PHP Code:7-Sýrâtellezîne en'amte aleyhim, ðayrilmaðdûbi aleyhim veleddâllîn.Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uðrayanlarýn ve sapanlarýn yoluna deðil.
Bir sporcunun beslenme ve antrenman disiplinini düþün. Saðlýklý yaþamýn tek bir ana hattý varken; yanlýþ alýþkanlýklar, eksik uyku veya saðlýksýz gýdalar (baþka yollar), bedenin noksansýz iþleyiþini bozar ve sistemi "parçalar" (hastalýklar ortaya çýkar). En‘âm, 153. Hicr 41 Þûrâ 13
Sýrat, kelimesinin peþ peþe iki defa bildirilmesi, birinin kuldan Rabb’e, diðerinin Rab’den kula olmak üzere iki yol bulunduðuna iþaret eder. Kuldan Rabb’a giden yol korku ile doludur. Bu yolda büyük tehlikeler vardýr. Þeytan iþte bu yol üzerine oturmuþtur. Bir öðrencinin veya bir çalýþanýn, "Ya ileride iþsiz kalýrsam ya emekliliðimde rezil olursam" diye bugünkü huzurunu ve dürüstlüðünü feda etmesi. Allah’ýn rýzýk garantisine duyulan güvenin noksanlaþmasýdýr.
"Keþke o gün o kararý vermeseydim" diyerek yýllarca kendini hýrpalayan birinin, önündeki yeni fýrsatlarý görememesi. Çok yardýmsever birinin, "Ben ne kadar iyi biriyim, herkes bana muhtaç" diye düþünerek kibre kapýlmasý. Bu, yapýlan iyiliðin deðerini boþa çýkaran bir durumdur. Kýsa yoldan haksýz kazanç elde etmek veya baþkasýnýn hakkýný gasp etmek. A‘râf, 16-17 Dikkat, iblis'in "Senin dosdoðru yolunun üzerine oturacaðým" demesi de bu yolun, kesinliðine, tek oluþuna ve eksiksiz anlaþýlacaðýna delildir. O yüzden melun, noksan olan tali yollara deðil, noksansýz olan dosdoðru yola pusu kurar.
Bir iþe baþladýðýnda veya bir karar verdiðin an gelenler; ya nefsinden ya da melundan.
"Ya baþaramazsan rezil olursun!" ,"Zaten daha önce de batýrmýþtýn..."
"Sen bu iþin en iyisisin, kimseye ihtiyacýn yok." ,"Kuralýna göre yapma, herkes hile yapýyor, sen de yap."
Allah, yolu sadece "pozitif" örnekle deðil, "negatif" örneklerden ayýrarak da tanýmlar. Kelimenin ikinci geçiþiyle birlikte yolun sýnýrlarý anlaþýlmasý için net çizilir:
• Yolun merkezi: Nimet verilenler (Noksansýz denge).
• Yolun sapmasý 1: Gazaba uðrayanlar (Öfke/Hýrs noksanlýðý).
• Yolun sapmasý 2: Sapanlar (Bilgisizlik/Yön kaybý noksanlýðý).
Diyelim ki bir þef, çýraðýna bir tarif veriyor:
"Bana kusursuz bir hamur yap." (Burada hedef "Sýrat-ý Müstakîm"dir, ama taným henüz çýraðýn zihninde noksandýr). "Öyle bir hamur ki, geçen gün usta fýrýncýnýn hazýrladýðý kývamda olsun." (Ýkinciyle birlikte belirsizlik giderilir, somut bir model sunulur).
Neden Tek Sefer Yetmezdi? Eðer sadece "Dosdoðru yol" denseydi, her insan kendi "noksan" aklýyla bir "doðru" uydurabilirdi. Ancak kelime tekrar olmasýna raðmen manasý, yolun "insanlýk tecrübesiyle sabit, test edilmiþ ve onaylanmýþ" olduðu vurgulanarak, kiþisel yorumlarýn getireceði noksanlýklarýn önüne geçilmesi içindir.
Akýl, her zaman kanýt arar. "Bu yolu daha önce yürüyüp hedefe ulaþan var mý?" diye sorar. Peygamberlerin ve emredilen imaný kabul eden insanlarýn hayatýna baktýðýnda; Allah’a tutunmanýn insaný ne kadar yücelttiðini, nasýl bir karakter inþa ettiðini görür.
Hz. Ebubekir ve Ebu Cehil, ayný toplumda, ayný dili konuþan ve benzer imkanlara(makam, para, v.b) sahip olan iki insanýn; emredilen imana karþý takýndýklarý tavýrla nasýl taban tabana zýt kutuplara dönüþtüðünün en keskin örneðidir.
Onlar gibi anadilimizin arapça olmasýna gerek yok. Mesele dil bilmek olsaydý; Hz. Ebubekir: Hakikati duyduðunda "O söylüyorsa doðrudur" diyerek dilini teslimiyetin ve doðruluðun emrine vermiþtir.(Ýsrâ, 53) Ebu Cehil: Diliyle sürekli alay etmiþ, hakikati karalamaya çalýþmýþtýr. (Hümeze, 1)
Her ikisi de Kureyþ içinde söz sahibi, saygýn makamlarda bulunuyordu. Ancak makamý kullanýþ biçimleri, noksansýzlýk anlayýþlarýyla ilgiliydi. Hz. Ebubekir: Makamýný bir hizmet ve tevazu alaný olarak gördü. Ebu Cehil: Makamýný bir "müstaðnilik" (kendini kendine yeterli görme) aracý yaptý. Kendi noksan otoritesini mutlaklaþtýrmaya çalýþtý. (Alak, 6-7)
Servet, noksan olan insanýn en büyük imtihanýdýr. Malý, noksansýzlýða giden yolda bir engel mi yoksa bir köprü mü olarak göreceðin niyetinde gizlidir. Hz. Ebubekir: Çok zengin bir tüccardý ancak malýný köleleri azat etmek ve hakikati yaymak için harcayarak "Allah’ýn rýzasýný" seçti. (Leyl, 17-18) Ebu Cehil: Malýný bir güç gösterisi ve insanlarýn hakikate ulaþmasýný engellemek için kullandý. Malýn noksanlýðýný anlamadý, onu ebedi sanarak aldandý. (Hümeze, 3)
"Eðer bazý insanlar baþardýysa, bu yol gerçektir." Gerçeði eyleme dönüþtürmüþ son peygamberi örnek almak gerekir. Çünkü, insan, sevdiðiyle beraberdir. Derler ya, var mý bizden iyisi, O (Hz.Muhammed SAV) da, bizden birisi.




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri