Kývanç Talu hakkýndaki dolandýrýcýlýk iddialarý bize ne anlatýyor?
111d1700-7285-11ee-a25b-ff22f0841c1c.jpg
Sosyal medyada lüks hayat tarzýný gözler önüne seren Dilan Polat ve Engin Polat çifti ile ilgili vergi kaçýrma ve kara para aklama suçlamalarýndan açýlan soruþturma, son günlerin en çok konuþulan mevzularýndan.
Bu soruþturma, Instagram’da yedi milyonu aþan takipçisi ile çok sayýda güzellik merkezine sahip olan Dilan Polat’ýn, kozmetik alanýnda etkili biriyken, ismi suçla anýlan bir kiþiye dönüþmesine yol açtý.
Son zamanlarda saygýnlýðý ve toplum nezdindeki konumu tartýþmaya açýlan tek çift Polatlar deðil.
Komedyen ve oyuncu Kývanç Talu ile reklamcýlýk sektöründe tanýnan eþi Beril Talu, yakýn çevresini dolandýrmakla ve yurt dýþýna kaçmakla suçlanýyor.
Çift hakkýndaki iddialar ve suç duyurularý üzerine Ýstanbul’da iki savcýlýðýn harekete geçtiði belirtiliyor.
Kredi kartlarý üzerinden yapýlan dolandýrýcýlýklar, adalet sarayýndaki bir katibe dolandýrýcýlýk amacýyla suç örgütü kurma suçlamasýnýn yöneltilmesi, bir banka müdürünün futbol camiasýnýn en ünlü isimlerini dolandýrdýðý iddiasýyla açýlan soruþturma…
Toplumun her türlü sosyoekonomik sýnýfýndan farklý kiþilerin dolandýrýcýlýða maruz kalmasý, zaten yüksek enflasyon ve iþsizlik yüzünden kaygýlananlarýn bir de dolandýrýcýlýk endiþesiyle baþ etmek zorunda kalmasýna yol açýyor.
Peki dolandýrýcýlýk vakalarýnýn ortaya çýkmasýnda sosyal ve kültürel kodlar rol oynuyor mu?
Kýrýkkale Üniversitesi Sosyoloji bölümünde araþtýrma görevlisi olan Mezher Yüksel’e göre bir toplumda dolandýrýcýlýk vakalarýnýn görülmesini üç etmene baðlayabiliriz.
Bir toplumda maddiyat ve maddi kazancýn kültürel bir deðer olarak yüceltilmesi bu etmenlerin birincisi.
Ýkinci etmen de temel bir yaþam amacý ya da hedefi haline getirilen maddiyatý, hangi yoldan olursa olsun elde etmenin mübah görülmesi.
BBC Türkçe’ye konuþan Yüksel, üçüncü etmeni de ABD’li sosyolog Robert K. Merton’ýn gerilim kuramýna baðlýyor:
“Buna göre bir toplumdaki kültürel hedefler ve o hedeflere ulaþacak meþru kanallar arasýnda mesafe arttýkça suç ve sapma da artar.
“Bir taraftan maddi baþarýyý temel kültürel hedef olarak belirleyip sonra da o hedefe gidecek meþru kanallarý herkese açýk tutmazsanýz ya da herkesin eriþmesi konusunda ayný imkanlarý sunmazsanýz, gayrimeþru yollarla bu hedeflerin gerçekleþtirilmesi söz konusu olabilir.”
Dolandýrýcýlýk yüz yýllardýr her toplumda görülen bir suç olsa da internet ve sosyal medya ile çeþitleri arttý.
Çiftlikbank’taki gibi dijital para sistemleri üzerinden kurulan ve ponzi olarak adlandýrýlan piramit satýþ sistemiyle ya da Thodex’teki gibi kripto para borsasý üzerinden dolandýrýcýlýk yapýlabiliyor.
Suç ve Güvenlik Araþtýrmalarý Derneði’nden ve Beykent Üniversitesi sosyoloji bölümünden Doç. Dr. Abdurrahman Yýlmaz, dolandýrýcýlýðýn temelinin aldatmaya dayandýðýný, bu yüzden de dolandýrýcýlýk, hýrsýzlýk ve gasp gibi suçlardan farklý olduðunu vurguluyor.
“Dolandýrýcýlýkta ortaya konulan kurguyla maðdur bizzat malýný kendi eliyle götürüp dolandýrýcýya teslim ediyor” diyen Yýlmaz’a göre hileyi kurgulayýp uygulayabilmeleri için dolandýrýcýlarýn psikoloji, teknoloji ve yasal düzenlemeleri çok iyi bilmesi gerek.
BBC Türkçe’ye konuþan Yýlmaz, dolandýrýcýlýkta iki temel duygunun ön plana çýktýðýný anlatýyor: Kazanma hýrsý ve korku.
Psikolog Prof. Dr. Ekrem Çulfa da sosyoekonomik eþitsizliðin yüksek olduðu ülkelerde dolandýrýcýlýk vakalarýna daha sýk rastlandýðýný söylerken “korku” unsuruna vurgu yapýyor.
Sosyal medyada yayýmlanan bir röportajýnda Çulfa, Türkiye’de korkuya dayanan yetiþtirme tarzýna dikkati çekiyor:
“Çocuðunuzu ‘Aman baþýna bir þey gelir’ diyerek bakkala dahi gönderemediðiniz bir ülkede yaþýyorsanýz, bu çocuðun büyüdüðünde her þeyi tehlike olarak görmesine neden olursunuz.
“Tehlike korku duygusunu doðurur. Korku ise oldukça kolay manipüle edilebilir.”
Korku duygusu en çok sosyal mühendislik dolandýrýcýlýðýnda manipüle ediliyor.
“Terör örgütü üyeliðine isminiz karýþtý” diyerek polis, hakim, savcý rolüyle yapýlan dolandýrýcýlýk vakalarý buna örnek olarak verilebilir.
Uzmanlara göre dolandýrýcýlýk vakalarýnýn son dönemde arttýðýna dair elimizde bir veri yok.
1960’larda Sülün Osman, 1980’lerde Banker Kastelli, 1990’larda Jet Fadýl ve Titan saadet zinciri gibi vakalar, geçmiþteki dolandýrýcýlýk olaylarýna verebileceðimiz birkaç örnek.
Ancak son yýllarda farklý olarak dolandýrýcýlarýn þöhret edinmek ya da yaptýklarý iþe inandýrýcý bir kýlýf uydurmak için sosyal medyayý kullandýðý görülüyor.
Kývanç Talu da “Var Böyle Tipler” Instagram hesabýyla ünlenen bir reklamcýydý.
Kývanç Talu ve Beril Talu çiftine yöneltilen dolandýrýcýlýk suçlamalarýnda, bir reklam projesi için para talep edildiði, para veren kiþiye proje bittikten sonra daha yüksek bir ödemenin vaat edildiði görülüyor.
Bu haliyle sistem ponzi þemasýna (saadet zinciri) benziyor, ödeme yapanlar daha çok para kazanma hedefi ile maðdur olabiliyor.
Psikoterapist Dr. Onur Okan Demirci’ye göre dolandýrýcýlar yüksek bir egoya sahip, bu yüzden de ikna edici olabiliyorlar.
Kiþisel internet sitesinde dolandýrýcýlýkla ilgili kaleme aldýðý yazýda Demirci, “Bu duruma, aile ve sosyal çevrelerinde görünmez, yetersiz veya fark edilmeyen çocuklar olarak yetiþtirilmeleri yol açmýþ olabilir” tespitinde bulunuyor.
Demirci, biyolojik psikiyatri kuramlarýnýn dolandýrýcýlýðý beyindeki ödül merkezine, sosyal psikoloji kuramlarýnýn ise aile yapýsýna baðladýðýný, bütüncül olarak iki teorinin de doðru olabileceðini vurguluyor.
Psikologlara göre herkesin dolandýrýcýlýða maruz kalabilir, o yüzden de maðdurlar kendilerini suçlamamalý.
Uzman Psikolog Meryem Ayluçtarhan, Indigo dergisine verdiði röportajda, kâr saðlayabilmek adýna herkesin maðdur duruma düþebileceðine dikkati çekiyor:
“Ýnsanlarýn ortak özelliklerinden biri, her ne kadar þüpheci yaklaþým göstersek bile itimat ve güven kurmak üzerinedir. Ýnsanlar güvenmek ve inanmak isterler.”
Bu yüzden uzmanlar, dolandýrýcýlýða maruz kalan kiþilerin bunu yakýnlarýyla paylaþmasý, suçluluk hissetmemesi ve zorlanýrsa bir terapistten yardým almasý gerektiðini aktarýyor.
Psikolog Prof. Dr. Ekrem Çulfa, dolandýrýcýlarýn birilerini kandýrmýþ olmanýn hazzýný da yaþadýðýný vurgulayarak, “Baþkasýný aptal yerine koyarsanýz akýllý olan siz gibi görünürsünüz. Birini zayýflatýrsanýz güçlü olan sizmiþ gibi görünürsünüz” diyor.
Aile ve çift terapisti Çulfa’ya göre eðer bir toplumda bütün mesele güçlü ve akýllý olmak ise bazý insanlar bu güce ulaþabilmek için dolandýrýcýlýk yolunu seçebilir.
Bu yüzden de Çulfa, dolandýrýcýlýk vakalarýnýn önüne geçmek için korunma ve güvende hissetme duygularýný geliþtiren bir toplum olmanýn gerekliliðini vurguluyor.
Kaynak: https://www.bbc.com/turkce/articles/c2vdyxj3zg0o




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri