Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
22,04 9.98% 654,96 Mn 19,49 / 22,04
55,65 9.98% 5,61 Mn 55,65 / 55,65
9,15 9.98% 382,99 Mn 8,32 / 9,15
62,40 9.96% 66,71 Mn 59,30 / 62,40
23,64 9.95% 2,53 Mn 23,64 / 23,64
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
279,75 -17.23% 7,65 Mn 265,00 / 338,00
46,08 -10% 879,52 Mn 46,08 / 56,30
50,40 -10% 456,63 Mn 50,40 / 56,55
233,80 -9.99% 1,01 Mr 233,80 / 280,00
565,00 -8.2% 1,78 Mr 562,50 / 631,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
322,50 1.74% 21,47 Mr 311,75 / 324,50
288,00 1.05% 12,08 Mr 283,00 / 292,75
16,49 -0.54% 8,33 Mr 16,27 / 16,91
83,85 -0.65% 8,20 Mr 82,90 / 85,40
38,26 0% 7,14 Mr 37,88 / 38,52
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,18 1% 1,23 Mr 19,71 / 20,30
83,85 -0.65% 8,20 Mr 82,90 / 85,40
288,00 1.05% 12,08 Mr 283,00 / 292,75
152,00 -1.87% 4,47 Mr 149,00 / 156,40
683,00 0.96% 3,50 Mr 674,00 / 686,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,18 1% 1,23 Mr 19,71 / 20,30
83,85 -0.65% 8,20 Mr 82,90 / 85,40
111,20 0.27% 931,45 Mn 109,00 / 112,30
123,00 1.65% 785,48 Mn 117,50 / 123,40
288,00 1.05% 12,08 Mr 283,00 / 292,75
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,18 1% 1,23 Mr 19,71 / 20,30
34,90 1.45% 166,91 Mn 34,20 / 35,08
83,85 -0.65% 8,20 Mr 82,90 / 85,40
10,60 -2.3% 177,71 Mn 10,51 / 10,87
67,50 -4.53% 693,53 Mn 66,60 / 71,25
Arama sonucu : 7970 madde; 1 - 8 arası.

Konu: Dolarda Yükseliş Kaçınılmaz IV

Hybrid View

Previous Post Previous Post   Next Post Next Post
  1. #1
     Alıntı Originally Posted by discretus Yazıyı Oku
    düzeltilecek çok konu var..
    işçi.. sgk emeklilik ödüyor.. şimdi yarı gönüllü biçimde BES sistemine sokuldu.. aynı emeklilik mevzusu için.. işşizlik primi ödüyor.. yani verdiği gelir vergisine ek olarak sgk + BES + işşizlik.. ayrıca aldığı her şeyde kdv var ki onu ayrı tutalım şimdilik..

    şimdlik BES tam anlamıyla zorunlu değil ama yapma peşindeler 2020 de..buradan elde ettikleri BES (dibs ve fon dağılımını belirleyerek) ve işşizlik fonlarını keyfi biçimde harcıyorlar..basında okuyorsunuz..

    diğer yandan.. işverenler.. sgk nın önemli bir kısmını.. ve işşizlik priminin bir kısmını işçinin kendi ödemesine ek olarak işçi adına ayrıca ödüyorlar.. mesela işşizlik fonundaki 150-200 milyar tl civarındaki para böyle birikti.

    çözüm sadeleşmedir.. herkes için beyannamedir.. işveren sadece brüt ücreti versin.. işçi kendi primlerini ve vergisini ödesin.. böylece ne kadar yuksek vergi ödediğini de anlamış olur ve hesap sorma bilinci yavaş da olsa başlar.. işçi ve işveren için sadeleşme önemli bir itici güç olacaktır aynı zamanda.. bu hukumetin aleyhine o yüzden bir aksiyon beklemiyorum zira halkın ne kadar vergi verdiğini bilmesini pek istemezler..
    Devlet beyanname zorunluluğunu her zaman finansman ve varlık yönünden güçlü olanın sorumluluğunda bırakır.

    Eğer bu zorunluluk finansal olarak güçlü olandan alınarak tümtopluma yayılırsa tahsilat oranları daha da düşer.

    Örnek: 300 kişinin çalıştığı bir fabrikada tüm işçilerin gelir vergisi, sigorta primi, işsizlik primi, BES ödemeleri işverenin yükümlülüğündedir. Eğer bu yükümlülük işverenden alınarak her bir işçiye beyanname zorunluluğu olarak yansıtılırsa sermaye gücü işverene göre düşük hatta sıfır varlığa (veya belkide borca) sahip bu kesim bu ödemeyi yapamaz.

    İşverenin en azından haczedilecek varlıkları ve parası vardır. (devletin genel mantığına göre). Zira 300 kişilik bir işi çevirebilmek için varlık gerekir.
    En güçlü veya en zeki olan değil, DEĞİŞİME en açık olan türler hayatta kalır...Charles Darwin
    https://twitter.com/r_x_p_u

  2. #2
     Alıntı Originally Posted by rxpu Yazıyı Oku
    Devlet beyanname zorunluluğunu her zaman finansman ve varlık yönünden güçlü olanın sorumluluğunda bırakır.

    Eğer bu zorunluluk finansal olarak güçlü olandan alınarak tümtopluma yayılırsa tahsilat oranları daha da düşer.

    Örnek: 300 kişinin çalıştığı bir fabrikada tüm işçilerin gelir vergisi, sigorta primi, işsizlik primi, BES ödemeleri işverenin yükümlülüğündedir. Eğer bu yükümlülük işverenden alınarak her bir işçiye beyanname zorunluluğu olarak yansıtılırsa sermaye gücü işverene göre düşük hatta sıfır varlığa (veya belkide borca) sahip bu kesim bu ödemeyi yapamaz.

    İşverenin en azından haczedilecek varlıkları ve parası vardır. (devletin genel mantığına göre). Zira 300 kişilik bir işi çevirebilmek için varlık gerekir.
    yanlış bir çıkarım..

    zira beyanname vermek ile işverenin ödemesi farklı şeyler.. şu anda işveren hem bazı primlerimizi bizim adımıza ödüyor hem de bizim ödememiz gerekenleri kaynakta kesiyor..mesela sgk kesintilerinin iki bileşeni var (sgk işçi ve işveren payı): bizim ödediğimiz ve bizim adımıza ayrıca işverenin ödediği..

    benim söylediğim ise farklı...işveren prensip olarak sadece brüt ödeme yapacak.. ücretli çalışanlar için işveren yine kanuni gelir vergisini kaynakta kesecek ve devlete yatıracak, abd de bu şekilde mesela.. yani vergi toplamada bir sıkıntı olmaz.. esas farklılık şurada.. orada işçi (ve herkes) yıl sonunda beyanname doldurduğunda kesintiler ve istisnalardan sonra ödemesi gereken vergiyi hesaplıyor.. eğer başlangıçta kaynakta fazla kesilmişse iade istiyor..

    yani.. herhangi bir zorluk yok.. abd yıllardır bu sistemi uyguluyor.. istedikten sonra bal gibi uygulanır.. herhangi bir zorluk yok..

    uygulamada şöyle.. bölge IRS ofisleri random olarak çuvaldan beyannameleri seçiyorlar..hatta yıl boyu incelemeler aslında devam ediyor.. eğer masum bir hata yaptıysan sıkıntı olmuyor , anlaşıyorsunuz.. ama kasıtlı biçimde vergini incelemezler diye yanlış beyan edersen hayatın kayıyor.. sistem gayet güzel işler bir kaç seneden sonra.. beyanname dediğinde basit bir form..
    It is not because things are difficult that we do not dare, it is because we do not dare that they are difficult. (Seneca)

  3. #3
     Alıntı Originally Posted by discretus Yazıyı Oku
    yanlış bir çıkarım..

    zira beyanname vermek ile işverenin ödemesi farklı şeyler.. şu anda işveren hem bazı primlerimizi bizim adımıza ödüyor hem de bizim ödememiz gerekenleri kaynakta kesiyor..mesela sgk kesintilerinin iki bileşeni var (sgk işçi ve işveren payı): bizim ödediğimiz ve bizim adımıza ayrıca işverenin ödediği..

