Aþaðýda linkte görüþlerine deðer verdiðimiz, tecrübeli uzmanlarýn yorumlarý var. Videoda ABD Hazine Bakaný Scott Bessent'in sözlerini aktarýp yorumladýðý kýsým olan 4:45 dak.-6:30dak. arasýný izleyin ve ABD hazine bakaný dahil deðerli uzmanlarýn bile kavramlarý nasýl birbirine karýþtýrabildiðini görün. Ben buradan devamlý hisse senetleri piyasalarýnýn devlet tahvili piyasalarýnýn yerini aldýðýný iddia ediyorum onlar tersini! Onlar için hata yapmalarýnýn önemi yok zira en büyük kriz sýrasýnda bile yaðlý maaþlarýný hatta bonuslarýný almaya devam edecekler. Trump gibi seçilmiþ biri olsalar baltayý taþa vurduklarý bir askeri harekatý bile zafer olarak duyurabilirler.
ABD tahvil-bono piyasalarýnýn dünyada en önemli ekonomik belirleyici olduðunu ve 60 milyar dolarla dünya toplam tahvil-bono piyasasýnýn %45'ini oluþturduðunu tespit etmiþler ama bu piyasalara özel sektör ve belediye tahvil bonolarýný dahil etmiþler. Bu hataya raðmen ABD borsalarýndan daha büyük bir rakamýn ortaya çýkmadýðýnýn da farkýnda deðiller. Özel sektör tahvillerini borsalarla birlikte bir küme yapma gereði bile duymuyorlar, þirketlerin hisseleriyle tahvilleri bir düþünülmelidir devlet tahvillerini ayrý deðerlendirmek icap eder. SpaceX, OpenAI, Anthropic gibi dev halka arzlar da baþarýyla gerçekleþirse bazý þeyler daha iyi pekiþir belki?
Eski görüþe göre belirleyici olan ve yönetilmesi gereken piyasa tahvil piyasasýdýr, Alan Greenspan ve takipçileri de böyle yapýyordu ama Trump baþkanlarý devamlý 70 trilyon$'lýk hisse piyasalarýný manüple etmekle meþgul? Artýk tahviller öncü deðil hisseler öncü, bunu anlamak neden bu derece zor? Özel sektör tahvillerinin borcunu ödeyen borsa þirketleri, devlet tahvillerini ödemek için tahsil ettikleri dolaylý-dolaysýz vergilerin ana kaynaðý da bu þirketler. Demek ki; hisse borsalarýný ana yönlendirici finansal güç olarak kabul etmek ile etmemek arasýnda bir fark var? Þirketlerin her yýl ödedikleri nakit ve hisse þeklinde temettüleri toplayýp bunu devlet tahvillerinin kupon ödemeleriyle karþýlaþtýrmak nasýl akýllarýna gelmiyor? Türkiye'de bile yýllýk nakit temettü toplamý 6 milyar$ civarý. Tahviller bu kadar önemliyse son yýllarda altýna olan bu talep neden? Altýnýn hiç bir getirisi yok üstelik nakliye ve saklama masrafý son derece yüksek, dijitalleþtirilemeyen bir ürün.
Uzmanlarýmýz savaþýn uzun sürmeyeceðini düþündüðünü ama þimdi þüpheye düþtüðünü de söylüyor videoda ki ayný görüþü ABD Hazine Bakaný Scott Bessent de dile getirmiþ. Bu durum iþin felsefesini anlamamaktan kaynaklanan bir hata, konumlarý itibarý ile bölye insanlarý hatalý olmakla itam etmek cesaret ister ama rakamlar ortadayken hiç de zor olmuyor.
https://www.youtube.com/watch?v=xrIGhhwfL44
Karar alma mekanizmamýzýn nasýl arýzalý olduðunu birlikte görelim.
1-Ellerimizden düþürmediðimiz telefonlar bize, pratik biçimde temel indikatör ve endeksleri devamlý gösteriyor hatta bizi içine çekiyor.
2-Global dünyada yaþadýðýmýz görüþünden yola çýkarak tüm endeksleri, birbirleriyle uyumlu ve etkileþim halinde kabul ediyoruz.
3-Yatýrým yaptýðýmýz ülkenin ekonomisi ile finansal araçlarýnýn performansýný da global endekslerin ve diðer göstergelerin uyumu ve etkileþimi dahilinde deðerlendirmeye baþlýyoruz.
4-Bu noktada "senaryo tamamlama" diyebileceðimiz bir davranýþla, ülke ekonomisine iliþkin gerçekleri finans piyasalarýnýn görünümüne göre eðip deðiþtiriyoruz. Gerçeklere önce bakmak yerine göstergelere odaklanarak, gerçeklerin bunlara uygun olduðuna kendimiz ikna ediyoruz.
5-Sosyal medya araçlarý ve politik söylemler toplumlarý bu þekilde ters yönlü bir yaklaþýma yönlendirme konusunda önemli rol oynuyor. Beklenti yönetimi dahilindeki bu yönlendirmeleri de "rakamlarýn geleceði yansýttýðý felsefesi" olarak kabullenip hatalý bakýþ açýsýna gerekçe oluþturuyoruz.
Yapmamýz gereken önce gerçeklere odaklanmak ve analiz etmek. Endeksler, emtialar, çapraz kurlar, faiz oranlarý vs. hepsi hatalý deðerlendirmelerin bir sonucu olarak yukarý aþaðý dalgalandýðýna göre dalgalarýn içinde kaybolmak yerine kendi sabit noktamýzý oluþturup orada durmamýz daha saðlýklý sonuçlar verecektir.
07-03 tarihli yukarýdaki ön hazýrlýk yazýmý aþaðýda, borsayla ilgisi yokmuþ gibi gözüken ancak birinci dereceden ilgilendirdiðini göreceðiniz, önemli tespitlerle tamamlýyorum. Bu uzun yazýyý geçen yýl veya 5 yýl önce yazmadým çünkü borsada zamanlama çok önemlidir. Her zamanki gibi baþka yerlerde karþýlaþamayacaðýnýz þeylere deðiniyorum. Saddam, Kaddafi, Esat, El-Beþir gibilerin kaderine uzanan yolu özetliyoruz.
Ulu önder Atatürk'ün en baþta laiklik olmak üzere devletçilik, milliyetçilik, halkçýlýk gibi kavramlarý yeni Türkiye Cumhuriyetine kazandýrmasýný hepiniz 1923 sonrasýndaki sulh döneminin siyasi dengeleriyle ilgili alýnmýþ kararlar olarak görüyorsunuz. Dinci kesim laiklik karþýtýdýr çünkü onlar da þeriata bir alternatif olarak görmeyi tercih eder, ABD'deki dinciler de bu kafadadýr ve parlamento baskýný laiklik konusuyla ilgilidir. Neyse, Laiklik kavramý bir seçim deðil zorunluluk olarak benimsenmiþtir. Atatürk bu kararý savaþ sonrasýnda deðil tam tersine, kurtuluþ mücadelesi sýrasýnda ve öncesinde yaþananlardan dolayý almýþtýr. Hatýrlarsanýz ahalinin anadoludan gönderilmesi sýrasýnda birbirinden baðýmsýz isyan eden, mezhepsel ve ýrksal guruplar ortaya çýkmýþtý. Osmanlý ordusunda da mezhebsel ve ýrksal kriterlere göre yapýlanmalardan söz edilebilirdi ve bu yapýlarýn baþýndaki komutanlar da bir askerden ziyade ruhani liderler konumundaydýlar. Çok baþlý bu tip askeri yapýlanmalar Ýngilizler, Fransýzlar ve Ýtalyanlarýn çok iyi anladýðý ve tek bir yetenekli casusla bile parmaðýnda oynatabildiði basit silahlý güçlerdi. Ýþ ciddiye bindiðinde dini veya etnik tabanlý bu ordu bileþenlerinin liderlerini taraf deðiþtirmeye kolayca ikna edip savaþlarý kazanabiliyorlardý. Hollywood'a bile konu olan, oskar ödülü alan bu zaafiyet Ýslam dünyasýnda hala mevcuttur.
Saddam'ýn ordusu 2003'de binlerce tanký, topu, uçaðý ve roketine raðmen, üstelik kendi lehlerine olan arazi koþullarýnda savaþmadan teslim olmuþtu. O dönem herkes Irak cephesi ABD için bataklýk olacak yorumunu yapýyordu ancak sonradan anlaþýldý ki; koalisyon güçleri üst düzey komutan adý altýndaki ruhani liderleri savaþmamaya ikna etmeyi baþarmýþtý. Esad'ýn ordusunda durum daha vahimdi, aðýr silahlarýna raðmen karþýsýndaki hafif silahlý daðýnýk, yerel guruplara bile direnemediler. Libya ve Sudan'da da benzer süreçler görüldü çünkü bunlarýn hepsi mezhepsel olarak organize olmuþ yapýlardý, modern bir ordu görünümünde dini yapýlanmalar olarak merkezle baðlarý zayýftý. Zaten merkezdekiler de mecburen bu tip yapýlanmalara gidiyordu zira din iþlerini devlet iþlerinden ayýrmak mümkün olmamýþtý. Atatürk'ün çabasý sadece laik bir siyasi düzenden çok ülkeyi dýþ ve iç tehlikelerden koruyacak yapýnýn doðru dizaynýyla ilgilidir ve 2016 yýlýnda hala tam anlaþýlmadýðýný görmüþ olduk.
