2025: İklim felaketi ve insanlığın sonunun başlangıcı
Modern insan, çevresel veya insani her türlü dışlamayı haklı çıkarıyor, ötekini ve doğayı salt meta olarak ele alıyor. Bu dünya gezegenini nasıl bir gelecek bekliyor?
Coterra Impact
İnsanlık bir temel ikilemin tam ortasında görünüyor: Büyük güçler mümkün olduğunca en geniş alanı kontrol etmek amacıyla savaşırken, dünyamız yakın bir tehlikenin eşiğinde görünüyor.
Ne yüksek çığlıklar ne de son yıllarda boy gösteren pankartlar insanları uyarmak başarılı olamadı, aksine kafa karışıklığını daha da artırdı.
Bunlardan en sonuncusu, geçen kasım ayında Glasgow kentinde gerçekleştirilen 26. BM İklim Değişikliği Konferansı (COP26) idi.
Sanki Nuh kavmi tekrar döndü, fakat yakında gelecek olan tufandan yaradılışı kurtaracak hiçbir dağ yok.
Peki, son zamanlarda ne oldu da böyle kasvetli bir konuşamaya zemin hazırladı?
NASA'nın, Kutup Bilimsel Araştırmalar Merkezi ile ortaklaşa yayımladığı bildiride, Antarktika bölgesinde İtalya'nın başkenti Roma büyüklüğünde bir buz sahanlığının çöktüğü bilgisi yer aldı.
Bu okumanın ardındaki ana neden bu ve geçtiğimiz günlerdeki yüksek sıcaklıklardır. Bu çöküş, devasa buz kütlelerinin ilk hareketi değil.
Geçtiğimiz birkaç yılda buna benzer olaylar gördük ve görünen o ki bu son olmayacak. Bilim adamları, Florida eyaletinin yüz katından daha büyük olan "Thwaites" buz sahanlığının erimesiyle ilgili kesinliğe varacak derecede korkuların olduğu yönünde açıklamalar yapıyorlar.
Florida'nın alanı yaklaşık 170 bin 312 kilometrekaredir. Okurlar bu miktarda buzlu bir bölgenin nasıl eriyeceğini hayal edebilir ki, bu da bilim adamlarının neden bu sahanlığa "Kıyamet Günü Buzu" dediklerini açıklıyor.
İklim bilimciler, Doğu Antarktika'nın son haftalardaki sıcaklıklarda olağandışı artışlara tanık olduğunu bildirdiler. Concordia İstasyonu, mart ayında eksi 11 gibi rekor bir sıcaklık kaydetti ki bu, daha önce kaydedilen normal seviyelerden 40 derece daha yüksek.
Küresel ısınma artık yalnızca çorak araziler, ovalar, dağlar ve yaylalar üzerinden konuşulan bir ifade değil.
Aksine şu anda Antarktika kıtasının atmosferindeki küresel ısınma anlamına gelen 'havanın gazabı' gibi yeni bir ifade kullanılıyor.
Bu, tarımın çöküşünün yakın olduğunun ve denizlerde ve okyanuslardaki su seviyelerinin yükselmesiyle sellerin akın edeceğinin kanıtıdır.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, geçtiğimiz ayın sonlarında, sanki 'toprak *****n' geleceği için insanlığa yalvarıyor gibi görünüyordu.
The Economist dergisinin düzenlediği Sürdürülebilirlik Büyüme Zirvesi'nin oturum aralarında, büyük ekonomilerin kriz durumuna rağmen, sera gazı emisyonlarını artırmaya devam ettiği konusunda uyarıda bulundu ki, sanki Glasgow'da olan her şey insanlık için hiçbir anlam ifade etmiyormuş gibi unutulmaya yüz tutmuştu.
2025 yılına kadar dünya yaşanabilir bir gezegen olmaktan çıkabilir.
Bu korkunç uyarı, Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli tarafından 4 Nisan'da yayımlanan raporda yer aldı.
Burada insan yaşamı, önümüzdeki üç yıl içinde gaz emisyonlarının azalmasına bağlıdır.
Doğal dünya egemen sınırlar altına alınamadığından ve büyük güçlerin bu emisyonları azaltma taahhütlerini yerine getireceklerine dair hiçbir garanti bulunmadığından, insanlık yakın bir felaketten korunmakta başarısız olacaktır.
İklim değişikliği nedeniyle bunaltıcı bir yaz bizi beklerken, enerji savaşları da hız kesmeden devam ediyor.
Önümüzdeki günlerde bizleri nelerin beklediğini kimse bilmiyor. Rusya, Avrupa'yı cezalandırmaya karar verirse, soğuktan ölmek ya da karbon enerjisi kullanımından ölmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalacağız.
Günümüz insanı artık bu dünyadaki asıl yerinin ne olduğunu göremiyor, sadece kendi etrafında dönen pozisyonları benimsiyor, merkeze kendini yerleştiriyor ve 'kullan at' mantığıyla hareket ediyor.
Modern insan, çevresel veya insani her türlü dışlamayı haklı çıkarıyor, ötekini ve doğayı salt meta olarak ele alıyor.
Bu dünya gezegenini nasıl bir gelecek bekliyor?
*Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Independent Türkçe'nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.
Independent Türkçe için çeviren: Adem İpekyüz
Şarku'l Avsat
© The Independentturkish
https://www.indyturk.com/node/495871...g%C4%B1c%C4%B1
Ayrıca 2025 yılında bir tehlike daha var güneşin döngüsel durumu,bu devamlı olmuş,güneş patlamalarının en şiddetlisi manyetik kalkan olayı,bilindiği gibi dünya çekirdeği bizi güneşten koruyor,çekirdeğin niteliği hala bilinmiyor,sadece bir gezegenin dünyamıza çarpıp merkeze doğru yol alıp çekirdeğini oluşturduğu söyleniyor yani Theia gezegeni,çekirdekte olağan durumlarda mevcut dönme olayı ile son günlerde,kalkan tam görevini yapamadığı zaman elektrisel,elektromanyetik bozulma tehlikesi baş gösterecek buda herşeyi etkileyecek,en fazla internet,elektrik ve elektronik aletleri vuracak,temennim ucuz atlatılması yana,ucuz atlatılsa bile başka sorunlar çıkacağı kesin sistemsel olarak,başka gezegenler arayışımız bu teknoloji ile çok zor,daha ışık hızına ulaşamadık,ulaşsak bile oda çare değil,çünkü bu hız evrenin konumuna göre çok düşük hız,en yakın yıldıza uzaklığımız 4 ışık yılı,oda 4 sene demek,ışık hızı insan üstünde etkiside büyük,800.000 üstü hızda canlıların metale kaynaşma durumuda mevcut,yani çok geç kalındı,insanlık forumu dünya ile bağlantılı,dünya dışına çıkan insanlarımızda anormallikler tesbit edildi,ierideki insanlığımızı çok zor dönemler bekliyor,sistemler doğar ölür yeniden doğar bu süreç böyle devam eder,ölüm kötü olsa bile sistemin yeniden dizayn edilmesi için gayet normaldir.
https://tr.wikipedia.org/wiki/D%C3%B...7ekirde%C4%9Fi




Alıntı yaparak yanıtla
Yer İmleri