Hiçbir yerden haber alamıyoruz. Kimse agzını açmıyor mu, açamıyor mu bilemiyorum.
Demokratik bir ortam oluşmazsa işimiz çok zor.
Mahkemelerimiz İngiliz mahkemeleri gibi çalıştırılmadığı sürece hırsızlardan dolandırıcılardan hakkımızı almamız mümkün değil.
Açın şu goldaşı borsaya artık ya
Bütün her şey yalan dolan çıktı
Daha neyi bekliyorsunuz
Ölmemizi mi??
Bilin ki öteki dünyada da ellerimiz yakanızda
Utanmaz dinsiz imansız sahtekarlarr
İlhami IŞIK
iisik@stargazete.comReza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike-1
Reza Zarrab davasının bir hukuk davası olmadığını çok iyi bilecek siyasi tecrübelere sahibim. Reza Zarrab davası bir yolsuzluk ve usulsüzlük davası da değildir. Reza Zarrab davası, ABDâ€â•nin Ortadoğuâ€â•ya çıkarlarına uygun olarak şekil verme amacının stratejilerinden biridir. Bu dava hukukun konusu değil, siyasetin merkez konularından biridir. Bu yazı dizisi aracılığıyla dilim döndükçe bu meselenin siyasi karakterinin ve olası siyasi boyut ve sonuçlarının altını çizmeye çalışacağım. Ama önce bu sorunun yakın tarihsel planına ilişkin kimi bilgileri hafızalarımızı canlandırmak için yeniden anımsatmak istiyorum.
Herkesin çok iyi bildiği gibi 1979â€â•dan başlayarak İran ve ABD arasında büyük bir ekonomik, siyasi ve ideolojik savaş başladı. Humeyniâ€â•nin iktidara gelmesi ve İranâ€â•da İslam Cumhuriyeti ilan edip, ABDâ€â•nin Şahlık dönemindeki bütün imtiyazlarına tek taraflı olarak son vermesine ABDâ€â•nin tepkisi; kuşatma ve ambargo uygulamaları oldu. ABD her geçen yıl ambargoların koşullarını ağırlaştırıp adeta İranâ€â•ı nefes alamaz hale getirmeyi amaçlıyordu.
2013 yılı da İranâ€â•ın nükleer programından dolayı Batı dünyası ile arasındaki gerilimi her geçen gün arttırdığı bir yıl olarak başladı. İranâ€â•a daha önceki yaptırımları inceleyen ABD, yapılan düzenlemelerin İranâ€â•a hesaplanandan çok daha fazla soluk aldırdığını gördü. 2012 yılında İranâ€â•ın batılı ülkelerin yaptırımlardan kurtulmak için geliştirdiği “doğalgaz karşılığı altın†uygulamasını sonlandırmak için ABD, İranâ€â•a değerli taş satışını da yasaklayan yeni bir yaptırım paketi hazırlamıştı. Önceki yaptırımlarda olduğu gibi, bu yaptırım yasa tasarısının da mimarları Demokrat Senatör Robert Menendez ve Cumhuriyetçi meslektaşı Mark Kirkâ€â•dü. Yaptırım paketinin yıllık savunma yasa tasarısına eklenmesi için Senatoâ€â•ya sunulmuştu. 30 Kasım 2012 tarihinde 94-0 oyla Senatoâ€â•dan geçen öneri, yıllık savunma paketinin bir parçası oldu. Yıllık savunma paketinin de ayrı ayrı Temsilciler Meclisinden ve Senatoâ€â•dan geçip, Başkan Obama tarafından imzalanıp yasalaşmasıyla, İranâ€â•a altın yaptırımını içeren yeni uygulamalar yürürlüğe girmiş oldu.
6 Şubat 2013 tarihinde resmi olarak uygulanmaya başlayan yeni yaptırım kararlarına göre; bir ülkenin, İranâ€â•dan doğalgazı ve petrolü alması ancak, İran'ın yasal mal veya hizmetleri satın almak için kullanabileceği bir hesaba bunların ücretlerini yatırmasıyla mümkün olacaktı. Yani, İran bundan sonra petrol ihraç ettiği ülkelerden, karşılığında yiyecek, ilaç, tıbbi malzeme ve endüstriyel ürünler alabilecekti… 2012 yılında gaz ihtiyacının %98â€â•ini, petrol ihtiyacının da %93â€â•ünü ithal ederek, enerji gereksinimi için toplam 60.1 milyar dolar harcadı. Türkiye, doğalgazı İran, Azerbaycan ve Rusyaâ€â•dan boru hattı ile Cezayir ve Nijeryaâ€â•dan ise sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) şeklinde alıyordu. Doğalgaz gereksiniminin %16-20â€â•sine yakın kısmını İranâ€â•dan karşılayan Türkiyeâ€â•nin, ödemeyi, Türk Lirası cinsinden yapması Halkbank vasıtasıyla gerçekleşiyordu.
İran ise gaz karşılığı elde ettiği Türk Lirasını uluslararası bankacılık sistemine sokamadığı için Türkiyeâ€â•den külçe altın satın alıyor ve bunu çeşitli yollarla ülkeden çıkarıyordu. Türkiyeâ€â•nin altın ihracatı 2012 yılında 2011 yılına kıyasla 10 kat artarak yaklaşık 12 milyar dolara ulaşmıştı. Türkiyeâ€â•nin İranâ€â•dan ithal ettiği petrolün ödeme vadesinin 30 gün olan normal standartlara nazaran, 60 gün olması ve Türkiyeâ€â•nin ödemeyi TL cinsinden yapması Türkiye için önemli bir avantajdı.
Global finans sisteminin dışına itilen İran için ise Türkiyeâ€â•nin İranâ€â•a olan altın ihracatı, Tahranâ€â•a mali bir destek sağlıyordu. Altın yaptırımı kararının 6 Şubat tarihinde yürürlüğe girmesiyle, bu süreç bir nevi sona ermiş oldu. Senatoâ€â•da yıllık savunma tasarısına eklenerek yasallaşan yaptırım paketinin esas amacının, Türkiye ile İran arasındaki altın ticaretini engellemek olduğunu söylemek doğru olacaktır. Yaptırım paketi, yasalaşması için Senatoâ€â•ya sunulduğu zaman, Türkiye altın ihracatının tamamının sadece İran'a yapılmadığını, yasalaşması halinde bu yaptırım paketini dikkate almayacağını ve komşusu İranâ€â•dan altın karşılığında doğalgaz almaya devam edeceğini en üst düzeyde ilan etmişti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, konuyla ilgili “Bu (İran doğalgazı) bizim için stratejik bir ürün olması hasebiyle biz bunu alırız ve takas noktasında da yapmamız gereken takas neyse bu takası da yapacağımızı yine kendilerine söyledik. Her ülke kendi çıkarlarını çok rahat düşünüyor. Türkiye de kendi çıkarlarını tabii ki düşünecektir†yorumunu yapmıştı. Bunun üzerine Ekim 2012â€â•de İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Rıza Rahimi ile düzenlediği ortak toplantıda, Başbakan Erdoğan 16.5 milyar dolar olan Türk-İran ticaret hacmini 30 milyar dolara çıkartmayı hedeflediklerini açıklamıştı. Devam edeceğim.İlhami IŞIK
iisik@stargazete.comReza Zarrab ve Türkiye’yi bekleyen tehlike-1
Son düzenleme : tusubu34; 26-11-2017 saat: 01:21.
burda ki tarihler çok enteresan golds kapanışıyla aynı tarihe denk geliyor bu olayların mutlaka bu golds ile bir alakası var bence bu yalınkayalarda sorgulanmalı araştırılmalı bunlardan bilği alınmalı ve bunca insanların madur olmasında rolü varsa cezasını çekmeli yazık değilmi parası battırılmış insanlara
http://www.star.com.tr/yazar/reza-zarrab-ve-turkiyeyi-bekleyen-tehlike1-yazi-1278914/
Son düzenleme : tusubu34; 26-11-2017 saat: 01:09.
önemli rıza golds altınlar abd yavv kafayı yiyeceğiz ulan nerde bizim paralar alın golds o dönem yönetimini hepsini öttürün aq yeter da
https://www.youtube.com/watch?v=pVK9AfJphPM
Rıza davasının Goldaşla bağlantısı var mı? Eğer varsa çok büyük bir hırsızlıkla karşı karşıyayız.Yalınkayalar gerçekleri hemen açıklamalılar.Eğer işin içinde fetö varsa iktidar hemen zararımizi telafi etmelidir.Çünku başımıza fetöyü bela eden iktidar değil mi?
Eğer işin içinde fetö yoksa paramızı çalanlar kim???
Çoluk çocuğumuzun nafakası boğazınızda kalsın.Sülaleniz hastaliklardan kurtulmasin sürunsunler. Zorla yaratılan hukuki gerekcelerde kalmadi.Daha ne bekliyorsunuz? Neden goldası borsaya almıyorsunuz?Hic mi Allah korkunuz yok sizin? Bu kadar mı harama tapıyorsunuz?
Yalınkayalar açıklayın şu hırsızlarin adlarini..
Biliyorum paramı alamayacağım.Hiç olmaz sa yüzlerine tüküreyimm
Yer İmleri