    benim söylediğim ise farklı...işveren prensip olarak sadece brüt ödeme yapacak.. ücretli çalışanlar için işveren yine kanuni gelir vergisini kaynakta kesecek ve devlete yatıracak, abd de bu şekilde mesela.. yani vergi toplamada bir sıkıntı olmaz.. esas farklılık şurada.. orada işçi (ve herkes) yıl sonunda beyanname doldurduğunda kesintiler ve istisnalardan sonra ödemesi gereken vergiyi hesaplıyor.. eğer başlangıçta kaynakta fazla kesilmişse iade istiyor..

    yani.. herhangi bir zorluk yok.. abd yıllardır bu sistemi uyguluyor.. istedikten sonra bal gibi uygulanır.. herhangi bir zorluk yok..

    uygulamada şöyle.. bölge IRS ofisleri random olarak çuvaldan beyannameleri seçiyorlar..hatta yıl boyu incelemeler aslında devam ediyor.. eğer masum bir hata yaptıysan sıkıntı olmuyor , anlaşıyorsunuz.. ama kasıtlı biçimde vergini incelemezler diye yanlış beyan edersen hayatın kayıyor.. sistem gayet güzel işler bir kaç seneden sonra.. beyanname dediğinde basit bir form..
    Ben de diyorum ki işveren tüm vergiler yerine bazı vergileri öderse ve ücretliye ait bir kısım vergi işveren sorumluluğundan çıkarsa ücretliler bu ödemeleri yapamaz, ödemeleri gereken bu parayı (yükümlülüğü) hayat şartlarından ötürü harcarlar.

    Devlet 300.000 işverenle uğraşmak yerine 25milyon ücretli ile uğraşmak zorunda kalır.

    Ve ne yazık ki eğer devlet 25milyon ücretli ile uğraşacak bir pozisyona girerse tahsilat yapamaz.

    Zira tam da bu kesim oy talep ettiği kesim. İşin siyasi boyutu ağırlık kazanır.

    Umarım demek istediklerimi anlatabiliyorum.

    NOT: 25 milyon ücretliden 5 milyonu kendilerine tahakkuk eden vergiyi ödeyemese devlet 5 milyon kişiye haciz uygulamak zorunda kalmalı. Bu fiili olarak bir çok bakımdan mümkün değil. En başta da siyasi açıdan.


    Şu anki seçim sisteminde hangi partinin iktidara geleceğini sadece ve sadece 500.000-1 milyon oy farkı belirliyor.
    En güçlü veya en zeki olan değil, DEĞİŞİME en açık olan türler hayatta kalır...Charles Darwin
    https://twitter.com/r_x_p_u

  4. #4
     Alıntı Originally Posted by rxpu Yazıyı Oku
    Ben de diyorum ki işveren tüm vergiler yerine bazı vergileri öderse ve ücretliye ait bir kısım vergi işveren sorumluluğundan çıkarsa ücretliler bu ödemeleri yapamaz, ödemeleri gereken bu parayı (yükümlülüğü) hayat şartlarından ötürü harcarlar.

    Devlet 300.000 işverenle uğraşmak yerine 25milyon ücretli ile uğraşmak zorunda kalır.

    Ve ne yazık ki eğer devlet 25milyon ücretli ile uğraşacak bir pozisyona girerse tahsilat yapamaz.

    Zira tam da bu kesim oy talep ettiği kesim. İşin siyasi boyutu ağırlık kazanır.

    Umarım demek istediklerimi anlatabiliyorum.

    NOT: 25 milyon ücretliden 5 milyonu kendilerine tahakkuk eden vergiyi ödeyemese devlet 5 milyon kişiye haciz uygulamak zorunda kalmalı. Bu fiili olarak bir çok bakımdan mümkün değil. En başta da siyasi açıdan.


    Şu anki seçim sisteminde hangi partinin iktidara geleceğini sadece ve sadece 500.000-1 milyon oy farkı belirliyor.
    devleti pratikte ilgilendiren sadece gelir vergisi..ve zorunlu bir sağlık sigortasının olup olmadığı.. abd de federal devlet mesela ayrı bir sigorta şemsiyesi altında olabiliyor.. ama sen ayrıca bundan bağımsız özel bir sigorta da alabilirsin..

    yani.. kaynakta sadece beklenen (nominal, yani liste fiyatı gibi) vergiyi kesiyorsun.. ayrıca vatandaşın gösterdiği veya tercih ettiği bir sağlık sistemi (devlet veya özel) için kesintiyi yapıyorsun.. bunlar fix.. ve makul.. yani vergi ve sağlık sigortası zorunlu.. ben abd de okurken öğrenci olarak kayıt yaptıramıyordum saglık sigortam olmazsa..sistemi öyle kilitleyici hale getirebilirler ki sağlık sigortan yoksa en basit işini bile yapamıyor hale getirebilirler.. gayet kolay..

    neticede emeklilik ve diğer birikimler (işşizlik, BES vb) isteğe bağlı.. bu bürokrasiden kurtuluyoruz.. ve ayrıca yıl sonunda beyanname veriyoruz..verdiğimiz vergi belli, ayrıca eğitim harcamaları ve diğer bazı istisnalar ile vergilendirilir gelirimizi düşürebiliyorsak iade bile alıyoruz.. böyle bir sistem doğru ve uygulanabilir bir sistem..
    It is not because things are difficult that we do not dare, it is because we do not dare that they are difficult. (Seneca)

  5.  Alıntı Originally Posted by rxpu Yazıyı Oku
    Ben de diyorum ki işveren tüm vergiler yerine bazı vergileri öderse ve ücretliye ait bir kısım vergi işveren sorumluluğundan çıkarsa ücretliler bu ödemeleri yapamaz, ödemeleri gereken bu parayı (yükümlülüğü) hayat şartlarından ötürü harcarlar.

    Devlet 300.000 işverenle uğraşmak yerine 25milyon ücretli ile uğraşmak zorunda kalır.

    Ve ne yazık ki eğer devlet 25milyon ücretli ile uğraşacak bir pozisyona girerse tahsilat yapamaz.

    Zira tam da bu kesim oy talep ettiği kesim. İşin siyasi boyutu ağırlık kazanır.

    Umarım demek istediklerimi anlatabiliyorum.

    NOT: 25 milyon ücretliden 5 milyonu kendilerine tahakkuk eden vergiyi ödeyemese devlet 5 milyon kişiye haciz uygulamak zorunda kalmalı. Bu fiili olarak bir çok bakımdan mümkün değil. En başta da siyasi açıdan.


    Şu anki seçim sisteminde hangi partinin iktidara geleceğini sadece ve sadece 500.000-1 milyon oy farkı belirliyor.
    O, Amerika ütopyasını anlatıyor siz de Türkiye gerçeklerini anlatıyorsunuz, anlaşmazsınız, ideal olarak iyi bir öneri ama bir de Türkiye gerçeği var, o beyannameyi dolduramayacak milyonlarca insan var, bizim devletimiz bir hukuk devleti değil, sayın CB'nin de dediği gibi üstünlerin hukuku var ve kim gelse bu değişmiyor, Türkiye'de emekçi köleliğe, sermaye sahibi ise efendiliğe devam eder.

  6. #6
     Alıntı Originally Posted by discretus Yazıyı Oku
    yanlış bir çıkarım..

    zira beyanname vermek ile işverenin ödemesi farklı şeyler.. şu anda işveren hem bazı primlerimizi bizim adımıza ödüyor hem de bizim ödememiz gerekenleri kaynakta kesiyor..mesela sgk kesintilerinin iki bileşeni var (sgk işçi ve işveren payı): bizim ödediğimiz ve bizim adımıza ayrıca işverenin ödediği..

    benim söylediğim ise farklı...işveren prensip olarak sadece brüt ödeme yapacak.. ücretli çalışanlar için işveren yine kanuni gelir vergisini kaynakta kesecek ve devlete yatıracak, abd de bu şekilde mesela.. yani vergi toplamada bir sıkıntı olmaz.. esas farklılık şurada.. orada işçi (ve herkes) yıl sonunda beyanname doldurduğunda kesintiler ve istisnalardan sonra ödemesi gereken vergiyi hesaplıyor.. eğer başlangıçta kaynakta fazla kesilmişse iade istiyor..

    yani.. herhangi bir zorluk yok.. abd yıllardır bu sistemi uyguluyor.. istedikten sonra bal gibi uygulanır.. herhangi bir zorluk yok..

    uygulamada şöyle.. bölge IRS ofisleri random olarak çuvaldan beyannameleri seçiyorlar..hatta yıl boyu incelemeler aslında devam ediyor.. eğer masum bir hata yaptıysan sıkıntı olmuyor , anlaşıyorsunuz.. ama kasıtlı biçimde vergini incelemezler diye yanlış beyan edersen hayatın kayıyor.. sistem gayet güzel işler bir kaç seneden sonra.. beyanname dediğinde basit bir form..
    bu arkadaş hiç ırs formları doldurmadığından basit bir olay vs diyor.Bir kere ben 7 sene irs e beyanname doldurdum.O istisnaları zartı zurtu vergi kanunu ve son değişiklilkleri artı eyalet yasalarını her vatandaş bilmez.eğer düz vatandaş gibi dürüstçe doldurursan nerdeyse hiç iade alamazsın çünkü istisnaların hangi madede hangi duruma uygulanır bir fikrin olmuyor.ben ilk iki sene kendim doldurdum 1 kurus iade cıkmazdı.Sonra baktım herkes 100-200 dolar verip mali müşavirlere doldurtuyor, ben de öyle yaptım.sonraki senelerde 1000 dolar civarı iadem oluyordu.Ben doktora eğitiminde o formu dolduramazken sıradan vatandaşın o işin içinden cıkması mümkün değil.

  7. #7
     Alıntı Originally Posted by loner Yazıyı Oku
    bu arkadaş hiç ırs formları doldurmadığından basit bir olay vs diyor.Bir kere ben 7 sene irs e beyanname doldurdum.O istisnaları zartı zurtu vergi kanunu ve son değişiklilkleri artı eyalet yasalarını her vatandaş bilmez.eğer düz vatandaş gibi dürüstçe doldurursan nerdeyse hiç iade alamazsın çünkü istisnaların hangi madede hangi duruma uygulanır bir fikrin olmuyor.ben ilk iki sene kendim doldurdum 1 kurus iade cıkmazdı.Sonra baktım herkes 100-200 dolar verip mali müşavirlere doldurtuyor, ben de öyle yaptım.sonraki senelerde 1000 dolar civarı iadem oluyordu.Ben doktora eğitiminde o formu dolduramazken sıradan vatandaşın o işin içinden cıkması mümkün değil.
    yazıma dikkat edersen benim de bunları defalarca doldurduğumu anlardın (abd de gra olarak).. bir kaç yıl doldurduktan sonra işin püf noktalarını gayet rahat anlıyorsun.. ben de zaten bir kaç yıldan sonra sistem gayet güzel işler dedim yukarıdaki yazımda.. ilk bir kaç yıl pürüzler olacaktır..

    adamlar bu sistemi işletiyor.. sende bir yanlışlık olmalı.. ben yakınan kimse görmedim.. oldukça güzel ve ideal bir sistem.. şu anda bu sistemin bir şekilde benzerini serbest meslek sahipleri TR de kullanıyor.. ve bir sürü istisna kullanıyorlar.. normal vatandaşta bunu gayet guzel kullanabilir.. ki zaten abd de uygulanıyor.. bir problem yok..
    It is not because things are difficult that we do not dare, it is because we do not dare that they are difficult. (Seneca)

  8. #8
    kendin veya mali müşavir .. farketmez.. neticede sistem işliyor..
    It is not because things are difficult that we do not dare, it is because we do not dare that they are difficult. (Seneca)

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •