Anket Sonuçlarını Gör: şu anda ev almak ne kadar doğru bir yatırım mı.?
- Oylayan
- 145. Bu anket için oy kullanamazsınız
-
Balon patladı, nakitte fırsat beklenmelidir
-
dolar/euro bozdurup, yatırım yapmak mantıklı
-
Faizler inerse, şimdi almak mantıklı değil
-
Faizler inişe geçince alacağım, şimdi kiracılık daha karlı
-
ev alacak, para da yok, kredi çekip ödeyecek iş'de yok
-
Dünya malı dünyada kalsın, ben ahirete yatırım yapıyorum kardeşim, ne evi.
-
Değerli konut vergisi ile aynı kanunda çıkan %40'lık vergi dilimine denk gelen 500.000 TL'lik gelir dilimi, 2020 için 600.000 TL oldu, 2021 yılında bu değere yeniden değerleme de eklenecek. O da %10 olsa toplamda bileşik olarak %32 artacak. Yani normalde değerli konut vergisi ilk diliminin 6.000.000 TL olarak güncellenmesi ve 2020 yeniden değerlemesine tabi tutulacağının belirtilmesi gerekirdi.
Yeniden değerlemeye hala tabi tutulabilir ama enflasyon artık düşük çıktığı için bir kaç yıl içinde değerli konut olur normal konut.
Saygılar.
Saygılar.
-
Bağdat caddesinde işyerine kiracı olan bir tekstilci arkadaşım anlattı , kentsel dönüşüm öncesi 25.000 tl kira verdiği yere daha büyümüş haldeki yenilenmiş aynı yere nazlana tuzlana ,dört sene sonra 25.000 tl vermeyi düşünüyormuş...
yani marka yerler ,marka caddeler ölmüş ...
ama belediyeye göre hala fiyatlar uçuyor ve kaçıyor...
-

Originally Posted by
Epicurist
Değerli konut vergisi ile aynı kanunda çıkan %40'lık vergi dilimine denk gelen 500.000 TL'lik gelir dilimi, 2020 için 600.000 TL oldu, 2021 yılında bu değere yeniden değerleme de eklenecek. O da %10 olsa toplamda bileşik olarak %32 artacak. Yani normalde değerli konut vergisi ilk diliminin 6.000.000 TL olarak güncellenmesi ve 2020 yeniden değerlemesine tabi tutulacağının belirtilmesi gerekirdi.
Yeniden değerlemeye hala tabi tutulabilir ama enflasyon artık düşük çıktığı için bir kaç yıl içinde değerli konut olur normal konut.
Saygılar.
Değerli konut vergisindeki limitin enflasyon oranında yukarı çekileceğini hiç zannetmiyorum.
-

Originally Posted by
el salvador
sayın cautionary, çarpanlar ın düşmesi için devletin, şehir çevrelerindeki arazileri kamulaştırıp sonra imara açıp, uygun fiyata müteahitlere satması lazım, bunun şu anda türkiyede hiç bir yerde yapıldığını görmedim. özellikle belediyeler şehir çevrelerini imara açmayıp, arsa sahiplerini astronomik oranlarda zengin etmeye çalışıyorlar. belki özellikle böyle yapıp, bazı kişilerin ultra lüks hayat yaşaması sağlanıyor. tüm şehir çevreleri imarsızken devlet tarafından kamulaştırılıp, hiç belediyeye işi bırakmadan kamu eli ile, 18. madde uygulanıp arsalar çıkartılıp, müteahitlere satılması gerekiyor ki konut fiyatları aşırı bir şekilde düşsün.
Şehir çevresinden kastınız tam olarak neresi bilmem ama şehrin dışına yapılan toki vb dağbaşı konutlarının şehir içindeki çarpanlara etki etmediği açık.
Şehirde çalışan insanlar dağbaşında oturmak istemez.
O dağ başlarına, hatta daha iyisi diğer illere "iş imkanı" götürülmeli.
İstanbuldan küçük şehirlere göç özendirilmeli.
İstanbulda ev miktarı da, işyeri miktarı da daha fazla artmamalı.
Fakat bu asla olmaz.
Çünkü küçük şehirlere özendirmek için teşvik vermek, yani para harcamak, veya alacağın vergiden vazgeçmek gerekir.
Onun yerine istanbulun yeşil alanlarını imara açmak, mevcut yerleşim alanlarının da imarını arttırmak daha ballı.
-

Originally Posted by
djoz
Şehir çevresinden kastınız tam olarak neresi bilmem ama şehrin dışına yapılan toki vb dağbaşı konutlarının şehir içindeki çarpanlara etki etmediği açık.
Hata tam tersi bir durum sözkonusu.
5-6 yıl kadar önce tarlaların ortasına kondurulmuş toki hadımköy konutlarının fiyat ve kira oranını karşılaştırmıştım. Çok uçuk bir çarpan vardı.
Kira, evin bu günkü işe yararlık seviyesi ile belirlenir.
Fiyat ise, geleceğe dair beklentileri içerir.
Kiracı bu günü satın alır, evi alan ise geleceği satın alır.
Ev sahibi tarlaların ortasındaki evine "buralar uçacak kaçacak coşacak" beklentisiyle yüksek fiyat isteyebilir, fakat yüksek kira isteyemez. Çünkü orası henüz uçup kaçmamıştır. Kiracıyı ilgilendiren şey gelecek değil bugündür.
Sonuç: Uçuk çarpanlar.
-
Türkiye, kazığın her türlüsünü ayrı ayrı deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetişen biri dünyanın başka bir yanında sıkıntı yaşamaz.
Re-twittlediklerim katıldığım anlamına gelmez!
-
Türkiye, kazığın her türlüsünü ayrı ayrı deneyimleyebilmek için mükemmel bir yer. Burada yetişen biri dünyanın başka bir yanında sıkıntı yaşamaz.
Re-twittlediklerim katıldığım anlamına gelmez!
-
Forumdaşlar merhaba,
Bir sanayi sitesinde dükkan almayı düşünüyorum. İmalat yaptığım bir firmam var.
İlk başta bu dükkanı şahsıma alıp kendi firmama kiraya vermeyi düşündüm.
Ancak daha sonra şöyle bir şey aklıma geldi.
Özellikle bir kamu bankası çok düşük faizli ticari kredi verebileceğini söylüyor. Bu kredi ile bu dükkanı direk firmama alabileceğim.
Dükkanı alabilecek param var ama bunu da mevduata (ya da eurobond'a yatırmayı düşünüyorum)
1. Avantaj: Kredi faizini gidere yazabileceğim.
2. Avantaj: Dükkanı şahsımdan firmama kiralamak zorunda kalmayacağım. Böylelikle kira stopajı yükü de olmayacak.
Belirli bir süre sonra 2 ila 5 yıl sonra da (Kredi bitiminden sonraki bir zamanda) gayrimenkulu tekrar firmadan şahsıma satmayı planlıyorum.
Kanunları araştırdım. 2 yıl beklenirse satıştan elde edilecek kar için %50 kurumlar vergisi istisnası ve %100 KDV istisnası varmış.
Ayrıca bu süre zarfında da fiyatların çok artacağını düşünmüyorum. Asıl alış amacım zaten var olan imalathanemi genişletmek ve kapasite artışına gitmek. Asıl amacım kısa vadede gayrimenkul değer artışından kar etmek değil.
Ancak gayrimenkulu aşırı bir değer artışı oluşmaması için 5 yıldan fazla firmamda tutmak istemiyorum.
Burada atladığım bir şey var mı? (vergisel, bürokratik v.b)
Sizin düşünceniz nedir?
Sizce ilk aşamada düşük faizli ticari krediyle firmaya mı yoksa nakit şahsa almak mı daha mantıklı?
Gönderi Kuralları
- Yeni konu açamazsınız
- Konulara cevap yazamazsınız
- Yazılara ek gönderemezsiniz
- Yazılarınızı değiştiremezsiniz
-
Forum Rules
Yer İmleri