Tabi bu tarzda filtrelemelerin nasıl yapılabileceği ve tarza uygun hisselerin nasıl bulunabileceği de önemli. Daha önce listesini verdiğim stock screener siteleri bunun için rahatlıkla kullanılabilir. ABD borsalarına kote olan ve sayıları 5500'ü aşan miktardaki bir hisse havuzunu tek tek incelemek oldukça büyük bir zaman gerektirebiliyor. Belli kriterler ile bunları seçmek potansiyel hisse havuzunu oldukça daraltma imkanı sunuyor.
Ben son 52 haftalık ath seviyesinden en az % 40-45 aşağılarda olan hisseleri seçerek işe başlıyorum. Sonra bunlara bazı temel rasyo kriterleri ilave ediyorum (PEG, P/E, Forward P/E, P/FCF, Current Ratio, Debt/Equity, Debt/Assets, ROE, ROIC, vb bazlı kriterler) ve bunları industry bazlı inceliyorum. Rasyoları makul ve fiyat grafikleri yukarda tanımladığım ölçülere yakın olanları seçip sonra bunları daha bir alıcı gözle analize başlıyorum. Bu hisselerin satış ve EPS büyüme rakamlarına da dikkatlice bakıyorum. Daha sonra bu daralan havuz içerisinde işlem yapılabilir bulduğum şirketlerin detaylarına iniyorum. Sonrasında bunlardan "alınabilir", "takip edilebilir" gibi gruplar oluşturuyorum. Ve pozisyon açacağım şirketleri bu havuzdan seçiyorum.
Pozisyon açtığım şirketler sadece buradaki kriterlere uyanlar mı? Elbette değil. Zaman zaman popüler hisselerde de alım fırsatları oluşursa, onlarda da pozisyon açtığım oluyor, ancak temel odak noktam tarifini yaptığım ve biraz da karşıt yatırım felsefesine yakın karakter arz eden hisseler. Bu bir seçim elbette ve her seçim bir başka yatırım tarzından ve potansiyel fırsattan vaz geçiş anlamına da geliyor. Amacım öncelikle sahip olduğum varlıkları koruma ve defansif ve kontrol edilebilir bir büyüme olduğu için bu tarzda pozisyonlarda kafamı yastığa koyduğumda daha rahat ettiğimi hissediyorum.
Pozisyon açma ve kapama, giriş ve çıkış kriterlerim diğer başlığımda detaylarını anlattığım sistematik trading yöntemime uygun olmak zorunda.
Ayrıca açtığım her bir pozisyonum için alabileceğim kayıp riski toplam varlığımın % 1'ini geçmeme koşulu içeriyor. Yani 100 birimlik varlığım varsa ve 20 birimlik bir poziyon açmış isem, bu 20 birimlik bir pozisyonda 1 birimlik maksimum kayba izin verecek şekilde bir risk yönetimi uyguluyorum. Bu da o pozisyon için 1/20 yani en fazla % 5 kayıp demek oluyor ve o 20 birimlik pozisyon için % 5'lik hard stop loss koyuyorum. Zaten sistematik trading kurallarına uygun hareket ettiğim için yukarı yönlü hareket edince de kullandığım giriş-çıkış sistemim çıkış sinyali verene kadar malı taşıdığım için koyduğum hard stop loss genelde ilk girişler için aktif bir gerçeklik arz ediyor.
Anormal durumlar için alınabilecek bir tedbir sistemi maalesef yok. Anormal durumlardan kastım şu: % 5'lik hard stop loss'unuz olsa bile anormal durumlarda hisse gap'li çok aşağıda açılmışsa % 5'ten çok daha fazla kayıp riskiniz olabiliyor. Bu da Türkiye borsalarında pek alışık olunmayan ve ABD borsalarının doğal risklerinden. Henüz başıma böyle anormal bir risk gelmemiş olsa da gelme potansiyelinin her daim mevcut olduğunu biliyorum. Buna tedbir olarak özellikle 'earnings date'lerde hisse taşımamayı tercih ediyorum. Yani bir hissenin bilançosunun açıklanacağı gün eğer pozisyonda isem pozisyonumu kapatıyorum. Bazen bu anormal kazanç potansiyellerinin de kaçmasına neden olabiliyor ama % 20 gapli aşağı açılış riskini almaktasa o potansiyel kazançtan olmayı yeğliyorum. Kural setleriyle hareket edip kaybedersem de en azından oyunu kuralına göre oynadım ve mağlup oldum deyip çıkmak bu işin bence olmazsa olmazları. Kuralları herkes elbette farklı şekillerde koyabilir. Bunlar evrensel kurallar değil. Ben bu kurallarla panik yapmaktan, heyecana veya korkuya kapılıp işlemler yapmaktan kaçınmış oluyorum.
Son düzenleme : deva-i dert; 28-01-2026 saat: 00:00.
"İyi bir planın en büyük düşmanı, mükemmel bir planın hayalini kurmaktır."
Clausewitz
Yer İmleri