Artan
Azalan
Ýþlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
29,70 10% 5,61 Mn 27,02 / 29,70
68,75 10% 865,28 Mn 68,75 / 68,75
103,40 10% 9,37 Mn 103,40 / 103,40
37,40 10% 75,39 Mn 32,86 / 37,40
47,36 9.99% 154,19 Mn 42,42 / 47,36
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
12,42 -10% 773,06 Mn 12,42 / 13,30
41,08 -9.99% 35,75 Mn 41,08 / 41,08
23,24 -9.99% 716,42 Mn 23,24 / 26,24
11,63 -9.98% 295,01 Mn 11,63 / 13,02
8,23 -9.96% 30,33 Mn 8,23 / 8,23
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
240,50 0.12% 19,58 Mr 234,00 / 241,50
294,00 0.17% 8,83 Mr 290,50 / 295,50
205,90 1.33% 7,87 Mr 196,50 / 207,30
13,18 0% 6,28 Mr 12,95 / 13,34
192,60 1.74% 5,42 Mr 189,00 / 192,60
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
16,73 -2.68% 538,85 Mn 16,56 / 17,34
66,90 -0.52% 5,27 Mr 66,10 / 68,30
330,75 -2.14% 4,96 Mr 328,00 / 341,00
205,90 1.33% 7,87 Mr 196,50 / 207,30
670,50 -0.37% 2,44 Mr 670,50 / 685,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
16,73 -2.68% 538,85 Mn 16,56 / 17,34
66,90 -0.52% 5,27 Mr 66,10 / 68,30
86,95 -1.02% 351,46 Mn 86,25 / 88,45
110,50 -0.72% 132,84 Mn 109,70 / 112,30
330,75 -2.14% 4,96 Mr 328,00 / 341,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
16,73 -2.68% 538,85 Mn 16,56 / 17,34
27,20 -0.8% 92,71 Mn 26,92 / 27,58
66,90 -0.52% 5,27 Mr 66,10 / 68,30
10,79 -4.09% 454,26 Mn 10,75 / 11,55
71,60 -4.15% 513,73 Mn 71,55 / 75,40

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 2/3 ÝlkÝlk 123 SonSon
Arama sonucu : 18 madde; 9 - 16 arasý.

Konu: Kimseyi tanýmadým ben senden daha güzel

  1. BÝR KARIÞ SAKAL

    Uygar insan; kin ve nefret duygularýndan uzak ve sevgiyi kendisine
    hareket noktasý olarak seçmiþ insandýr. Bu nedenledir ki ATATÜRK
    Cumhuriyet’in yeni eðitim sisteminin her þeyden önce Türk insanýndaki sevgi
    ve hoþgörüyü kuvvetlendirecek bir esasa dayanmasýný istemiþtir. Kendi
    yaþamýnda da sevgi hep ön plânda olmuþtur. Kendisiyle barýþýk, baþkalarýyla
    barýþýk, doðayla barýþýk... Ýþte ATATÜRK’ün görmek istediði Türk insaný.

    ATATÜRK, bilime ve bilgeye saygý duyar, ülkesi ve insanlýk yararýna
    üretenleri takdir ederdi. O Türk kültürünün sevgi ve hoþgörü pýnarýndan
    beslenmiþ olan düþünceleriyle bilge insanlara hep saygýyla yaklaþmýþtýr.
    Aþaðýdaki anekdot onun bu güzel anlayýþýný yansýtan düþündürücü bir
    örnektir:
    Tarihçi Ahmet Refik, bir süre önce bir tartýþma nedeniyle ATATÜRK’le
    aralarýnda meydana gelen gerginliðin, yakýn çevresindekiler arasýnda bir
    dedikodu konusu yapýldýðýný biliyordu.
    Bir gece, birdenbire onu ATATÜRK’ün Yat Kulüp bahçesinde
    beklediðini söylediler. Ahmet Refik, ATATÜRK’ü bekletmiþ olmamak için
    smokinini giymiþ, fakat týraþ olmaya vakit bulamadan onun masasýna gelmiþti.
    Çevredekiler merakla izlerken ATATÜRK ona:
    -Buyurunuz beyefendi, dedi ve tam karþýsýnda Nuri Conker’in yanýna
    oturttu.
    Þakacý arkadaþý Nuri Conker, Ahmet Refik’i ATATÜRK’e gösterdi:
    -Paþa, çenesindeki þu bir karýþ sakala bakýnýz, dedi.
    ATATÜRK Ahmet Refik Beye dönerek:
    -Beyefendi, siz Conker’e bakmayýnýz. O, insanýn baþýndaki kütüphaneyi
    görmez de çenesindeki sakalý görür.
    Böylece birkaç hafta önceki olayýn gerginliði bir anda silinivermiþti.
    Mithat Cemal Kuntay3837 Arýburnu; Atatürk’ten Anýlar, s. 308-309.
    Tarih göstermiþtir ki bilge herþeyi bilmez,sadece ahmaklar herþeyi bilir...



  2. #10


    eþsiz insan her zaman izindeyiz.

  3. ÝTÝRAF EDERÝM KÝ DÜÞMANLARIMIZ ÇOK ÇALIÞIYOR

    ATATÜRK, evrensel kiþiliðiyle tam bir dünya insanýydý. Dünyanýn hangi
    köþesinde olursa olsun acý çeken uluslarýn karþý karþýya olduklarý sorunlara
    ilgi duymuþ ve o sorunlarýn çözümüne katkýda bulunmak istemiþtir. Özellikle
    de Ýslam dünyasýnýn geri kalmýþlýkla ilgili sorunlarýnýn tespiti ve çözümleri
    konusunda büyük bir gayret göstermiþtir. Halka hitap etme ortamýný bulduðu
    her yerde halký bilinçlendirmeye yönelik mesajlar vermiþtir. Aþaðýda yer alan
    05 Þubat 1923’te, Akhisar Belediyesi’nde yaptýðý konuþma da bunlardan
    birisidir. Bu konuþmasýnda, dünyadaki Müslümanlarýn geri kalýþ sebeplerini
    þöyle analiz etmiþtir:

    “Efendiler; yalnýz biz zulüm görmedik, bütün Ýslam dünyasý zulüm gördü
    ve esaret altýnda kaldý, düþmanlar bizi esaret zinciri altýnda býrakmak istediler,
    fakat milletimizin azmi bu zincirleri parçaladý, baðýmsýzlýðýný elde etti.
    Müslümanlarýn karþýlaþtýðý zulüm ve sefaletin elbette birçok sebebi vardýr.
    Ýslam alemi, Allah’ýn emrini yerine getirmiþ olsaydý bu sorunlarla
    karþýlaþmazdý. Allah’ýn emri çok çalýþmaktýr. Ýtiraf ederim ki düþmanlarýmýz
    çok çalýþýyor. Biz de onlardan daha çok çalýþmaya mecburuz. Çalýþmak
    boþuna yorulmak, terlemek demek deðildir. Zamanýn gereklerine göre ilim, fen
    ve uygarlýðýn nimetlerinden azami derecede yararlanmak zorunludur. Hepimiz
    itirafa mecburuz ki bu konudaki hatalarýmýz çok büyüktür. Sizin de anladýðýnýz
    ve þimdi kabul ettiðiniz gibi Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti yasal bir
    þekilde kurulmuþtur. Dinimizin talep ettiði çalýþma sayesindedir ki üç buçuk
    senelik az bir süre içerisinde çok önemli sonuçlar elde edilmiþtir. Türkiye
    Büyük Millet Meclisi Hükümeti, pekala bilirsiniz ki, eski Osmanlý Hükümeti
    deðildir. Eski Osmanlý Devleti deðildir. Onlar artýk tarihe karýþmýþtýr.
    Düþmanlarýmýz Osmanlý Devleti’ni yýkarak devletin kurucusu olan Türk
    milletini de yok etmek istiyorlardý. Hâlbuki Türk milleti büyük bir azim ile yeni
    bir devlet kurmuþtur. Bu devletin dayandýðý ilkeler, ‘tam baðýmsýzlýk’ ve
    kayýtsýz þartsýz ‘millî egemenlik’ten ibarettir. Millet, bu egemenlikten bir
    zerresini feda etmeyecektir; gözünü açmýþtýr. Bizim dinimiz, milletimize hor
    görülmeyi ve tembelliði tavsiye etmez. Aksine Allah da Peygamber de
    insanlarýn ve milletlerin þereflerini korumalarýný emrediyor. Her yerde olduðu
    gibi buradaki görüþmeden de anladým ki millet, egemenliðini koruma
    konusunda büyük bir azim göstermektedir. Gerçeði gören ve anlayan
    milletimiz elbette bundan sonra candan ve gönülden çalýþacak, mutluluða
    ulaþacaktýr.”

    ATATÜRK’ün Söylev ve Demeçleri; ATATÜRK Araþtýrma Merkezi, Ankara
    2006, s. 459.
    Tarih göstermiþtir ki bilge herþeyi bilmez,sadece ahmaklar herþeyi bilir...



  4. TÜRK ASKERÝ

    Kiþi egemenliðine dayanan devlet anlayýþlarýnda uluslarýn savaþ
    meydanlarýndaki zaferleri dâhil bütün baþarýlarýnda tek pay sahibi ülkeyi
    yöneten ailedir. Baþarýsýzlýk ise hangi alanda olursa olsun egemen aile üyesi
    olmayan herkesindir. Bu kural Osmanlý devlet anlayýþý için de geçerliydi.
    Savaþlardaki baþarý padiþahýn, baþarýsýzlýk ise onun kulu durumundaki
    komutan ve askerlerindi. Oysa bir ülkedeki baþarý ve baþarýsýzlýkta yönetici
    yönetilen ayrýmý yapmaksýzýn toplumun ortak sorumluluðu vardýr.
    “Ben yaptým, ben baþardým, benim eserim.” gibi kaynaðýný bencillikten
    alan yaklaþýmlar ufku dar günü yaþayan insanlarýn anlayýþýdýr. Yarýnýn adamý
    olmayý hedefleyen ATATÜRK, her türlü bencil yaklaþýmý þiddetle reddetmiþ ve
    her baþarýnýn sahibi olarak yüce Türk ulusunu görmüþtür. Millî Kurtuluþ
    Savaþý’nýn önderi olmasýna raðmen baþarýyý sahiplenmemiþ, cephede omuz
    omuza savaþtýðý askerlerinin hakkýný teslim ederek kendi baþarýsýný
    önemsememiþtir. O, alçakgönüllü kahraman,.ulusunu ve ordusunu .yücelterek
    kendisine yakýþaný yapmýþtýr. Aþaðýdaki anekdot bu gerçeði yansýtan sayýsýz
    örnekten sadece birisidir:
    Þafak söküyordu. Doðacak güneþ 30 Aðustos sabahýnýn güneþi idi.
    Bütün Ýstanbul, bu büyük zafer bayramýnýn hazýrlýklarýný tamamlamýþtý.
    Sofrada bulunanlardan bir kýsmý, o sabah Taksim meydanýnda yapýlacak olan
    kutlama törenine gidecekti.
    Hep birden kalkýldý. ATATÜRK’ü, Türk yurdunu ve Türk ulusunu
    kurtaran en büyük zaferin yýl dönümünü kutluyorduk.
    Ulu önder, kutlamalarý -derinlere bakan gözlerinin dalgýnlýðý içindedinledi,
    dinledi:
    “Bu zaferi kazanan ben deðilim. Bunu asýl, tel örgüleri hiçe sayarak
    atlayan, savaþ meydanýnda can veren, yaralanan, kendini esirgemeden
    düþmanýn üzerine atýlarak Akdeniz yolunu Türk süngülerine açan kahraman
    askerler kazanmýþtýr. Ne yazýk ki onlarýn her birinin adýný Kocatepe sýrtlarýna
    yazmak mümkün deðildir. Fakat hepsinin ortak bir adý vardýr: Türk askeri.
    Tebriklerinizi onlarýn adýna kabul ediyorum.”

    Ýbrahim Necmi Dilmen77
    Tarih göstermiþtir ki bilge herþeyi bilmez,sadece ahmaklar herþeyi bilir...



  5. ÝÞTE TÜRK ASKERÝ BUDUR

    Yurdumuzu gezin görün, nerede bir yeþillik var, neresi nakýþ nakýþ
    iþlenmiþ biliniz ki ya orasý Mehmetçiðin kýþlasýdýr ya da oraya Mehmetçiðin eli
    deðmiþtir. Sanmayýn ki o güzellikler önceden kalma; tamamý Mehmetçiðin
    zekâsýnýn, zevkinin, emeðinin ve vatan sevgisinin ürünüdür. Mehmetçiðin
    ayak bastýðý her toprak parçasý onun geliþiyle vatanlaþmýþtýr. Ýhmalden dolayý
    çoraklaþmýþ olan vatan parçalarý onunla hayat bulmuþtur.
    Bütün bu güzellikler Mehmetçiðin bir yönü; onun bir de itaatkârlýðý, azmi
    ve dayanýklýlýðý yönü var ki onu da aþaðýdaki anekdotta Mehmetçiði hayatýnýn
    her anýnda ayrý bir heyecanla seven büyük Mehmetçik ATATÜRK’ün, kendi
    aðzýndan dinleyelim:
    Bir gün ATATÜRK’e Türk askeri hakkýnda ne düþündüðünü
    sormuþlardý.
    -Durun size bu konuda bir öykü anlatayým, dedi:
    Yýldýrým Ordularý kumandaný idim. Liman von Sanders Paþa da o sýrada
    kýt’alarýmýzý teftiþe gelmiþti. Hastahaneden yeni çýkmýþ bir eri de her nasýlsa
    bölüklerin arasýna karýþtýrmýþlar. Von Sanders:
    -Caným... böyle adamlarý da niye buraya gönderirler? diye söylenerek
    hasta ve cýlýz eri göðsünden itti. Mehmetçik derhâl yere yuvarlandý.
    Alman generali davasýný ispat etmiþ olmanýn gururu içinde:
    -Ýþte gördünüz ya, dedi, düþmek için bahane arýyormuþ!...
    O sýrada Von Sanders’e bir azizlik yapmak aklýma geldi. Erin yanýna
    sokularak:
    -Ne kof þeymiþsin sen, dedim. Dikkat etsene, seni yere yuvarlayan
    adam bizden deðildi. Ne diye karþý durmadýn. Þimdi yeniden yanýna gelirse
    sýký dur. Gücün yetiyorsa bir kakma da sen ona vur, dedim.
    Sonra da Von Sanders’e dönerek:
    -Sizin güçsüz sandýðýnýz er, boþ bulunduðu için yere yýkýlmýþ. Türk
    askeri amir karþýsýnda dünyanýn en uysal askeri olur. Kendisine söyledim:
    “Hele gelsin bak, bir daha beni yere yýkabilir mi?”, diyor.
    Von Sanders askerlerle þakalaþmasýný severdi. Gülerek ayný askerin
    yanýna geldi. Fakat eliyle dokunur dokunmaz, o güçsüz askerden göðsüne
    öyle bir kakma yedi ki, derhâl sýrt üstü yuvarlandý. Von Sanders, Mehmetçiðin
    karþý koymasýna kýzmamýþ, bilâkis Türk askerine karþý olan hayranlýðý
    artmýþtý. O kadar ki yerden kalkýnca ilk iþi Türk askerinin elini sýkmak oldu.
    ATATÜRK:
    -Ýþte Türk askeri budur! diyerek sözlerini bitirmiþti.

    81 Erendil; s. 43.
    Yahya Galip Kargý82
    Tarih göstermiþtir ki bilge herþeyi bilmez,sadece ahmaklar herþeyi bilir...




  6. ATATÜRK VE MÝLLÎ BÝRLÝK

    “Bir elin nesi var iki elin sesi var.” atasözünün iþaret ettiði gerçek,
    birlikten güç doðduðudur. Yaþam ve tarih aile içerisine atýlan nifakýn aileyi,
    ulus içine atýlan nifakýn ise ulusu yok ettiðini çok kez göstermiþtir. Tarihte bu
    acýlarý belki de en fazla yaþamýþ olan Türk ulusudur. Bunun içindir ki
    ATATÜRK; millî birlik ve bütünlüðü milletin varoluþ nedenlerinden biri olarak
    görüp üzerinde önemle durmuþtur. O, 23 Mart 1923’te Afyon’da halkla yaptýðý
    konuþmada bu konuyu þöyle dile getirmiþtir:
    “Yurttaþlarým,
    Gördüðünüz bütün o felâketlerden sonra, sizleri o felâkete sürükleyen
    sebepleri anlamýþsýnýzdýr ve o felâketlerden nasýl kurtulduðunuzu, elbette
    takdir etmiþsinizdir. Sizler ve bütün millet o felâketlere kendine güvenmediði,
    geleceðini þunun bunun eline verdiði, þunun bunun esiri olduðu için
    uðramýþtýr. O, felâketlerden ancak millî benliðinize hâkim olduðunuz için
    kurtuldunuz; amaca doðru bütün bir millet hâlinde yürüdünüz; üzerinize çöken
    felâketlere tahammül gösterdiniz, sebat gösterdiniz ve ancak bu sayede
    baþarýlý oldunuz.
    Bundan sonra da egemenliðinizi canýnýz gibi koruyarak ulusal
    egemenliðinize, namusunuza, kutsal deðerleriniz gibi dört elle sarýlarak hiç
    durmadan bütünlük içinde geleceðe doðru yürüyecek, bugünden daha
    saadetli, daha þerefli ve mutlu günlere kavuþacaksýnýz.
    Yurttaþlarým,
    Allah birlik ve beraberlik içinde çalýþan, þerefini, namusunu koruyan
    uluslarý mutlu eder. Biz de bundan önce olduðu gibi bundan sonra da bu
    anlayýþla çalýþýrsak, Allah’tan böyle bir mutluluðu istemeyi hak ederiz.”96

    96 Erendil; s. 64.
    Tarih göstermiþtir ki bilge herþeyi bilmez,sadece ahmaklar herþeyi bilir...






  7. "Belgeselde Mustafa Kemal Atatürk'ün hayatý, Osmanlý Ýmparatorluðu'nun son dönemi, Kurtuluþ Savaþý ve Cumhuriyet Türkiyesi'nin ilk yýllarýndaki geliþmelere paralel olarak anlatýlýyor.

    Michael Adams tarafýndan hazýrlanan belgesel hem 1970 yýlýnda Çanakkale, Samsun, Amasya, Sivas ve Ankara'da BBC tarafýndan yapýlan kayýtlar, hem de tarihi görüntülerden oluþuyor.

    Belgeselde röportajlarý yer alan isimlerse þunlar:

    - Türkiye'nin ilk Baþbakaný ve ikinci Cumhurbaþkaný Ýsmet Ýnönü

    - Türkiye'nin ilk kadýn avukatý Süreyya Aðaoðlu

    - Kurtuluþ Savaþý'ný genç bir gazeteci olarak izleyen ünlü Ýngiliz tarihçi Arnold Toynbee

    - Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu kadrolarýndan, Atatürk'ün yakýn arkadaþlarýndan asker ve siyasetçi Ali Fethi Okyar'ýn oðlu Prof. Dr. Osman Okyar"
    https://www.youtube.com/watch?v=tpUx1nA3WqU

Sayfa 2/3 ÝlkÝlk 123 SonSon

Yer Ýmleri

Yer Ýmleri

Gönderi Kurallarý

  • Yeni konu açamazsýnýz
  • Konulara cevap yazamazsýnýz
  • Yazýlara ek gönderemezsiniz
  • Yazýlarýnýzý deðiþtiremezsiniz
  •