Alıntı Originally Posted by ihtiyar Yazıyı Oku
Çocuklar henüz lisede iken , aileler tehdit eder gibi ders çalıştırmak yerine , çocukla arkadaş olmalı. O na başardığında yaşayabileceği hayat şartları ile başarısız olduğunda karşılaşacağı hayat şartlarını anlatarak - göstererek ikna etmeli. Ben Liseye yerleştiğinde ; çocuğu muayene ye götürmek bahanesiyle bir kaç değişik branş doktorla sohbet ettirdim. Sonra çevremde ki inşaatlardan proje inceleme bahanesiyle ( çocuk aslında ana konuyu bilmiyordu ) mimarlık, inş. mühendisliği konularında yanında derin sohbetler açtım. Bunun gibi hareketlerle meslekleri, zorluklarını, avantajlarını öğrenmesini , sonunda kendi seçimini özgürce yapması adına ön ayak oldum. Ders çalışma takvimini yaparken küçük dokunuşlarla onu rahatlattım. Bazen ( deneme sınavı, soru bankası çözümü ) yanında 1 - 2 saat sessizce oturdum. Böylece o ders yaparken biz de alem yapmadığımızı , arkasında olduğumuzu hissetmesini sağladım.
Sn. Ihtiyar,

Yazdiklarinizi okuyunca gecmise dondum. 2003 senesinde OSS sinavi bittikten sonra her ne kadar muhendislik okumayi cok istesem de bazi arkadaslar aklimi celmisti tip yazmam konusunda. Babam sizin gibi elimden tutup bir aile dostu doktor ile konusturdu. Aklima gelen tum sorulari sordum ve kendisi sagolsun oldukca yardimci oldu. Tabi hikayenin sonunda muhendisligi sectim ama kendisine yillar sonra y.lisans tezimde tesekkur edip, bir kopyasini da hediye edince oldukca sevindi.

Cocugunuzun konulari onceden bitirmesi oldukca avantaj saglamis kendisine. Ben de sinava hazirlanan arkadaslara aynisini tavsiye ediyorum. Benzer sekilde OSS sinavina konulari bitirip bir sene onceden hazir hale gelmistim. 3 sene calistigim sinavda toplamda 150'ye yakin test kitabi bitirdim. Sinav kendimce kotu gecmesine ragmen yine de guzel bir bolum tutturabildim. Fakat cocuklarin gencliginde boyle cetin bir rekabete girmesini tasvip etmiyorum. Turkiye sartlarinda buna mecburuz ama alternatif yollar da var.

Peki gecmise su anki bilgi birikimiyle gitsem nasil bir yol izlerdim? Lise 1. siniftan itibaren yabanci dilimi gelistirmeye bakardim. Ingilizce'nin yanisira Almanca ogrenirdim. OSS'den sonra Almanya'daki bir universiteye kayit yaptirip lisansi orada okurdum. Y. lisans sonrasi is hayatina atilirdim. OSS'ye harcayacagim 3 sene yerine (konulari test icin degil, gercekten ogrenerek) dunya klasiklerini okur, sporla ugrasir kendimi farkli alanlarda gelistirmeye bakardim. Avrupa'daki bir genc ayni yillarda interrail ile farkli kulturleri gezip gorurken, ben Avogadro sayisinin 6.02e23 oldugunu ezberliyordum . Aradaki fark sonradan kapaniyor ama gecen yillar geri gelmiyor.