Fesübhanallah! Sübhâne men tehayyera fî sun'ihi'l ukûl!
Hindistan gazetelerinin bir sûret-i kat'iye ve mevsûkada te'mîn etdiğine göre Cava ahâli-i İslâmiyesi rüesâsı ahîren bir cem'iyet teşkîl ederek bunda hilâfet nâmına dönen fırıldaklara ve rezâletlere dört aya kadar nihâyet verilmediği takdîrde Sultan Abdulhamid'in sûret-i kat'iyede halliyle Emir-i Mekke-i Mükerreme Avnurrefik Paşanın halîfe i'lân olunmasına karâr verilmiş ve bu karâra milyonlarca müslümanın iştirâk eyleyeceği şübhesiz bulunmuşdur.
Nasıl? Su götürecek havâdisden değil ya?
Doğrusu ahâli-i İslâmiyenin nihâyet şöyle bir eser-i intibâh göstermesine ne kadar teşekkür olunsa azdır. Zîrâ -Hükumet-i Osmânîye'den vazgeçdik- İslâmiyetin istikbâli gitdikçe müellem renkler almakdadır. Din-i mübinimizin hâmisi büyükdür. Bu din âlî cihânla berâber pâydâr olacakdır. Lâkin milel-i garîbenin akıtdığı seyl-i medenîyet memâlik-i şarkiyeyi bir sür'at-i müdhîşe ile istilâ etmekde olub buna karşı ebvab-ı ümîd kapanacakdır.
Allah'nız, peygamberiniz, nâmusunuz, vicdânınız nâmına düşününüz, uyanınız, artık sondur, gidiyoruz, geri gelmeyeceğiz, bitiyoruz, kökümüze kibrit suyu döküyorlar!
Ah Ya Rabbi! Nasıl anlatalım? Ne müessir bir levha, ne acıklı bir hal!
22 haziran 1899
intibah gazetei
mısır - kahire.
Yer İmleri