Artan
Azalan
İşlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
31,24 10% 179,87 Mn 28,20 / 31,24
58,30 10% 33,13 Mn 52,15 / 58,30
81,40 10% 451,91 Mn 81,40 / 81,40
8,80 10% 267,79 Mn 7,97 / 8,80
10.707,50 9.99% 266,54 Mn 9.690,00 / 10.707,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
10,62 -10% 18,29 Mn 10,62 / 11,50
99,00 -10% 1,70 Mn 99,00 / 99,00
693,50 -9.99% 60,21 Mn 693,50 / 766,00
43,66 -9.98% 103,28 Mn 43,66 / 50,50
18,78 -9.97% 901,34 Mn 18,78 / 21,86
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
337,00 1.81% 23,73 Mr 331,00 / 341,25
18,15 5.95% 21,37 Mr 17,13 / 18,18
91,15 8.58% 20,19 Mr 84,05 / 91,20
221,00 6.56% 15,44 Mr 209,20 / 224,90
2,71 6.69% 13,36 Mr 2,54 / 2,73
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
21,52 5.28% 1,76 Mr 20,46 / 21,52
91,15 8.58% 20,19 Mr 84,05 / 91,20
301,50 2.55% 11,98 Mr 292,50 / 303,50
180,80 4.51% 10,33 Mr 172,20 / 183,40
701,50 0.5% 6,68 Mr 690,00 / 708,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
21,52 5.28% 1,76 Mr 20,46 / 21,52
91,15 8.58% 20,19 Mr 84,05 / 91,20
114,00 3.54% 1,31 Mr 109,80 / 114,60
131,30 7.01% 854,42 Mn 123,10 / 132,00
301,50 2.55% 11,98 Mr 292,50 / 303,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
21,52 5.28% 1,76 Mr 20,46 / 21,52
35,90 3.16% 277,64 Mn 34,66 / 35,94
91,15 8.58% 20,19 Mr 84,05 / 91,20
11,15 3.24% 249,26 Mn 10,79 / 11,15
72,50 3.57% 542,21 Mn 69,65 / 73,15

%0 Faizle 75.000 TL'ye Kadar Kredi Fırsatı!

Sayfa 315/332 İlkİlk ... 215265305313314315316317325 ... SonSon
Arama sonucu : 2655 madde; 2,513 - 2,520 arası.

Konu: KONTR - Kontrolmatik Teknoloji Enerji ve Mühendislik A.Ş.

  1. Arkadaşlar sami dediğiniz adam muhtemelen PC başı da gece gündüz şunda şu kadar lot var bunda şu kadar şurdan aşağı çizsem şu kadar gömer veya alırım diyen çakma bir spekülatör. şirketle mirketle işi yok bence o bir borsa oyuncusu bence şikayetlerinizi spk ya ilgili yerlere yazın bu adamın hesapları işlemleri araştırılsın ne kadar çok şikayet ederseniz o kadar etki bırakır az çok demeyin lütfen. Tera olayı dünya banalası ın dolandırılması olayları taptaze dışı süslenmiş güzelce boyanmış kaçak kat ve kolonları kesilmiş hile yapılmış çatırdayan bir bina var önümüzde. O kolonu kim kesti o kaçak katı kim çıktı? Evet sami bey maalesef başardı bunu o başardı maalesef yaptı.


    Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi

  2.  Alıntı Originally Posted by carizma Yazıyı Oku
    boş olmasın okuyalım öğrenelim
    Sizden öğrenecek bir şeyim yok!

    Çünkü yatırımcı olmadığınıza, kontrol matik çalışanı oldugunuza ve patronun kötü emelleri için maşa oldugunuza inanıyorum!

  3. “Sami piyasayı öğrenemediği için mi bu haldeyiz, yoksa jet Fadıl olduğu için mi?”
    Bu yaşananları tek bir sıfata, tek bir kişilik etiketine indirgemek kolay ama gerçeği açıklamıyor. Burada olan biten ne “piyasayı bilmemek” ne de “bilerek dolandırmak” kadar basit. Asıl mesele; çok hızlı büyüme hedefleriyle girilen, regülasyon ve finansman koşulları sertleşince yavaşlayan bir sektörde, iletişimin ve zamanlamanın ciddi şekilde yanlış yönetilmesi. Bu, küçük yatırımcının yaşadığı kaybı küçültmez ama resmi doğru yere koyar.
    Çin yok muydu? Vardı. Ama 2021–2022’de Çin vardı diye ABD/AB politikaları bugünkü gibi değildi. IRA, yerli içerik, finansman koşulları, faizler, risk iştahı… Hepsi aynı anda değişti. Birçok global BESS oyuncusu bile bu dönemde tökezledi, bazıları battı. Yani sorun yalnızca Kontrolmatik’e özgü değil; sektörün kendisi sert bir duvara çarptı.
    Bedelli günü satış, bedelliye patronun katılmaması gibi konular ise algı yönetimi açısından ağır hatalar. Buna itiraz eden yok. Kurumsal iletişim zayıf kaldı, yatırımcı psikolojisi doğru okunamadı. Bu eleştiriler haklı. Ama buradan “şirket bitmiştir, hisse asla toparlanamaz” sonucuna atlamak da teknik olarak doğru değil.
    Şu gerçek gözden kaçıyor:
    Bu hisse eski zirvesine gelirse çoğumuz için ancak enflasyonu telafi eder diyorsunuz ya — işte tam da bu yüzden buradan sonrası farklı bir denklem. 2021 hikâyesiyle değil, 2026–2030 üretim, ciro ve nakit akışı hikâyesiyle fiyatlanacak bir döneme giriliyor. Hisse %500 gitmek zorunda değil; önce güveni, sonra istikrarlı yükselişi inşa etmek zorunda.
    “12.80’den alan kurumlar küçük yatırımcıya satacak” korkusu da anlaşılır ama şunu unutmayalım:
    Kurumlar mal boşaltarak değil, hikâye yeniden çalışırsa kazanır. Kimse yıllarca bilanço ve nakit akışı düzelmeden taşıdığı hissede sonsuza kadar bekleyip üç kuruşluk kâr için piyasayı boğmaz. Büyük para güven ister; güven de sözle değil, bilanço ve teslim edilen projelerle gelir.
    Özetle:
    Evet, çok can yandı.
    Evet, iletişim kötüydü.
    Evet, güven ciddi şekilde zedelendi.
    Ama bu; şirketin varlıklarının, üretim kapasitesinin ve sektör içindeki konumunun sıfırlandığı anlamına gelmiyor. Bu hisse eski günlerine forum yazılarıyla değil; bilanço, nakit akışı ve şeffaflıkla döner. O gün gelirse zaten kimse kimseyi ikna etmeye çalışmayacak; fiyat konuşacak.
    Bugün umut etmek saflık değil, kör inatla masal anlatmak saflık. Aradaki farkı görmek lazım.

  4. Bu hisse nasıl eski günlerine dönecek? 100-200 TL olur mu?

    100-200 TL olur mu? 2026-2027 takvimi içinde olur; ama sadece belirli kilometre taşları geçilirse. Bu iş ne umutla ne de grafikle olur, takvimle ve bilanço ile olur.

    2026 İlk eşik yılıdır.
    2026nın ilk yarısında piyasanın görmek isteyeceği şey, tek seferlik sürpriz değil; operasyonel kârlılığın başladığının netleşmesidir. Özellikle 2026 ilk ve ikinci çeyrekte, FAVÖKün kalıcı şekilde pozitif olması ve zarar eden çeyreklerin geride kaldığının anlaşılması gerekir. Bu olmazsa 100 TL konuşulmaz; olur ise hisse üzerindeki bataklık algısı çözülmeye başlar.

    2026 nın ikinci yarısı güven testidir.
    Bu dönemde Pomeganın üretim kapasitesinin gerçekten dolmaya başladığı, hücre ve ESS satışlarının fatura ve tahsilata dönüştüğü görülmelidir. Anlaşma imzaladık değil, şu kadar ciro, şu kadar tahsilat dili hâkim olmalıdır. Aynı zamanda borç tarafında yeni sürprizler olmaması, finansman ihtiyacının öngörülebilir hale gelmesi şarttır. 2026 sonunda şirket hayatta kalmadeğil, büyüme konuşur hale gelirse, piyasa çarpanı değişmeye başlar.

    2027 Fiyatlama yılıdır.
    2027de artık soru düzeliyor mu? değil, ne kadar büyüyor? olur. Pomeganın kapasite kullanım oranı netleşmiş, yurtiçi yurtdışı satışlar süreklilik kazanmış ve grup genelinde net kâr kalıcı hale gelmişse; bu hisse artık bugünkü fiyatlarla kıyaslanmaz. 2027 boyunca 2-3 çeyrek üst üste net kâr yazan, borçlarını çeviren ve yeni bedelli/şok finansman ihtiyacı yaratmayan bir yapı oluşursa, 100-200 TL piyasanın abartısı değil, gecikmiş bir değerleme olur.

    Net takvim özeti:
    2026 = kârlılığın başladığı yıl
    2027 = güvenin ve çarpanın geri geldiği yıl

    Bu takvim bozulursa, yani 2026 da yine zarar, yine belirsizlik, yine ileride düzelir dili devam ederse; o zaman 100-200 TL değil, kimse uzun vadeli hedef konuşmaz. Ama 2026 da bilanço düzelir, 2027 de bu durum kalıcı hale gelirse; 100-200 TL soru değil, sonuç olur.

  5. Aramizda anlassak hic yazmasak, kerizma gunde 4-5 yapay zeka ciktisiyla, maas isini cozer mi, ne dersiniz?

  6.  Alıntı Originally Posted by cumbaba Yazıyı Oku
    Aramizda anlassak hic yazmasak, kerizma gunde 4-5 yapay zeka ciktisiyla, maas isini cozer mi, ne dersiniz?
    Can sikintisindan yazıyorum. Carızmaya laf sokmak da samiye laf sokmak gibi memnun hissettiriyor nedense

  7.  Alıntı Originally Posted by carizma Yazıyı Oku
    “Sami piyasayı öğrenemediği için mi bu haldeyiz, yoksa jet Fadıl olduğu için mi?â€
    Bu yaşananları tek bir sıfata, tek bir kişilik etiketine indirgemek kolay ama gerçeği açıklamıyor. Burada olan biten ne “piyasayı bilmemek†ne de “bilerek dolandırmak†kadar basit. Asıl mesele; çok hızlı büyüme hedefleriyle girilen, regülasyon ve finansman koşulları sertleşince yavaşlayan bir sektörde, iletişimin ve zamanlamanın ciddi şekilde yanlış yönetilmesi. Bu, küçük yatırımcının yaşadığı kaybı küçültmez ama resmi doğru yere koyar.
    Çin yok muydu? Vardı. Ama 2021–2022â€â•de Çin vardı diye ABD/AB politikaları bugünkü gibi değildi. IRA, yerli içerik, finansman koşulları, faizler, risk iştahı… Hepsi aynı anda değişti. Birçok global BESS oyuncusu bile bu dönemde tökezledi, bazıları battı. Yani sorun yalnızca Kontrolmatikâ€â•e özgü değil; sektörün kendisi sert bir duvara çarptı.
    Bedelli günü satış, bedelliye patronun katılmaması gibi konular ise algı yönetimi açısından ağır hatalar. Buna itiraz eden yok. Kurumsal iletişim zayıf kaldı, yatırımcı psikolojisi doğru okunamadı. Bu eleştiriler haklı. Ama buradan “şirket bitmiştir, hisse asla toparlanamaz†sonucuna atlamak da teknik olarak doğru değil.
    Şu gerçek gözden kaçıyor:
    Bu hisse eski zirvesine gelirse çoğumuz için ancak enflasyonu telafi eder diyorsunuz ya â۠işte tam da bu yüzden buradan sonrası farklı bir denklem. 2021 hikâyesiyle değil, 2026–2030 üretim, ciro ve nakit akışı hikâyesiyle fiyatlanacak bir döneme giriliyor. Hisse %500 gitmek zorunda değil; önce güveni, sonra istikrarlı yükselişi inşa etmek zorunda.
    “12.80â€â•den alan kurumlar küçük yatırımcıya satacak†korkusu da anlaşılır ama şunu unutmayalım:
    Kurumlar mal boşaltarak değil, hikâye yeniden çalışırsa kazanır. Kimse yıllarca bilanço ve nakit akışı düzelmeden taşıdığı hissede sonsuza kadar bekleyip üç kuruşluk kâr için piyasayı boğmaz. Büyük para güven ister; güven de sözle değil, bilanço ve teslim edilen projelerle gelir.
    Özetle:
    Evet, çok can yandı.
    Evet, iletişim kötüydü.
    Evet, güven ciddi şekilde zedelendi.
    Ama bu; şirketin varlıklarının, üretim kapasitesinin ve sektör içindeki konumunun sıfırlandığı anlamına gelmiyor. Bu hisse eski günlerine forum yazılarıyla değil; bilanço, nakit akışı ve şeffaflıkla döner. O gün gelirse zaten kimse kimseyi ikna etmeye çalışmayacak; fiyat konuşacak.
    Bugün umut etmek saflık değil, kör inatla masal anlatmak saflık. Aradaki farkı görmek lazım.
    Yukarda yapay zeka yardımıyla yazılan metin yaşananları "sektörel konjonktür" ve "iletişim hataları" çerçevesine alarak sorumluluğu dağıtıyor, fakat tam da bu noktada temel bir sorun var: yanlış ölçeklendirme, yanlış zamanlama ve yanlış finansman kararları kişisel değilmiş gibi sunuluyor. Oysa bunlar tam olarak yönetim sorumluluğudur.

    "Bu ne piyasayı bilmemek ne de dolandırıcılık" deniyor, ama üçüncü bir ihtimal sistematik biçimde es geçiliyor: öngörüsüzlük ve risk yönetimindeki ağır zafiyet. Hızlı büyüme hedefi koymak başlı başına bir günah değil, fakat bu hedefleri, regülasyon, finansman ve jeopolitik riskleri yeterince hedge etmeden ilan etmek, sonra da koşullar değişince bedeli yatırımcıya ödetmek masum bir "sektör sert duvara çarptı" anlatısıyla geçiştirilemez.

    "Birçok global BESS oyuncusu da tökezledi" argümanı da yanıltıcı bir genelleme. Evet, küresel ölçekte zorlanan şirketler oldu; fakat çoğu ya:

    bilançosunu önceden güçlendirmişti,

    yatırımcıyla beklenti yönetimini daha şeffaf yürüttü,

    ya da bu ölçekte perakende yatırımcıyı sürekli umutlandıran söylemler üretmedi.

    Yani sorun yalnızca sektör değil; şirketin sektöre nasıl girdiği ve yatırımcıya nasıl bir hikâye sattığıdır.

    Bedelli süreci "algı yönetimi hatası" olarak yumuşatılıyor. Oysa bedelli günü satış ve patronun katılmaması, iletişim kazası değil; doğrudan güven kırıcı yönetim tercihleridir. Bunları "haklı eleştiri" diyerek paranteze almak, etkisini küçültmektir. Güven bir kere kırıldığında, bilanço kadar hafıza da fiyatlanır.

    "Hisse eski zirvesine gelse enflasyonu telafi eder" tespiti tartışılabilir; ama buradan "o yüzden artık denklem farklı" sonucunu çıkarmak mantıklı olmayan bir çıkarsama. Çünkü yatırımcı açısından denklem şudur:

    Aynı yönetime,

    Aynı sermaye yapısına,

    Aynı karar mekanizmalarına
    yeniden ve daha uzun vadeli bir kredi açılması istenmektedir.

    Bu, salt "2026-2030 hikâyesi" anlatmakla olmaz; önce geçmiş hataların net kabulü ve davranış değişikliği gerekir. Aksi halde yeni hikâye, eski hayal kırıklığının üstüne yazılmış bir broşürden ibaret kalır.

    "Kurumlar küçük yatırımcıya mal boşaltmaz" iddiası ise teorik olarak doğru, pratikte yanlıştır. Kurumlar güven ister; evet. Ama güven gelene kadar pozisyon küçültmek, risk azaltmak, fırsat maliyetini başka yerde değerlendirmek de kurumsal davranıştır. Yani burada asimetrik bir risk vardır: Küçük yatırımcı beklemek zorunda kalır, büyük para aynı davranışı sergilemez, burada kalmayabilir.

    Sonuç olarak:
    Evet, sektör zor.
    Evet, makro koşullar değişti.
    Ama bunlar, yanlış strateji kurmanın, yanlış beklenti üretmenin ve yanlış zamanda yanlış araçlarla büyümenin mazereti değildir.

    Umut etmek elbette suç değil.
    Ama bugün asıl saflık, yaşananları "iletişim kazası + sektör talihsizliği" diyerek sterilize etmektir.
    Çünkü piyasa unutmaz.
    Ve fiyat, yalnızca bilanço değil; hafıza da taşır.


    Not: Cevap yapay zekaya yazdırılmıştır.
    "İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
    Clausewitz

  8. 12.80 TL mevzusu yapay zekaya yanlış aksettirilmis yada anlamamış yapay zeka. 12.80 den alanlar zaten sattı mallarını 11 altından. Zararına zaten verdiler. 5 milyon lot alan bireysel birisi vardı. O bile 1 gün sonra 5-6 milyon zararla sattı mali. Bu nasıl oluyor acaba? Acaba Sami mali 9 tl den mi sattı bu kisilere?

Sayfa 315/332 İlkİlk ... 215265305313314315316317325 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •