Yaranýza tuz basmak için
Sarý Lira Gibi Ömrümüz Þiirini aþaðýya kopyalýyorum.
Yaþamak deðil bizi bu telaþ öldürecek,
Býrakýn Paris'te ýlýk rüzgârlarla
Taratmayý saçlarýmýzý,
Sevgilimizle doyasýya sohbet bile edemedik biz,
Gözümüz saatte söyleþtik hep,
Koþuþur gibi seviþtik, yarýþýr gibi çalýþtýk.
Hep yetiþilecek bir yerler vardý,
Aranacak adamlar, yapýlacak iþler,
Bir sonraki günün telaþý,
Bir öncekinin terine bulaþtý,
Baþkalarýnýn hayatý bizimkini aþtý,
Kör karanlýkta çalar saat sesi,
Kuþluk vakti kýzarmýþ ekmek kokusu,
Veya yavuklu öpücüðü ile uyanma düþlerini,
Hababam erteledik,
20 li yaþlardan 30 lara kurduk saatin alarmýný.
30 lardan 40 lara, sonra 50 lere
Öyle yanlýþ kurgulanmýþ ki hayat,
Kuþlukta uyuma imkaný sunduðunda size,
Artýk uyku girmez oluyor gözlerinize,
Doyasýya söyleþmek, telaþsýz seviþmek
Ýmkânýna kavuþtuðunuzda,
Söyleþecek seviþecek kimse kalmýyor yanýnýzda
Özenle yarýna sakladýðýnýz
Bir sarý lira gibi ömrünüz,
Vakti gelip de sandýktan çýkarttýðýnýzda,
Birde bakýyorsunuz ki
Tedavülden kalkmýþ...
Can Dündar'ýn Ödünç Hayatlar yazýsýndan þiirleþtiren:
Erel BLEDA






Yer Ýmleri