Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
10,67 10% 314,93 Mn 9,60 / 10,67
9,46 10% 1,13 Mr 8,55 / 9,46
4,95 10% 620,96 Mn 4,57 / 4,95
13,75 10% 8,86 Mn 12,60 / 13,75
146,30 10% 648,66 Mn 133,00 / 146,30
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
27,54 -10% 521,21 Mn 27,54 / 28,98
265,50 -10% 11,51 Mr 265,50 / 300,75
19,75 -9.98% 649,22 Mn 19,75 / 23,44
128,50 -9.95% 31,80 Mn 128,50 / 128,50
9,00 -9.91% 1,20 Mr 9,00 / 9,84
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
307,75 4.94% 26,87 Mr 301,00 / 311,00
72,60 8.68% 17,63 Mr 68,40 / 72,60
265,50 -10% 11,51 Mr 265,50 / 300,75
14,31 4.15% 10,97 Mr 14,02 / 14,61
371,25 -1.72% 9,92 Mr 365,25 / 382,75
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,40 0.89% 1,14 Mr 20,30 / 21,16
72,60 8.68% 17,63 Mr 68,40 / 72,60
371,25 -1.72% 9,92 Mr 365,25 / 382,75
265,50 -10% 11,51 Mr 265,50 / 300,75
380,00 -0.13% 4,64 Mr 375,75 / 390,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,40 0.89% 1,14 Mr 20,30 / 21,16
72,60 8.68% 17,63 Mr 68,40 / 72,60
107,00 0.94% 1,67 Mr 102,30 / 111,70
102,90 1.38% 166,05 Mn 101,30 / 104,70
371,25 -1.72% 9,92 Mr 365,25 / 382,75
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,40 0.89% 1,14 Mr 20,30 / 21,16
33,28 3.16% 121,49 Mn 32,72 / 34,08
72,60 8.68% 17,63 Mr 68,40 / 72,60
11,12 2.49% 269,39 Mn 10,87 / 11,19
79,85 4.65% 539,53 Mn 77,10 / 79,90

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsız Bankacılık + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 9/19 İlkİlk ... 7891011 ... SonSon
Arama sonucu : 151 madde; 65 - 72 arası.

Konu: İmar bankası mağdurları tartışma ve protesto başlığı

Hybrid View

Previous Post Previous Post   Next Post Next Post
  1.  Alıntı Originally Posted by umutabi Yazıyı Oku
    Sayın casual, kendinizi hiç zorlamayın bu insanların mayası '' kendini sokmayan yılan bin yaşasın'' mantığıdır. Zaten ata sözlerimizi, fıkralarımızı, halk hikayelerimizi biliyorsanız yüz yıllardır aynı mentalitenin devam ettiğini görürsünüz. Hoca fıkrasında ki gibi '' damdan düşenin halini ancak damdan düşen bilirmiş'' . Bunlara inananlar çok sağlam dedikleri Garanti bankasının bile 2002 de mok yoluna gideceğini görmezden gelirler de İmar bankası sanki o dönemin tüm olumsuzluklarının tek müsebbibi olduğu masalına inanmak isterler.
    Bu ülkede yaşıyorsanız, arkasında devlet kurumlarının kontrolü var masalına asla vede kata inanmayacak, her zaman eşeğinizi kendi imkanlarınızla, olabilidiğince, sağlam kazığa bağlayacaksınız. Ahanda yeri gelmişken buraya yazıyorum, TOKİ güvencesi masalıyla 3 yıl sonra bitirileceği söylenen ``PALARVA`` konutlarının sertifikalarının millete 42.5 Tl den geçirilip 3 ay sonrasında borsada 36 Tl lerden işlem görmesi. Bence bu işin daha başlangıcı , 3 sene sonra neler olacak bekleyip görelim görelimde bizimde İmar bankası konusunda şimdi ahkam kesenler gibi LAF söyleme hakkımız olsun. Saygılar...
    sevgili umut abi, söylediklerinin hepsi doğru (bu arada mesajını atlamışım uzun süre sonra yanıt verdiğim için özür dilerim) öyle kilit noktalar varki bunlar hakkında yorumda bulunmak istedim

    imar bankası batmadı umut abi , zorla ve kasıtlı olarak batırıldı.. bu neyi değiştirir diyeceksin.! aslında çok şeyi değiştirir fakat esasen şunu gösterir. RİSK ALAN KİŞİLERİN RİSKİNİN GERÇEKLEŞMEDİĞİ ANLAMINA GELİR.

    yani siz dolar almışınız dolar aldığınızda doların düşme ve yükselme riski vardır.. dolar/tl uçup gitmiş, bunu hazmedemeyen devlet tüm dolarınıza el koymuş..

    imar bankasında da durum aynı mesela offshore hesap açanlar bir risk alır bu nedir? bankanın batma riski! peki banka nasıl b atar.. yıllar içinde akıl almaz zarar yazar, bu hortumlayarak yada topladığı parayı yönetememe beceriksizliğinden olabilir..

    son kerte de bddk nın kapısına dayanır BEN BU BANKAYI DAHA FAZLA YÜRÜTEMİYORUM der.. bddk el koyar yada koymaz. kendi takdiridir..

    İMAR BANKASI TASARRUUF SAHİBİ DEVLETE DAHİ GÜVENMEDİ (en can alıcı kısım bu bence) devlete güvenmemek nedir?? bir banka zor duruma düştüğünde DEVLETİN BANKAYI KURTARMAMASIDIR. müdahale etmemesidir.. iflas prodesürü işler ve banka batar.. alacaklılar haklarını alır yada almazlar. b u devleti bağlamaz.

    devlet SİGORTA ETTİĞİ MİKTARDA TASARRUFLARI VE HAZİNE KAĞITLARINI HER DURUMDA ÖDEMEK ZORUNDADIR.

    söylemek istedğim; devlet sigortalı mevduatı ve hazine kağıtlarını ödemeyecek olsa bile imar bankası tasarruf sahibi bunu razıydı..

    tabi devlet müdahale etmeyince çeaş kepez hariç diğer şirketlere el koyma hakkı olmayacaktı.. zira çıkardıkları yasa gereği "bankasına el konulan ...... tüm malvarlığı ve parasına el konulur" şeklinde çıkarıldı..


    yani çeaş hariç uzanın el konan şirketlerinin tamamı imar bankasına el konulduğu ve tasarrufların sözüm ona ödenmesi gerekçe gösterilerek el konuldu..

    başka bir konu hazine bonolarının karşılığının olmaması; bu algı oyunuyla türkiye bankacılık tarihinde sanki ilk defa hazine bonolarının bir banka da karşılığı olmadığı şeklinde yansıtıldı..

    zihniyeti bozuklar buna inanmak istiyorlardı ve inandılar.. umut abi senle muhakeme edelim.... imar bankası hariçi batan 20 kusur banka da hazine kağıtlarının karşılığının olması sence mümkün mü?

    tamamen mevduatı bile hortumlanan bankalar sattıkları hazine bonolarının karşılığını (devlet kişi adı saklama, mülkiyet hakkı, kaydını tutmama) gibi hakları vermeden , gereken işlemleri yapmadan zaten hortumlamayı düşünen banka sahipleri

    hazine kağıtlarını " o dönem devlet karşılıksız bono satmayanı dövecek durumda iken" neden hazineye dibs bedellerini ödesinler?

    bunu yapmaları için akıllarından zoru olması lazım... imar bankası harici batan 20 kusur bankanın dibs işlemlerini bırakın yaptığı usulsuz işlemlerin hiçbiri detaylı olarak açıklanmadı.. peki ne dendi "bankaları hortumlamışlar"


    işte zihniyeti bozuklar bunu kullanıyorlar.. yani batan bankaların karşılıksız dibs işlemlerini bddk vs açıklamadığı için bu bankaların dibs işlemlerini usulune uygun görmek istiyorlar.

    bddk nın imar bankasının dibs işlemlerini açıklamasının tabi ki nedenleri var. fakat bu nedenler planlı bir şekilde gasp, hırsızlık, teröristlik yapmayı düşünen devlet yöneticilerinin hiçte doğru dürüst yaklaşımlarından kaynaklanmıyor.

    öncelikle tasarrufların tamamı gasp edilmek istendiği için banka DİREKT KAPATILDI. bu şekilde ödemelerin sürüncemeye gireceği biliniyordu. ve bunu topluma istenildiği gibi algılatılması için ve en önemlisi UZANLARIN AŞIRI ŞEKİLDE YIPRATILMASI İÇİN .. usulsuz işlemler olduğu dile getirilmeye başlandı bunlar arasında karşılıksız hazine bonosu satışı da dile getirildi..

    bu böyle olunca vergili mevduat ta dahil olmak üzere hazine bonolarının ödemesi geciktirilme hatta hiç ödememe gibi şanslarının olacağını biliyorlardı..

    aslında devletin gaspçı ve hırsız olduğunu o dönemde anlayamadık ... peki nasıl anladık? tabi ki gaspçıların zaten kayıtlara ulaşamıyoruz yalanlarından vazgeçip kayıtlara ulaştık ama mudilerin hesap cuzdanlarıyla karşılaştırma yapacağız demeleri ve devamında ödemeler için yasa çıkacağını söylemeleri ve bu yasa ve bakanlar kurulu kararıyla HAK GASPI OLDUĞUNU GÖZLERİMİZLE GÖRDÜĞÜMÜZDE.

    insan şöyle düşünür doğru - dürüst bir devlet te usulsuz işlemler olduysa kayıtlara ulaşamıya bilir ve bu doğrultu da hak sahiplerine ödeme yapamıyor olabilir.. fakat YA KAYITLARI BULUNCA?

    işte kayıtları bulunca da HAKLARI GASP ETMEK İSTEMELERİ. VE BUNU 3 YIL GİBİ UZUN BİR SÜREYE YAYMALARI.. DEVLET YÖNETİCİLERİNİN İMAR BANKASI OLAYINDA AKIL ALMAZ YALANLAR SÖYLEDĞİ GERÇEĞİNİ ORTAYA ÇIKARIYOR.

    ve bütün sorunun hem uzan ı yok etmek, hemde tasarruf sahiplerinin haklarını gasp etmek oludğunu net şekilde görüyorsunuz..

    öyle ya sorunun kayıtlara ulaşamamaktı, peki ulaştın da hak gaspı neden yapıyorsun.?

    umut abi esasen vergili mevduatların haklarını gasp edebilmeleri için yasa çıkarmaları gerekiyordu.. mevcut kanun 1 ay içinde faizleriyle haksahiplerine ödeme yapılmasını emrediyordu.. tabi bu AHLAKSIZ BİR TEKLİF olacağından

    hazine bonolarının ödenmesi için yasal düzenleme lazım, bu arada mevduatların ödeme planını da yasaya dahil edeceğiz dendi..

    esasen mevduatları ödemek için ayrıca bir yasaya gerek yoktu veya mevcut yasayı değiştirerek geriye dönük işletilmesi ne hiç gerek yoktu. ama bahane hazırdı HAZİNE KAĞITLARINI DA ÖDEYECEĞİZ..


    peki yasa meclise geldiğinde ne oldu.. HAZİNE KAĞITLARINI ÖDENMESİNİ İÇEREN MADDE MECLİSTE YASA TEKLİFİNDEN ÇEKİLDİ..

    bunu abimin akp li millet vekili adayı olmuş arkadaşından net şekilde öğrendik.. HAZİNE KAĞITLARI ASLA ÖDENMEYECEKMİŞ, BÜTÜN AMAÇ VERGİLİ MEVDUATI VADEYE YAYMAK, GÖRECE YÜKSEK MEVDUATI OLANLARIN (OGÜNKÜ PARAYLA 100BİN TL ÜSTÜ) CİDDİ ZARARA UGRATMAK VE 3. YIL SONUNDA HAKKINI ÖDEMEK GİBİ..

    umut abi esasen hazine bonolarını hiç ödemek istemediler.. hazine bonolarının ödenmesi aihm zoruyla oldu (bunu net olarak biliyorum) mahkemeler iktidarın yanındaydı.. hazine bonolarında olumlu karar çıkması olumsuz çıkmasından çok daha iyiydi (iktidar için) zira aihm çok ciddi bir tazminat ödemeye t.c devletini mahkum edecekti..

    tabi başka bir plan daha vardı.. hazine kağıtlarına mahkeme enflasyon farkı ödenmesi şeklinde bir karar çıkaramıyordu.. mahkemelerde tazminat ile ilgili kararlar da "yasal faiz" uygulanabiliyordu..

    zaten mahkemeler fazlaya ilişkin tüm hakları ret ettiler, olabilecek en az ödeme şeklini benimsediler..

    iktidar yine hemen hazırlıklara başladı ve bonozedeler için de yasa çıkardı .. ve yasa gereği HAZİNE BONOLARI HANGİ TARİHTE ALINMIŞ OLURSA OLSUN ENFLASYON FARKI ÖDEMESİNE OCAK 2004 TEN İTİBAREN BAŞLANACAK..

    umut abi esasen bu nedemek biliyorsun... diyelim bankaya devlet zorla çökmeden 2 yıl önce hazine bonosu alan insanların 2.5 yıllık enflasyon ve faiz farkının tamamı gasp edilecek.

    zira bankaya el konduktan sonra da 6 aylık enflasyon ve faiz farkı gasp ediliyor.. fakat bankaya el konmadan 1 ay önce hazine kağıdı alanların 7 aylık faiz ve enflasyon farkı gasp edilecek..

    şöyle düşün; günümüzde 5-10 yıllık hazine bonoları var.. imar bankası döneminde bu vade de hazine bonosu olsaydı.. atıyorum 5 yıl önce hazine bonosu almış insanların hakları TAMAMEN SIFIRLANACAKTI

    işte bu noktada o dönem iktidarının, bürokratların, yargının, teknokratların.. yani imar bankası tasarruf sahibini gasp etmek isteyen tüm insanların HAREKET NOKTASI ASLA İNSANLARIN ALDIĞI FAİZ DEĞİLDİ, OLABİLDİĞİNCE FAZLA HAKKI GASP ETMEK İSTİYORLARDI..

    akıl barik! bir insan faiz nedeniyle hak gaspı yapıldığını düşünüyorsa, hak gaspı yapılanlar arasında bir "denge" yani hak gaspında "eşitlik" ilkesinin olması gerektiğini düşünür..

    esasen hak gaspında imar bankası mudilerine ve bonozedelerine eşit davranmak çok kolay, farklı hak gaspları yapmak çok zor bir meseleydi.. fakat devlet yöneticilerinin amacı hırsızlık ve gasp olduğu için zoru başarıp farklı hak gaspları yapma yoluna gittiler.


    basit olarak. illaki imar bankası tasarruf sahiplerinin haklarının gasp edilmesi ve bunu eşitlik ilkesine göre yapmak istiyorsan..

    bankaya devlet tarafından z orla çökülme tarihi olan 3 temmuz 2003 e kadar herkese faiz işletirsin (bu 5 bankanın ortalama faizi de olabilir) 3 temmuz 2003 tarihi itibariyle hesabı kesersin.

    ve sonraki 6 ay için yani ocak 2004 e kadar 1 tl ne faiz , ne de enflasyon farkı ödemiyorum dersin.. ve kalan 4-5 yıl içinde sadece kendi belirledğim enflasyon farkı öderim dersin..

    çok basit dimi? ama böyle olmadı.. bazı bonozedelerin 7 aylık hakkı gasp edilirken bazı bonozedelerin 1.5 yıldan fazla hakkı gasp edildi.. belki 2 yıl için 1 tl ödenmeyen bonozedeler oldu.. o dönem enflasyonunu ayrıca düşünmek lazım..

    yani bazı cahillerin ve zihniyeti bozukların devlet imar bankası yüksek faiz verdiği için bu hakları gasp etti söylemlerinin temeli yok.. bu verdiğim örnek bunu çok net olarak ortaya koyuyor.

    BÜTÜN AMAÇ TASARRUFLARI HAK-HUKUK -EŞİTLİK KAVRAMLARINI HİÇE SAYARAK MÜMKÜN OLDUĞUNCA FAZLA GASP ETMEKTİ. VE BÜTÜN ÇIKARDIKLARI YASALAR (TASARRUFLARLA İLGİLİ) HEP BU DOĞRULTUDAYDI..

    bir başka konu ; tasarruflara verilen yüksek faiz için imar bankası tasarruf sahipleri suçlanıyor..

    öncelikle akıl barik . bir insan tasarruflara verilen faiz için bankaya mevduatını yatıran insanları suçlayamaz. bunun nedenleri elbette var.

    şöyle deniyor? imar bankası yüksek faiz veriyordu, yüksek faiz veren bir bankanın batma riski ve/veya o banka da usulsuz işlemler olma ihtimali tasarruf sahibi tarafından tahmin edilmeli

    ilk soru şu; bu bankaya devlet bankacılık ve ayrıca mevduat toplama izni vermiş ve denetleme düzenleme kurumu olarak BDDK yı kurmuş ve o dönem bddk var..

    elinde o kadar finans /ekonomi/bankacılık alanında yurtdışında eğitim almış insanlar varken ve bu onların görevi ve sorumluluğu iken. bir bankanın verdiği faizin bankanın batma riskini oluşturabileceği ve/veya o banka da usulsuz işlemler olabileceği ihtimalini düşünmesi gereken , bu doğrultuda müdahale yetkisi olan

    imar bankası tasarruf sahiplerimi olmalı, yoksa BDDK ve devletin diğer kurumları mı?

    ben cidden burada kilitleniyorum.. o zaman şu ortaya çıkıyor, devletin hiç bir kurumu göreviini yapmıyor o yüzden bunları vatandaş öngörmeli..

    hı buna katılırım.. fakat devletin kurumları göreviini yap mıyorsa.. riski bizati tasarruf sahibi alıyor demektir ve bu durumda sadece banka bddk nın kapısına dayanır bana el koy derse bankaya el koyabilir..

    şöyle düşünelim; ben elden bir şirket sahibine borç veriyorum, (devleti ne ilgilendirir, riskte benim , kazançta) devlet ne kazancıma karışır, ne de risk gerçekleştiğinde beni korur.

    fakat imar bankasın da, yüksek faiz var derken yüksek faiz için müdahale yetkisi olan (devlet) ne yaptı? sorusunun cevabını veremiyor..

    imar bankasında asla sıradışı bir faiz yoktu.. 3-5 puan yüksek faizin nedeni öncelikle uzan düşmanları ve bizati devletin ta kendisiydi.. bir banka hakkında sürekli olumsuz dedikodu dolaşırsa, o bankadan tasarruflar çekilmeye başlar.. banka azalan mevduatı tekrar elde edebilmesi lafla olmaz , yüksek faiz verirsin tasarruf gelir..

    imar bankası uzan düşmanları tarafından sürekli batırılmak istenen bir bankaydı. o yüzden olumsuz dedikodular sürekli yapılırdı.. bu t asarrufların imar bankasından gitmesine neden olurdu ve imar bankası bir kaç puan arttırıp tekrar tasarrufları geri çekebilmenin yollarını arardı.

    1980 lerden itibaren serbest faiz uygulamaları ve devletin mevduata sınırsız güvence vermesiyle bankalar faiz yarışına girdi.. sınırsız güvence olunca türkiye de uzanlar gibi mal varlığı ve yatırımları olmayan hortumcu banka sahipleri faiz yarışına girdiler

    faizler havada uçuşuyordu devletin yüksek iç borcu ve finansal istikrarsızlık yüksek faizler vermesine neden oluyordu. devletin çok yüksek faiz verdiği bir ortam da, bankalardaki sınırsız mevduat güvencesi eklenince hortumcu bankacılar kar/zarar durumunu gözetmeden her faizden mevduat toplamaya başladılar amaç zaten mal varlığı ve parası türkiye de olmadığı için
    parayı toplayıp biran önce yurtdışına çıkarmak.


    uzanlarda durum farklıydı, uzanların on milyarlarca dolar yatırımı vardı telsim gibi türkiye de sadece 2 gsm operatöründen bir tanesi uzanlardaydı.

    kısaca uzanlar hortumcu değildi.. fakat imar bankası üzerinde oynanan oyunlar yüksek faiz vermesine neden oluyordu.. zaten imar bankası büyük bir banka olmaması hasebiyle bir miktar yüksek faiz vermek zorundaydı..

    imar bankasının sıradışı faiz döneminde ayrıca sıradışı faiz vermediği hazine bonosu reklamlarıyla sabittir.. %65-70 faiz düzeyinde akbanktan 1.5 puan fazla yani %66,5 gibi bir faiz vermişti.. (bizati kendim devlet tahvili aldım)

    bankaya devlet zorla çöktüğün de t.c sınırları içinde 3 mevduat bankasından fazii düşüktü. bu belgelerle yargıya sunuldu..


    umut abi hainlik diz boyu,, devletin aleni hak gaspını meşru görmeye çalışanlar gerç ekten zihniyeti bozuk insanlardır. türkiye deki hırsızlıkları bırakın kendi birikimi üzerinden rant sağlayanları devletin parasını çalanları, ona buna peşkeş çekenleri biliyoruz..

