Artan
Azalan
Ýþlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
34,10 10% 56,18 Mn 30,92 / 34,10
7,04 10% 588,94 Mn 6,42 / 7,04
1.331,00 10% 111,95 Mn 1.234,00 / 1.331,00
3,85 10% 381,06 Mn 3,53 / 3,85
52,80 10% 292,41 Mn 47,98 / 52,80
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
14,22 -10% 1,40 Mr 14,22 / 16,50
1.067,00 -9.96% 334,06 Mn 1.067,00 / 1.303,00
307,75 -9.95% 252,30 Mn 307,75 / 348,00
120,40 -9.41% 1,70 Mr 119,70 / 128,00
6,73 -7.81% 543,00 Mn 6,60 / 7,08
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
297,50 3.3% 13,15 Mr 296,00 / 300,50
2,70 1.89% 8,97 Mr 2,62 / 2,73
341,75 -0.94% 8,34 Mr 340,50 / 354,75
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
39,48 2.07% 7,50 Mr 38,90 / 40,70
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,54 1.35% 613,06 Mn 19,10 / 19,65
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
401,75 -2.01% 6,15 Mr 396,00 / 413,00
341,75 -0.94% 8,34 Mr 340,50 / 354,75
378,75 -3.56% 4,16 Mr 375,75 / 397,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,54 1.35% 613,06 Mn 19,10 / 19,65
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
96,90 0.62% 384,70 Mn 96,05 / 98,00
105,00 0.86% 253,69 Mn 103,50 / 105,60
401,75 -2.01% 6,15 Mr 396,00 / 413,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,54 1.35% 613,06 Mn 19,10 / 19,65
33,82 -0.94% 99,77 Mn 33,56 / 34,74
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
10,65 0.85% 209,13 Mn 10,48 / 10,70
77,95 0.32% 372,67 Mn 77,00 / 79,00

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 1/2 12 SonSon
Arama sonucu : 9 madde; 1 - 8 arasý.

Konu: Güzel ve Yararlý Yazýlar...

Hybrid View

Previous Post Previous Post   Next Post Next Post
  1. #1
    Duhul
    Feb 2017
    Ýkamet
    Türkiye
    Gönderi
    10,163
    Blog Entries
    12

    Güzel ve Yararlý Yazýlar...

    SÝZ DEÐÝÞÝRSENÝZ TOPLUM DEÐÝÞÝR!
    Doç. Dr. Þafak Nakajima


    Düþünsel ve ekonomik ayrýþmalarý keskin, çatýþmalý toplumlarda, insanlar daha saðlýksýz ve mutsuzdur!
    Sürekli kavgalarýn olduðu bir evin çocuklarý gibi bizler de, toplumsal gerilim ve çatýþmalardan etkileniriz.
    Giderek hayata ve insanlara güvenimiz kaybolur!

    Hayaller kuramaz, saðlýklý iliþkiler inþa edemez hale geliriz.

    Ýsteksiz ve yorgun oluruz, vücut savunma sistemimiz çöker.

    Çünkü bizler, sevgi ve güven ihtiyaçlarý, beþikten mezara kadar süren sosyal varlýklarýz.

    Topluma ait hissetmek, onun tarafýndan sevgi ve güvenle sarýlýp sarmalanmak bizim için çok önemlidir.
    Toplum dediðimiz þey nedir?

    Toplum, ekonomi ve yasalarla bir arada duran bireylerden oluþan insanlar topluluðudur.

    Bir insan çalýþarak para kazanýp, o parayý ihtiyaçlarý için harcadýðýnda, satýn aldýklarýný üretenlere para kazandýrýr.

    Bu döngü, farklý düzeylerde de olsa, tüm toplumu içine alan ekonomik sistemdir.

    Yasalarsa, insanlarýn birbiriyle çatýþan çýkarlarýný düzene sokarak, toplumu karmaþadan korumayý amaçlar.

    Modern toplumlardaki tüm ekonomik sistemler ve yasalar insan elinden çýkmadýr; hiç biri doða kanunu deðildir ve hepsi bizi doðrudan etkiler.

    Dünya Saðlýk Örgütü (WHO), ‘’Saðlýk; bedensel, zihinsel ve sosyal tam bir iyilik halidir!’’ der.

    Eðer içinde yaþadýðýmýz toplumun ekonomik ve yasal yapýsý dengeliyse, saðlýðýmýz iyi olur.

    Ama bir toplumda çalýþma yaþýndaki insanlar için yeterince iþ yoksa, okullar aþýrý kalabalýksa, kentler yeþilsiz birer beton ormanýna dönüþmüþse, iliþkilerde kabalýk ve þiddet hâkimse, yasalar keyfi olarak uygulanýyorsa, hastalar, sakatlar ve yaþlýlar için yaþamlarýný baðýmsýzca sürdürmelerine yetecek sosyal ve ekonomik güvence yoksa, keskin sýnýfsal uçurumlar varsa, o toplumda insanlar daha çok hastalanýr.

    Stres, anksiyete (endiþe), depresyon, korku, öfke ve pek çok bedensel hastalýk, günlük hayatýn ayrýlmaz parçalarý haline gelir.

    Yaþam zorlaþýr!

    Fakat tüm bunlar, bizim sürekli kötü hissetmek zorunda olduðumuz anlamýna gelmez.

    Ýyi hissetmenin akýlcý yollarýný bulmamýz, önce kendi deðiþimimizi sonra da toplumun deðiþimini getirir beraberinde.

    Toplum dediðimiz yapýyý oluþturanlar, sizin ve benim gibi bireylerdir.

    Toplumun deðiþimine katkýda bulunabilmemiz için sizin ve benim, her þeye raðmen iyi olmayý öðrenmemiz gerekir.
    Neler yapabiliriz?

    Saðlýksýz bir toplumda daha saðlýklý yaþamak için size ilk önerim, bireysel ve toplumsal yaþamýnýzda neyin öncelikli olduðunun ayýrdýna varmanýzdýr.

    Önceliklerinizi doðru sýralamaya:
    • Nelerin çok emek vermenize karþýn yalnýzca gereksiz yere enerjinizi tükettiðini,
    • Neleri ihmal ettiðiniz için yaþamýnýzýn olumsuz etkilediðini fark ederek baþlayabilirsiniz.


    Toplumsal ayna çok pürüzlüyse, duygularýmýzý doðru yansýtmayacaðýndan, iç dengemiz kolayca bozulabilir. O nedenle duygularý gözlemek ve anlamak büyük önem taþýr.

    Size bu konuda ýsrarlý önerim, bir günlük tutmanýzdýr. Günlükler size hem duygusal dalgalanmalarýnýzý fark etme, hem de nelerden etkilendiðinizi gözleme fýrsatý verir.

    Duygu durumlarýnýzý yalnýzca dýþ gerçeklerin belirlemesine izin vermeyin! Kendinizle toplum arasýna saðlýklý sýnýrlar çizin. Kendinize ait deðerler sistemini oluþturun ve özenle koruyun.

    Bilge insanlar, kontrol edebildikleri þeyleri iyileþtirmek için sorumluluk üstlenip çaba sarf eder, kontrol edemedikleri þeyleri ise kabul ederler.

    Buradaki kabullenme; ilkelerimizden, düþlerimizden vaz geçmek ve teslim olmak deðil, deðiþtirilemeyecek þeyler için gereksiz yere çýrpýnmaktan vaz geçip enerjimizi, deðiþtirilebilecek þeylere harcamamýz demektir.

    Unutmayýn!

    Doðanýn en temel kanunu deðiþimdir ve deðiþmeyen tek þey, deðiþimin kendisidir!

    Siz deðiþtiðinizde, deðiþim sizinle sýnýrlý kalmaz; toplum ve dünya degisir.

  2. Ellerinize saðlýk.

  3. #3
    Akýllý ve zeki olmaya çalýþýrken,
    Kalpsiz ve duygusuz kalmak,
    Ýþte bütün hikayemiz bu .

    Tom Robbins..



  4. #4
    Duhul
    Feb 2017
    Ýkamet
    Türkiye
    Gönderi
    10,163
    Blog Entries
    12


    26 Mart ‘ÖLMEME GÜNÜ’..

    Ýkinci Yeniciler bir 26 Mart akþamý eþleriyle, sevgilileriyle bir raký sofrasýnda toplanýr. Masadaki kadýnlardan biri, vücudunda gezen bir iðne olduðundan ve bunun, kalbine saplanma korkusundan bahseder. Turgut Uyar, garsondan büyük bir raký þiþesi ister; sonra masadaki herkese imzalatýr. Þiþeyi kadýna verir ve der ki...

    ‘Seneye bugün, bu þiþeyi burada, hep beraber içeceðiz.’

    Böylece sonraki yýllarda her 26 Mart akþamý, Eski Rumelihisarý Avcýlar Lokantasý’nda toplanýlarak ‘Ölmeme Günü’ kutlanacak, gecenin sonunda imzalanan þiþeler en umutsuz olana emanet edilecektir; ta ki tekrar bir araya gelene kadar..

    1970’lerin sonunda baþlamýþ olan bu gelenek, 1985 yýlýna kadar sürer. O yýl Turgut Uyar, son ‘Ölmeme Günü’ kutlandýktan sonra, 22 Aðustos’ta hayatýný kaybeder. Turgut Uyar’ýn ardýndan bir daha ‘Ölmeme Günü’ kutlanmaz.

    1981 yýlýnýn 26 Mart’ýnda toplandýklarýnda ise aþaðýdaki sohbet geliþmiþ;

    - Garson: Efendim, sizleri burada görmek büyük mutluluk!

    Cemal Süreya: Kim istemez ki mutlu olmayý? Ama mutsuzluða da var mýsýn?

    - Garson: Anlamadým efendim?

    Can Yücel: Geldiðin kadar deðil, göründüðün kadar mutlusun. Ve sakýn unutma; gittiðin kadar deðil, hak ettiðin kadar unutulursun.

    - Garson: Anlýyorum efendim. Neyse, ne alýrdýnýz?

    Nilgün Marmara: Sen ne getirdin bana çocukluðundan?

    - Garson: Çocukluðumdan mý? Siz ne isterseniz, mutfaktan onu getireceðim iþte.

    Edip Cansever: Bu aralar ellerim hep üþür benim. Doktor ‘kansýzlýk’ der, ben ‘sensizlik’ derim.

    Nilgün Marmara: Üþümüþüm, düþlerimin üzeri açýktý.

    - Garson: Ekrem! Klimayý aç oradan, çattýk ya..

    Tomris Uyar: Bazen sensiz kalmak, kýrýldýðýný göstermenin en iyi yoludur.

    - Garson: Estaðfurullah efendim, ne kýrýlmasý? Bugün kötü bir gün sanýrým benim için.

    Yaþar Kemal: Gülümse, karamsarlarý þaþýrt. Gülümse, güller açsýn yüzünde. Gülümsemenle yayýlsýn ýþýk. Dünyayý ýsýtmasan da güneþ gibi çevreni ýsýt.

    - Garson: Ekrem! Klimayý kapat. Gülümsüyorum..


    Fotograf : Fazýl Hüsnü Daðlarca, Turgut Uyar, Ece Ayhan, Nilgün Marmara, Salah Birsel, Ýlhan Berk, Cemal Süreya, Rýfat Ilgaz, Ýbrahim Sadri, Metin Eloðlu, Can Yücel, Yaþar Kemal, Edip Cansever, Tomris Uyar, Melih Cevdet Anday.,

    (alýntý)

  5. Paylaþým için teþekkürler. Her bir söz mükemmel...

  6. #6
    Duhul
    Feb 2017
    Ýkamet
    Türkiye
    Gönderi
    10,163
    Blog Entries
    12
    Solak Ýnsanlarýn Matematikte Daha Baþarýlý Olduklarý Bulundu

    Yetenek ile sol ellilik arasýnda bir baðlantý olduðu inancý, uzun bir geçmiþe sahip. Leonardo da Vinci solaktý. Mark Twain, Mozart, Marie Curie, Nikola Tesla ve Aristo da öyle.

    Durum bugün de farklý deðil; eski ABD baþkaný Barack Obama, baþarýlý iþ insaný Bill Gates ve futbolcu Lionel Messi de sol elini kullanýyor. Fakat solaklarýn dahi olmalarýnýn daha muhtemel olduðu gerçekten doðru mu?

    En son bulgulara bir göz atalým; bunlarýn içinde, belli bir eli kullanmak ve matematiksel yetenek üzerinde yaptýðýmýz yeni çalýþma da bulunuyor.

    Nüfusun yüzde 10’u ila 13.5’unun saðlak olmadýðý tahmin ediliyor. Bu insanlarýn bir kýsmý, her iki eli de ayný rahatlýkta kullanýrken, büyük çoðunluk sol el kullanýyor.

    El tercihi, beyin iþlevinin bir tezahürüdür ve bu yüzden algý ile iliþkilidir.

    Solaklarýn sað beyin yarýmküreleri, ortalama olarak daha geliþmiþ bir nitelik sergiler. Bu bölüm, uzaysal muhakeme ile nesnelerin zihinsel temsillerini döndürebilme becerisi gibi iþlemler için özelleþmiþtir.

    Ayrýca, iki beyin yarýmküresini baðlayan bir sinir hücresi yýðýný olan corpus callosum, solaklarda daha geniþ olma eðilimi gösterir. Bu durum, solaklarýn iki yarýmküre arasýnda daha yüksek bir baðlantýsallýða sahip oduðunu ve bu yüzden bilgi iþlemede daha üstün olduklarýný öne sürüyor.

    Ancak bunun niçin böyle olduðu belli deðil. Kuramlardan biri, saðlaklar için tasarlanmýþ bir dünyada yaþamanýn, solaklarý iki elini de kullanmaya zorluyor olabildiði ve bu yüzden baðlantýsallýðý artýrýyor olduðu.

    Bu durum, hepimizin kendimizi her iki eli de kullanmak üzere eðiterek, baðlantýsallýðý artýrabileceðimiz ihtimaline kapý aralýyor.

    Bu özellikler, solak insanlarýn neden birkaç meslek ve sanatta üstünlüðe sahip gibi göründüklerinin sebebi olabilir. Örneðin, müzisyenler, yaratýcý sanatçýlar, mimarlar ve satranç oyuncularý arasýnda fazla temsil ediliyorlar.

    Bunu söylemeye gerek yok; verimli bilgi iþleme ve daha üstün uzaysal beceriler, tüm bu faaliyetlerde gerekli.

    Kullanýlan el ve matematik

    Peki ya sol ellilik ile matematik becerisi arasýndaki baðlantý? Beklendiði gibi, kullanýlan elin matematikte oynadýðý rol uzun süredir bir ilgi konusu olmuþtu.

    30 yýldan fazla süre önce yeni ufuklar açan bir çalýþma, solaklýðýn matematiksel bakýmdan erken geliþmiþliði gösteren bir belirti olduðunu iddia etmiþti. Çalýþmada, matematikte yetenekli olan öðrenciler arasýndaki solaklýk oranýnýn, genel nüfusa göre çok daha yüksek olduðu bulunmuþtu.

    Ancak geçenlerde, solaklýðýn daha üstün bir zihinsel beceri belirtisi olduðu fikrine karþý meydan okundu.

    Birkaç bilim insaný, solaklýðýn algýsal becerilerde herhangi bir avantaj ile iliþkili olmadýðýný ve hatta genel algý iþlevinde ve bu sebeple akademik baþarýda zararlý etkiler gösterebileceðini iddia etti.

    Örneðin bir çalýþmada, solak çocuklarýn bir dizi geliþimsel ölçütte hafif þekilde daha az verim gösterdikleri keþfedilmiþti.

    Ayrýca, geçenlerde yapýlan bir incelemede, solaklarýn zihinsel engelli insanlar arasýnda hafif þekilde daha fazla temsil edildiðinin görüldüðü bildirilmiþti. Yapýlan bir baþka geniþ çalýþmada, sol el kullananlarýn, beþ ile 14 yaþ arasý çocuklarýn oluþturduðu bir örnekte daha zayýf matematiksel beceri gösterdiði bulunmuþtu.

    Titiz þekilde tasarlanmýþ deney

    Ýlginç þekilde, týpký diðer pek çoðu gibi geçmiþte yapýlan bu çalýþmalar da, el kullanýmýnýn ölçülmesi ve katýlýmcýlarýn sýnýflandýrýlmasý bakýmýndan birbirinden farklýlýk göstermiþlerdi; bunlardan bazýlarýnda, insanlara sadece genel olarak hangi eli tercih ettikleri sorulmuþtu.

    Ve en önemlisi, (basit aritmetikten karmaþýk problem çözmeye uzanan) matematiksel beceriyi ölçme konusunda farklý yaklaþýmlara sahip olmuþlardý. Deney tasarýmýndaki bu farklýlýklar, gözlemlenen sonuçlarýn karýþýk olmasýnýn sebebi olabilir.

    Biz daha güvenilir sonuçlar elde etmek amacýyla (ilk okul ve lisede) 2.300’den fazla öðrenciyi kapsayan çok sayýda deney yürütmeye karar verdik. Bu deneyler, matematiksel görevlerin türü ve zorluðu bakýmýndan çeþitlilik gösteriyordu.

