Artan
Azalan
Ýþlem
BIST 30
BIST 50
BIST 100
NASDAQ 100
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
34,10 10% 56,18 Mn 30,92 / 34,10
7,04 10% 588,94 Mn 6,42 / 7,04
1.331,00 10% 111,95 Mn 1.234,00 / 1.331,00
3,85 10% 381,06 Mn 3,53 / 3,85
52,80 10% 292,41 Mn 47,98 / 52,80
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
14,22 -10% 1,40 Mr 14,22 / 16,50
1.067,00 -9.96% 334,06 Mn 1.067,00 / 1.303,00
307,75 -9.95% 252,30 Mn 307,75 / 348,00
120,40 -9.41% 1,70 Mr 119,70 / 128,00
6,73 -7.81% 543,00 Mn 6,60 / 7,08
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
297,50 3.3% 13,15 Mr 296,00 / 300,50
2,70 1.89% 8,97 Mr 2,62 / 2,73
341,75 -0.94% 8,34 Mr 340,50 / 354,75
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
39,48 2.07% 7,50 Mr 38,90 / 40,70
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,54 1.35% 613,06 Mn 19,10 / 19,65
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
401,75 -2.01% 6,15 Mr 396,00 / 413,00
341,75 -0.94% 8,34 Mr 340,50 / 354,75
378,75 -3.56% 4,16 Mr 375,75 / 397,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,54 1.35% 613,06 Mn 19,10 / 19,65
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
96,90 0.62% 384,70 Mn 96,05 / 98,00
105,00 0.86% 253,69 Mn 103,50 / 105,60
401,75 -2.01% 6,15 Mr 396,00 / 413,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düþük / Yüksek
19,54 1.35% 613,06 Mn 19,10 / 19,65
33,82 -0.94% 99,77 Mn 33,56 / 34,74
65,40 2.83% 8,09 Mr 63,70 / 66,05
10,65 0.85% 209,13 Mn 10,48 / 10,70
77,95 0.32% 372,67 Mn 77,00 / 79,00

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj

Masrafsýz Bankacýlýk + 1.000 TL Nakit! Enpara’dan Çifte Avantaj
Sayfa 17/25 ÝlkÝlk ... 71516171819 ... SonSon
Arama sonucu : 194 madde; 129 - 136 arasý.

Konu: Usta Þairlerden Ýnciler...

  1. #129
    Zulmü alkýþlayamam, zalimi asla sevemem;
    Gelenin keyfi için geçmiþe kalkýp sövemem.
    Biri ecdadýma saldýrdýmý, hatta boðarým! ...
    -Boðamazsýn ki!
    -Hiç olmazsa yanýmdan kovarým.
    Üçbuçuk soysuzun ardýndan zaðarlýk yapamam;
    Hele hak namýna haksýzlýða ölsem tapamam.
    Doðduðumdan beridir, aþýðým istiklale;
    Bana hiç tasmalýk etmiþ deðil altýn lale!
    Yumuþak baþlý isem, kim dedi uysal koyunum?
    Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
    Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciðerim,
    Onu dindirmek için kamçý yerim, çifte yerim!
    Adam aldýrmada geç git! , diyemem aldýrýrým.
    Çiðnerim, çiðnenirim, hakký tutar kaldýrýrým!
    Zalimin hasmýyým amma severim mazlumu...
    Ýrticâýn þu sizin lehçede ma'nâsý bu mu?
    Mehmet Akif Ersoy

  2. #130
    Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
    Baba katiliyle baban bir safta!
    Bir de, geri adam, boynunda yafta...
    Halimi düþünüp yanma Mehmed'im!
    Kavuþmak mý? .. Belki... Daha ölmedim!

    Avlu... Bir uzun yol... Tuðla döþeli,
    Kýrmýzý tuðlalar altý köþeli.
    Bu yol da tutuktur hapse düþeli...
    Git ve gel... Yüz adým... Bin yýllýk konak.

    Ne ayak dayanýr buna, ne týrnak!
    Bir âlem ki, gökler boru içinde!
    Akýl, olmazlarýn zoru içinde.
    Üstüste sorular soru içinde:
    Düþün mü, konuþ mu, sus mu, unut mu?
    Buradan insan mý çýkar, tabut mu?

    Bir idamlýk Ali vardý, asýldý;
    Kaydýný düþtüler, mühür basýldý.
    Geçti gitti, birkaç günlük fasýldý.
    Ondan kalan, boynu bükük ve sefil;
    Bahçeye diktiði üç beþ karanfil...

    Müdür bey dert dinler, bugün 'maruzât'!
    Çatýk kaþ.. Hükûmet dedikleri zat...
    Beni Allah tutmuþ, kim eder azat?
    Anlamaz; yazýsýz, pulsuz, dilekçem...
    Anlamaz; ruhuma geçti bilekçem!

    Saat beþ dedi mi, bir yýrtýcý zil;
    Sayým var, maltada hizaya dizil!
    Tek yekûn içinde yazýl ve çizil!
    Ýnsanlar zindanda birer kemmiyet;
    Urbalarla kemik, mintanlarla et.

    Somurtuþ ki býçak, nâra ki tokat;
    Zift dolu gözlerde karanlýk kat kat...
    Yalnýz seccâdemin yününde þefkat;
    Beni kimsecikler okþamaz mâdem;
    Öp beni alnýmdan, sen öp seccâdem!

    Çaycý, getir, ilâç kokulu çaydan!
    Dakika düþelim, senelik paydan!
    Zindanda dakika farksýzdýr aydan.
    Karýþtýr çayýný zaman erisin;
    Köpük köpük, duman duman erisin!

    Peykeler, duvara mýhlý peykeler;
    Duvarda, baþlardan, yaðlý lekeler,
    Gömülmüþ duvara, baþ baþ gölgeler...
    Duvar, katil duvar, yolumu biçtin!
    Kanla dolu sünger... Beynimi içtin!

    Sükût... Kývrým kývrým uzaklýk uzar;
    Tek nokta seçemez dünyadan nazar.
    Yerinde mi acep, ölü ve mezar?
    Yeryüzü boþaldý, habersiz miyiz?
    Güneþe göç var da, kalan biz miyiz?

    Ses demir, su demir ve ekmek demir...
    Ýstersen demirde muhali kemir,
    Ne gelir ki elden, kader bu, emir...
    Garip pencerecik, küçük, daracýk;
    Dünyaya kapalý, Allaha açýk.

    Dua, dua, eller karýncalanmýþ;
    Yýldýzlar avuçta, gök parçalanmýþ.
    Gözyaþý bir tarla, hep yoncalanmýþ...
    Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buðu;
    Ýplik ki, incecik, örer boþluðu.

    Ana rahmi zâhir, þu bizim koðuþ;
    Karanlýðýnda nur, yeniden doðuþ...
    Sesler duymaktayým: Davran ve boðuþ!
    Sen bir devsin, yükü aðýrdýr devin!
    Kalk ayaða, dimdik doðrul ve sevin!

    Mehmed'im, sevinin, baþlar yüksekte!
    Ölsek de sevinin, eve dönsek de!
    Sanma bu tekerlek kalýr tümsekte!
    Yarýn, elbet bizim, elbet bizimdir!
    Gün doðmuþ, gün batmýþ, ebed bizimdir!

    (1961)
    Necip Fazýl Kýsakürek

  3. #131
    Ýnsan
    eþref-i mahlûkattýr derdi babam
    bu sözün sözler içinde bir yeri vardý
    ama bir eylül günü bilek damarlarýmý kestiðim zaman
    bu söz asýl anlamýný kavradý
    geçti çývgýnlarýn, çýbanlarýn, reklamlarýn arasýndan
    geçti tarih denilen tamahkâr tüccarý
    kararmýþ rakamlarýn yarýklarýndan sýzarak
    bu söz yüreðime kadar alçaldý
    damar kesildi, kandýr akacak
    ama kan kesilince damardan sýcak
    sýmsýcak kelimeler boþandý
    aþk için karnýma ve göðsüme
    ölüm için yüreðime sürdüðüm eczâ uçtu birden
    aþk ve ölüm bana yeniden
    su ve ateþ ve toprak
    yeniden yorumlandý.

    Dilce susup
    bedence konuþulan bir çaðda
    biliyorum kolay anlaþýlmayacak
    kanatlarý kara fücur çiçekleri açmýþ olan dünyanýn
    yanýk yaðda boðulan yapýlarýn arasýnda
    delirmek hakkýný elde bulundurmak
    rahma çaðdaþ terimlerle yanaþmak için
    bana deha deðil
    belgeler gerekli
    kanýtlar, ifadeler, resmi mühür ve imza
    gençken
    peþpeþe kaç gece yýllarca
    acýyan, yumuþak yerlerime yaslanýp uçardým
    bilmezdim neden bazý saatler
    alaturka vakitlere ayarlý
    neden karpuz sergilerinde lüküs yanar
    yazgý desem
    kötü bir þey dokunmuþ olurdu sanki dudaklarýma
    Tokat
    aklýma bile gelmezdi
    babam onbeþli olmasa.

    Meyan kökü kazarmýþ babam kýrlarda
    ben o yaþta koltuðumda kitaplar
    iþaret parmaðýmda zincir, cebimde sedef çaký
    cebimde kýrlangýçlar çýlgýnlýk sayfalarý
    kafamda yasak düþünceler, Gide mesela.
    Kar yaðarken kirlenen bir þeydi benim yüzüm
    her sevinç nöbetinde kusmak sunuldu bana
    gecenin anlamý týkansýn diye ýslýk çalar
    resimli bir kitaptan çalardým hayatýmý
    oysa hergün
    merkep kiralayýp da kazýlan kökleri
    Forbes firmasýna satan babamdý.

    Budur
    iþte bir daha korkmamak için korkmaz görünen korku
    iþte þehirleri bayýndýr gösteren yalan
    iþte mevsimlerin deðiþtiði yerde buharlaþan
    kelepçeler, sürgünler, gençlik acýlarýyla
    güç bela kurduðum cümle iþte bu;
    ten kaygusu yüklü aðýr bir haç taþýmaktan
    tenimin olanca aðýrlýðý yok oldu.
    Solgun evler, ölü bir dað, iyice solmuþ dudak
    bile bir bir çýnlayan
    ihtilal haberidir
    ve gecenin gümüþ ipliklerden iþlenmiþ oluþu
    nisan aylarý gelince vücudu hafifletir
    þahlanan grevler içinde kahkahalarým küstah
    bakýþlarým beyaz bulutlara karþý obur
    marþlara ayarlanmak hevesindeki sesim
    gider þehre ve þaraba yaltaklanarak
    biraz aðlayabilmek için
    fotoðraflar çektirir
    babam
    seferberlikte mekkâredir.

    Ýnsanýn
    gölgesiyle tanýmlandýðý bir çaðda
    marþlara düþer belki birkaç þey açýklamak
    belki ruhlarýn gölgesi
    düþer de marþlara
    mümkün olur babamý
    varlýk sancýsýyla çaðýrmak:
    Ezan sesi duyulmuyor
    Haç dikilmiþ minbere
    Kâfir Yunan bayrak asmýþ
    Camilere, her yere

    Öyle ise gel kardeþim
    Hep verelim elele
    Patlatalým bombalarý
    Çanlar sussun her yerde

    Çanlar sustu ve fakat
    binlerce yýlýn yabancýsý bir ses
    deðdi minarelere:Tanrý uludur Tanrý uludur
    polistir babam
    Cumhuriyetin bir kuludur
    bense
    anlamýþ deðilim böyle maceralardan
    ne Godiva geçer yoldan, ne bir kimse kör olur
    yalnýz
    coþkunluðu karþýsýnda içlendiðim þadýrvan
    nüfus cüzdanýmda tuhaf
    ekmek damgasý durur
    benim iþim bulutlar arþýnlamak gün boyu
    etin ýslak tadýna doðru
    yavaþ yavaþ uyanmak
    çocuk kemiklerinden yelkenler yapýp
    hýrsýz cenazelerine bine bine
    temiz döþeklerin ürpertisinden çeþme
    korkak dualarýndan cibinlikler kurarak
    dokunduðum banknotlardan tiksinmeyi itiraz
    nakýþsýz yaþamaklarý
    silâhlanmak sanarak
    çýkardým
    boðaza týkanan lokmanýn hartasýný
    çýkýnýmda güneþler halka daðýtmak için
    halký suvarmak bin saçlarýmda bin ýrmak
    ýhtýrdým caddeleri meðer ki mezarlarmýþ
    hazýrmýþ zaten duvar sýkýlmýþ bir yumruða
    fly Pan-Am
    drink Coca-Cola

    Tutun ve yüzleþtirin hayatlarý
    biri kör bataklarýn çýrpýnýþýnda kutsal
    biri serkeþ ama oldukça da haklý.
    Ölümler
    ölümlere ulanmakta ustadýr
    hayatsa bir baþka hayata karþý.

    Orada
    aþk ve çocuk
    birbirine katýþmaz
    nasýl katýþmýyorsa baþaklara aðustos sýcaðý
    kendi tehlikesi peþinden gider insan
    putlarýn dahi damarýndan
    aktýðý güne kadar
    sürdürür yorucu kovalamacayý.

    Hanidir görklü dünya dünyalar içre doðan?
    Nerde, hangi yöremizde zihnin
    tunç surlardan berkitilmiþ ülkesi
    aðzý bayat suyla çalkanmýþ çocuða rahim olan
    parti broþürleri yoksa kafiyeler mi?
    Hangi cisimdir açýkça bilmek isterim
    takvim yapraklarýnýn arasýný dolduran
    nedir o katý þey
    ki gücü
    gönlün daðdaðasýný durultacak?
    Hayat
    dört þeyle kaimdir, derdi babam
    su ve ateþ ve toprak.
    Ve rüzgâr.
    ona kendimi sonradan ben ekledim
    piþirilmiþ çamurun zifiri korkusunu
    ham yüreðin pütürlerini geçtim
    gövdemi alemlere zerkederek
    varoldum kayrasýyla Varedenin
    eþref-i mahlûkat
    nedir bildim.

    (1974)
    Ýsmet Özel

  4. Madem ki vakit akþam
    Madem ne evim barkým
    Ne de bir tek aþinam
    Açýlsýn gizli sofram
    Gelsin kadehte rakým
    Dostum, neþem ve þarkým
    Madem ki vakit akþam.



    Cahit Sýtký TARANCI

  5. #133
    Celladýma Gülümserken

    Ben Ýsmet Özel, þair, kýrk yaþýnda.
    Her þey ben yaþarken oldu, bunu bilsin insanlar
    ben yaþarken koptu tufan
    ben yaþarken yeni baþtan yaratýldý kainat
    her þeyi gördüm içim rahat
    gök yarýldý, çamura can verildi
    linç edilmem için artýk bütün deliller elde
    kazandým nefretini fahiþelerin
    lanet ediyor bana bakireler de.
    Sözlerim var köprüleri geçirmez
    kimseyi ateþten korumaz kelimelerim
    kýlýçsýzým, saygým kalmadý buðday saplarýna
    uçtum ama uçuþum
    radarlarla izlendi
    gayret ettim ve sövdüm
    bu da geçti polis kayýtlarýna.

    Haytanýn biriyim ben, bunu bilsin insanlar
    ruhumun peþindedir zaptiyeler ve maliye
    kara ruhlu der bana görevini aksatmayan kim varsa
    laboratuvarda çalýþanlara sorarsanýz
    ruhum sahte
    evi Nepal'de kalmýþ
    Slovakyalý salyangozdur ruhum
    sýnýflarý doðrudan geçip
    gerçekleri gören gençlerin gözünde.

    Acaba kim bilen doðrusunu? Hatta ben
    kýyý bucak kaçýran ben ruhumu
    sanki ne anlýyorum?
    Ola ki
    þeytana satacak kadar bile bende ondan yok.
    Telaþ içinde kendime bir devlet sýrrý beðeniyorum
    çünkü bu, ruhum olmasa da saklanacak bir þeydir
    devlet sýrrýyla birlikte insanýn
    sinematografik bir hayatý olabilir
    o kibar çevrelerden gizli batakhanelere
    yolculuklar, lokantalar, kýr gezmeleri
    ve sonunda estetik bir
    idam belki!
    Evet, evet ruhu olmak
    bütün bunlarý saðlayamaz insana.
    Doðruysa bu yargý
    bu sonuç
    bu çýkarsama
    neden peki her þeyi bulandýrýyor
    ertelenen bir konferans
    geç kalkan bir otobüs?
    Milli þefin treni niçin beyaz?
    Ruslar neden yürüyorlar Berlin'e?
    Ne saçma! Ne budalaca!
    Dört Ýncil'den Yuhanna'yý
    tercih ediþim niye?
    Ben oysa
    herkes gibi
    herkesin ortasýnda
    burada, bu istasyonda, bu siyah
    paltolu casusun eþliðinde
    en okunaklý çehremle bekliyorum
    oyundan çýkmýyorum
    korkuyorum sýram geçer
    biletim yanar diye
    önümde bir yýðýn açalya
    bir sürü çarkýfelek
    gergin çenekli cesetleriyle
    önümde binlerce çiçek
    korkuyorum sýra sende
    sen de baþla ve bitir diyecek.
    Yo, hayýr
    yapamaz bunu, yapmasýn bana dünya
    söyleyin
    aynada iskeletini
    görmeye kadar varan kaç
    kaç kiþi var þunun þurasýnda?

    Gelin
    bir pazarlýk yapalým sizinle ey insanlar!
    Bana kötü
    bana terkettiðiniz düþünceleri verin
    o vazgeçtiðiniz günler, eski yanlýþlarýnýz
    ah, ne aptalmýþým dediðiniz zamanlar
    onlarý verin, yakýnmalarýnýzý
    artýk gülmeye deðer bulmadýðýnýz þakalar
    ben aþtým onlarý dediðiniz ne varsa
    bunda üzülecek ne var dediðiniz neyse onlar
    boþa çýkmýþ çabalar, bozuk niyetleriniz
    içinizde kýrýk dökük, yoksul, yabansý
    verin bana
    verin taammüden iþlediðiniz suçlarý da.
    Bedelinde biliyorum size çek
    yazmam yakýþýk almaz
    bunca kaybolmuþ talan
    parayla ölçülür mü ya?

    Bakýn ben, bir çok tuhaf
    marifetimin yanýsýra
    ilginç ödeme yollarý bulabilen biriyim
    üstüme yoktur ödeme hususunda
    sözün geliþi
    üyesi olduðunuz dernek toplantýsýnda
    bir söyleve ne dersiniz?
    Bir söylev: Büyük Ýnsanlýk Ýdeali hakkýnda!
    Yahut adýnýza bir çekiliþ düzenleyebilirim
    kazanana vertigolar, nostaljiler
    karasevdalar çýkar.
    Yapýlsýn adil pazarlýk
    yapýlsýn yapýlacaksa
    iþte koydum iþlemeyi düþündüðüm suçlarý
    sizin geçmiþ hatalarýnýz karþýsýna.
    Ne yapsam
    döl saçan her rüzgarýn
    vebasý bende kalacak
    varsýn bende biriksin
    durgun suyun sayhasý
    yumuþatmayý bilen ateþ
    öðüt sahibi toprak
    nasýl olsa geri verecek
    benim kýlýcýmý.

    (1984)
    Ýsmet ÖZEL

  6. Ölüm bir an...
    Gelme olasýlýðý her an..
    Tam da bu yüzden
    Þimdi söyle...
    Þimdi sev
    Þimdi dök
    Þimdi yap
    Þimdi yaþa..


    Can YÜCEL

  7. #135
    Bu yaþa erdirdin beni, gençtim almadýn canýmý
    ölmedim genç olarak, ölmedim beni leylak
    büklümlerinin içten ve dýþardan
    sarmaladýðý günlerde
    bir zamandý
    heves ettim gölgemi enginde yatan
    o berrak sayfada gezindirsem diye
    ölmedim, bir gençlik ölümü saklý kaldý bende.
    Vakti vardýysa aþkýn, onu beklemeliydi
    genç olmak yetmiyordu fayrap seviþmek için
    halbuki aþk, baþka ne olsundu hayatýn mazereti
    demedim dilimin ucuna gelen her ne ise
    vay ki gençtim
    ölümle paslanmýþ buldum sesimi.

    Hata yapmak
    fýrsatýný Adem’e veren sendin
    bilmedim onun talihinden ne kadar düþtü bana
    gençtim ben ve neden hata payý yok diyordum hayatýmda
    gergin bedenim topraða binlerce fýþkýný saplar idi
    haykýrýnca çeviklik katardým gökyüzüne
    bir düþü düþlere dalmaksýzýn kavrayarak
    bulutu kapsayarak açmadan buluta içtekini
    tanýdým Ademoðlu kimin nesiymiþ
    ter döküp soru sormak nereye sürüklermiþ kiþiyi.

    Çeþme var, kurnasý murdar
    yazgým
    kendi avcumda seyretmek kýrgýn aksimi.

    Gençtim ya, ne farkeder deyip geçerdim
    nehrin uðultusu da olur, dallarýn hýþýrtýsý da
    gözyaþý, çið tanesi, gizli dert veya verem
    ne fark eder demiþim
    bilmeden farký istemiþim.
    Vay beni leylak kokusundan çoban çevgenine
    arastadan ýrmaklara çarkettiren dargýnlýk!
    Yola madem
    çöllerdeki satrabý yalvartmak için çýkmýþtým
    hava bozar, yüzüm eðik giderdim yine
    yaza doðru en kuduzuyla sürüngenlerin sabahlar
    yola devam ederdim.

    Gençtim iþte þehrin o yatýk raksýndan incinen yine bendim
    gelip bana çatardý o ruh tutuþturucu yalgýn
    onunla ben
    hep seviþecek gibi baktýk birbirimize.
    bir kez öpüþebilseydik dünyayý solduracaktýk.

    Oysa bu sürgün yeri,bu pýtraklý diyar
    ne kadar korkulu yanký bulagelmiþ gizlerimizde
    hani yok burda yanlýþý yoklayacak hiç aralýk
    bütün vadilere indik bir kez öpüþmek için
    kalmadý hiç bir tepe çýkýlmadýk
    eriyeydik nesteren köklerine sindiðimizce
    alýcý kuþ pençesiyle uçarak arýnaydýk
    ah, bir olaydý diyorduk vakar da yoksanaydý
    doðruydu böyle kan telef olmasýn diye çabalamamýz
    ama kendi çeperlerimizi böyle kana buladýk
    gönendi dünya bundan istifade
    dünya bayýndýrladý:
    Bir yakýþ, bir yanýþ tasarýmý beride
    öte yakada bir benî adem
    her gün küsülü kaldýk.

    Bunca yýl bu gücenik macera beni tutuklu kýlan
    artýk bu yaþa erdirdin beni,anladým
    gençken almadýn canýmý, bilmedim
    demek gökten aðsa bile tohum yürekten düþecekmiþ
    çünkü hataya baðýþýk büyük hatadan beri nezaret yer
    çið tanesi sanmak ne cüret, gözyaþýymýþ
    insanýn insana raptolduðu cevher.

    Þimdi tekrar ne yapsam dedirtme bana yarabbi
    taþýnacak suyu göster, kýrýlacak odunu
    kaldý bu silinmez yaþamak suçu üzerimde
    bileyim hangi suyun sakasýyým ya rabbelalemin
    tütmesi gereken ocak nerde?

    Ýsmet Özel

  8. Mektup alýrsýn, her taraf gül gülistan!
    Derken cenaze geçer, her taraf zindan!
    Mümkün olsa da insan her zaman gülse;
    Olmasa her sevincin sonunda hüzün!
    Acýsý da, tatlýsý da ömrümüzün,
    Çok pahalýya oturur üstümüze.

    Sanki ne diye yola çýktýk?Çocukluk!
    Hayra alamet deðil hiçbir yolculuk.
    Farkýnda mýsýn nereye gidiyoruz;
    Ne söyler arkamýzdam sallanan mendil?
    Yalnýz aþkta, kumarda, hayalde deðil,
    Her adýmda birþeyler kaybediyoruz.


    Cahit Sýtký TARANCI

Sayfa 17/25 ÝlkÝlk ... 71516171819 ... SonSon

Yer Ýmleri

Yer Ýmleri

Gönderi Kurallarý

  • Yeni konu açamazsýnýz
  • Konulara cevap yazamazsýnýz
  • Yazýlara ek gönderemezsiniz
  • Yazýlarýnýzý deðiþtiremezsiniz
  •