Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
0,45 32.74% 659,01 Mn 0,34 / 2,00
852,50 10% 13,90 Mn 815,00 / 852,50
29,70 10% 81,86 Mn 27,24 / 29,70
38,72 10% 34,78 Mn 36,80 / 38,72
45,98 10% 2,86 Mr 42,00 / 45,98
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
5,76 -10% 1,01 Mr 5,76 / 6,72
99,10 -9.99% 2,74 Mr 99,10 / 111,40
34,66 -9.97% 5,42 Mr 34,66 / 41,20
63,70 -9.96% 112,89 Mn 63,70 / 72,15
11,11 -9.75% 148,66 Mn 11,11 / 12,46
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
318,75 4.25% 26,57 Mr 308,00 / 319,25
87,95 -3.3% 23,82 Mr 86,85 / 91,00
17,46 3.68% 15,31 Mr 16,75 / 17,53
296,75 -0.92% 15,02 Mr 291,75 / 306,50
40,96 1.59% 13,23 Mr 39,38 / 41,08
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,22 2.95% 1,70 Mr 19,86 / 20,34
87,95 -3.3% 23,82 Mr 86,85 / 91,00
296,75 -0.92% 15,02 Mr 291,75 / 306,50
155,00 0.26% 3,34 Mr 154,00 / 158,00
683,50 2.7% 8,28 Mr 670,00 / 698,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,22 2.95% 1,70 Mr 19,86 / 20,34
87,95 -3.3% 23,82 Mr 86,85 / 91,00
109,20 4.1% 1,30 Mr 105,10 / 110,20
118,20 2.78% 846,99 Mn 115,20 / 118,80
296,75 -0.92% 15,02 Mr 291,75 / 306,50
Hisse Fiyat Fark% Hacim (TL) Düşük / Yüksek
20,22 2.95% 1,70 Mr 19,86 / 20,34
35,10 2.51% 261,50 Mn 34,60 / 35,38
87,95 -3.3% 23,82 Mr 86,85 / 91,00
11,03 1.29% 265,48 Mn 10,89 / 11,15
73,80 1.17% 602,35 Mn 73,40 / 74,80
Sayfa 3/6 İlkİlk 12345 ... SonSon
Arama sonucu : 45 madde; 17 - 24 arası.

Konu: @yörük@’ün Heybesinden

  1. PHP Code:
    Rahîm iseO'na yöneldiğinde seni özel olarak sarmalaması, hatalarını örtmesi ve sana çıkış yolları göstermesidir.  (Bkz, Bakara, 207). İnsan, bu dünyada kendini her zaman biraz "yabancı" ve "eksik" hisseder. Sürekli bir şeyleri tamamlamaya çalışırız ama hep bir yanımız boş kalır. İnsan, sevilmek ister ve noksansız bir ilah tarafından sevilmek, insanın dünyadaki tüm yaralarını iyileştirir.
    İnsan noksandır, hata yapar. Eğer Allah, "Rahîm" olmasaydı, bir hata yapanın geri dönüş şansı olmazdı. "Rahîm", hatayı sadece silmekle kalmaz, kulun bozulan "halini" de düzeltmesine imkan tanır. Bir bilgisayar programında yanlış bir işlem yaptığında "Geri Al" tuşuna basmak gibidir. İşte hayattaki hatalarımızda "Rahîm" ismi, bizi o hatanın içinde boğulmaktan kurtaran ilahi bir "geri al" ve "onar" butonudur. (Bkz, Bakara Suresi, 160)
    Rahmân ismiyle herkese yaşama hakkı veren Allah, "Rahîm" ismiyle O'
    na yönelen kuluna özel bir manevi huzur ve koruma sağlarBunoksansız bir ilahın kuluna olan "şahsi" ilgisidirBir öğretmenin sınıftaki tüm öğrencilere ders anlatması (RahmânlıkgeneldirAncak bir öğrencinin yanına gidip onun anlamadığı yeri özel olarakşefkatle tekrar anlatması ve onun gelişimini takip etmesi "Rahîmlik" gibidir. (BkzAhzâb Suresi43)
    İnsan için noksanlıkhuzursuzluk ve korkudurRahîm olan Rabbin sunduğu "Selâm"tüm noksanlıkların bittiğimutlak bir güven halidirÇok fırtınalı ve korkutucu bir yoldan geçip sonunda sıcakgüvenli ve sevildiğin evine girdiğinde hissettiğin o"Oh be, güvendeyim" duygusu vardır yaişte Rahîm ismiinsanın o ebedi güvenli evine ulaşmasını sağlayan şefkattir. (BkzYâsîn Suresi58)
    Diyelim ki bir arkadaşınla tartıştıktan sonra pişman oldunArkadaşın "Seni affettim" demekle kalmıyor"Bu tartışma sayesinde birbirimizi daha iyi anladık, artık daha yakınız" diyorİşte bukötülüğün iyiliğe dönüşmesidirAllahsenin hatalarına bakıp "Sen artık işe yaramazsın" demezAksineo hatayı bir "uyanışa" çevirmeni bekler. (BkzNisâ 48Furkân 70)
    Düşünelim“rahman” sıfatı niçin “rahim” sıfatından önce gelirRahmân önce gelirçünkü yaratılış (var olmakmerhametin ilk ve en geniş adımıdırSonra Rahîm gelirçünkü var olanın içindeki özel gelişim ve sonuç ancak süreklilikle mümkündür
    "Her Şey Dahil" KonaklamaAnne karnındaki bir bebeği düşünBebek acıktığını söylemezüşüdüğünü belirtmeznefes almak için çabalamazBebek daha istemedenihtiyacı olan her şey (oksijengıdasıcaklıknoksansız bir şekilde ona sunulurRahimdeki subebeği dışarıdan gelecek darbelere karşı korurAnne bir yere çarpsa bile bebek o suyun içinde sarsılmazBubebeğe özel bir "muamele"dirCeninin rahim içerisindeki konumuşefkatle korunmasımerhametle beslenmesimuhtaç olduğu bütün mekanizmaların kendisi için titizlikle hazırlanmasıAllah’ın rahim sıfatının göstergesidirBkzFâtır Suresi11 Ra'd Suresi, 8. 
    16.07.2024 - 10.12.2024

  2. PHP Code:
    4-Mâliki yevmiddîn.Hesap ve ceza gününün (ahiret günününmâlikidir.
    Pekibu kadar merhametli bir İlahdünyadaki haksızlıklarakötülüklere ve haksız yere canı yananlara karşı ne yaparİşte burada O’nun "noksansız adaleti" devreye girerDünyaya bir bakbazen kötülerin kazandığınıiyilerin ise ezildiğini görürsünEğer her şey burada bitseydibu evren çok mantıksız ve "eksik" olurdu"Eğer bu düzeni kuran İlah noksansız ise, mutlaka her şeyin hesabının sorulacağı, her taşın yerine oturacağı bir 'final' olmalı.(Bkz, Zilzâl Suresi, 7-8). 
    Kalbin ferahlar, çünkü bilirsin ki hiçbir emeğin boşa gitmeyecek ve kimse hakkını yiyip kaçamayacak. "
    Gerçek bir Sahibi var" dersin. Ama kalbin aynı zamanda ürperir de; çünkü o gün torpilin, paranın ya da yalanın geçmediği bir gündür. Sevdiği o merhametli İlah’ın, aynı zamanda haksızlığa asla göz yummayan bir "Malik" (Sahip) olduğunu bilir. 
    Bazen "
    Dünya çok adaletsiz" deriz ya, O gün geldiğinde kimse "Benim hakkım yendi" diyemeyecek. Çünkü O, sadece büyük olayların değil, senin içinden geçirdiğin gizli bir niyetin, kimse görmezken yaptığın küçük bir iyiliğin bile "Sahibi" ve "Şahidi"dir. Noksansız bir İlah'ın olduğu yerde, hiçbir şey kaybolmaz.
    Dünyada güç sahipleri (siyasiler, hakimler, alimler) bazen yanlış karar verebilir, delilleri gözden kaçırabilir veya taraflı davranabilir. Ama noksansız olan Mâlik, o büyük hesap gününde hiçbir haksızlığa yer vermeyen tek yetkilidir. Bir futbol maçı düşün. Maç biter, herkes dağılır ama sonuçları sisteme girecek, kupayı verecek ve kuralları son kez hatırlatacak olan tek bir "
    yönetici/mâlik" vardır. İşte tüm hayatın "final" düdüğü çaldığında, sonuçları açıklayacak tek Mâlik O'dur.
    "
    Melik", sadece sahip olan değil, aynı zamanda yöneten demektir. Noksan bir yönetici, halkının her ihtiyacını aynı anda göremez. Noksansız Melik ise milyarlarca insanın her birinin kalbinden geçenleri ve ihtiyaçlarını aynı saniye içinde bilir ve yönetir. Bir okul yöneticisini düşün. Binanın tapusuna sahip değildir ama yönetir. Çatı aksa, asansör bozulsa yetişmeye çalışır ama mutlaka bir yerde eksik kalır. Allah ise hem mülkün sahibi (Mâlik) hem de yöneticisidir (Melik). 
    Dünyadaki günler karışıktır; haksızlıklar olabilir, suçlu kaçabilir. Ama noksansız adaletin tecelli edeceği o "
    hesap günü", tüm noksanlıkların giderildiği, her şeyin aslına döndüğü gündür. Bir futbol maçındaki VAR (Video Yardımcı Hakem) incelemesini düşün. Maçın normal süresindeki karmaşa biter, hakem ekrana gider ve "karar anı" (yevm) gelir. O an, tüm yanlış kararların düzeltildiği, pozisyonun en ince detayına kadar (noksansız) incelendiği andır. Ahiret günü de hayat maçının noksansız VAR incelemesidir.
    "
    Din" aynı zamanda "hesap" demektir. Noksansız adalet, her eylemin bir karşılığı olmasını gerektirir. "Yevmi’d-din", borçların ödendiği, hakların iade edildiği gündür. Bir restoranda yemek yediğini düşün. Masadan kalkarken gelen o hesap fişi, senin o anki "din"indir; yani yaptıklarının bedelidir. Hiçbir kalem eksik veya fazla yazılmamışsa, o hesap fişi mutlak gerçektir. Bkz, Kaf 17 Nûr 24/25
    İnsanın hayal gücü sınırlıdır. Biz en büyük olayları bile kendi tecrübelerimizle kıyaslarız. Oysa noksansız olan ilahın kurduğu o büyük mahkeme, bizim tüm tahminlerimizin ötesinde bir ihtişam ve kesinliktedir. Çok önemli bir sınavın sonucunu beklediğini veya hayatını değiştirecek bir haberin kesin geleceğini düşün. O an gelene kadar ne hissedeceğini tam bilemezsin. (Bkz, İnfitâr 18)
    Dünyada insanlar gruplara ayrılır, birbirini kaybeder veya haksızlıklar gizli kalabilir. Noksansız bir sistem, hiçbir dosyayı kaybetmeyen ve her şeyi (melekleri, cinleri, insanları, peygamberleri) aynı anda, aynı meydanda toplayabilen sistemdir. (Bkz, Duhân 40, Hûd 103, Mürselât 11)
    İnsanlar dünyada birbirlerine destekler verirler (torpil, yardım, kayırma). Noksansız adalette ise; her insan kendi, kendiyle yüzleşir. Dirilişten şüphe etmek ise, Allah’ın "
    yoktan var etme" yeteneğini küçümsemektir. Kendi varlığını kabul etmemektir. Bir grup projesi yaptığını düşün. Hoca notu gruba değil, herkese yaptığı işe göre tek tek verirse; kimse başkasının emeğinin arkasına saklanamaz. İşte o gün, Allah herkese kendi emeğinin karşılığını "tek başına" verecektir. (Bkz, Lokmân 33, Saffât 16) 
    16.07.2024 - 10.12.2024

  3. PHP Code:
    5-İyyâke na'budü ve iyyâke neste'în.(Rabbimiz!) Ancak sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.
    İnsanın hayatı boyunca imzalayacağı en önemli antlaşma daŞöyle deriz"Allah'ım, artık anladım; sadece Sana kul olurum ve sadece Senden yardım dilerim."
    Bir dilencibaşka bir dilenciden sadaka ister miYa da susamış bir adamkurumuş bir kuyudan su bekler miElbette hayırİstese de alamazBizler de aslında birer "dilenci" gibiyiznefesesevgiyerızka muhtacızEğer gidip bizim gibi muhtaç ve "noksan" olanlardan (paragüçinsanlarmedet umarsakkurumuş kuyudan su bekliyoruz demektir
    Neden "Yalnız Senden yardım dileriz" diyoruzÇünkü noksan olanbaşka bir noksanı tamir edemezBataryası bitmiş bir telefonbaşka bir bitik telefonu şarj edebilir miHayırBir iftiraya uğradığını veya bilgisayarının başkası tarafından bozulduğunu ve sana yalan söylendiğini hayal etKimse seni anlamıyorken"Noksansız olan her şeyi görüyor, O bana yardım eder" diyerek derin bir nefes almanişte bukalbinin HzYakub gibi yardım istemesidir. (Yusuf Suresi18)
    Akılsahte güçleriparayımakamı veya insanların ne diyeceğini "ilah" yerine koymayı bırakırÇünkü noksansız olan dururkenkusurlu olana yönelmek akıl karı değildirBaşkaları ne derrızkım kesilir mibeni sevmezler mi gibi endişeler kalbi yorarAma kalp"Yalnız Sana kulluk ederim" dediği anüzerindeki tüm bu ağır yükleri atarSadece O'nun sevgisine ve rızasına odaklanır. Bu, kalbin imzaladığı bir "sadakat antlaşması"dır. Dünyaya karşı bir "dik duruş" sergilemektir. Bu, insana verilen en büyük onurdur.


    Allah, bir insanı boş yere yaratmaz. İnsanın içindeki "sonsuzluk arayışı" ve "mükemmellik arzusu", aslında noksansız olanı tanımak ve O'
    na kulluk içindir. (Zâriyât Suresi56Bir çırağın usta yanındaki hali gibidirÇırakustanın noksansız tecrübesine güvenir ve sadece onun komutlarını dinlerse işi öğrenirEğer her yoldan geçenden talimat alırsa kafası karışır ve asla usta olamazKullukhayatın tek ustasına (Allah'a) odaklanmaktır.
    Trafik kurallarına uymayı düşün. Işıklara ve levhalara uymak (kulluk), senin özgürlüğünü kısıtlamaz; aksine seni kazadan korur ve gitmek istediğin yere ulaştırır. Kurallara uymayıp "ben özgürüm" dersen, …... (Nahl Suresi, 36) 
    Birinin yanında çalışırken (mesela bir stajda), o kişinin senden beklentilerini yerine getirdiğinde kendini işe yarar hissedersin. Ama o kişi (patron/hoca) noksan biridir; hata yapabilir, hakkını yiyebilir. Allah’ın kulu olduğunda ise; hakkının yenmeyeceğinden, emeğinin boşa gitmeyeceğinden ve kapasitenin üstünde bir yük yüklenmeyeceğinden emin olursun. Kulluk, aslında insanın sırtındaki o ağır "her şeyi ben kontrol etmeliyim" yükünden kurtulup, Allah’a güvenmenin verdiği hafifliktir.
    Karanlık bir yolda yürürken telefonunun fenerini açtığını düşün. Telefonun şarjı eksilir, her an bitebilir. Ama eğer yolun her yerini aydınlatan devasa ve sönmeyen bir sokak lambası sisteminden yardım alırsan (istiane), telefonunun bitmesinden korkmazsın. Evinde musluktan su akmadığında, sadece boş boş musluğa bakmazsın. Gidip vanayı kontrol edersin veya tesisatçıya ulaşırsın. (Bakara Suresi, 45 ve 153) Çok hayran olduğun bir yönetmenin veya çizerin çalışma tarzını takip etmen gibi. Onu sevdiğin için onun tekniklerini uygularsın. (Ali İmran, 31, Nisa,172, Yusuf, 40) 
    Borsa işlemlerini düşün. Portföyün kazanırken "Allah ne güzel rızık veriyor" deyip, piyasa çakıldığında ve para kaybettiğinde "Neden bunlar benim başıma geliyor?" diyerek isyan etmek, "ucundan" şartlı kulluktur. Allah, piyasa düşerken de çıkarken de aynı noksansız iradedir. Kulluk, grafikler aşağıyı gösterdiğinde de noksansız bir sabır sergilemektir. (Hac11, Yunus, 22) 
    Acil bir konu üzerinde çalıştığını düşün. Eğer dikkatin dağılırsa, aynı anda hem video izleyip hem çizim yapmaya çalışırsan o iş "noksan" olur. Kulluk da böyledir; kalbinin bir yarısıyla paraya, diğer yarısıyla başkalarının övgüsüne, kalan küçük bir kısmıyla da Allah'
    a yönelmek "has" (safbir duruş değildir. (Zümer,3-11Araf29Ali İmran64)
    Bir bilgisayar çökmesi veya veri kaybı yaşadığını düşünSaatlerce uğraştığın projenin silinme ihtimali karşısında "Allah'ım lütfen kurtulsun, bir daha hep yedekleyeceğim, çok dürüst çalışacağım" diye sözler verirsinAncak dosya kurtulup bilgisayar açıldığındao anki hassasiyetini unutup eski dikkatsiz ve noksan alışkanlıklarına geri dönersin. (Ankebut65 Lokman32
    Bir uzmanın veya seçilmiş siyasetçinin her söylediğini "hatasız ve noksansız" kabul edipkendi vicdanını ve noksansız olanın ilkelerini devre dışı bırakmakaslında o kişiyi (farkında olmadan"rab" edinmektirOnu eleştirilemez görmeknoksansızlık sıfatını bir insana yakıştırmaktır. (Tevbe31 Araf,70
    16.07.2024 - 10.12.2024

