Küçük Ýskender adýyla tanýnan, gerçek adý Derman Ýskender Över olan ünlü þair, 55 yaþýnda hayata veda etti.
lütfi bergen
@BergenLutfi
Ülkemizde entelektüellik baþka entelektüeller tarafýndan "görünülürlüðü onaylanmýþlýk" esasý ile tescillenir.
Burada çalýþan mekanizma "bak aslaným benim edebi kamuda pozisyonumu kabul edersen kitabýný tanýtýrým, TV'ye çýkarýrým" þeklindedir. Yoksa düþüncede yetkinlik deðildir.Entelektüellerin büyük kýsmý daha önce "entelektüel" sayýlmaya hak kazanmýþlarla fotoðraf verebildikleri, yanlarýnda görünebildikleri oranda "edebi kamuya" dahil edilir.
Dolayýsýyla kimse kimsenin metnine bir sanat eylemi olan KRÝTÝK (eleþtiri) ile yaklaþmaz.Türkiye'de kadýn öykücülerin yazdýklarýný komþu Ýran'da yaþayan 25 milyon Türk okuyucuya sunduðunuzda ortaya bir duygudaþlýk çýkmayacaðýný göreceksiniz.
Çünkü Türkçe konuþan Ýran-Türk kadýný, bu öykülerde kendi acýlarýný/kederlerini bulamayacaktýr.Türk entelektüeli Balkan-Türkistan arasýnda ortak duygularý yazamýyor.
Özellikle kadýn öykücülerin yazdýklarýnýn bu coðrafik aksta bir karþýlýðý yok.Edebiyat dergilerimizde "bak arkadaþ bu metin þu þu kriterlerle kusurlu" þeklinde bir yazýya çok az rastlýyorum.
Bu ise eleþtiri (kritik) yazarýnýn hemen dýþlanmasýna ve "karþý kampa sürülmek" cezasýyla hüküm giymesine neden oluyor.Özellikle muhafazakâr kesimde edebiyat metinlerinde ele alýnan konularýn 100 yýl sonrayý hesap edilmeden yazýya geçirildiði söylenebilecektir.
Oysa o metni kaleme alan yazar sabretse, metnini bir yýl daha bekletse, demlese, edebi kamuda güvendiði yazarlardan görüþ alsa..+++ sabretse, metnini bir yýl daha bekletse, demlese, edebi kamuda güvendiði yazarlardan görüþ alsa.. daha hayýrlý ve uzun ömürlü bir "eser" býrakabilecekti.
Bir metin, insandan uzun yaþamaya aday bir varlýktýr. Fakat "meta" olarak üretilmiþse, yazarýndan kýsa bir ömür sürer.Edebiyatta/denemede kritiðin amacý sektöre çýkan kitaplarýn tanýtýmý deðildir.
Kritik, uzun ömürlü varlýk olarak "güzel sanatlar" ile "piyasa yapan meta"larý birbirinden ayýrmamýzý saðlayan bir mahkemedir.lütfi bergen
@BergenLutfi
Walter Benjamin'in doçentlik tezi huzuruna çýktýðý jüri tarafýndan reddedilmiþ.
Bu hadisenin önünde eziliyorum.
Türk edebi kamusunun ezildiðini düþünmüyorum.Muhafazakâr kesimde hep ayný konularý, hikâyeleri yazýyorlar. Bu hadise yazarlarý "bu hafta þehir hakkýnda bir kompozisyon yazmanýzý istiyorum" komutuna uyan "öðrenciler"e dönüþtürüyor. Haftaya baþka bir konu gelecek ve yeni bir yazý yazýlacak.Yazarlarýn "kendi" gündemleri olmadýðýný düþünüyorum. Deðerleri/hikmetleri hedefleyerek yazmadýklarýný yani. Çoðu yazar gerçekte maðduriyetleri ve maðduriyetini yazýyor.
Dolayýsýyla bu metinler ne bir iç arýnýþ ne de baþkasýnýn hayatýna bir ýþýk..Dede Korkut hikâyelerinin içinde dahi kendine acýyan bir "anlatýcý" ya da kahraman göremezsiniz.
Modern muhafazakâr öykücü, metnin altýnda sürekli kendisine aðlýyor. Üstelik bu aðlayýþýna sizin de ortak olmanýzý istiyor.lütfi bergenTürkiye'de KRÝTÝK olsaydý, "bak kardeþ, bu yazdýklarýný daha önce þu þu yazarlar þu baðlamda yazdý. Senin tekrara düþmen edebiyat hayatýna bir katký deðil külfet" denilebilirdi.
Türkiye'de edebi kamu, "patlat bir kitap, filan yazar hoþuma gitmiyor, seni parlatalým" anlayýþýnda.
@BergenLutfi
KRÝTÝK, "nereden buldun" sorusu sormak zorundadýr.
KRÝTÝK, "metnin düþünsel, örgüsel, fikrî tutarlýlýðý"ný sorgulamak zorundadýr.
Türkiye'de bu anlamýyla bir KRÝTÝK olsa "yazarlýk" sigaya çekilirdi.
"derviþ yunus bu sözü eðri büðrü söyleme seni sigaya çeker bir molla."
Edebiyat dünyasýnýn en prestijli ödüllerinden Booker Ödülü'nün aday listesi açýklandý. Elif Þafak'ýn geçtiðimiz günlerde Türkçede de yayýmlanan 'On Dakika Otuz Sekiz Saniye' romaný da 13 adaydan biri imiþ...
Þaþýrdým mý?
Uzunca bir zamandýr eserlerini Ýngilizce olarak yazan birinin Booker Ödülü adayý olmasý bir Türk olarak beni gururlandýrmýyor.
Bunun nedeni milliyetçi yaklaþýmým falan deðil.
Türk halkýnýn anadili Türkçe'dir.
Bana göre temel eserlerini, dünyaya sesleniþini de Türkçe olarak yapar.
Elif Þafak'ýn Türkçe yazdýklarýný da beðenmem zaten.
Ama Halide Edip gibi kendi anadilinde deðil de, kendinden menkul nedenlerle baþka bir dilde yazmaya karar veren birini, Türk romancýsý olarak kabul etmem mümkün deðil. Bir Türk okur olarak da bundan heyecan duymam beklenmesin.
Bir soru: Mevlana bizden midir?
El cevap: Yunus bizimdir..Bizdendir...
Yer Ýmleri