Mahfi Eðilmez’in kendine ait internet sitesinde yer alan yazýsýnýn ilgili bölümü þöyle:
“Türkiye, uzunca bir süredir ekonomi politikasý uygulamasýnýn temel taþý olarak faizi, enflasyonun altýnda tutarak tasarruf sahiplerinin varlýklarýný borç alanlara ucuza kullandýrma politikasý izliyor. Enflasyonun yüzde 54,4 olduðu bir ortamda bankalar, Merkez Bankasý’ndan yüzde 14 faizle kullandýklarý fonlarý ve vatandaþtan yüzde 16 faizle topladýklarý mevduatý yüzde 32 faizle kredi olarak kullandýrýyor. Bu yolla tasarruf sahiplerinin varlýklarýnýn bir bölümü tüketicilere aktarýlarak talep yaratýlmýþ ve ekonomi canlý tutulmuþ oluyor. Faizlerin düþük olmasý gayrimenkul fiyatlarýnýn sürekli artmasýný ve insanlarýn enflasyonun altýndaki oranlarla kredi kullanarak gayrimenkul satýn almasýný özendiriyor. Talep bu þekilde artýnca da gayrimenkul fiyatlarý yükseliyor. Bir tek apartman dairesinde ortalama 150 dolayýnda sanayi ürünü kullanýldýðýný dikkate alýrsak bu modelin sanayi ve finans kesiminde ortaya çýkan rekor kârlara yol açmasýný da anlamýþ oluruz.
Bu politika, insanlarýn bir bölümünün dövize yönelmesine yol açmasý nedeniyle karþýmýza Dolarizasyon denilen olguyu çýkarýyor. Bu durumda dövize talep arttýðý için döviz kuru yükselmeye baþlýyor (TL deðer kaybediyor.) Döviz kuru arttýkça, üretimde kullanýlan ithal girdilerin maliyeti yükseliyor. Bu artýþ ister istemez satýþ fiyatlarýna yansýyor ve enflasyonu besliyor. Bu kez kurlarýn ve enflasyonun daha fazla yükselmemesi için baþka araçlar devreye sokuluyor: (1) Sürekli döviz satýþý yapýlarak döviz kuru sabit tutulmaya çalýþýlýyor. Bu uygulama Merkez Bankasý rezervlerinin erimesine ve eksiye geçmesine neden oluyor. (2) Döviz talebini düþürmek için bankalara alýþ ve satýþ kurlarý arasýnda açýk fark olmasý yolunda telkinler yapýlýyor. (3) Döviz satýþlarýnda komisyon uygulamasý yoluyla dövize talep baský altýna alýnýyor. (4) Mevduat korumalý kur hesaplarý devreye sokularak faize ek olarak (adýna faiz denmeyen ama aslýnda faiz olan) kur farký ödemesi yapýlýyor. Bu uygulama yalnýz döviz hesaplarýna deðil Türk Lirasý hesaplara da yayýlýyor ve böylece aslýnda Türk Lirasý olarak duran hesaplara da bir çeþit dövize endeksleme saðlanmýþ oluyor. Böylece bankalarýn ödeyip tasarruf sahibine yansýtmalarý gereken faizin bir bölümü Hazine’ce üstleniliyor. Hazine’ce üstlenme demek tasarrufu olmayanlarýn da ödediði vergilerle tasarruflarýný dövize endekslemiþ olanlara ek ödeme yapýlmasý demek.
Faizi yanlýþ belirleyince kur yükseliyor, kur yükselince ithal girdi maliyetleri artýyor, maliyet artýþý fiyatlara yansýyor ve enflasyon yükseliyor. O aþamada faizi artýrmayýnca bu kez baþka yanlýþ adýmlar atýlýyor ve her yanlýþ halka birbirine eklenerek bir yanlýþlar zincirine dönüþüyor.”
Kendime masallar.!!
Masallar dünyasý.!!
Kötümser yalnýz tüneli görür, iyimser tünelin sonundaki ýþýðý görür, gerçekçi tünelle birlikte hem ýþýðý hem de gelecek treni görür.!!!
Yer Ýmleri