bir fon deðerlendirsin derse ,o zaman emeklilik þirketlerine ya da borsa fonlarýna da parasýný yönlendirebilir ama insÝyatif çalýþanda olmalý öbür türlü çalýþanlarýn alýn terleri karþýlýðý olan birikimleri,kamu,emeklilik fonu þirketleri, ve fon yöneticileri tarafýndan yaðmalanýyor.
Yer Ýmleri