Tüm bunlarý neden anlattýðýmý anladýnýz çünkü gecikmeli de olsa Ýran meselesi karþýmýza geldi ve þimdi burada bazý kararlar almak gerekecek. Gene birileri çýkýp Ýran'ýn gücünden dem vuracak, barýþ beklentileri devam ederken savaþýn büyüyen etkileri aksi yönde bazý ihtimalleri artýracak. Finans piyasalarýnýn seyri de yukarýda anlattýðým çerçevede geliþecek. Benzerleri daha önce yaþanmýþ, örneklerini inceleyebileceðiniz ve kurgulamada faydalanabileceðiniz bir süreçten söz ediyoruz.
Tramp baþkana dair ilginç bulacaðýnýz bir tespitte bulunayým;
ABD ekonomisini finansallaþmýþ bir yapýya dönüþtüðünü konuþuyoruz devamlý. 70 trilyon dolarlýk hisse senedi piyasasý, 60 trilyon$'lýk federal devlet, özel sektör ve belediyelere ait tahvil-bono piyasalarý, onlarca trilyon$ yöneten özel fonlar, 38 trilyon$'lýk borç kalemi vs.
Gelin bunu finans sektörünün insandan arýndýrýlmýþ yanýyla birleþtirelim. Dünya'da otonom kontrollere en yüksek oranda dayanan yani karar süreçlerinde insaný devre dýþý býrakma konusunda en ileri alan finans sektörüdür diyoruz. Yapay zekayla bu durum büyük bir devrim yaþamaya ve belki de insaný tamamen devre dýþý býrakmaya baþlamýþ olmalý. Artýk algoritmalarý yani oyunun kurallarýný insan deðil yapay zeka belirleyecek.
Baþkanlýk makamý insanlarla ilgiliyken makamýn yönettiði ve ekonomisi finansallaþmýþ ülkede insan kontrolü gittikçe azalýyorsa baþkanýn deli gibi olmasýnýn bir önemi var mý? Ekonomi zaten ABD baþkanlýk makamýnýn kontrol edemeyeceði, 150 trilyon$'lýk devasa bir otomatik yapýya dönüþmüþse eski alýþkanlýklarý ve düþünceleri bir kenara býrakma zamaný gelmiþtir. Çin henüz bu seviyede deðil, Avrupa ise buna hazýr deðil ama ABD tam olarak kendi kendine iþleyen sisteme dönüþtü.
Aðustos ayýnda yaptýðým ve deðer yatýrýmý olarak nitelendirilebilecek yukarýdaki tespitlere göz atacak olursak;
1-Solar panelci JKS için erken davranmýþ gibi gözüksem de son yaþanan geliþmeler yeþil enerjiye ilgiyi artýrarak analizimize çok güçlü bir destek saðlamýþ oldu. Þimdilik sahne ýþýklarý hala petrol üzerinde.
2-Moderna dipten %100'lük bir dönüþ yaptý. Teknoloji diyorsanýz iþte size ilaç ve aþý sektörünün yeni teknolojisi, bence pastörizasyon teknolojisinin babasý Louis Pasteur aþýlarý sonrasý yeni trend mrna. PFE dipten dönüþ sinyallerini güçlendiriyor, pirim de yaptý. Sektörün devleri satýnalmalar yoluyla bir transformasyon içinde þu an, ilaç devleri incelemeye deðer bence.
3-Petrol'de ekipman saðlayýcýlarýný üreticilere tercih etmiþtim çünkü daha iskontoluydular ve petrol fiyatlarýndaki yükseliþten faydalanmalarýna ilave olarak mühendislik yönleri de var. GE þirketinin dipten dönüþünü inceleyin, dipteyken GE'ye çöp muamelesi yapanlar onun ürettiði MR cihazlarýnda teþhis arýyorlardý. Sonuçta üreticilere paralel seviyede pirimlendiler.
4-Rocket Lab da hakkýný verdi ancak Sir Richard Branson'un giriþimi Virgin Galactic fena çuvalladý. Alsaydým her ikinden de %50'lik bir sepet yapardým ve kazancým da düþük gerçekleþirdi.
5-Kimyalar da petrollere baðlý olarak hareketlendi ve %50 pirim yaptý.
Karýn %25-30'u Maliyeye vergi olarak düþünülmeli ama paranýz da dolarýn deðer artýþlarýndan korunmuþ oldu.
Ekonomim gazetesinden Emre Ýnan kredi piyasasýna iliþkin güzel bir analizi beni tedirgin etti.
Kredi ve mevduat faizlerinin yükseldiðini biliyoruz ancak kredi talebinde sert daralma sadece bankalarýn karlýlýðý veya iþ aktivitelerinde yavaþlama deðil siyasi olarak da aðýr sonuçlarý olabilecek bir durum zira kredi talebi seçmen eðilimi demektir.
Her zamanki gibi yanlýþ bakýþ açýsýyla deðerlendirmeler yapýlacak bu konuyu ele alalým.
Biliyorsunuz borsayý þu an sýrtlayan sektör bankalar çünkü karlýlýk beklentilerini, potansiyel olarak finans sektörü karþýlayabilecek durumda. 3 yýl önce devreye alýnan ekonomi programý da sektör açýsýndan destekleyici niteliklere sahipti. Baþlangýçta yüksek enflasyon ve faizlerle bilançolar geniþlediðinden hisse fiyatlarýna olumlu yansýmýþtý son 1,5-2 yýldýr da istikrara dönüþ, faiz indirimleri gibi söylemlerle geminin yelkenlerini doldurmaya çalýþýyorlar. Bu süreçte para politikasýnýn yeterince sýký olmadýðý ve ekonomik aktivitenin yeterince yavaþlamadýðý eleþtirileri de gündeme geldi, hatta TCMB'nin negatif çýktý açýðý hedefi vardý bu konuda???
Ýran savaþý öncesinde kredi talebi nispeten canlýydý, rahatsýz edici sert sinyaller yoktu ama gerçekte potansiyel olumsuzluklar birikiyordu. Ekonomi yönetimine duyulan güvenden olsa gerek, sinyaller çok önemsenmedi. En önemli konular bence TL'nin deðerli olmasý ve dýþ kaynaklarýn yetersizliðiydi ama bunlarýn üzerinde yeterince durulmadý. Altýn rallisinin ilgiyi altýna kaydýrmasý da kaynak ve kur konularýnýn arka planda kalmasýna neden olduðu söylenebilir(halbuki altýn da döviz demek!) Altýn fiyatlarýnýn düþüþü MB'nin rezerv kayýplarýyla birleþip kaynak konusunu ýsýttý, kredi talebindeki yavaþlama da savaþla iliþkilendirildi. Gerçekte savaþ sadece tetikleyiciydi zira üreticiler uzun süredir kurlarla ilgili þikayetlerini dile getiriyordu. KOBÝ'ler için önemli olan bir bölgede ekonomik faaliyetin aksadýðý gerçeðini de gözardý edemeyiz ancak faizlerin yükseliþiyle kredi talebinin sert fren yapmasýna ayný anda hazýr deðildik. Üstelik bu durum düþük enflasyon hedeflerine katký yapabilecek nitelikte de deðil. Evet aktivite yavaþladý ve faiz yükseldi, enflasyon azalýr diyebiliriz ancak fiyatlar da yükseliyor yani düþük talep fiyatlardaki artýþý engelleyemiyor çünkü ülkede KAYNAK YOOOOK, bakkal bile olsa sermaye sahipleri, sermayelerinin alým gücünü koruma güdüsüyle devamlý fiyat güncelliyorlar, demek ki; oy verdikleri adamlara hiç güvenmiyorlar??? Ýþte bu noktada siyasi dengeler darbe yediðinden daha önce hesaba katmadýðýmýz risk faktörleri ortaya çýkabilecek ve tüm bunlar hisse fiyatlarýnda bir iskonto beklentisi yaratabilecektir.
Ben bu süreçte hep ayný basit mantýðý yürüttüm, taze dýþ kaynak yoksa baþarý þansý sýfýr. IMF programlarýnýn biliyorsunuz, ciddi bir parayý ülkelere düþük faizle borç verir, ardýndan özel kurumlarýn da güvenip ülkeye fon akýtmasýný saðlayacak tedbirleri zorla uygulatýr. Türkiye'de IMF programýna gerek olmamasýnýn sebebi, iktidara olan güvenin krizlere raðmen devam etmesiydi ancak bu güven sembolik bir güvendir, ekonomik kararlar söz konusu olunca iþler yön deðiþtiriyor.
Yer Ýmleri