BOR
Bor çiçek ve meyve tutumu ile oluþumuna katkýda bulunur, polenlerin varlýðýný sürdürmelerini saðlar. Hücre zarlarýnýn dayanýklýlýðýný artýrarak bitkilere direnç kazandýrýr. Noksanlýðý durumunda çiçeklenme, tohum ve meyve tutumu azalýrken büyüme noktalarýnda ölümler görülmektedir.
Bor toprakta borik asit ya da borat anyonu þeklinde bulunur. Bitkilerce bor iyonize olmamýþ borik asit formunda alýnmaktadýr. Bitkide hareketi oldukça sýnýrlýdýr ve bitkilerde xylem dokusunda transprasyon etkisi ile taþýnýr.
Bor eksikliði: Normal olarak bitkiler 25-100 ppm arasýnda bor içerirler. 20 ppm bitkilerde borun eksiklik sýnýrý olarak kabul edilmektedir. Bitkilerde birçok hastalýðýn bor noksanlýðýndan meydana geldiði bilinmektedir. Örneðin elmalarda mantarlaþmýþ çekirdek evi hastalýðý bunlardan biridir. Armut ve elmalarda bor noksanlýðýnda çiçekler soðuktan zarar görmüþ gibi aniden solar ve siyah bir renk alýr. Bu halleri ile dökülmeyip bir süre dalda kalýrlar. Don zararý ayný görüntüyü oluþturmakla beraber dondan etkilenmiþ çiçekler hemen dökülürler. Þiddetli noksanlýkta yaprak çýkýþý gecikir, vegetatif büyüme noktalarý ölür. Sürgünler kýsa, yapraklar küçük ve bozuk þekilli olurlar. Ancak yapraklarda kloroz görülmez. Elma ve armut meyvelerinde büyük þekil bozukluklarý ve içte ve dýþta mantarlaþmalar görülür. Meyveler normalden küçüktür ve bazen çatlamalar olur. Bor noksanlýðýndan ileri gelen dýþ mantarlaþmalar Ca eksikliðinden meydana gelen acý benek ile karýþtýrýlmamalýdýr. Acý benek ya dalda meyvenin olgunlaþmasýna yakýn, ya da daha çok hasat sonrasýnda depolama sýrasýnda görülür.
Þeftali ve kayýsý meyvelerinde kahverengi lekeler ve veya mantarýmsý doku oluþur. Bazý durumlarda meyvelerde çatlama ve büzülme görülür. Olgunlaþma gayrý muntazam olur.
Asmalarda genç yapraklarda damarlar arasýnda sarý lekeler þeklinde kloroz oluþur. Kloroz yaprak kenarlarýndan baþlayýp, ortaya doðru yayýlýr. Kloroz çoðu kez þekil bozukluðu ile birliktedir. Sonralarý yaprak kenarlarý kahverengiye döner ve kurur. Yaprak saplarý kýsa ve kalýn olur. Vegetatif geliþme noktalarý kalýnlaþýr ve ölür. Buna baðlý olarak yan sürgün sayýsý artar. Ancak bu sürgünler de arýzalý olur. Meyve az olur. Salkýmlarda üzüm tanelerinin çoðunluðu buruþuk ve çekirdeksizdir. Sadece aralarýnda birkaç tane normal üzüm bulunur.
Bor fazlalýðý : Borun eksikliði gibi fazlalýðý da sakýncalýdýr. Toprakta 5 ppm' den fazla bor olmasý bor fazlalýðýna iþaret eder. Bu sebeple bor gübrelemesi yapýlýrken dikkat edilmelidir. Bor toksitesinde yaprak uçlarý sararýr ve nekrozlar oluþur. Belirtiler daha sonra yaprak kenarlarýna ve orta damara yayýlýr. Yapraklar yanýk bir görüntü alýrlar ve erken dökülürler. Belirtiler yaþlý yapraklarda görülür.
MOLÝBDEN
Azotun bitkiler tarafýndan alýmý ve kullanýmýnda etkilidir. Demir ve fosforun kullanýlmasýnda rol oynamaktadýr. Noksanlýðýnda toprak kaynaklý hastalýklar bitkide daha kolay ilerler, çiçekler solar, bitki boysuzlaþýr. Bitkide C vitamini oluþumu engellenir, klorofil miktarýnda azalma ve dolayýsýyla geliþme çok zayýflar.…
MANGAN
Demir ile birlikte klorofil oluþumuna yardým eder. Bu nedenle fotosentez için gereklidir. Bitkilerde çeþitli enzimlerin iþleyiþinde etkilidir ve ayný zamanda protein ve karbonhidrat oluþumunda rol oynar. Bitki geliþmesine yardýmcý olmak için bakýr, demir ve çinko ile kombinasyonlar oluþturur.
Toprak pH'sý ile mangan elveriþliliði arasýnda sýký bir iliþki vardýr. Yüksek pH' lý topraklarda manganýn alýnabilirliði düþüktür. Bu sebeple kireçli topraklarda Mn eksikliði sýk görülür.Mangan eksikliði : Mangan noksanlýðý belirtileri Mg noksanlýðý belirtilerine benzer. Yapraklardaki damarlar arasýnda sarama görülür. Ancak Mg noksanlýðý önce yaþlý yapraklarda olmasýna karþýlýk Mn noksanlýðý genç yapraklarda görülür. Mangan noksanlýðýnda yapraklar arasý kloroza ilave olarak yapraklarda sarý noktalar halinde lekeler oluþur. Meyve aðaçlarýnda Mn eksikliði belirtileri rahatlýkla demir noksanlýðý ile karýþabilir. Yaprak analizleri doðru teþhis için önemli bir araçtýr. 25-30 ppm' den az Mn bulunursa mangan eksikliði muhtemeldir. 20 ppm' den az olursa mangan noksanlýðý vardýr. Þeftali, kayýsý ve erik diðer sert çekirdeklilere göre daha fazla mangana ihtiyaç gösterirler.
Asmada yaprak yüzeyinde üniform bir sararma olur. Yapraklar normalden küçük ve açýk yeþil renklidirler. Zamanla çok sayýda küçük nekrotik lekeler ortaya çýkar. Sonunda sarý bölgeler kahverengine döner ve yaprak ölür.
ÇÝNKO
Çinko bitki fizyolojisi açýsýndan son derece önemli bir elementtir. Bitkilerde, enzimleri yapý elementi olarak ve aktive edilmesinde, protein sentezinde, karbonhidrat metabolizmasýnda ve IAA sentezinde görevlidir.
Toprakta çinko çözünürlüðü toprak pH'sý ile ters orantýlýdýr. Bitkiler çinkoyu suda çözünebilir formda ve aktif olarak alýrlar. Çinko alýmý ile bakýr, demir, mangan ve kalsiyum alýmý arasýnda rekabet mevcuttur. Bitki bünyesinde çinko Zn 2+ iyonlarý þeklinde veya organik asitlere baðlý olarak xylem dokularýnca taþýnýr. Sýnýrlý da olsa yaþlý yapraklardan genç yapraklara taþýnma olmaktadýr. Bitkilerde fosfor ile çinko arasýnda antagonistik bir etki vardýr.
Çinko eksikliði: Meyve aðaçlarýnýn Zn içeriði 15-200 ppm arasýnda deðiþmektedir. Çinko eksikliði çoðunlukla fosfor yönünden zengin, karbonhidrat içerikli nötr veya alkali topraklarda meydana gelir. Zn eksikliði kültür bitkilerinde daha ziyade kökleri etkiler ve yaþlý kök dokularýnýn ölümüne sebep olur. Öte yandan çinko noksanlýðýnda yaprak damarlarý arasýnda kloroz meydana gelir. Yaprak damarlarý yeþil kalýrken, damarlar arasý renk açýk yeþil, sarý hatta beyaza döner.
Meyve aðaçlarýnýn hepsinde çinko noksanlýðýnýn tipik belirtisi, daralmýþ, küçülmüþ yaprak ve rozet oluþumudur. Bu oluþumun nedeni ise boðum aralarý uzunluklarýnýn oldukça kýsalmýþ olmasýdýr. Yaprak kenarlarý bazen dalgalý bir hal alýr. Yaprak yüzeyinde damar kenarlarý yeþil kalmak üzere damarlar arasýnda sarý mozaik þeklinde lekeler oluþur. Noksanlýk þiddetli deðilse sadece yapraklarý etkiler. Þiddetli noksanlý olursa sürgün geliþimi de tamamen durur. Sürgünlerde meyve tomurcuðu sayýsý azalýr, hatta tamamen yok olur. Sert çekirdekli meyvelerin meyve etlerinde kararmalar görülür.
Baðlarda çinko noksanlýðý yaygýn olarak ortaya çýkmaktadýr. Erken ilkbaharda oluþan yapraklar küçük, dar ve diþli olurlar. Damarlar arasýnda çok sayýda klorotik lekeler oluþurken damarlarýn etrafýnda 1-2 mm geniþliðinde bir bölge yeþil rengini korur. Alt yapraklar yeþil kalýr ve hafif klorozlu olurlar. Belirtiler sürgün uçlarýna doðru daha þiddetli bir hal alýr. Büyüme geriler, ana sürgünler çalýmsý bir hal alýr. Salkýmlar seyrek ve üzüm taneleri küçük olur.
KALSÝYUM
Hücre duvarý için gerekli olup hücrenin çoðalmasý geliþimi ve güçlenmesinde önemli rol oynar. Kök, yaprak ve polen tüpü geliþmesini stimüle eder, ayrýca enzim sistemini harekete geçirir, CaSO4 tuzluluðu azaltýr.
Hastalýklar ve strese karþý bitki savunma sistemlerini güçlendirir, kalitesiz meyve oluþumunu engeller, raf ömrünü uzatýr.(Botrytis ve çatlamaya etkili)
Yetersizliðinde Sürgün ve kök uçlarý ölür yaprak saplarý zayýflar ve çiçekler zamansýz dökülür; hastalýklar artar. Domates ve biberde çiçek yerlerinde çürüme kerevizde kofluk, elmada kara lekeler (acý benek) oluþur, meyve kalitesi düþer.
Fazlalýðýnda Toprakta pH derecesini yükselterek B, Fe ,Mn ,Zn noksanlýklarýna sebep olur. Ayný zamanda P, Mg ve K alýmýna engeller.
![]()





Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri