Alýntý Originally Posted by Koray Yazýyý Oku
Hollanda, coðrafyasý sebebiyle topraðýn deðerini çok önceden kavradý vizyonunu politikasýný buna göre þekillendirdi,
aslýnda bir nevi zorunluluktan mecburen tarým devine dönüþtü ...

Aslen her þeyde olduðu gibi,
insanýn/memleketlerin karþýsýna çýkan güçlükler onlarýn o konuda güçlü olmasýný talep ediyor.
Bizde bu alanda böyle bir zorluk olmadý, hatýrlarsanýz çocukluðumuzdan beri "dünyada kendi kendine yetebilen 7 ülkeden biri"idik
haliyle tarým ve hayvancýlýkta önemli bir vizyon geliþmedi/geliþtiremedik yada sözde kaldý ...

Bugün dünya'da konuyla ilgili söz sahibi ülkelerde 1950'lerden buyana endüstriyel tarým uygulanýyor
bizim ise 90'larda baþlanmasý gereken bu sisteme halen geçilmiþ deðil ...

Yol haritasý belli ancak çooook geç kalýndý,
düzgün bir vizyon oluþturulup herhangi bir programa geçilse bile, teknolojik-ekonomik ve sosyal sebeplerden dolayý maalesef 90'larda ki gibi kolay olmayacak ...
Bence hiç bir zaman hiç bir þey geç deðil.. söz konusu devlet olunca hiç geç deðil.
Biz amerikanýn ambargo uyguladýðý dönem bu mecburiyete kaldýk. Bu minvalde aselsan ve bir çok þirket kuruldu. Fakat ambargo kalkýnca ayný tas ayný hamam oldu.
Hatýrlarsanýz aðaç kesmek, özellikle zeytin aðacý kesmek cinayet suçu gibi aðýr ceza mahkemelerinde yargýlanýyordu. Emsal cezalar vardý 8 ila 20 yýl arasýnda. Fakat özal bu yasayý kaldýrýnca beton ve banker ekonomisine dönüþtük anýnda. Tarýma, çiftçiye yatýrm kesildi, köy halký þehire yerleþti, büyük göçler oluþtu. Bu yýldan itibaren kendi kendine yeten ülke durumundan çýktýk. Bana soracak olursanýz bu politika vatana ihanettir ancak kahraman ilan edildiler..