evet buraya kadar üzerinde çalýþtýðým projenin...PHP Code:KENDÝME ÖZ ELEÞTÝRÝM
Ýnsan, kendi noksan bilgisiyle noksansýz bir Allah’ýn kelamýný ölçmeye çalýþtýðýnda, onu sadece "normal bir metin" veya sýradan bir "kitap" gibi görmeye baþlar. Çünkü, “Öðrenim, Taklit, Tecrübe” ve mucizeyi sýradanlaþtýrýr.
________________________________________
Öðrenim Gördüðümüz Bilgiler (Akademik/Teorik Filtre): Okulda veya kitaplarda öðrendiðimiz tanýmlar, Kur'an'ý sadece bir "tarih" veya "edebiyat" nesnesi haline getirir. Onu "edebî sanatlar" veya "geçmiþ kavimlerin hikayeleri" gibi algýladýðýmýzda herhangi bir ayetin o anki kalbimize vuruþunu hissetmeyiz.
Taklit Sonucu Elde Edilen Bilgiler (Geleneksel Filtre): "Babam böyle dedi", "Hoca böyle anlattý" diyerek kabul ettiðimiz bilgiler, Kur'an'ý bir rutin haline getirir. Rutinleþen her þey sýradanlaþýr. Taklit, insanýn olan heyecanýný öldürür; noksan olan insan yorumlarýný ön plana çýkarýr.
Yaþam Tecrübeleri (Önyargý Filtresi): Hayatta yaþadýðýmýz acýlar, baþarýlar veya hayal kýrýklýklarý bizde bir "ben biliyorum" duygusu oluþturur. Bu "benlik", Kur'an'ýn önüne geçer. Ýnsan kendi noksan tecrübesini noksansýz olanýn üstüne koyduðunda, ayetler artýk bir mucize deðil, sadece birer tavsiye gibi görünür.
________________________________________
Kur'an'ý sýradan bir kitap gibi okumak, bir sarayýn mimarisini sadece dýþarýdaki bir fotoðraftan incelemeye benzer. Oysa mucize, o sarayýn içine girip noksansýz düzeni her odada hissetmektir.
Sýradan Okuma: Metni görür, bilgiyi alýr, zihne atar. (Bilgi toplama)
Mucizevi Okuma: Metnin senin noksanlýðýný nasýl tamamladýðýný, hayatýndaki boþluðu nasýl doldurduðunu fark etmektir.
Bir ormaný düþün.
Öðrenim gören: "Burada fotosentez yapýlýyor, þu aðaç limon çamýdýr" der. (Kitap gibi okur)
Taklit eden: "Herkes buraya pikniðe geliyor, güzel yer" der. (Alýþkanlýkla bakar)
Tecrübe eden: "Ben burada daha önce ýslanmýþtým, fýrtýnasý zordur" der. (Kendi anýsýna takýlýr)
Mucizeyi gören: Hayret eder.
Kur'an, insanlarýn onu sadece "okuyup geçmemesi", aksine derinlemesine düþünmesi gerektiðini söyler:
Nisâ Suresi, 82: "Hâlâ Kur’an üzerinde gereði gibi düþünmüyorlar. Eðer o, Allah’tan baþkasý tarafýndan gelmiþ olsaydý, onda birçok tutarsýzlýk bulurlardý."
Noksansýzlýk (çeliþki olmamasý), kitabýn Allah'tan geldiðinin en büyük mucizesidir. Bizim öðrendiðimiz, taklit ettiðimiz veya tecrübe ettiðimiz her þeyde "noksanlýk" (çeliþki) vardýr. Sadece noksansýz olan (Allah), noksansýz bir kelam (Kur'an) gönderebilir.
________________________________________
Kur'an'ýn mucizesini anlamak için; tüm o diplomalarý, geleneksel kalýplarý ve "ben yaþadým bilirim" havalarýný kapýnýn önünde býrakmak gerekir. Ancak o zaman ayetler, gerçek ilaç gibi olur. Eðer onu sadece "bilgi almak" için okursan, o sana sadece bir "bilgi kitabý" olur. Ama onu "önce kendin" için okursan, o kendin için "Varlýk Mucizesi" olur.
"Cevabýna katlanamayacaðýn soruyu sormamak iradedir" demiþtin ya; iþte bazen "çok bilmiþliði" bir kenara býrakýp, Kur'an'ýn karþýsýnda "hiçbir þey bilmiyormuþ gibi" durmak da en büyük iradedir. Çünkü noksan olan tüm bilgilerin sustuðu yerde, noksansýz olanýn mucizesi baþlar.
ilk bölümünü paylaþmýþ oldum....
bu kuytuya gelip... okuyanlardan.... alacaðým dönütlerin bana faydasý çok olacaktýr...




Alýntý yaparak yanýtla
Yer Ýmleri