    Karþýlaþtýrýlabilirliði saðlamak amacýyla, bütün deneylerdeki el kullanýmýný belirlemek için ayný anketi (Edinburg Envanteri) kullandýk. Bu ankette, insanlara yazmak, çizmek, fýrlatmak, diþ fýrçalamak ve diðer þeyleri yapmak için hangi eli tercih ettikleri soruluyor.

    Burada birisinin ne dereceye kadar sað veya sol elini tercih ettiði belirleniyor; bu, sola karþý sað gibi bir deðerlendirmeden ziyade bir ölçek niteliði taþýyor. Bu özel nitelik, daha güvenilir ve daha güçlü istatistik modelleri oluþturmamýza olanak saðladý.

    Frontiers‘da yayýnlanan sonuçlar, matematiksel fonksiyonlarý belirli bir veri dizisiyle iliþkilendirmek gibi zor problemleri çözmeyi kapsayan görevlerde, solaklarýn örneðin geri kalanýndan daha baþarýlý olduklarýný gösteriyor.

    Bu sonuç kalýplarý, genç erkeklerde özellikle belirli durumdaydý. Aksine, basit aritmetik yapmak gibi çok zahmet istemeyen görevlerde solaklar ve saðlaklar arasýnda fark yoktu.

    Ayrýca olaðandýþý saðlaklar (el tercihi testinde bütün öðeler için sað ellerini kullanmayý tercih ettiklerini söyleyen bireyler), makul saðlaklar ile solaklarla karþýlaþtýrýldýklarýnda bütün deneylerde daha az verim göstermiþlerdi.

    Solaklar, zahmetli matematiksel görevleri çözerken ortalamada bir üstünlük sahibi gibi görünüyorlar; en azýndan ilk okul ve lise boyunca böyleler. Ayrýca kuvvetli þekilde saðlak olmak, matematikte bir dezavantajý temsil edebilir.

    Bu bulgular hep birlikte deðerlendirildiði zaman, beyin yarýmküreleri arasýnda bir baðlantýsallýk belirtisi olarak el tercihinin, algýyý bir dereceye kadar etkilediðini gösteriyor.

    Bununla birlikte el tercihi, sadece beyin iþlevinin dolaylý bir ifadesi. Örneðin, daha geliþmiþ sað yarýmküreye sahip insanlarýn sadece üçte biri solak. O halde bir sürü saðlak insan, solaklara benzer bir beyin yapýsýna sahip.

    Sonuç olarak, ister bunu bir deha iþareti olarak, ister bir algýsal noksanlýk iþareti olarak görelim, insanlarýn el tercihini yorumlarken dikkatli olmalýyýz.

    https://www.facebook.com/ScncRlgn.Ka...889?__tn__=K-R

  7. #7
    Duhul
    Feb 2017
    Ýkamet
    Türkiye
    Gönderi
    10,163
    Blog Entries
    12
    PAKÝSTANLI BÝR BÝLÝM ADAMININ YAZISI




    YAHUDÝ'ler neden güçlü?


    Dünyada yalnýzca 14 milyon Yahudi var, Kuzey ve Güney Amerika'da yedi milyon, Asya'da beþ milyon, Avrupa'da iki milyon ve Afrika'da 100,000 kiþi. Tek bir Yahudi'ye 100 tane Müslüman düþmektedir. Buna raðmen Yahudiler tüm Müslümanlarýn toplamýndan yüz kez daha güçlüdürler.

    Nedenini hiç merak ettiniz mi?

    Tüm zamanlarýn en etkin bilim adamý ve Time dergisi tarafýndan ' Yüzyýl'ýn Adamý ' seçilen Albert Einstein bir Yahudi'ydi.

    Psikanalizin babasý Sigmund Freud bir Yahudi'ydi. Karl Marx, Paul Samuelson ve Milton Friedman da öyle. Ýþte size ürettikleriyle tüm insanlýða zenginlik katmýþ olan Yahudilerden bazýlarý:

    Benjamin Rubin insanlýða aþý iðnesini verdi. Jonas Salk ilk çocuk felci aþýsýný geliþtirdi.

    Albert Sabin çocuk felci aþýsýný daha da geliþtirdi. Gertrude Elion lösemiye karþý ilacý verdi. Baruch Blumberg Hep atit B aþýsýný geliþtirdi. Paul Ehrlich frengiye karþý bir tedavi buldu. (cinsel temasla bulaþan bir hastalýk). Elie Metchnikoff bulaþýcý hastalýklarla ilgili çalýþmalarýyla Nobel ödülü kazandý. Bernard Katz nöromüsküler iletiþim (kas-sinir sistemi arasý iletiþim)alanýnda Nobel ödülü kazandý. Andrew Schally endokrinoloji ( metabolik sistem rahatsýzlýklarý , diabet, hipertiroid )

    Aaron Beck Cognitive Terapi (akli bozukluklarý depresyon ve fobi tedavilerinde kullanýlan psikoterapi yöntemi) geliþtirdi.

    Gregory Pincus ilk doðum kontrol hapýný geliþtirdi. Gerald Wald insan gözü hakkýndaki bilgilerimizi geliþtirerek Nobel ödülü kazandý.

    Stanley Cohen embriyoloji ( embriyon ve geliþimi çalýþmalarý ) dalýnda Nobel aldý. Willem Kolff böbrek diyaliz makinesini yarattý.

    Müslümanlar da dahil tüm hastalar Yahudilerin; bu buluþlarýndan yararlanýyor, saðlýðýna kavuþuyor.

    Peter Schultz optik lif kabloyu, Charles Adler trafik ýþýklarýný, Benno Strauss paslanmaz ç eliði, Isador Kisse sesli filmleri,Emile Berliner telefon mikrofonunu ve Charles Ginsburg videotape kayýt makinesini geliþtirdi. Stanley Mezor ilk mikro-iþlem çipini icat etti. Leo Szilard ilk nükleer zincirleme reaktörünü geliþtirdi.

    Son 105 yýlda 14 milyon Yahudi bilim dalýnda 100 ün üzerinde Nobel ödülü kazanýrken, 1.4 milyar Müslüman yalnýzca üç Nobel kazandý.

    Neden Yahudiler bu kadar güçlü ?

    Yahudi inancýna baðlý ünlü yatýrýmcýlar; Ralph Lauren (Polo), Levi Strauss (Levi's Jeans ), Howard Schultz (Starbuck's), Sergei Brin (Google), Michael Dell (Dell Bilgisayar), Larry Ellison (Oracle), Donna Karan ( DKNY), Irv Robbins ( Baskins &R obbins ) ve Bill Rosenberg (Dunkin Dougnuts ). Yale Üniversitesi'nin Baþkaný Richard Levin bir Yahudidir.

    Harrison Ford, George Burns, Tony Curtis, Charles Bronson, Sandra Bullock, Billy Crystal, Woody Allen, Paul Newman, Peter Sellers,Dustin Hoffman, Michael Douglas, Goldie Hawn, Cary Grant, William Shatner, Jerry Lewis ve Peter Falk'ýn da Yahudi olduklarýný biliyor muydunuz ?

    Yönetmenler ve yapýmcýlar arasýndaki Yahudiler: Steven Spielberg, Mel Brooks, Oliver Stone, Aaaron Spelling (Beverly Hills 90210), Neil Simon ( The Odd Couple ), Andrew Vaina ( Rambo 1 /2 / 3 ), Michael Mann (Starzky and* Hutch ), Milos Forman ( One Flew Over The Cuckoo's Nest, Amadeus ), Douglas Fairbanks (TheThief of Baghdat ), Ivan Reitman (Ghostbusters ), Kohen Kardeþler,William Wyler. William James Sidis, 250-300 lük* I.Q* derecesiyle dünyanýn gördüðü en parlak insandýr. Bilin bakalým hangi dine mensuptur?

    Soru: Neden Yahudiler bu kadar güçlüdür?

    Cevap: Eðitim (Sorgulayýcý, Araþtýrýcý, Yaratýcý)

    Soru: Neden Müslümanlar bu kadar güçsüzdür?

    Cevap: Yanlýþ Eðitim veya Sýfýr Eðitim (Din Eksenli, Sorgusuz, Araþtýrmasýz, Ezberci)

    Gezegenimizde yaklaþýk 1.476.233.470 Müslüman yaþamaktadýr. Asya'da 1 milyar, 400 milyon Afrika'da, 44 milyon Avrupa'da, ve 6 milyon Amerika kýtasýnda. Toplam dünya nüfusu içinde her beþ kiþiden biri müslümandýr.

    Her bir Hindu'ya iki müslüman düþmektedir, her bir Budist'e karþýlýk i ki müslüman vardýr ve her bir Yahudi'ye karþýlýk 100 adet Müslüman bulunmaktadýr.

    Müslümanlarýn bu kadar kalabalýða raðmen Neden güçsüz olduklarýný hiç merak ettiniz mi ?

    Nedeni þudur Ýslam Konferansý Örgütü'nün (OIC) 57 üyesi vardýr ve ülkelerin tümünde 500 adet üniversite bulunmaktadýr. Üniversite baþýna 3 milyon Müslüman düþmektedir.

    Sadece ABD'de 5.758 üniversite vardýr. 2004 yýlýnda Shanghai Jiao Tong Üniversitesi ' Dünya Üniversitelerinin Akademik Deðer Listesi' hazýrlamýþ ve ilginçtir ki Müslüman çoðunluða sahip ülkelerin hiç birinden ilk 500 e giren üniversite yoktur.

    UNDP tarafýndan toplanan verilere göre Hristiyan dünyasýnda okuma-yazma bilenlerin oraný neredeyse % 90 ve bunlardan 15 Hristiyan çoðunluða sahip ülkede okuma-yazma oraný % 100 dür. Müslüman dünyasýnda buna çok zýt bir durum olarak bir ülkenin okuma-yazma

    oraný oraný yaklaþýk* % 40 olup, % 100 okur-yazar oranýna sahip bir Müslüman ülke yoktur. Hristiyan dünyasýndaki 'oku r-yazar' ýn % 98 i ilkokulu bitirmiþken, Müslüman dünyasýnda bu oran % 50dir.* Hristiyan dünyadaki okur-yazar larýn % 40 ý üniversite mezunudur ve bu oran Müslüman dünyasýnda %2 'yi geçememektedir.

    Müslüman çoðunluða sahip ülkelerdeki toplam bilim adamý sayýsý 230 olup her bilim adamýna düþen Müslüman sayýsý 1 milyon kiþidir.

    ABD* her 1 milyon Amerikalýya karþýlýk* yaklaþýk 4000 bilim adamýna, Japonya 5000 bilim adamýna sahiptir. Tüm Arap dünyasýndaki tam -zamanlý çalýþan araþtýrmacý sayýsý 35.000 kiþidir ve her bir milyon Arap nüfusa 50 teknisyen düþmektedir. (Bu sayý Hristiyan dünyasýnda bir milyon kiþiye 1000 teknisyendir. ) Ek olarak Ýslam dünyasý gayrý safi milli hasýlasýnýn yalnýzca % 0.2 sini araþtýrma- geliþtirme bütçesi olarak ayýrmaktayken Hristiyan dünyasý % 5 oranýnda araþtýrma-geliþtirme fonu ayýrmaktadýr.

    Sonuç:Ýslam dünyasý bilgi üretebilecek kapasiteden yoksundur.

    1000 kiþiye düþen günlük gazete sayýsý ve bir milyon kiþiye düþen kitap çeþidi bilginin toplum içine yayýlýp yayýlmadýðýnýn iki önemli göstergesidir. Pakistan'da 1000 kiþiye 23 günlük* gazete düþerken bu sayý Singapur'da 360 dýr. Ýngiltere'de her 1000 stand için 2000 çeþit kitap bulunurken, Mýsýr'da* kitap çeþidi 20 dir. Sonuç: Ýslam dünyasý bilgi yayýlmasýný gerçekleþtirmekte baþarýsýzdýr.

    Bilgi uygulamasýnýn önemli göstergelerinden biri ileri teknoloji ihracatýnýn toplam ihracat içindeki oranýdýr. Pakistan'ýn ileri teknoloji ihracatýnýn toplam ihracatýn içindeki oran % 1, Suudi Arabistan*ýn % 0.3, Kuveyt, Fas, ve Cezayir*in ayný þekilde % 0.3 tür. Singapur'da bu oran % 58 'dir. Sonuç: Ýslam Dünyasý bilgi uygulamasýný gerçekleþtirememektedir.

    Neden Müslümanlar güçsüzdür ? Çünkü bilgi üretmiyoruz.

    Neden Müslümanlar güçsüzdür ? Çünkü bilgiyi yayamýyoruz.

    Neden Müslümanlar güçsüzdür ? Çünkü bilgiyi uygulamýyoruz.

    Ve gelecek bilgi- temelli toplumlara aittir. Ýlginçtir, OIC üyesi 57 ülkenin gayrý safi milli hasýlalarýnýn toplamý 2 trilyon dolarýn altýndadýr. ABD , tek baþýna 12 tri lyon dolar deðerinde mal ve hizmet üretmekte, Çin 8 trilyon dolar, Japonya 3.8 trilyon dolar ve Almanya 2.4 trilyon dolarlýk üretim yapmaktadýr. ( Satýn alma gücü eþitlenerek hesaplama yapýlmýþtýr. )

    Petrol zengini Suudi Arabistan, Birleþik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Katar hep birlikte 500 milyar dolarlýk mal ve hizmet üretmektedirler ve bunlarýn çoðu petroldür. Mal ve hizmet üretimi Ýspanya'da 1 trilyon dolarýn üzerindedir. Katolik Polonya 489 milyar dolarlýk mal ve hizmet üretimi gerçekleþmektedir. Budist Tayland 545 milyar dolar deðerinde mal ve hizmet üretimi yapmaktadýr. Ýslam Dünyasýnýn gayrý safi milli hasýlasýnýn tüm dünya gayrý safi milli hasýlasý içindeki oraný hýzla azalmaktadýr.

    O halde Müslümanlar neden bu kadar güçsüzdür ? Cevap: Eðitim Yoksunluðu. Tam anlamýyla söylersek kaliteli eðitim yoksunluðu.Çok kesin biçimde söylersek akýlcý olmayan, din eksenli öðretim tekniði ve çaðdýþý eðitim.


    Dr. Farrukh Saleem


    toplumsalbilinc org/forum/index.php?topic=1684.msg2401#msg2401

  8. #8
    Duhul
    Feb 2017
    Ýkamet
    Türkiye
    Gönderi
    10,163
    Blog Entries
    12
    Kristof Kolomb Amerika’yý keþfe çýktýðý ilk yolculuðunda 50 yaþýný çoktan aþmýþ durumdaydý...

    Pasteur kuduz aþýsýný bulduðunda 60 yaþýndaydý...

    Mimar Sinan, Süleymaniye camisini bitirdiðinde 70 yaþýný geçmiþti. Selimiye camisini tamamladýðýnda ise 86 olmuþtu.

    Galileo, ayýn günlük ve aylýk çizimlerini yaparken 73 yaþýndaydý.

    Charlie Chaplin, 76 yaþýnda film yönetmenliði yaparak hala iþinin baþýndaydý.

    Goethe, en büyük eseri Faust'u ölümünden bir yýl önce, yani 82 yaþýnda bitirmiþti.

    Nobel ödüllü Alman doktor Albert Schweitzer 88 yaþýna raðmen Afrika hastanelerinde durmaksýzýn çalýþarak ameliyat yapýyordu.

    Ressam Titian 99 yaþýnda hayata gözlerini yumdu. "Lepanto Savaþý" adlý ünlü tablosunu ölümünden bir yýl önce tamamladý.
    Dört defa Ýngiltere baþbakaný seçilen Gladstone, son kez göreve geldiðinde yaþý 83'tü .

    Gençlik hayatýn belli bir çaðý ile ilgili deðildir.

    Ýnsan, kendine olan güveni derecesinde genç, þüphesi derecesinde yaþlýdýr.

    Cesareti derecesinde genç, korkularý derecesinde yaþlýdýr.

    Ümitleri derecesinde genç, ümitsizliði derecesinde yaþlýdýr.

    Hiç kimse fazla yaþamýþ olmakla ihtiyarlamaz.

    Ýnsanlarý ihtiyarlatan, ideallerinin gömülmesidir.

    Seneler cildi buruþturabilir.

    Fakat heyecanlarýn teslim edilmesi ruhu buruþturur.

    Ýnsanlar yaþadýkça yaþlandýklarýný sanýrlar, halbuki yaþamadýkça yaþlanýrlar ...

    Ýnsan ihtiyar olmaya karar verdiði gün ihtiyardýr.

    Güzelliði görme yeteneðini kaybetmeyen asla yaþlanmaz.

    Yaþlanmak bir daða týrmanmak gibidir. Çýktýkça yorgunluðunuz artar. Nefesiniz daralýr ama görüþ alanýnýz geniþler.

    "Beynimiz yeni tecrübeler keþfettiði sürece insan genç sayýlýr."


    (Facebook)

Sayfa 1/2 12 SonSon

Yer Ýmleri

Yer Ýmleri

Gönderi Kurallarý

  • Yeni konu açamazsýnýz
  • Konulara cevap yazamazsýnýz
  • Yazýlara ek gönderemezsiniz
  • Yazýlarýnýzý deðiþtiremezsiniz
  •