bizim hisselerde hikaye yok. hala demir çelikle, çimentoyla, otomotiv distribütörlüğüyle uğraşıyorlar. bayatladı bu sektörler, piyasa yemiyor.
bizim hisselerde hikaye yok. hala demir çelikle, çimentoyla, otomotiv distribütörlüğüyle uğraşıyorlar. bayatladı bu sektörler, piyasa yemiyor.
ford otosan Romanya fabrikası 1 milyonuncu Puma'yı banttan indirmiş. dile kolay 1 milyon. Avrupa'da özellikle ingiltere'de en çok satılan araba listesinde 1 numara. İngiltere'nin 1 numarası Puma ama, Türkiye'de 2025 senesinde sadece 7000 puma satılmış. yazıyla 7 bin,.. çok komik değil mi? ya biz iyi arabadan anlamıyoruz, ya ingilizler moron ki hep bizim arabayı alıyor..
yatırım tavsiyesi değildir.
Puma yuvarlak farlı şirin mi şirin bir araç, bizim erkek milleti bu tür kadınsı araçları sevmez, buzdolabı kasasına benzeyen Passat tarzı araçları sever, araba dediğin sert hatlı, erkeksi görünümlü olmalı bizim gibi ülkelerde. Caaanım Ford Mondeo da bu yüzden tutmadı bizde.
Puma tam bir kadın arabası olarak görülüyor Türkiye'de. Puma'ya binene kadar gider Doblo alır enişte arabasına binerim diye düşünüyor. Kişisel görüşüm bu şekildedir, itirazı olan varsa Fort Odosan Yatırımcı İlişkileri'ni arayıp Müdüriyeti bağlatıp, dahili 1812'yi tuşlayıp Ejder beye sorsun, o yerinde yoksa 1856'dan Kudret beyi tuşlasın. Ytd.
Yes, i can't. Moronlukla ilgisi yok bunun yav, kültürle ilgisi var. Japonya'da Honda, Suzuki, Mazda, Toyota'nın en küçük mini mini birler, çalışkan ikiler arabaları kullanılıyor. Bizdeki gibi Corolla, Civic almıyor adamlar, ülke küçük, yollar dar. Almanya'da da otomobillerin çoğu sıteyşın vagon, bilirsiniz. Bizde asla satmaz siteyşınlar. Her ülkenin kültürü farklı.
Bizde heybetli, sert köşeli araçlar tutar. Örneğin sert hatlı Tofaş kuş serisi ile yuvarlak hatlı Reno Broadway kullanıco profilleri bile farklıydı. Tofaşçılar daha eğitimsiz olurdu genelde.
İstanbul menşur kırtlenler borsasının güzide yatırımcıları, hepinizi saygıyla selamlıyorum.
200 günlük ema 96,da, hoş bir seda olarak kaldı.
Gençken bir arkadaş boks kursuna gidiyordu, bir gün sen de gel antremanı izle dedi, gittim izledim, antreman bitti, hocayla diğer arkadaşlarla tanıştık falan. Antremandan sonra bunlar serbest kaldılar, arkadaş dedi ki bak şurada bir güreşçi var, gel ona şakasından girişelim, biz arada yaparız dedi. Güreşçi dediği eleman benim hemen hemen yarım kadar. Dedim oğlum yazık değil mi, siz boksörsünüz, hem de iki kişi mi girişecez dedim. Arkadaş güldü, gittik güreşçinin yanına, benim arkadaş yumruk sallıyor, ileri geri ayak hareketleri falan yapıyor. Güreşçi ellerini açmış bekliyor. Ben de şakasından bir yumruk sallayım dedim, güreşçi beni bir kavradı, havaya kaldırıp bir yere çarptı. Üç hafta kendime gelemedim. Yer minder olmasaydı ne olurdu bilmem.
İşte menşur kırtlentler borsası da böyle bir yer. Bu bir tavsiyedir, asla bir güreşçiyle şakasından bile kavga etmeyin.
Yer İmleri