  4. PHP Code:
    Bir akıllı ev sistemini  sesle kontrol ettiğini hayal etSen komut vermeden (seslenmedensistem senin ne istediğini biliyor olsa bilesenin o komutu vermen "sistemin yöneticisi benim" demendirDua da budurAllah senin ihtiyacını bilir ama senin O'na seslenmen, kendi acziyetini ve O'nun noksansız cömertliğini onaylamandırYardım istememek bir güç değilkibrin getirdiği bir noksanlıktır. (Mümin,60 -14)
    Sosyal medyadaki "beğeni ve onay" bağımlılığıEğer her hareketini "insanlar ne der, kaç beğeni alırım" diye planlıyorsanaslında o platformun algoritmalarına (tağutunakulluk ediyorsun demektirBu seni noksanlaştırır ve huzursuz ederAllah'a yönelmek ise, başkalarının noksan takdirlerine olan ihtiyacı kesip, noksansız olanın rızasına odaklanarak özgürleşmektir. (Zümer, 17) 
    Her gün "Kulluk ederim" diyoruz ama bu kelime tam olarak ne demek? Sadece namaz kılmak mı? Hayır. Kulluk (İbadet), aslında "Kimin sözü benim hayatımda en üstte?" sorusunun cevabıdır. Eğer bir işi yaparken "Allah ne der? veya “Allah razı mı?" yerine "İnsanlar ne der?" diye korkuyorsan, kalbin o an insanlara kulluk ediyor demektir. Kulluk, sevginin ve saygının zirvesidir. Allah noksansız olduğu için, sadece O’nun sözü "en doğru"dur. O’na kul olmak, aslında diğer tüm sahte şeylerden kurtulup özgürleşmektir.
    Diyelim ki bir arkadaşınla çok önemli bir projeye başladın. Arkadaşın hata yaptı ve işler bozuldu. Ya Ona öfkeyle bağırıp, "Zaten kimseye güvenilmez!" diyerek her şeyden elini eteğini çekersin (İnsanların noksanlığına takılıp kalmak). Ya da "Arkadaşım noksan bir varlık, ben de öyleyim. Ama projenin asıl sahibi ve bize bu imkanı veren noksansız olan Allah'
    tır" deyip, sabırla ve yardım dileyerek (Mümin, 60) işi onarmaya çalışırsın. Kulluk, insanların ve olayların noksanlığına takılıp kalmadan, her şeyin arkasındaki noksansız gücü (Allah'ı) görerek dik durabilmektir.
    Bir akıllı telefonun "
    Ayarları Sıfırla" seçeneğini düşün. Telefon zamanla gereksiz dosyalarla (günahlar, hırslar, noksan fikirler) dolar ve yavaşlar. "Fabrika ayarlarına dönmek" (fıtrat), telefonu ilk günkü noksansız ve hızlı haline getirir. Kulluk, insanın kendi içindeki o noksansız "yazılım koduna" (Allah'ın emrettiği imanı kabule) geri dönmesidir. (Rûm 30, A’râf 172)
    Bir apartman yönetiminde olduğunu düşün. Sadece kendi daireni temiz tutman (bireysellik) binanın huzuru için yetmez. Komşunun kapısındaki çöpe yardım etmen, merdivenleri kirletmemen ve herkese nezaketle davranman aslında "
    iyi bir sakin" olmanın (kulluğun) gereğidir. Noksansız bir düzen, bireysel temizliğin toplumsal bir iyiliğe dönüşmesini bekler. (Nisâ 36, Bakara 133) 
    16.07.2024 - 10.12.2024

  5. PHP Code:
    6-İhdinessırâtel müstakîm.Bizi dosdoğru yola ilet.
    Hayat bazen kafa karıştırıcı bir orman gibidirÖnümüzde binlerce seçenekbinlerce farklı fikir ve yol vardırHangisinin bizi gerçekten huzura kavuşturacağınıhangisinin bizi çıkmaza sokacağını her zaman bilemeyizİşte tam bu noktadao her şeyi bilen ve kendisinde hiçbir noksanlık bulunmayan Allah'tan bir pusula isteriz: "Bizi dosdoğru yola ilet." Yardım et.

    Karışık yollar, gizli niyetler ve yalanlar aklı yorar. Akıl der ki: "Eğer Rabbim noksansız ise, O'
    nun yolu da pürüzsüz ve en mantıklı olandır. (En'âm, 153). Akıl, bu tek ve net yolu bulunca rahatlar. Kalp, aşırılıkları sevmez. Çok fazla hırs kalbi katılaştırır, çok fazla boşvermişlik ise karartır. "Dosdoğru yol" kalbin en rahat ettiği orta yoldur. Ne dünyadan tamamen kopmak ne de dünyaya tamamen saplanıp kalmaktır. (Bakara, 143). 
    "Dosdoğru yol" demek, aslında "emredilen imanı kabul etmiş bir hayat" demektir. İşinde hile yapmamak, verdiğin sözde durmak, kimsenin hakkını yememek ve en önemlisi kendi özüne sadık kalmaktır. Bu yol bazen yokuşlu gelebilir, bazen "herkes ters yöne gidiyor, ben niye buradayım?" diye düşündürebilir. Ama unutma; gerçek hayatı istiyorsan, Allah'
    ınçizdiği o tek doğru yoldan ayrılmamalısın.
    Bazıları diyor ki"Herkesin doğrusu kendine, her yol bir şekilde Allah’a çıkar, kurala ne gerek var?" Bu mantıklı mıHer doktor farklı bir ilaç verseher mühendis farklı bir fizik kuralı kullansa şehirler ayakta kalabilir miydiNoksansız bir düzen varsao düzenin noksansız bir "kullanım kılavuzu" da olmalıdırHer yolun doğru olması imkansızdırçünkü doğrular birleşiryanlışlar dağıtırAllah bize der ki"Kendi kafana göre bir yol icat etme, emrettiğimi yapmaya gayret et."
    Bilmediğin bir şehirde araba sürdüğünü düşünÖnünde onlarca ara sokak ve yol ayrımı var. Kendi başına deneme-yanılma yaparsan kaybolursunyakıtın biterAma güvenilir ve güncel bir Navigasyon açarsano seni en kısa yoldan hedefine ulaştırırİşte "İhdina"navigasyonunu açma talebidirBir şeyin kullanım kılavuzunu düşünEğer kılavuz yanlış yazılmışsa bozarsınAma kılavuz hatasızsacihazı en yüksek performansta kullanırsınKur'an, insan hayatının noksansız performans kılavuzudur. Bakara, 2. Ayet Dikkat: "İhdina" kelimesi çoğuldur (Bizi ilet). Bu da noksansızlığın sadece bireysel değil, toplumsal bir huzur için istendiğini gösterir.
    Bir akıllı telefon aldığını düşün. Üretici sana sadece parçaları vermez; içine bir de işletim sistemi yükler ki o cihaz ne işe yarayacağını bilsin. Allah da insanı yaratırken sadece bedenini vermedi, içine iman, vicdan ve akıl gibi bir "yol bulma yazılımı" yükledi. Tâhâ 50 
    Karmaşık bir metro istasyonunda olduğunu hayal et. Her yerde tabelalar vardır (Kitap), ama bazen kafan karışır. Oradaki görevlinin (Önder/Peygamber) gelip sana "Şu perona gitmelisin" demesi ve seninle yürümesi gibi bir rehberliktir bu. Hayırlı işler yapmak, bu rotanın yakıtıdır. Enbiyâ 73
     Çok zorlu bir yamaç paraşütünü veya yıllar süren bir eğitimi tamamladığını düşün. Zirveye çıktığında "Sadece benim gücümle oldu" dersen kibirlenir ve noksanlaşırsın. Ama "Hava durumundan sağlığıma kadar her şey yolunda gitti, bu bir lütuftur" dediğinde, noksansız olanın desteğini anlamış olursun. A‘râf 43 
    Bir orkestra şefini düşün. Eğer her müzisyen kendi kafasına göre takılırsa veya birden fazla şef farklı ritimler verirse ortaya çıkan şey "gürültü" olur. Ama tüm müzisyenler noksansız bir notaya ve tek bir şefe odaklanırsa ortaya "armoni" (doğru yol) çıkar. Kulluk, o büyük senfonide şefe uyum sağlamaktır. Allah, tek ilah olunca, doğruyol tek olur. Tek Allah, tek yolun olmasını gerektirir. (Ali İmran, 51 Meryem, 36, Zuhruf, 64)

    Çok karmaşık bir mimari projenin  "Dokümantasyon" dosyasını düşün. Eğer dokümantasyon eksikse, hata yaptığında ne yapacağını bilemezsin. Ama eksiksiz ve insan yazması olmayan bir kitap, karşılaşacağın her sorun için bir çözüm sunar.  (Nahl 64, 89)

