Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
38,50 10% 1,36 Mr 36,76 / 38,50
38,50 10% 241,33 Mn 34,32 / 38,50
3,20 9.22% 366,19 Mn 2,96 / 3,22
69,10 8.31% 342,44 Mn 64,80 / 70,15
617,50 7.3% 55,48 Mn 580,00 / 620,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
13,05 -10% 2,44 Mn 13,05 / 13,05
44,88 -9.99% 16,98 Mn 44,88 / 44,88
41,80 -9.99% 41,42 Mn 41,80 / 41,80
26,66 -9.99% 38,62 Mn 26,66 / 27,94
20,34 -9.92% 43,98 Mn 20,34 / 21,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
302,00 -0.66% 9,87 Mr 298,00 / 304,75
0,00 0% 5,00 Mr 0,00 / 0,00
89,75 -3.44% 4,61 Mr 88,65 / 91,15
16,31 -2.1% 4,07 Mr 15,99 / 16,43
50,30 -7.88% 3,82 Mr 49,14 / 51,25
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,98 -1.2% 412,75 Mn 18,67 / 19,03
89,75 -3.44% 4,61 Mr 88,65 / 91,15
298,25 -1.65% 3,49 Mr 293,75 / 300,00
155,70 -2.57% 1,88 Mr 153,10 / 160,70
644,50 -2.94% 2,46 Mr 638,00 / 656,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,98 -1.2% 412,75 Mn 18,67 / 19,03
89,75 -3.44% 4,61 Mr 88,65 / 91,15
104,20 -3.52% 337,19 Mn 103,10 / 105,50
111,70 -2.02% 290,79 Mn 111,10 / 113,50
298,25 -1.65% 3,49 Mr 293,75 / 300,00
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
18,98 -1.2% 412,75 Mn 18,67 / 19,03
33,54 -4.17% 125,15 Mn 33,16 / 34,40
89,75 -3.44% 4,61 Mr 88,65 / 91,15
11,10 0.18% 279,22 Mn 10,77 / 11,50
72,70 -1.36% 220,87 Mn 71,10 / 74,50
Sayfa 32/32 İlkİlk ... 22303132
Arama sonucu : 251 madde; 249 - 251 arası.

Konu: Borsa Felsefesi, Borsacı Kafası.

  1. Etrafta bolca kriz senaryoları dolaşıyor ve değerli metallerin fiyatları bu senaryoları desteklercesine hareket ediyor. Trump ise tüm dünyayı manüple etme rolünü çok kararlı biçimde oynuyor.

    Kimi 2008 krizine kimi 2000 internet balonuna atıfta bulunuyor, bazıları ise büyük buhran ve dünya savaşı gibi önemli olayları referans almayı tercih ediyor, aralarında ünlü ekonomistler ve akademisyenler de var. Bunlar belli alanlarda uzmanlaşmış olsalar da, çok boyutlu düşünebilecek konumda değiller, ya iktisat-tarih temelli veya piyasa-mühendislik tabanlı yaklaşımlar sergileyebilirler. Tüm bu disiplinleri bir arada sürdürebilen çok az insan vardır. Doğru bir fikir temeli oluşturabilirsek, herkes kendi bilgi birikimi ve hayat görüşüne göre o temel üzerinde öngörülerini inşaa edebilir.

    Tüm ülke ve organizasyonları farklı şekilde etkileyecek 2 ana dalgadan söz edebiliriz; finansal ve teknolojik dalgalar.
    Burada her ikisini de ayrı ayrı tartıştık ve sizlerin medyadan dinlediğiniz yorumlar da bu şekilde ama aslında iki dalga da aynı anda ve aynı denizde hareket ediyor. 2008 krizi sonrası izlenen çılgınca para politikalarının 2020 sonrası delilik sınırını dahi aşması ve bunun göstergesi olarak da, meydana gelen delice bir dünyada delilerin başkan olması, finansal dalganın tarihte görülmemiş sonuçları beraberinde getirebileceğini düşündürmeli. Bu duruma hazırlıklı olan ve olmayanların çok farklı etkileneceği kaçınılmaz bir süreç olacağı kesin. Finans dünyasının hem dünya için anlamı hem de kendi içinde dengeleri değişti, bunları arka sayfalarda çok konuştuk, herkes bu değişimi anlayıp temel olarak kullanmalı.