    imar bankası tasarruf sahibinin profili bellidir, emekli, dar gelirli insanlar.. zenginler , zihniyeti bozuklar devletin parasını çalsınlar. fakat imar bankası emeklisi 3-5 puan faiz alınca tüm tasarrufu gasp edilsin..

    gasp edeceksen yüksek faizin sorumlusu devlettir.. müdahale etmemişsen ancak 3-5 puanlık fazla faizini gasp edersin.. TÜM T ASARRUFUNU GASP EDEMEZSİN, YILLARCA TASARRUFLARINI GASP ETTİĞİN İNSANLAR NE DURUMA GETİRDİĞİNİ BİLEMEZSİN.

    TEKRAR SÖYLÜYORUM BUNU YAPANLAR BEDELİNİ MUTLAKA ÖDEYECEK..

  2. Bu imar bankası olayı öyle akıl almaz bir gasp ki anlatmak mümkün değil.. mesela burda bile pek çok insan gelir adaletsizliği, yoksuz-zengin farkını yaratan yegane sebep kapitalist sistemin olduğunu bilir.. ve aslına burada birçok insan kapitalist sistemi eleştirir.

    yani insanlar asgari ücretle et yiyemiyor, tatil yapamıyor, yani bir çeşit köle hayatı yaşıyor denebilir..

    işte akıl almaz bir gasp olmasını burda somutlayabiliyorum, kendim birebir tanıştığım asgari ücretle eşiyle birlikte çalışıp emekli ikramiyeleri ile tasarruflarını birleştirip hemen hemen ucuz bir konut alabilecek duruma getirmişler ve bununla devlet iç borçlanma senedi almışlar..

    yani sizin sözüm ona lanet olsun bu kapitalist sisteme asgari ücretle insanlar cehennem hayatı yaşıyor. dedğiniz insanlar.. yememiş , içmemiş, et zaten yiyemiyor, kuru ekmekle karnını doyurmuş ve yaşlandığımda kira ödemeyeyim diye bir şekilde konut birikimiyle devlet iç borçlanma senedi almış,

    ********. sözcüğü burada tam yerinde.. İŞTE SENİN HAKSIZ-HUKUKSUZ GASP ETTİĞİN BİRİKİM BUNLAR..

    abarttın diyeceksiniz.. hayır bir gram abartmadım.. 380bin kişinin tamamı değil elbette ama böyle onbinlerce insan vardı..

    meşru hırsızlık yöntemi, kapitalist sistemin esasen insanların çok itiraz edemeyeceği şekilde bazı insanların akıl almaz bir lux içinde, bazı insanların da dünya da cehennem hayatı yaşamasına neden oluyor..

    ama irdelendiğinde sistem kimseye daha çok çalışmasının, girişimci olmasının, eşinin çalışmasının vs önüne geçmiyor gibi duruyor.. yani asgari ücretle çalış, ek iş yap, yeme içme, dişinden artır. birikim yap enine sonunda düşük kalite olsada bir konut sahibi olursun..

    iyi be kansızz işte sen bu birikimi gasp ettin.... hemde anayasal suç işleyerek, dünyanın hiç bir yerinde kişi adına saklama olmadan satılan dibs lerini mülkiyet hakkı vermeden, kişi adına saklamadan dijital ortamda satma ********liğini gösterdin..

    kime neyi anlatıyosun? sen olması gerekeni yapsan en cahil insan migrostan hazine bonosu alabileceğini düşünmüş olsa , migros hazine bonosu satsa , karşılıksız hazine bonosu (ki önemli olan budur) alması imkan dahilinde değil..

    sen bu durumu kasıtlı ve bilinçli olarak yarattın. sonra en dar gelirli insanların 25/30 yılda biriktirebildiği konut birikimini gasp ettin..

    bu konuyu çok önemli buluyorum. yani imar bankası özelinde değil.. gelir adaletsizliğini herkes önemser. ben öyle birşey söylüyorum ki gelir adaletsizliğinin tamamen önemsiz bir konu olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

    bu tür gasplar bunu çok çok aşmış durumda. zira en dar gelirli insanların hayatı boyunca yaptığı birikimi gasp ediyorsun.

    bir çok insan dar gelirliyim diye birikim yapmaya tenezzul etmiyor. bu insanlar bu şartlarda bile kuru ekmek yemişler bu birikimleri yapmışlar.

