ÇOCUKLARI ÇOK SEVEN MASALCI
Saat sabahýn sekiziydi. 4 yaþýndaki Fatma uyandý. Odasýndan çýktý. Annesi mutfaktaydý. Onun yanýna gitti. Anne, bana bir masal anlatýr mýsýn? dedi.
Annesi Zübeyde Haným: Aman kýzým, sabah sabah bu ne masalý? Masallar genellikle akþam vakitleri anlatýlýr. Anneler ve babalar, çocuklara uyku masalý anlatýr. Çocuklar, bir an önce uyusun diye.
Fatma: Anne, tam uyanamadým. Beni uyandýracak, güne hazýrlayacak bir masal biliyorsundur.
Bunun üzerine annesi, Fatma'ya þu masalý anlattý: Zamanýn birinde bir adam varmýþ. Çocuklarý pek severmiþ. Onlara kalem, silgi, defter, kitap satarmýþ. Çocuklar için, masal yazarmýþ. Kitap bastýrmýþ. Bu kitaplarý bedavaya çocuklara daðýtmýþ. Çocuklar, bu masalcý adamýn etrafýnda bir sevgi yumaðý meydana getirmiþ.
Oralarda bir okul varmýþ. Bu okulun müdürü öðrencilerin bu dükkandan alýþveriþini yasaklamýþ. Çocuklar, kendilerini çok seven masalcýyý terk etmemiþ, az bir karla sattýðý okul malzemelerini almaya devam etmiþ. Aradan uzun yýllar geçmiþ. Masalcý vergileri ve dükkan kirasýný ödeyemeyecek duruma gelmiþ. Son günlerinde kalan defterleri ve kalemleri çocuklara bedava daðýtmýþ. Dükkaný kapatmýþ.
Sonralarý masalcý yýkýlmamýþ. Her yeni güne yeni bir umutla baþlamýþ. Çocuklar için, yüzlerce masal yazmýþ. Ama artýk parasý yokmuþ. Kitap bastýramýyormuþ. Masalýmýz da burada bitmiþ.
Fatma: Çok deðiþik ve güzel bir masal. Sonradan bu masalcý ne olmuþ?
Zübeyde Haným: Masalcý deðiþik ve güzel masallar yazýyor ve bunlarý çocuklara armaðan ediyormuþ.
O gün Fatma çok neþeliydi. Annesiyle þakalaþtý durdu, güldü, eðlendi. Masalcýyý düþündü. Bir gün þu masalcýyla karþýlaþabilir miydi? Onun orasý belli olmazdý. O günü düþünüyor ve gülümsemeye çalýþýyordu.
SON
------------------------------------------------------------
ATATÜRK'ÜN ÇOCUKLUK ANILARI: ATTÝLA VE HONORÝA
Atatürk'ün abileri Ahmet ile Ömer, Selanik'te evlerinin yakýnýndaki hükümet binasýnýn arkasýndaki bahçede arkadaþlarýyla toplanmýþtý. Böyle günlerde yeni bir oyun oynamayý adet edinmiþlerdi. Ahmet'ten bir yaþ büyük Ýsmail ile Rafet neyin ne olacaðýna, hangi oyunun oynanacaðýna karar verendiler. Biri bir konu ortaya atsa öteki arka çýkar, destekçisi olurdu. Yirmiyi aþkýn çocuk saða sola bakýnýrken, Ýsmail orta yere çýktý ve Ahmet, sen Büyük Türk Hükümdarý Attila ol. Tahtýn burasý gel buraya otur, dedi. Ahmet þaþýrmýþtý. Hiç bozuntuya vermedi ve Ýsmail'in gösterdiði aðaç kütüðüne oturdu. Ama dimdik oturdu. Bir Türk hakaný gibi, Attila gibi. Seyirci Selanik çocuklarý bir adým geriledi. Kumanda þimdi Ahmet'in elindeydi, bakalým Ahmet nasýl bir yönetim gösterecekti?
Ýsmail geldi, elini göðsüne koydu ve Ahmet'in dört adým karþýsýnda diz çöktü. Tahta kýlýcý belindeydi. Baþýyla selam verdi ve þöyle dedi: Batý Roma Ýmparatoru'nun kýz kardeþi Honoria evlilik teklifinizi kabul etmiþti fakat imparator, onu gizlice Ýstanbul'a göndermiþ ve sarayda göz hapsinde tutuyormuþ. Bunun nedenini araþtýrmak ve Honoria'nýn size göndermek istediði niþan yüzüðünü almak için, Ýstanbul'a gitmek istiyorum.
Bunun üzerine Ahmet: Ýsmail, Ýstanbul'a git, olayý araþtýr. Ýmparator neden böyle bir þey yapmýþ? Honoria'yý bul, niþan yüzüðünü al ve gel. Rafet sen de Ýsmail ile git. Birlikte daha kolay baþarýya ulaþýrsýnýz.
Ahmet'in doðaçlama olarak söylediði bu sözler, çocuklarýn kanýný dondurmuþtu. Dimdik durmayanlar ise, dimdik durmuþtu.
Ýsmail: Olayý araþtýracaðýz ve prensesten niþan yüzüðünü alýp en kýsa zamanda döneceðiz hakaným, dedi ve selam verip Rafet ile birlikte hýzlý adýmlarla oradan uzaklaþtý.
Daha sonra Ýsmail ile Rafet gelip verilen görevin baþarýldýðýný söylediler. Temsili niþan yüzüðünü verdiler. Attila ile Honoria, þimdilik niþanlanmýþtý. Pek yakýnda evlenirlerdi.
Ahmet eve gidince olanlarý annesine anlattý. Annesi Zübeyde Haným: Ben sana bravo diyorum da baþka bir þey demiyorum. Ýnanýyorum yazýcýlar bunlarý kaleme alýr ve gelecek nesillere ulaþtýrýr. Böylelikle Türk'ün gücü daha iyi anlaþýlýr.
SON




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri