PİYASADA İŞLEM yapan insanlar her daim iş işten geçtikten sonra farkına varıyor .
Yazar Curtis Faith şöyle diyor: Kitabı okuyup ÖZET GEÇEN DOSTUMUZUN İNTERNETTEKİ rumuzu: Yazan: Borsanın İzinden

"Bir Trader için, insan psikolojisi aynı zamanda hem büyük bir fırsattır, hem de büyük bir engel.
Onu yönetirsen, başarılı olursun, o seni yönetirse, batarsın.
"Başarılı trade'in anahtarı Riski yönet, tutarlı ol, her şeyi basit tut ve biten trade'i tekrar analiz et.

Bu cümlede "biten trade'i tekrar analiz et kısmı en önemli kısım.
Daha önce de bahsedilen, çoğunuz biten trade'i (karla veya zararla hiç fark etmez) bir daha açmamak üzere kapatıyor olduğumuzu biliyormuyduk ?. Halbuki mutlaka "neyi doğru yaptım, neyi yanlış yaptığını sormanız gerek.

Çünkü asıl öğrenme süreci o zaman başlıyor.
Bu soruları sormazsanız aslında çok az şey öğreniyorsunuz.
Bu soruları sorup cevapları bir köşeye not ettiğiniz zaman öğrenmeye başlıyorsunuz.
Ben şu ana kadar öğrendiğim çoğu şeyi biten trade'e doğru sorular sorarak öğrendim.

Lütfen ama lütfen, karla veya zararla kapattığınız bir pozisyona geri dönüp neden bu kağıda girdim, ne görüp de girdim, beklentim neydi, nasıl gitti, neden kar ettim, neden kaybettim, neden çıktım? gibi soruları sorun. Bir not defterine veya wordpad'e yazın cevapları.

Yazdıklarınız üzerinde düşünün. Mesela ben yıllar önce yaptığım en büyük hatayı bu soruları kendime sorarak buldum ve çözdüm. Eskiden bir kağıda bakarken, grafiğe kendi beklentimi yüklüyor ve beklentimi yorumluyordum.
Bakın, burası çok önemli.

Halbuki grafiğe bir beklenti yüklemememiz lazım, beklentimizi yorumlamamız lazım. "Patlamaya hazır gibi geldi" / "hacim gelmişti, ama kağıt yürümedi" / "düşeni kırdı, olgunlaştı, bir iki güne gider "/ "çok düştü, buradan döner". Bunların hepsi beklenti.

Hepsi sizin kağıttan beklentileriniz.
Kağıda objektif, yorumsuz, duygusuz bakmayı öğrenmemiz gerek.
Kağıt "gidecek" diye değil, "gidiyor" diye girmemiz gerekiyor.
Beklentiyle değil, gerçekle hareket etmemiz gerekiyor. "Dönecek" ile "döndü" iki farklı şey.