    Hakikatin noksansız olması, onun zamana ve mekana göre temel prensiplerinin değişmemesini gerektirir. Binlerce yıl önceki mesaj ile bugünkü mesajın "dosdoğru bir hat" üzerinde olması, Allah’ın noksansızlığını kanıtlar. Matematiksel  2+2=4 gibi, bin yıl önce neyse, bugün de odur. Toplumlar, çağlar değişse de, sistemin çalışmasını sağlayan "ana protokol" (Emredilen iman emri) değişmez ve parçalanmaz. Değişen, şeri hüküm olarak bilinenlerdir. (Şûrâ, 13)

    Hidayet, yani doğru yolu bulma, rastgele değildir. Emredilen iman kabul edilmeden ve kabul edildikten sonra muhafaza edilmeden , Allah’ın, yol gösteren yardımı beklenmez. (Yunus, 9) 
    Allah noksansız ise, neden "Bizi doğru yola ilet" diye sürekli dua ediyoruz? O zaten biliyor değil mi? İnsan unutkandır ve kalbi her an değişebilir. Emredilen imanı koruyabilmek için Allah’ın rehberliğine her kalp atışında muhtacız. Çünkü son kalp atışındaki hakikatı, sadece Allah bilir. (Bakara, 286). 
    16.07.2024 - 10.12.2024

  6. PHP Code:
    7-Sırâtellezîne en'amte aleyhim, ğayrilmağdûbi aleyhim veleddâllîn.Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapanların yoluna değil.
    Bir sporcunun beslenme ve antrenman disiplinini düşün. Sağlıklı yaşamın tek bir ana hattı varken; yanlış alışkanlıklar, eksik uyku veya sağlıksız gıdalar (başka yollar), bedenin noksansız işleyişini bozar ve sistemi "parçalar" (hastalıklar ortaya çıkar). En‘âm, 153.  Hicr 41  Şûrâ 13
    Sırat, kelimesinin peş peşe iki defa bildirilmesi, birinin kuldan Rabb’e, diğerinin Rab’den kula olmak üzere iki yol bulunduğuna işaret eder. Kuldan Rabb’a giden yol korku ile doludur. Bu yolda büyük tehlikeler vardır. Şeytan işte bu yol üzerine oturmuştur. Bir öğrencinin veya bir çalışanın, "Ya ileride işsiz kalırsam ya emekliliğimde rezil olursam" diye bugünkü huzurunu ve dürüstlüğünü feda etmesi. Allah’ın rızık garantisine duyulan güvenin noksanlaşmasıdır.
     "Keşke o gün o kararı vermeseydim" diyerek yıllarca kendini hırpalayan birinin, önündeki yeni fırsatları görememesi. Çok yardımsever birinin, "Ben ne kadar iyi biriyim, herkes bana muhtaç" diye düşünerek kibre kapılması. Bu, yapılan iyiliğin değerini boşa çıkaran bir durumdur. Kısa yoldan haksız kazanç elde etmek veya başkasının hakkını gasp etmek. A‘râf, 16-17 Dikkat,  iblis'
    in "Senin dosdoğru yolunun üzerine oturacağım" demesi de bu yolunkesinliğinetek oluşuna ve eksiksiz anlaşılacağına delildirO yüzden melunnoksan olan tali yollara değilnoksansız olan dosdoğru yola pusu kurar
    Bir işe başladığında veya bir karar verdiğin an gelenlerya nefsinden ya da melundan.
    "Ya başaramazsan rezil olursun!" ,"Zaten daha önce de batırmıştın..." 
    "Sen bu işin en iyisisin, kimseye ihtiyacın yok." 
    ,"Kuralına göre yapma, herkes hile yapıyor, sen de yap." 


    Allahyolu sadece "pozitif" örnekle değil"negatif" örneklerden ayırarak da tanımlarKelimenin ikinci geçişiyle birlikte yolun sınırları anlaşılması için net çizilir:
    •    Yolun merkeziNimet verilenler (Noksansız denge).
    •    Yolun sapması 1Gazaba uğrayanlar (Öfke/Hırs noksanlığı).
    •    Yolun sapması 2Sapanlar (Bilgisizlik/Yön kaybı noksanlığı).
    Diyelim ki bir şefçırağına bir tarif veriyor:
     
    "Bana kusursuz bir hamur yap." (Burada hedef "Sırat-ı Müstakîm"dirama tanım henüz çırağın zihninde noksandır). "Öyle bir hamur ki, geçen gün usta fırıncının hazırladığı kıvamda olsun." (İkinciyle birlikte belirsizlik giderilirsomut bir model sunulur).
    Neden Tek Sefer YetmezdiEğer sadece "Dosdoğru yol" denseydiher insan kendi "noksan" aklıyla bir "doğru" uydurabilirdiAncak kelime tekrar olmasına rağmen manasıyolun "insanlık tecrübesiyle sabit, test edilmiş ve onaylanmış" olduğu vurgulanarakkişisel yorumların getireceği noksanlıkların önüne geçilmesi içindir.
    Akılher zaman kanıt arar"Bu yolu daha önce yürüyüp hedefe ulaşan var mı?" diye sorarPeygamberlerin ve emredilen imanı kabul eden insanların hayatına baktığındaAllah’a tutunmanın insanı ne kadar yücelttiğininasıl bir karakter inşa ettiğini görür.
    HzEbubekir ve Ebu Cehilaynı toplumdaaynı dili konuşan ve benzer imkanlara(makamparav.bsahip olan iki insanınemredilen imana  karşı takındıkları tavırla nasıl taban tabana zıt kutuplara dönüştüğünün en keskin örneğidir.
    Onlar gibi anadilimizin arapça olmasına gerek yokMesele dil bilmek olsaydıHzEbubekirHakikati duyduğunda "O söylüyorsa doğrudur" diyerek dilini teslimiyetin ve doğruluğun emrine vermiştir.(İsrâ53Ebu CehilDiliyle sürekli alay etmişhakikati karalamaya çalışmıştır. (Hümeze1)
    Her ikisi de Kureyş içinde söz sahibisaygın makamlarda bulunuyorduAncak makamı kullanış biçimlerinoksansızlık anlayışlarıyla ilgiliydiHzEbubekirMakamını bir hizmet ve tevazu alanı olarak gördüEbu CehilMakamını bir "müstağnilik" (kendini kendine yeterli görmearacı yaptıKendi noksan otoritesini mutlaklaştırmaya çalıştı.  (Alak6-7)
    Servetnoksan olan insanın en büyük imtihanıdırMalınoksansızlığa giden yolda bir engel mi yoksa bir köprü mü olarak göreceğin niyetinde gizlidirHzEbubekirÇok zengin bir tüccardı ancak malını köleleri azat etmek ve hakikati yaymak için harcayarak "Allah’ın rızasını" seçti. (Leyl17-18Ebu CehilMalını bir güç gösterisi ve insanların hakikate ulaşmasını engellemek için kullandıMalın noksanlığını anlamadıonu ebedi sanarak aldandı. (Hümeze3)

     
    "Eğer bazı insanlar başardıysa, bu yol gerçektir." Gerçeği eyleme dönüştürmüş son peygamberi örnek almak gerekirÇünküinsansevdiğiyle beraberdirDerler ya, var mı bizden iyisi(Hz.Muhammed SAVdabizden birisi
    16.07.2024 - 10.12.2024

  7. PHP Code:
    Nimetlerin içinde en önemlisi “emredilen iman” olunca;
    Nimet verilenlerAllah’ın desteğini arkasına alıp  hedefe varanlardırAllah’ın "Nimet verdikleri" tam olarak kimlerdir? (Nisâ69). En'âm, 84)
     Çok büyük ve noksansız bir taş köprü hayal et. Eğer köprünün ayakları zayıfsa, yolcuların karşıya geçmesi zordur. Peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler; bu köprünün en dayanıklı taşlarıdır. Onlarla beraber olmak, noksan olan bir insanın kendi ağırlığını o sağlam taşlara emanet ederek noksansız bir hedefe varmasını sağlar. 
    Gazaba uğrayanlar. Doğruyu bildiği halde  inatla kabul etmeyenler. Vatanını düşün. Dışarıdan saldırılara karşı direnmesi doğaldır. Ancak içeriden çökertmeye (ihanet) başlarsa, devamı için ihanet edenlerin temizlenmesi gerekir. "Gazap", noksansız adaletin bu "karantina" sürecidir. Nahl 106, Enfâl 16)  
    Bir laboratuvar deneyinde, tüm veriler noksansız bir şekilde sonucu gösterdiği halde (davet kabul edildikten sonra), bir araştırmacının kasten sahte veri üretmesi veya sonucu inkar etmesi gibi. Bu durum, bilimsel dürüstlüğü (sistemi) yok eder ve araştırmacının sistem dışı kalmasına (gazap) neden olur. (Fetih 6, Şûrâ 16)  
    Çok sağlam ve noksansız bir binanın ana kolonlarını (emredilen imanı parçalamak), ufak bir çıkar için kasten kesmek gibi. Binanın çökmesi (gazap), yerçekimi kanununun (adalet) noksansız bir sonucudur. Yerçekimi binaya "öfkelendiği" için değil, fizik kuralları noksansız olduğu için bina yıkılır. (Bakara 90, Âl-i İmrân 112) 
    Sapanlar. Hiç araştırmadan, bilmedikleri halde bilmiş gibi taklit hareket edip yolu kaybedenler.
    Bir pusulanın merkezindeki iğneyi çıkarıp attığını hayal et. İğne (emredilen iman) yoksa, pusula noksan kalır ve seni gideceğin yere değil, rastgele bir yöne götürür. İşte "derin sapıklık", referans noktasını tamamen kaybetmektir. Nisâ 136-116) 
    Noksansız olanın rehberliği güneş ışığı gibidir. Kişi kendi arzusuna (hevasına) uyduğunda, güneşe arkasını döner ve kendi gölgesini takip etmeye başlar. Çölde susuz kalmış bir yolcunun, noksansız bir su kaynağını aramak yerine serapların (geçici arzuların) peşinden koşması gibidir.Sadece daha fazla yorar ve yoldan çıkarır. Kasas 50, Şûrâ 13) 
    Ağır bir yükü kaldırmak için, kendisi de boşlukta duran ve hiçbir yere sabitlenmemiş bir makaraya tutunmak gibidir. Makara noksandır, seni taşıyamaz ve beraber yere çakılırsınız. Noksansız olan ise sarsılmaz bir dağ gibidir; ona tutunan düşmez. (Hacc 12, Ahkâf 5) 
    Bir demirin paslanmaya başlaması noksanlıktır. Eğer o pas temizlenmez ve demirin her yanını kaplarsa (inkârda ileri gitmek), artık o demirden sağlam bir yapı inşa edilemez. Bir meyvenin içten içe çürümesi gibi. Çürüme (sapkınlık) bir noktayı aştığında, artık o meyve eski taze haline döndürülemez. (Âl-i İmrân 90)
    Bir uçurumun kenarında olduğunu düşün. Elinde iki ip var: Biri çürük ve noksan (tâğût), diğeri ise noksansız bir çelik halat (emredilen iman). Hangisine tutunacağın senin iradene bırakılmıştır. Çelik halata tutunmak, hayat kurtarır. Bakara 256) 
    16.07.2024 - 10.12.2024

  8. PHP Code:
    KENDİME ÖZ ELEŞTİRİM
    İnsan
    kendi noksan bilgisiyle noksansız bir Allah’ın kelamını ölçmeye çalıştığındaonu sadece "normal bir metin" veya sıradan bir "kitap" gibi görmeye başlarÇünkü“ÖğrenimTaklitTecrübe” ve mucizeyi sıradanlaştırır
    ________________________________________
    Öğrenim Gördüğümüz Bilgiler 
    (Akademik/Teorik Filtre): Okulda veya kitaplarda öğrendiğimiz tanımlarKur'an'ı sadece bir "tarih" veya "edebiyat" nesnesi haline getirirOnu "edebî sanatlar" veya "geçmiş kavimlerin hikayeleri" gibi algıladığımızda herhangi bir ayetin o anki kalbimize vuruşunu hissetmeyiz.
    Taklit Sonucu Elde Edilen Bilgiler (Geleneksel Filtre): "Babam böyle dedi""Hoca böyle anlattı" diyerek kabul ettiğimiz bilgilerKur'an'ı bir rutin haline getirirRutinleşen her şey sıradanlaşırTaklitinsanın olan heyecanını öldürürnoksan olan insan yorumlarını ön plana çıkarır.
    Yaşam Tecrübeleri (Önyargı Filtresi): Hayatta yaşadığımız acılarbaşarılar veya hayal kırıklıkları bizde bir "ben biliyorum" duygusu oluştururBu "benlik"Kur'an'ın önüne geçerİnsan kendi noksan tecrübesini noksansız olanın üstüne koyduğundaayetler artık bir mucize değilsadece birer tavsiye gibi görünür.
    ________________________________________
    Kur
    'an'ı sıradan bir kitap gibi okumakbir sarayın mimarisini sadece dışarıdaki bir fotoğraftan incelemeye benzerOysa mucizeo sarayın içine girip noksansız düzeni her odada hissetmektir.
    Sıradan OkumaMetni görürbilgiyi alırzihne atar. (Bilgi toplama)
    Mucizevi OkumaMetnin senin noksanlığını nasıl tamamladığınıhayatındaki boşluğu nasıl doldurduğunu fark etmektir
     
    Bir ormanı düşün.
    Öğrenim gören"Burada fotosentez yapılıyor, şu ağaç limon çamıdır" der. (Kitap gibi okur)
    Taklit eden"Herkes buraya pikniğe geliyor, güzel yer" der. (Alışkanlıkla bakar)
    Tecrübe eden"Ben burada daha önce ıslanmıştım, fırtınası zordur" der. (Kendi anısına takılır)
    Mucizeyi görenHayret eder





    Kur'an, insanların onu sadece "okuyup geçmemesi", aksine  derinlemesine düşünmesi gerektiğini söyler:
    Nisâ Suresi, 82: "Hâlâ Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmüyorlar. Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı, onda birçok tutarsızlık bulurlardı."
    Noksansızlık (çelişki olmaması), kitabın Allah'
    tan geldiğinin en büyük mucizesidirBizim öğrendiğimiztaklit ettiğimiz veya tecrübe ettiğimiz her şeyde "noksanlık" (çelişkivardırSadece noksansız olan (Allah), noksansız bir kelam (Kur'an) gönderebilir.
    ________________________________________
    Kur'
    an'ın mucizesini anlamak için; tüm o diplomaları, geleneksel kalıpları ve "ben yaşadım bilirim" havalarını kapının önünde bırakmak gerekir. Ancak o zaman ayetler, gerçek ilaç gibi olur. Eğer onu sadece "bilgi almak" için okursan, o sana sadece bir "bilgi kitabı" olur. Ama onu "önce kendin" için okursan, o kendin için "Varlık Mucizesi" olur.
    "Cevabına katlanamayacağın soruyu sormamak iradedir" demiştin ya; işte bazen "çok bilmişliği" bir kenara bırakıp, Kur'
    an'ın karşısında "hiçbir şey bilmiyormuş gibi" durmak da en büyük iradedir. Çünkü noksan olan tüm bilgilerin sustuğu yerde, noksansız olanın mucizesi başlar. 
    evet buraya kadar üzerinde çalıştığım projenin...
    ilk bölümünü paylaşmış oldum....

    bu kuytuya gelip... okuyanlardan.... alacağım dönütlerin bana faydası çok olacaktır...
    16.07.2024 - 10.12.2024

Sayfa 3/6 İlkİlk 12345 ... SonSon

Yer İmleri

Yer İmleri

Gönderi Kuralları

  • Yeni konu açamazsınız
  • Konulara cevap yazamazsınız
  • Yazılara ek gönderemezsiniz
  • Yazılarınızı değiştiremezsiniz
  •