Zombi Ülkeler ve Güney Denizi Balonu Vakası (South Sea)
Zombi şirketler ve zombi ekonomi zombi ülkeler doğurur. Dünya'da zombi ülkelerin sayısı her geçen gün artıyor, çoğunluğu din devrimi ile sosyal devrim yapamayanlar.
1- Dünya sadece bilimsel ve teknolojik bir devrime sahne olmuyor bunlara paralel olarak değişen bir dünya anlayışı, manevi kavramlarda gelişim de söz konusu. Örneğin sevap, sadaka, kurban gibi kavramlar 2000 yıl öncenin ilkel insanları için bir gelişimi ifade ediyordu. Dikkat ederseniz tüm bunlar müminler tarafından tanrılarından bir beklenti karşılığında ve belirlenen zamanlarda yapılıyor. Toplu yaşama geçiş kapsamında, insanların belli kurallara bağlı biçimde birbirlerine yardım etmeleri dini emirler olarak dikte edilip uymayanların cezaları, uyanların ise ödülleri baştan belirleniyor. Günümüzde bu değişiyor ve yerini gönüllü yardımlaşmaya, bilinçsel farkındalığa bırakıyor. Modern insan tanrıdan maddi bir beklentisi olmadan, gönülden ve kendi seçtiği biçimde yardım ediyor. Hala tedavülde olan ama soyu tükenmeye mahkum ilkel insanlar, kendini değişmez ve sonsuz ilan eden dinlerin öğretilerine saplandıkları için karşılıksız iyilik kavramı onlar için geçerli olamaz çünkü inançlarının temelini teşkil eden sonsuz zevk ve sefa ödülü diye de adlandırabileceğimiz cennet(heaven) kavramıyla çelişir bu. Tanrıyla karşılıklı çıkar ilişkisi kapsamında manevi kavramların maddi karşılıkları doğal olarak aranacaktır.
2- Çin ve Hindistan gibi devlerin devreye girmesiyle dünyada, geleneksel ürünler alanında tam rekabet durumuna geçtik. Türkiye'de fabrikaların verdiği toptan fiyatlardan daha ucuza perakende satılan ürünler görüyorum. Uzak doğudan gelen üründe nakliye, gümrük, peşin ödenmiş KDV, ithalatçı ve perakendeci karı gibi masraflar var ve buna rağmen perakende raf fiyatı bizim fabrikaların toptan fiyatından düşük.
3-Ülkeler ligi yetmezmiş gibi bir de dev şirketler ortaya çıktı ve çoğu ABD kökenli. Çin, Kore, Japonya, Avrupa'nın da birkaç dev şirketi var. Bunlar çoğu ülkeden daha güçlü, çok daha verimli ama en önemlisi hisseleri halka açık olması sayesinde emeklilik fonları dahil birikim aracı haline gelmiş şirketler. ABD başta olmak üzere batı toplumlarının geleceklerini yatırdıkları bu şirketlerin piyasa değerleri 3-4 trilyon$ gibi astronomik rakamlara ulaşmış ama hepsi teknoloji gibi kırılgan alanlarda faaliyet gösteriyor veya aşırı rekabet koşullarında değer kaybetme riskine sahip. Toprak sahibi olmadığı halde trilyon $'lık değerlerle ve endeks fonlarının muazzam büyüklüğüne katkılarıyla tüm finans piyasalarının temel direği haline gelen bu şirketlerin klasik bir borsa hareketi denebilecek türden değer kaybına tahammül etmek mümkün mü? 20 trilyon$ piyasa değerinde 8 şirketi kim, hangi kaynakla kurtaracak?
4-Tarihte South Sea ve Mississippi balonları olarak bilinen vakaları araştırabilirsiniz. Bunlar 18. yüzyılın imtiyazlı dev şirketleriydi. İngiltere ve Fransa'da Tahvil ile hisse senetleri çıkarmışlardı ve bunların fiyatları çılgınca yükselerek devletlere rakip olacak güçte birer organizasyona dönüşmüşlerdi. Bu şirketlerin kendi orduları olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sadece ticaret değil etki alanı olarak toprak da elde ediyorlardı, köle ticareti yapıyorlardı ve tüm bu işler için askerleri vardı. Napoleon'un ABD kurulduktan sonra sattığı Mississippi bölgesi bugün sizin ABD olarak bildiğiniz ülkenin en verimli bölgesi ve tüm ABD yüzölçümünün %30'u (çöller hariç). ABD'nin kalkınması bu bölgedeki pamuk ve mısır tarımıyla gerçekleşmiştir ve esasen buralar şirket malıydı.
Dünyada sayıları gittikçe artan zombi ülke kavramını yukarıdaki, dağınık gibi gözüken bilgiler çerçevesinde değerlendirmekte fayda var. Yorum kişiye kalmıştır ama sonuçlarını zaten yaşamaya başladık bile...




Alıntı yaparak yanıtla


Yer İmleri