Şimdi bunların hiç biri yok değil mi? kaç yıl sonra 25 yıl mı? Cesetler kokmaya başladı bile... Bakın yukarda bakan hangi ara açıkladı, daha hiç enkazına ulaşılmayan binalar, kurtarma çalışması yapılmamış binalar varken, hasar tespiti yaptılar... neyse bunları bu millet affederse ben ne yapayım!
Mesut yılmaz çıkıp, yetersiz kaldık dedi bakın işte... https://www.yenicaggazetesi.com.tr/m...du-629061h.htm
evet samimi bir açıklama idi ama şimdi her şey dört dörtlük öyle mi, bir yetkili çıkıp konuşuyor mu sorumluluğu üstüne alıyor mu?
1999 Gölcük depremini yerinde yasayan biri olarak sizleri cok iyi anliyor ve acinizi yüreğimde en derinden hissederek sabırlar diliyorum. Ölenlere rahmet kalanlara acil sifalar. Depremin yarattigi travma ise bir ömür boyu sizlerle artık, onunla cok iyi arkadas olmaya bakın. 24 yil gecti, hâla daha en ufak bir yüksek seste, yanimdan gecen bir kamyonun cikarttigi titreşimde irkilirim, bazen durup dururken sallaniyoruz gibi olurum. Ani öfke patlamalari de cabası. Allah yardimcimiz olsun hepimizin.
Böyle zamanda siyaset yapmayin deniyor malum çevrelerce ama aldigimiz nefes bile siyaset. Birisine "naber, nasilsin, nasil gidiyor?" sorusuna bile alacagin cevap mecburen siyasi olacaktir. "B.k gibi gidiyor, hayat pahali, kiralar ates pahasi, ev alamiyorum, araba lazim alamiyorum, et olmus 250 lira, maaş yetmiyor, cocuk universitede okuyor, para yetiremiyoruz, okulu bitirse iş nasil bulacak?" vs vs tum bunlar hep siyasidir arkadaslar.
Feyyaz Yigitin de dedigi gibi "Duygularimi hapse girecek söz söylemeden ifade edemiyorum"
2011 de kendisine sorulan deprem paralarini ne yaptınız sorusuna "Biz onları duble yollara harcadik" diyen Bakan Memet Şimşek'e de keşke bi mikrofon uzatilsa. Gerci kendisi bildigim kadariyla ayni zamanda İngiliz vatandasi da. Muhtemelen şu an Manchaster ya da Londra'da falan guvenli villasinda olabilir.
Doğum kontrolü, aile planlaması günahtır dediler, millet avuçları patlayıncaya kadar alkışladı ve oya boğdu. Bilime düşmanlık felaket getirir.
Belki bundan sonra insanlar bakamayacakları, sağlam yapılarda oturtamayacakları çocukları dünyaya getirmekten vazgeçerler.
Ben bunları ilk defa yazmıyorum. Daha önce uzun uzun anlattım ama bu forumda bile uzun uzun bana neden daha çok çocuk yapmamız gerektiğini izah etmeye(!) çalışanlar oldu.
Kaldı ki uzun uzun anlatmaya da gerek yok niyesini. 2 haneli zeka puanı sahibi birisi bile kolayca anlayabilir.
Burada olay anlamamak da değil, işlerine gelmiyor. Müteahhitin sağlam ev yapıp satması işine gelmediği gibi. Çalmazsa nasıl para kazanacak?
Peki birileri kaçak göçek yapılarda oturacak çocuk üretmezse sistem nasıl dönecek? Kim asgari ücretle kölelik yapacak?
Son düzenleme : Patrick Bateman; 12-02-2023 saat: 11:32.
Kaan Bey,
Israrla yapılan yorumlara "çözüm önerisi" sorgulaması yapıyorsunuz. Her vatandaşın, forum üyesinin elbet bir çözüm önerisi olacaktır ancak bizler kendi profesyonel alanlarımızın dışında sadece temennilerde bulunabiliriz. Ben, 1997'den beri Savunma, Havacılık ve Uzay sanayinde çalışıyorum. Bu alanlarda çözüm önerileri, inovatif fikirler sunabilirim. Ancak, bir inşaat mühendisi, şehir bölge planlamacısı, hukukçu değilim. Ortaya atılacak çözüm önerileri ne ise bunlar hakkında fikir belirtebilirim. Ancak, illa bir çözüm önerisi istiyorsanız bizler gibi konuyla akademik bilgi birikimi olmayan forum üyelerinden, çok basit bir cevabımız olacaktır; önce bilim sonra liyakat.
Kurumların başına liyakatli kişileri getirir ve bilimsel çözüm önerilerini uygulamaya başlarsanız yol almaya başlamışsınız demektir. Bunun için de sorunun olduğunu kabul etmeniz gerekir. Hatta ilk önce siyasi otoritenin sorun olduğunu kabul etmesi gerekir.
Çok doğru yazmışsınız , olduğu gibi bir alıntı yapıp fikrimi yazıyım .
Allah göstermesin diyerek , İstanbul da bir deprem afeti olsa, şehir yeniden imar edilmeyecek mi . Edilecek tabi ki .
Ve şehrin ihyası , insan kaybı ve daha sayısız milli servet kaybı birde üstüne eklenecek .
Şimdi neden yapılmıyor . şimdiden başla yapmaya .
Yer İmleri