Bana diyecek ki daha önce dedi: "Para önemsiz mi? Kim kime para veriyor? Ailemize güzel bir hayat sunmak bizim vazifemiz değil mi?"
Bana diyecek ki daha önce dedi: "Para önemsiz mi? Kim kime para veriyor? Ailemize güzel bir hayat sunmak bizim vazifemiz değil mi?"
Günaydınlar... Hafta sonları borsada azgın iştahların iki günlüğüne kesildiği, ağlamaların dindiği ya da insanı asit gibi yakan pişmanlığa evrildiği vakitler gibi gelir bana.
Senin kaç liran vardı ki doksan bira kaybedebildin borsada, dedim kantinci arkadaşa.
Kantinci arkadaş yerden göre kadar haklı, ama ben niye ikna olamadım bu doğru sözler karşısında. Çenebaz böyledir işte, doğru konuşsa da sözü bağlamından kopardığı için boş konuşur. Kimse de kolay kolay fark edemez bu yanlışı.
"Ne güzel. Hayırlı evlatmış, maşallah!" dedim.
Gözleri parıldadı kantincinin, bir çocuğu güzelce büyütmenin haklı gururuyla.
"Benim kız hemşire olarak atandı, dedi, sağ olsun aile bütçemize katkıda bulunmaya başladı."
"Benim kız başka bir şehrin sağlık meslek lisesini kazandı, kızımı arabanla okulun yurduna bırakalım." demişti kantinci arkadaş. Dün gibi hatırlıyorum ürkek bakışlarla etrafı izleyen küçücük bir kızı yurda bıraktığımız günü. Yıllar ne çabuk geçiyor.
Yer İmleri