Borsada hisse değerleri mutlaka şirket bilançolarıyla, özellikle karlılık ve finansman riskleriyle ödünleşir.
Bu ödünleşmede aşırılık payı da söz konusu olur yani gereğinden fazla yükseliş veya düşüş.
Hisse fiyatlarının reel durumu yansıtan noktaya temas etmesi bazen beklentinin satın alınması şeklinde erken bazen de rakamalar netleştikten sonra gerçekleşir.
Son aylarda devamlı spekülasyon analizinden söz ettik ve diğer konularda olumlu bir gelişme olmadığı halde fiyatlara da yansıdığını gördük.
Bugün piyasaları orta ve uzun vadede kontrol eden güçlere göz atalım. Bunlar zaten sizin yakından takip ettiğiniz şeyler, belki ufak bir katkım olabilir.
Trump tarifelerinde bir iyileşme olmadığını, global ekonomiyi riske edecek uygulamalardan geri adım atılmayacağı ihtimali güçleniyor. Esasen Trump çark eden diyenlerin kaçırdığı detay şu; Trump birşey yapmıyor, o zaten olan bir süreci kendi kontrolündeymiş gibi gösterecek manevralar yapıyor. ABD'nin borç ve açıkları ile bunların dengeleyici mekanizması aşırı ısındı hatta alev aldı. Gümrük duvarları sadece politik bir manevrayla insanların gözünü boyama çabasıdır. ABD zaten eski ithalatını yapacak kapasiteden düştü. Sizin dikkat etmeniz gereken nokta dengeleyiciler yani teknoloji sektörleri.
İran meselesi bir anda unutuldu. İsrail büyük bir başarıyla ve devrim niteliğinde taktiklerle açtığı hava koridorunun savunmasının yeniden onarılmasına izin mi verecek? Hava kontrolü gibi büyük bir avantajı elinde tutarken bundan faydalanmak istemeyecek mi? Peki ya İran? Hava sahasını kontrol edemeyen bir ordunun kara ve deniz kuvvetleri ne işe yarar? İran bu güçlerinin hurdaya dönüşmesini izlemeye devam mı edecek? Ya da Esad rejimi gibi maddi yönden tatmin edemediği askerleri en ufak bir rüzgarda ortadan kayıp mı olacak?
Türkiye ekonomisine gelince; bununla ilgili aylık verileri hepimiz takip ediyoruz ancak bu veri paketiyle yatırım kararı vermek uygun değil. Pek çok gözden kaçan detay henüz piyasa fiyatlarına yansımamış olabilir? Deprem konutları ve bölgeye yardımlar büyük bir gururla medyaya servis ediliyor ama bedeli tam olarak bizden tahsil edildi mi bilmiyoruz? Hazine üzerinde öyle büyük yükler var ki; bunların oluşturduğu riski tam olarak hesaplamak için bütçe dengesine bakmak yetmiyor, biraz gelecek projeksiyonu da lazım. Otoyol, köprü, hastane projelerinin döviz türünden müşteri garantileri ve teminatları yıllık 18 milyar$ civarıymış. Kamu çalışanları, yoksulluk yardımları, emekliler, işsizlik maaşları, kapanan şirketler filan derken ciddi giderler söz konusu ama tüm bunlardan daha ağır bir faiz gideri var hazinenin üzerinde. Turizm'de iddialıydık ama iktidar medyasının bu konuda hiç sesinin çıkmaması da korkutuyor beni. Orta ve uzun vadede etkili güçler kısaca temel kuvvetler büyük ölçüde olumsuzluğa işaret ediyor.
Bu konuları zamanla detaylandırırız.




Alıntı yaparak yanıtla
Yer İmleri