  3. benimle ilgili olarak "ki herkez bana acıma gayreti içinde" söyledim yine söyleyeyim, dolar da 2 milyon tl sizi tokatladım. her türlü kumarı sizle oynarım hodri meydan.. çok canım isterse bir 2 milyon tl daha tokatlarım.

    umarım anlaşılmıştır.. saygılar.

  4. bugün haberlerde LGBTİ (lezbiyen,gay,biseksuel,transexuel,intersex) onur yürüyüşü varmış, polis engellemiş vs..

    şimdi normalde herkes şunu der NE ALAKASI VAR İMAR BANKASIYLA.. aslında işte kıyaslamaları yapmadığımız için insanlık abuk-subuk noktalara gidiyor.

    söyledğim gibi haksız hukuksuz asgari ücretle peynir, yurumta yemeyip kuru ekmekle beslenip 30 yılda yaptığı tasarrufa emekli ikramiyesini ekleyen insanların haksız-hukuksuz- anayasal suç işlenerek birikimleri gasp edildi.

    bana göre lgbti gibi oluşumlara destek vermek için EN TEMEL HAKLARIN yani imar bankası olayındaki gibi çok dar gelirli insanların durduk yerde konut birikimlerinin gasp edilmesinin üzerinden 500yıl geçmiş olması lazım.

    yani en temel hakları gasp etmek hala gündemde iken lgbti gibi oluşumlara destek vermek yada karşı çıkmak gibi birşey hayal ötesi birşey olması lazım.

    işte bu çelişkiyi ,saçmalığı her konuda yaşıyoruz.. mesela burada işte bankaların aldığı eft ücreti konusu önemseniyor, ne bileyim en temel hakların gasp edilmesi olayı varken, abuk subuk akla mantığa sığmayacak şeyleri insanlar hak gaspı olarak niteliyorlar..

    bu embesillikten kurtulmadığımız sürece yani İŞİMİZE GELEN DOĞRULARI , EN ÖNEMLİ KONULAR OLARAK ortaya attığımız sürece asla ADALET,HAK, HUKUK, gerçek anlamda ortaya çıkmaz.


    lgbti nin yürüyüşüne tabiki karşı değilim, (ki bana göre bu sapkınlıklar insan aklının ürünü olmasına rağmen) irdelendiğinde tanrının böyle bir seçenek vermedği görülür.

    ama olabilir insan aklının özgürlüğü savunuluyorsa herkes istedğini yapabilir..

    iyide kardeşim SEN HAYATINI CEHENNEM GİBİ YAŞAYAN İNSANLARIN.. KONUT BİRİKİMİNİ GASP EDİYORSUN.. iş lgbti ye mi kaldı?

    işte böyle olunca bir insanın pahalı otomobilinin çizilmesi,, 10.bin insanın öldürülmesi -katledilmesin den daha önemli olmaya devam edecek..

    bu embesillikten ne zaman kurtulacağız?

    bu arada hayırlı bayramlar.

  5. güçlü bir akılla alay edenler şunu asla açıklayamadı; bankanın sözüm ona yaptığı usulsuzluklerle insanların tasarrufunun gasp edilmesi arasında nasıl bir ilişki var? bankanın yaptığı usulsuzluk insanların tasarrufunun gaspına nasıl gerekçe teşkil ediyor.

    vasat bir akıl bile rahatlıkla, devletin tasarrufları gasp etmesi için ZARAR etmesi gerektiğini söyler.. yani ne verdin, ne aldın..

    ayrıca sigorta fonunun olmaması lazım, yani tmsf mevduatlardan sigorta primi kesmemesi lazım... hazine bonolarında devletin bırakın kusur /hatasını tamamen alt yapı oluşturmadan hazine bonolarını dijital ortamda satmaması lazım. (ki suçtur)

    bunların hiç biri yok.. uzanlardan ödediğini iddaa ettiğin tasarrufun 3-5 katını tahsil ediyorsun.. hazine bonolarında anayasal suç işleyip dolandırıcılık yapıyorsun,, mevduatlar sigortalı..

    teşbihte hata olmaz, trafik polisi sizi durduruyor hiç bir hatanız ve noksanınız yok... başınızda neden şapka yok diyor, dışarı çıkarsanız başanıza güneş geçecek bu yüzden size en büyük cezası yazıyorum ve otomobilinizi gasp ediyorum..

    yokmu cvp verecek?

  6. birde şu imar bankasının yüksek faiz konusuna noktayı koyayım; DEVLET KURUMLARI ARACILĞI İLE ŞU ANDA TÜM BANKALARDAKİ ALDIĞINIZ FAİZ ORANLARINI HERGÜN ONAYLAR.

    yani kurumları aracılığı ile bankalarda verilen her türlü faiz benim kontrolum altında bununla ilgili tüm sorumluluk bana aittir der..

    bu bakımdan geçmişte de, şimdi de bankalarda verilen faizlerin hiç birisi KONTROL DIŞI DEVLETİN SINIRLARI DIŞINDA DEĞİLDİR. ve devlet bunu kabul eder.

    bu bakımdan imar bankası dava sürecinde (tasarruf sahipleri açısından) hiç bir kurum İMAR BANKASINDA YÜKSEK FAİZ VERİLİYORDU iddaa sında bulunmamıştır. hiç bir şekilde dava sürecinde dile getirilmemiştir.

    böyle bir iddaa da işi bilen avukatların sorcağı ilk soru şu olacaktı. FAİZLER SENİN KONTROLUNDE VE SORUMLULĞUNDA, MADEM SIRADIŞI BİR DURUM VARDI NEDEN MÜDAHALE ETMEDİN?

    bunu türlü araçlarla yapabilir, en bilinen piyasa faizinden bankayı fonlar. bankada 3-5 puan daha fazla tasarruf sahibine faiz vermemiş olur.

    devlet bir bankanın sıradışı bir bankacılık yaptığını düşünüyorsa müdahale eder, etmiyorsa kasıtlı olarak sorumluluk kendinde olur.

    bana göre devlet sıradışı bankacılık yaptığını düşündüğü bankayı yola getiremiyorsa bankacılık yapma ve mevduat kabul etme yetkisini elinden alır. eğer tasarrufların yükünü alacağını düşünüyorsa bankaya el koymamalı..

    aslında bu durumda bile tasarruf sahipleri tarafından devlet dava edilebilir. ama bence imar bankası tasarruf sahipleri uzanlarla anlaşma yoluna giderdi.

    ortada bir banka olmadığından ve devletin bir zararı söz konusu olmadığından devlet tasarruf sahiplerinin alacağından sorumlu olmaz.

    tabi TASARRUFLARI ÖDEYECEĞİM GEREKÇESİYLE UZANLARIN MALLARINA EL KOYMAK İÇİN AYRICA BİR KANUN/YASA ÇIKARMASI DA SÖZ KONUSU OLMAZ..

    BİR BANKAYI ZORLA BATIRAN VE 10 YAŞINDA ÇOCUĞUN MANTIĞININ KABUL ETMEDİĞİ GEREKÇELERLE TASARRUFLARI GASP EDEN BAŞKA BİR ÜLKE YOKTUR.

  7. #7
    Kaçak marlboro satabilirmiyim ? Fiyatı daha hesaplı ...
    Türkiye, kazığın her türlüsünü ayrı ayrı deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetişen biri dünyanın başka bir yanında sıkıntı yaşamaz.
    Re-twittlediklerim katıldığım anlamına gelmez!

  8. #8
     Alıntı Originally Posted by british Yazıyı Oku
    Kaçak marlboro satabilirmiyim ? Fiyatı daha hesaplı ...
    Devlet , kaçak marlboro satana ne yapması gerekir ?

    Yaptı mı ?

    İmzasının arkasında durdu mu ?

    2 ci el bono piyasası denen bir şey var.

    Altın fiyatları borsada belirlenir .

    Borsa fiyatının altında kotasyon veriliyor ise ; ''yahu ne oluyor'' denmez mi ?

    Devlet dememiştir . Üstelik, söz konusu olan kendi imzası olan borç senedi !

    Devlet görevini yapmamıştır.
    Türkiye, kazığın her türlüsünü ayrı ayrı deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetişen biri dünyanın başka bir yanında sıkıntı yaşamaz.
    Re-twittlediklerim katıldığım anlamına gelmez!

Sayfa 9/19 İlkİlk ... 7891011 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •