Özal özelleþtirmeyi verimlikle ve devlete olan personel yüküyle savunuyordu.
Tüm KÝT ler satýldý. Satacak bir þey kalmadý.
Verimlilik saðlandý mý?
SEKA gibi Fabrikalar kapatýldý, alanlar arsalarýný peþkeþ çekti.
Þimdi kaðýtlarý tamamýyla ithal ediyoruz. Cari açýðý patlatan baþta devlet politikalarý...
2002 de 2 milyon olan memur sayýsý 5 milyonu geçti.
Hani devlete yük olan personelden kurtulacaktýk.
2002 de devletin sahip olduðu makam araç sayýsý en az 5 kat artmýþtýr herhalde.
Üstelik o dönemlerde daire baþkanlarý, generaller renault SW binerlerdi. Þimdi hepsi en az e sýnýfý ithal araçlardan aþaðý kurtarmýyor.
Bunu da itibardan tasarrfur edilmez diye savurganlýðý devlet politikasý haline getirerek yapýyorlar.
300 bin nüfuslu bir kentin beldeiye baþkaný 25 milyonluk araca biniyor.
Bir baþkasý tek bir makam odasý için 10-15 milyon dekorasyon yapýyor.
Tam bir LALE DÖNEMÝ YAÞANIYOR.
Sabahýn 4 ünde et alaya giden zevat ise çok yaþa devletlum diye yandaþ medya ile hipnoz olmuþcasýna oy atacaðý kabine yöneliyor.
KESÝNLÝKLE YATIRIM TAVSÝYESÝ DEÐÝLDÝR.
Sadece Kendi Düþüncelerimdir. Buna göre iþlem yapmayýnýz.
Yer Ýmleri