yazdan kalma ayu pençesi ile zor günler geçiren genç çakalýn son kýþý olabilirdi ...,pençeyle aldýðý darbe öyle derindi ki çakal için artýk sayýlý günler baþlamýþtý. iyice güçsüz düþen çakalýn mutlaka bir av bulmasý gerekiyordu yaralarýnýn iyileþmesi için ava ihtiyacý vardý,... sonkez gücünü toparladý ve avýn peþine düþtü. kýþ geldiðinde orman son birkez yüzüne gülmüþtü.
biraz gezinirdikten sonra karþýna bir geyik çýktý pusuya yattý ve keskin gözlerini avýna dikerek en beklenmedik zamanda saldýracaktý..
ortam sessizliðe bürünmüþtü..
o da ne... etrafý birden koyunlar basmýþtý.. çakal odaklanamýyordu. þaþkýnlýðý gizlemiyordu.
bu koyunlar tee tokattan buraya kadar nasýl gelmiþ ti ?
neyse þey bulduk yünlüsünümü arýyon diyerek son kez pusuya yattý..
sürü o kadar kalabalýktýki etrafý koyun kokusu sarmýþtý..çakal ziyafet sonrasý kan banyosu ile kendini ödüllendirecekti.
o da ne... ?
kokuyu alan ayýlar kýþ uykusundan kalkmýþ ve ormadan gümbür gümbür saldýrýya geçmiþlerdi.
çakal elini çabuk tutmalýydý.
ortalýk savaþ alanýna dönmüþ bütün ayýlar sürünün içine dalmýþ .. pençeler ve koyun parçalarý ve meeeeleme sesleri havada uçuþuyordu. kan gövdevi götürmüþ heryer kadavraya dönüþüyordu.
meeeleme sesleri daðlarda yankýlanýp tekrar ayýlara çarpýp daðlara geri sekiyordu..


Yer Ýmleri