Aklýma takýlan konu sürekli arttýðý söylenen DTH bir ülke için risk midir yoksa ülke için bir nevi kur riskinin küçük yatýrýmcýlarýn üzerine daðýtýlmasý mýdýr..?
Malum bankalar bizim aldýðýmýz dövizler nakit olarak tutmak zorunda deðil ama bir þekilde hege edilen bu döviz onlarýn bilançolarýnda mevcut yani kredi vermek istese bunun üzerinde verebilir hemde tam olarak kur riski almadan örneðin benim dövizime %3-4 faiz verirken bu parayý kredi olarak %5,6,7 gibi oranlarla satabilir yada bu parayla gidip devletin çýkardýðý yüksek faizli yabancý para cinsinden bono alabilir yanlýþ mý düþünüyorum
Yani aslýnda halkýn dolar almasý para satan kurumlar olan bankalarýn risklerini azalmaz mý ve devlete/ülkeye bir þekilde daha az riskli yani en ufak çalkantýda kaçmayan kaynak saðlamaz mý
Özellikle Sn.Jondows un konu hakkýndaki fikrini merak ediyorum bu DTH larýn sürekli artýyor olmasý içten içe beni kemiriyor bu artýþ dolar/TL nin seyri yada ülkeye gelen yada gelmeyen para için bir gösterge olabilir mi
Kafam karýþýkyazdýklarým saçma geliyor olabilir ama sonuçta ben ekonomi uzmaný deðilim gariban bir küçük yatýrýmcýyým, hatam varsa þimdiden affola
hissE alMAdan ÖNCE; Aylýk, HafTalýK, sonra günlüK grafiðe bakýn...
operasyon yemiþ yada fiyatý katlamýþ hissede MaCeRa ararsanýz, Paranýzdan OlurSUNUz....
tabii ki kelimenin kökeni olarak kabbala'dan geliyor, yahudi mistisizmi diye özetlenebilir (islamdaki mevlevilik benzeri).. ama pratik kullanýmda kabal; gizli oluþum- tarikat- lobi gibi bir anlama karþýlýk geliyor.. söz konusu cümle içinde kullanýlýþý olarak, finans sektörüne hakim olan çoðu yahudi diðerleri avrupalý aristokratlar olan az sayýda aileyi anlatýyor.. sadece finans deðil tabii, medya, ve reel sektörün aðýrlýklý kýsmý.. ve yine paranýn gücüyle üniversiteler/ akademiya üzerinde saðladýklarý hegemonya.. ve bu hakimiyetlerinden aldýklarý güçle devletler ve devletlerüstü kurumlarda (imf/ab/bm falan) etkinlikleri..
kýsacasý, tayyip'in üst akýl diye tanýmladýðý nesne![]()
Türkiye gibi bir ülkede DTH larýn artmasýnýn önemli bir sakýncasý var. Darbe , ekonomik buhran , geniþ kitlelere yayýlan iflaslar gibi sýkýntýlý durumlarda DTH larda bulunan döviz varlýðý deflatörü düþük bir para birimi olduðu, ve devletin müdahale gücünün dýþýnda bulunduðu için çok kolaylýkla *sistem dýþýna* çýkartýlabilir. Yani basitçe bankadan çekilerek yastýk altý tabir ettiðimiz bir þekilde saklanabilir. TL ise bu þekilde yastýk altýna çekilemez, zira tümüyle tcmb kontrolünde bir para birimi olduðundan devaluasyon yoluyla yastýk altýndaki TL sistem içinde kontrol edilebilir. TL varlýk her ne kadar sistem dýþýnda gibi gözükse de aslýnda tamamen devlet kontrolündedir.
Ýþte bu devlet kontrolü dýþýnda, sistem dýþýna çýkarýlabilme riski en büyük risktir ve hiçbir þekilde test edilmemesi gerekir. Bunun emareleri görülmeye baþlandýðýnda *ikna edici* tek önlem hepimizin üzerinde mutabýk olduðu üzere devlet kontrolündeki yerel para birimine yüksek faiz uygulanmasýdýr. Tcmb'nin son adýmlarý bunun iþaretlerini taþýmaktadýr.
O nedenle þahsi fikrime göre DTH larýn yükselmesi Türkiye gibi bir ekonomi için risk fiyatlamasýdýr ve güven sorununu iþaret eder.
En güçlü veya en zeki olan deðil, DEÐÝÞÝME en açýk olan türler hayatta kalýr...Charles Darwin
https://twitter.com/r_x_p_u
Hiperenflasyon veya batýk riski yüksek olan, geçmiþi bu tip rahatsýzlýklara dolu ülkelerde "dolarizasyon" dediðimiz baþka milletlerin parasýný servet koruma amaçlý olarak tutmak iyi bilinen bir tercihtir. Özellikle tüm Latin ülkelerinin alametifarikasý olduðu için bu konuda google aramasý yaptýðýnýzda örnekler hep orada çýkar. Ancak bu ekonomik tercih kendi kendine oluþmaz, en azýndan halk durup dururken bunu seçmez. Bir Japon'a mesela, ileride ülke batacak enflasyon patlayacak diyip euro aldýramazsýnýz. Bunun için geçmiþ tecrübe ve güvensizliði halka yaymýþ politikacýlar gereklidir. Yani, dolarizasyon bir "neden" deðildir. Dolarize olan ekonomiler daha kolay batmaz. Bu, bir sonuçtur. Kötü ekonomiler, batma ve enflasyon riski nedeniyle, dolarize olurlar. Buna elbette kronik yüksek cari açýðý olanlarý da dahil etmeliyiz.
Dolarizasyon iyi midir kötü müdür? Tek baþýna ele alýndýðýnda "mutlaka, her þartta kötüdür" denilemez. Ülkenin 100 birim döviz borcu varken 20 birim döviz varlýðý varsa; "az bile dolarize olmuþlar, riskleri azaltmak için daha çok döviz birikimi gerekir" diye yorumlanabilir. Ancak þu kesin ki, belli büyüklüðü geçmiþ güçlü ekonomiler için büyümeye köstek olan, tercih edilmeyen bir sonuçtur. Para arzýnýn çift para birimli olmasý; ülke merkez bankasýnýn politikalarýný zayýflatan, ekonomiyi dýþ dalgalara daha da maruz býrakan bir durumdur. Ege Cansen bu konuda 1-2 ayda bir yazar... Bunu deðiþtirmek ise her zaman maliye politikasýnýn elindedir. Çok anti-popüler uygulamalarla, dolar tutmanýn cazibesi azaltýlabilir. Bunun için gereken ilk iþ bütçe açýðýný azaltýp enflasyonu sýfýrlamaktýr. Ancak "güven" faktörü 1-2 yýlda oluþturulamaz. Bizdeki tasarruflarýn çok kýsa vade tutulmasý gibi, sisteme olan güven sorunu yaþamýþ ülkelerde bu tip yapýsal deðiþiklikler yapmak 1-2 jenerasyon alacaktýr. Elbette bunun için de bir yerden baþlanmasý lazým. Tam tersine dýþ borçla büyümeyi teþvik eden bir sistemde bunun bizim ömrümüzde deðiþeceðini düþünmek zor þu aþamada.
Forum kurallarý 'ný okudunuz mu?
1. Siyaset, din ve futbol konularýnda fanatizm,
2. Ýdeolojik tartýþma ve kavgalar,
3. Sonuna YTD yapýþtýrýp fiyat tahmini veya hedefi göstermek,
4. Hisse baþlýklarýnda hisse harici konular yazmak
5. Silinecek bu tarz yazýlarý alýntýlamak / cevaplamak...
Kurallara AYKIRIDIR.
GÜZEL SÖZLER:
Her canlý bir gün ölümü tadacaktýr.
Yaþayan her Türk bir sabah 'yüksek faiz düþük kur' politikasýndan 'saldým bayýra, mevlam kayýra' politikasýna geçiþi yaþayacaktýr.
aynen öyle.. toplam riski azaltan bir faktördür, yerli halkýn dolar tutuyor olmasý.. halkýn döviz borçlanmasý yasak edildi 10 kusür sene önce, buna mukabil mevduatýný dolar tutabiliyor, ayrýca yastýk altý dolar ve altýn da var, bilinemeyen miktarlarda.. yani yurtiçi bireysel kesim dolar borcu yok, dolar bazlý birikimleri var.. bunun nihai anlamý þudur : mesela kur %100 arttý, ayný dönemde enflasyon %30 arttý--> halkýn alým gücü arttý
tabii, alým gücünün artmýþ olmasý ahalinin hemen gidip alým yapmaya tüketmeye baþlamasý anlamýna gelmez.. tüketim iþtahý, daha ziyade algýyla alakalýdýr, ahali gelir akýþýnýn orta/uzun vadede sürekliliðine inanmazsa asla para harcamaz, ve para sirkülasyona girmezse hiç bir iþ yürümez.. yani kritik olan devr-i daimdir, ve tarihi eðilim olarak- kur yükselmeye baþladýðý zaman ahali dolara geçmeye ve tüketimden kýsmaya baþlar, devr-i daim kesintiye uðrar ve kendini doðrulayan kehanet misali tablo kötüye döner.. herkes piyasadan elini ayaðýný çekince, hasýlatlar azalýr, tahsilatlar gecikmeye baþlar, tüketim iþtahý düþer vs kötücül döngü hakim olur.. oysa mali tablo- kur enflasyondan fazla artýyorsa alým gücünün yükseldiðini göstermektedir, alým gücü yükseliyorsa tüketim iþtahýnýn artmasý gerektir, oysa tam tersi bir tablo oluþur..
mesela polonya'da 100 milyar falan gibi bir mortgage borcu vardý halkýn- bunun üçte biri zloty, üçte biri euro, üçte biri swiss frank cinsindendi.. bir kaç sene evvel frank/euro sabiti bozulup ta kur birden %20 yükseldiðinde frank cinsi mortgage borcu yüüznden polonya halký 7 kusür milyar euro zarar yazmýþtý, büyük infial yarattý leh ahalisinde, lakin kabal'ýn medyasý bunlarý hiç haber yapmadý![]()
Yer Ýmleri