    Teknolojik dalga ise herkesin düşündüğünden çok daha hızlı hareket ederek kendi karakteristiğini yarattı ve bunun da çok sert sonuçlarını şimdiden görebiliyoruz. En basit örnek olarak paylaşımlı araç uygulamalarının yarattığı derin toplumsal etki bile dikkate değer. Enerji ve otomotiv sektöründe 2035'e tarihlenen değişim birkaç yıl içinde tamamlanmış olacak. Jeopolitik çıkarlar sayesinde kurulan yeni dengeler büyük değişimleri beraberinde getirecek. Sanayi devriminin imparatorlukları yıkan etkilerinden çok daha hızlı ve güçlü bir akım söz konusu.

    Tüm bunlar bir kaos ortamı içinde fırsatlar ve yıkımlar olarak kendini gösterecek. Hazırlıklı olunması gereken bir süreç diyemiyorum zira öngörülemez yapıda. Temel seviyede anladıktan sonra duruma göre, içgüdüsel olarak yön aranması gereken bir dönem içindeyiz.

  2. İran meselesi d*****n kuyruğunun koptuğu bir döneme sebep olabilir. Daha öncede yazmıştım. İran meselesi doğrudan Çin'i etkiliyor. Petrolünün çoğunu İran'dan alıyor. Bu nedenle yine sessiz kalacağını beklememek gerekir. Yığınak yapmasına bakılırsa, İran'ın ABD- İsrail kontrolüne geçmesine seyirci kalmayacak. İran meselesi büyük bir krizin başlangıcı olabilir. Çin'de çemberin daraldığının farkında. Tayvan'ı tepside sunsalar bile, İran'daki çıkarlarını feda etmez. Durum hiç hoş değil. İnşallah soğuk savaş dönemindeki gibi restleşmelerle kalır.
    2. Dünya savaşının felaketini en uçta yaşayan bir toplum, ABD eliyle dünyayı kana boğacak. Kimsenin güçlenmesini istemiyorlar. Nevrotik bir yapıyla hareket ediyorlar. Onlara bu felaketi yaşatan Avrupa faşizmi idi. Artık kendi egemenliklerini kurmayı hayal ediyorlar.
    AB; Ukrayna'yı AB üyeliği havucu ile Rusya'nın enerjisinin alınması amacını o kadar kısa süreceğini düşünmüş olacaklar ki, kendi kayıplarını hesap edemediler ve tuzağa düştüler. ABD karşısında bu kadar etkisiz kalacaktınız madem, neden Avrupa Birliğini genişletmeye çalıştınız. AB; sürekli ABD ile hareket ederek, pastadan pay almaya devam edeceği ve mutlu mesut yaşamlarının devam edeceğini düşündüler, ama umdukları gibi olmadı. Hindistan'ile yaptıkları anlaşma ne kadar kurtarıcı olacak göreceğiz. Sonuçta Hindistan, İngiltere'yi çok iyi bilir. Çin ile ipleri tamamen koparacak bir adım atacağını sanmıyorum. Hindistan;oluşan yeni durumdan pay kapmaya çalışıyor. Sonuç olarak, Çin'i küçümseyip büyük bir savaşa neden olurlarsa, Dünya milletlerine yazık olur. Felaketi yaşarız.
    ABD'nin kurduğu yeni düzen inişe geçmiştir. Meşruiyet yok oldu. Medeniyetin, tek dişi kalmış canavar olduğu aleni ortaya döküldü. Elbette savaşı kazanırlarsa bir süre daha uzatabilirler. Ama asla kalıcı bir hegomanya olmayacaktır. Eğer bir 3. dünya şavaşına yol açarlarsa, oluşacak felaketin boyutu, 2. Dünya savaşını düşük düzeyli bir felaket olarak görülmesine neden olur. Aklı selim beklenebilir. Ama hegomanyanın temsilcileri birilerini iyi burnundan halkalamışlar. Oluşacak felaketin müsebbibi olarak tarihe yazdıracaklar. Delilik, çaresizlikten. Kimse izinsiz böyle bir süreç yönetemez. Sonuçta yönetenlerin güçlerini demokratik seçimden almadığı da, sadece 3. dünya ülkelerinin sorunu olmadığı açık.
    Neyse çok nevrotik bir psikolojiyle boğuşuyorum sanırım.

  3. İRAN meselesi herkesin fikir yürüttüğü çok önemli bir konu ancak dikkatli ve gerçekler ışığında ele almak lazım. Aşağıda önemli bilgiler bulacaksınız.

    Çin'in bu meseleye aşırı hassas davranmasını beklemiyorum. Tıpkı Avrupa'nın Rus gazına olan bağımlılığının kısa sürede azalması gibi Çin'in de petrole bağımlılığı süratle azalıyor. Yenilenebilir enerji yatırımları dünya genelinde tam hızla ilerlerken karbon kaynaklı enerji üretiminde kimse yeni yatırıma istekli gözükmüyor, yeni petrol elektronik çipler ve devreler.

    Savaş tarihine dikkatli bakarsanız ABD'nin düşmanlarına karşı en az 300-1.000 kat arası bir güç farkıyla mücadeleye girdiğini görürsünüz. Burada kast edilen savaş ekipmanı ve cephane tonajıdır, sonradan teknolojik farka dönüşmüştür. Normandiya çıkarmasına 5.000 gemi ve binlerce uçak katıldı, gene Churchill'in yönettiği Çanakkale çıkarmasıyla(1915) karşılaştırabilirsiniz! 1941'de Pearl Harbor saldırısı olduğunda ABD ordusunun Japon Kraliyet ordusuna üstünlüğü 1'e 1000 ton kadardı, ABD sanayisi savaş sanayine dönüşmüştü ve devasa bir üretimle Ruslar dahil her yere tank, top, tüfek, uçak yolluyorlardı, savaşın sonucu daha başladığında belliydi. Kore savaşını hatırlayın; ABD sanayisi gene o kadar çok silah üretmişti ki; savaş sonrası elindekilerini Marshall yardımları adı altında Türkiye dahil müttefiklerine yolladı ve pek çok ordunun omurgasını bu tanklar, kamyonlar, toplar ve jetler oluşturdu. Vietnam bir gerilla savaşıydı ve karasal ekipman tonajı anlam ifade etmeyecekti ama ABD burada havadan yağdırdığı bomba tonajıyla yukarıda söz ettiğimiz ezici güç orantısını korudu. 1991'de 1. körfez savaşında teknoloji savaş sahalarında devreye girdi. Roketler ve uçaktan atılan silahların ateş gücüyle düşman üzerinde üstünlük kuruldu ve ilerleyen dönemde bu eğilim arttı.

    ABD İran'da da yüzlerce katlık bir güç farkı oluşturacak şekilde saldırı taktiği kullanmak isteyecek, böyle bir üstünlük olmadan harekete geçmeyecektir. Acele etmemesinin sebebi bu olabilir, bazıları saldırı olmayacağı ihtimalini de dile getirmektedir. Geçen yıl İsrail'in savaş tarihinde devrim yaratan ve Almanların 1939'da Polonya ile Fransa seferlerinde karada uyguladıkları "Yıldırım Taruzu" taktiğinin modern versiyonu sayılabilecek hava taaruz taktiğinin ne anlama geldiğini açıklamıştım. Üstelik israil o taktiği İran üzerinde uygulamadan önce Suriye ordusunu yok eden bir operasyon da gerçekleştirmişti. Görüyorum ki hala bunu tam olarak kavrayamamış yöneticiler var. Bence geçen yıl yaşanan saldırının niteliği bugünkü İran ablukasının nasıl sonuçlanacağı hakkında bir ipucudur. ABD ordusu bu taktiği kendi repertuarına katmak için bir deneme sahası arıyor da olabilir? Venezuela operasyonunu da hızlı bir hava baskını olarak tasarlanmıştı... 2003'de 2. Körfez savaşının hazırlık niteliğindeki ön hava harekatı tek uçak tek sorti olarak başlayıp boyutu gittikçe büyümüştü. İsrail, tüm hava kuvvetlerini tek seferde havalandırıp aynı anda darbe vuran bir taktiği literatüre sokmuş oldu.

    Asıl önemli konu ise İran'ın geçen yıl Tel Aviv ve Qatar gibi modern dünyanın önemli şehirlerine roket atması. Bunun kabul edilebilir olacağını sanmıyorum ve en ağır biçimde cezalandırılmak istenecektir. Öte yandan İran'daki rejim zaten ekonomik olarak bitmiş vaziyette. En iyi ihtimalle halklarını Afganistan standartlarına razı edebileceklerine inanabilirsiniz. Uygulanan ambargolar ve ablukalar sonrası ekmek ve su bulmaları dahi zorlaşıyor. Küresel ekonomiye entegre bir ülke olmadığından halkın da rejimi devirmek için bir şeyler yapması bekleniyor. Petrolün önemini yitirdiği bir dünyada İran Çin için de önemli bir mevzu değil zira Çin'in sunduğu ürün ve hizmetleri alacak paraları yok. Burada nokta koyalım ve bir çatışma olursa sonuçları ne olur başka zama tartışalım...

Sayfa 32/32 İlkİlk ... 22303132

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •